Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Kavimler Yüzyıllar Boyu Bir Tanrısallığın Hüküm ve Kudretini Tanımıştır Demekle Allah'ın Varlığı Asla Kanıtlanamaz

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

"Bütün insanlar, bütün asırlarda, bütün ülkelerde bir tanrısallığın hüküm ve kudretini tanımışlardır. Yeryüzünde hiçbir kavim yoktur ki, ayinine ve saygıduruşuna konu ettiği, görülme olanağı olmayan ve kudretli bir varlığa iman etmiş olmasın. Sözün kısası, ne kadar vahşi varsayılırsa sayılsın, insan tabiatının üstünde bir yüksek zekânın varlığına inanmayan bir kavim yoktur" demekle, bir Allah'ın varlığına inanmayanların ağzı kapatılamaz. Bütün insanların görüşü, batılı gerçeğe dönüştürebilir mi? Ünlü bir bilgin1, "Genel geleneklerle ve bütün insanların oybirliğiyle bir gerçek aleyhine hükmedilemez", başka bir bilgin2, ondan önce, "Batılın doğasını değiştirmek ve ondan bir gerçek yapmak için bütün bilginler ordusu da yetmez" demişti.

Bir zaman oldu ki, bütün insanlar güneşin dünya çevresinde döndüğüne ve yerküresinin dünyaların tümünün merkezinde hareketsiz durduğuna inanmışlardı. Hemen hemen iki yüzyıl ancak oldu ki, bu batıl yıkıldı. Kutupların varlığına inanılmadığı ve bunların varlığını iddia etme yürekliliğini gösterenlerin zor ve eziyete uğratıldığı bir zaman oldu. Bugün öğrenim görmüş hiçbir kimse, bu konuda tereddüde düşmez. Dünyanın bütün kavimleri, ötekilerden daha az safdil olan birkaç insan dışında, hâlâ sihirbazlara, cadılara, gulyabanilere, cinlere inanırlar.3 Aklı başında hiçbir adam, kendisini bu budalalıkları kabul etmek zorunda görmez. Ancak, en aklı başında kimseler dünya ölçüsünde bir ruha inanmayı, kendilerine bir vecibe yapıyorlar!


1 Bayle.
2 İbnirrüşt (Averroés).
3 252 sayılı ve 15 mayıs 1928 tarihli İçtihat'ta, Dr. Gustave Le Bon'dan çevrilmiş "Görüşler ve inanışlar nasıl doğar: Tarihte inanganlığın rolü" başlıklı yazıyı okuyunuz. Bu inanganlığın birçok bilgini hâlâ tahakkümünün pençesinde tutan bir hastalık olarak bugün de yürürlükte olduğunu göreceksiniz. (A.C.)