Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Dine Atfedilen Kötülüklerin, Ancak İnsanların İhtiraslarının Hüzün Verici Eserleri Olduğu İddiasının Reddi

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Dinin nice defa yeryüzünde doğurduğu öfkelenmelerden, kötülüklerden şikâyet edilir edilmez, bizi hemen uyarırlar: "Bu saldırılar, bu kıyımlar asla dinin eseri olmayıp, insanların ihtiraslarının hüzün verici, kötü sonuçlarıdır." Bununla birlikte sorarım: Bu ihtirasları coşturan nedir?

Açıktır ki, bunu yapan dindir; acımasız, insanlıkdışı yapan ve en büyük alçaklıkların üstünü örtmeye hizmet eden bağnazlıktır, dinin çabasıdır. Bu karışıklıklar kanıtlamıyor mu ki, din insanların ihtiraslarını zapt edecek yerde, bu ihtirasları, kutsadığı bir manto ile örtmekten başka bir şey yapmıyor. Ve hiçbir şey, insanların müthiş bir işte kullandıkları bu mantoyu yırtıp atmak kadar yararlı olamaz. Toplumun huzurunu bozmak için bu kadar makul gösterilen bu bahane, yani din perdesi, kötülerin elinden alınmış olsaydı, kötülükler insan toplumundan ne çok uzaklaştırılmış olurdu!

İnsanlar arasında barışıklığı sürdürecek yerde, rahipler, insanları boğaz boğaza getiren, etrafı birbirine katan ifritler oldular. Kendi içyüzlerini açığa çıkardılar ve savaşçı, kavgacı ve inatçı olma hakkını Allah'tan aldıklarını iddia ettiler. Hükümdarlar, kendilerini zararlı olmaktan yasaklamak cesaretinde bulundukça, Tanrının göstericileri, yani ruhaniler, haksızlığa uğradıkları inanışında bulunmuyorlar mı? Görkemli tanrısallığa tecavüz ve hakarette bulunulduğunu iddia etmiyorlar mı? Rahipler, o hırçın kadına benzerler ki, kendisini dövmekten yasaklamak için kocası elini tuttuğu zaman, "Yangın var, cinayet işleniyor! Katili yakalayın!" diye feryat eder.