Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/İmanı Aklın Yerine Koymak İsteyenlerin Şarlatanlıkları Ne Kadar Saçma ve Gülünçtür

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Bana sürekli olarak, dinin gerçeklerinin aklın üstünde olduğunu yineliyorsunuz. Ancak, bu şekilde teslim etmiyor musunuz ki, bu gerçekler aklı başında insanların anlayacağı içerikte değildir. Aklın bizi aldatabileceğim öne sürmek, “gerçek batıl olabilir; yararlı olan şey zararlı olabilir" demektir. Akıl, yararlıyı ve doğruyu tanımaktan başka bir şey midir? Bundan başka, bu hayatta kendimize rehber olması için, taşıdığı hal ve sıfatla aklımızdan ve az çok eğitilmiş duygularımızdan başka bir şeye sahip olmadığımızdan, "akıl sadakatsiz bir rehberdir ve duygularımız aldatıcıdır” demek, "hatalarımız kaçınılmaz ve cehaletlerimiz yenilmezdir ve son derecede bir adaletsizlik etmeksizin, bize vermiş olduğu yegâne rehberleri izlediğimiz için Allah bizi cezalandıramaz" demektir. Aklımızın, kavrayışımızın üstünde olan şeylere inanmak zorunda olduğumuzu öne sürmek, Allah, kanatsız havalara yükselmemizi emrediyor demek kadar gülünç bir sözdür. Hakkında akla başvurulması doğru olmayan konular, sorunlar bulunduğunu söylemek, bizim için en önemli olan işte, yalnız hayalgücüne danışmamız gerektiğini ya da gelişigüzel, rastlantıya bağlı olarak hareket etmenin uygun olduğunu söylemektir.

Din bilginlerimiz, aklımızı Allah'a kurban etmemiz gerektiğini söylüyor. Ancak bize yalnızca yararsız bağışlarda bulunan ve bunları kullanmamızı istemeyen bir zata aklımızı feda etmemiz için hangi neden ve gerekçe vardır? Bizzat din bilginlerimize göre, kalpleri kıracak, gözleri kör edecek, bize tuzak kuracak, bizi baştan çıkaracak kadar muzip olan bir Allah'a nasıl güvenebiliriz? Sözün kısası, bizi daha kolay sevk ve idare etmek için gözlerimizi kapatmamızı emreden bir Allah'ın göstericilerine nasıl güvenebiliriz.