Piri Reis'in anlatımıyla Ebukır Limanı

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Ebukır, çok güzel geniş ve tabiî bir limandır. Liman önünde bir burç ve o burcun dört mil, tam poyrazında bir ada vardır. Ada ile burç arası iki boğazdır. Birinci boğaz adanın birbuçuk mil kadar lodos tara-fındadır ve derinliği onsekiz karıştır, ikinci boğaz onun tekrar lodos tarafındadır. Onun da derinliği oniki karıştan biraz fazladır. Diğer yerlerde boğaz yoktur. Kısım kısım taşlık adalardır. Bunların bazılarını su basar. Kayalık yerlerdir.

Büyük barçalar, eğer Ebukır'a varmak isterlerse bu boğazlardan girmezler. Sığlık yerdir. Büyük adanın poyraz tarafından gündoğusu üzerine, oradan şolok cihetine, iskandil ile dolaşıp tâ kenara gelirler. Ondan sonra deniz kenarında ak kumlu bir sırt görünür. Bu sırta doğru giderler. Dört kulaç suyu bulunca iki tarafa demir atıp yatarlar.

Kıyı kıyı bu anlatılan yeri dolaşırken altı kulaç sudan geçerler.

Kalyon ve kadırga olursa onlar gün doğusu kıble tarafındaki iki boğazdan yani kenara yakın yerden, geçerler.

Büyük barçaların geçtiği yerden başka iki boğaz daha vardır. Büyük ada ile barçaların geçtiği boğaz ortasındadır.

Fakat bazı barçalar adayı karayel tarafına alıp öyle demirleyerek yatarlar. Yattıkları yerde dört kulaç su vardır. Küçük mercanlı, kumluk yerdir.

Ebukır'dan Reşit'e gelinceye kadar balçıklı kumdur. Ebukır adasına büyük barçalar ile gelirken bir milden fazla gündoğusu poyraz cihetine yürürler. Adaya yakın olan bütün yerler kirlidir. Dikkat etmek lâzımdır. Orada yarım mil denizde bir sığlık vardır. Üzerinde üç kulaç su vardır. Daima iskandil ile yürümek lâzımdır. Kadırgalar gidip karayel tarafında olan iki boğazdan girer. Burcun karşısında yatarlar. Fakat çok kıyıya sokulmazlar. Sığlıktır. Kıyıya ancak küçük gemiler ve kayıklar girer.

Bu Ebukır limanının denizden nişanı Ada gibi görünen yüksek yerin üstü hurmalıktır. Beyaz binalar vardır. Uzaktan ağaçlık yerlere benzer. Buraya yaklaşınca binaların poyraz tarafında, deniz kenarındaki Ebukır'ın burcu belli olur. Ebukır adası da ortaya çıkar. Bu adaya Araplar "Garu" derler. Küçük, alçak beyaz bir adadır. Adanın gündoğusu kıble ve lodos tarafından bir mil kadar uzak yürümek lâzımdır. Çünkü oralar temiz değildir.

Ebukır'dan Reşit boğazı otuz mildir. İki arada Üstüm dedikleri bir göl ağzı vardır. Burası iki ağızdır. Gemiler buraya gelmezler. Çünkü temiz değildir. Sığlık yerdir. Nil ağzına varıncaya kadar bu hal devam eder. Bu boğazların Reşit tarafında, iki mil kadar karada bir büyük köy vardır. Bu köye Araplar "Utku" derler. Köyün kıble tarafı büyük bir göldür. Bu göl Nil'e karşıdır.

Şöyle malûm oluna vesselam.

Kaynakça[değiştir]