Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Ruhban Heyetinin Üstün İhtirasları ve Cinayetleri. Ruhban Heyeti, Sözde Allahlarının ve Dinin Yardımıyladır ki, İhtiraslarını Tatmin Etmişler ve Cinayetlerini İşlemişlerdir

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Din imamları, Allah'larından, korkunç, kararsız, değişken bir zorba yapmaya büyük bir özen göstermişlerdir. Bu şekilde, değişebilecek çıkarlarına Allah'ın uygun olması, kendi çıkarları gibi, Allah'ın da gerekli zaman ve duruma göre değişken olması gerekiyordu.

Hoppalıktan ve arabozuculuktan arınmış, adil ve iyi bir Allah, hep temiz bir adamın, ya da ilgisiz bir hükümdarın niteliğine sahip olan bir Allah, din adamlarının işine hiç yaramazdı. Allah'larının karşısında herkesin titremesi, rahipler için, hocalar için, hahamlar için yararlıdır. Allah, korkunç olmalıdır, ta ki, korkularından kurtulmak ve rahatlamak için, halk, kendilerinin aracılıklarına, şefaatlerine başvursun. Eğer Allah'a, kahhar (yok edici), şedidülikap (azap ve eziyet verici) sıfatları verilmemiş olsaydı, kimse hocalardan dua istemezdi, kimse "Şefaat ya Resulallah!" diye bar bar bağırmazdı. Kimse dünyanın her yerinden "Kudüsü Şerif"e, "Mekkei Mükerreme"ye, "Medinei Münevvere"ye ve Papa'nın pabucunu öpmek için "Roma"ya gitmezdi. Papazlar, hocalar, hahamlar, halkın sırtından geçinerek semizlenmezdi. Kimse kendi "vale dö şambr"ının gözünde bir kahraman değildir.

Rahipleri tarafından, başkalarını fazlasıyla korkutacak biçimde giydirilen bir Allah'ın, rahiplere ender olarak korku vermesine, ya da, bunların yaratılışları, hatta hareketleri üzerinde ancak çok az etkide bulunmasına şaşılmaz. Dolayısıyla bütün ülkelerde bunların çok düzenli olarak hareket ettiklerini görürüz. Allah'larının şan ve şerefi bahanesiyle, her yerde milletlerinin kanlarını emerler, ruhlarını aşağılarlar, sanayi ve ticareti gevşekliğe uğratırlar, nifak saçarlar. Açgözlülük ve çekememezlik, hep, ruhban heyetinin üstün ihtirasları olmuştur. Her yerde, rahipler, hükümdarların ve yasaların üstüne çıkar. Her yerde, gururunu, açgözlülüğünü, güç ve kudretini zorbaca ve öç alırcasına kullanırlar. Çıkarlarından başka bir şeyle ilgilenmedikleri görülür. Her yerde, kefaretleri, kurbanları, esrarengiz ibadet yerlerini ve hareketleri, sözün tasası, kendisi için kazançlı olan uydurma ve yakıştırma şeyleri, yararlı ve toplumsal erdemlerin yerine ikame ederler.

Ruhları tasfiye etmek ve Allah'ı milletlere uydurmak için, her ülkede tanrıların göstericilerinin icat ettiği gülünç ibadet yerleri ve merhamet dağıtan araçlar karşısında, zihin karışıklığa uğramıştır, düşünce yasaklanmıştır.

Burada Allah'ın iyiliğini kazanmak için, bir çocuğun sünnet derisinin bir kısmı kesilir; orada, henüz yapmadığı günahlardan temizlenmesi için, çocuğun başına su dökülür. Başka bir yerde, çocuğa, suları bütün pislikleri yok etme kudretine sahip bir ırmağa dalması söylenir. Başka bir yerde, kullanılması semavi gazabı kışkırtacak olan bazı besinler yasaklanır. Başka ülkelerde, günah işleyen insana, kendisinden daha günahkâr olan bir rahibe zaman zaman gidip itirafta bulunması emredilir, vb. vb. vb.