Ne güzel uymuş
Yürü var Hakk’a eyle bir amel,
Âşıka sevdâ ne güzel uymuş,
Aşk oldu evvelâ dünyaya temel,
Hikmet-i Mevlâ ne güzel uymuş.
Muhabbet nûrudur Hazret-i Sultan,
Ol nurdan oldu sûret-i insan,
Yedi zemin ile yedi âsûman,
Arş-ı muallâ ne güzel uymuş.
Direksiz duruyor bu yedi çadır,
Bir mah doğuptur münevver aydır,
Mübârek gecemiz oluptur kadir,
Subhadek esmâ ne güzel uymuş.
Bezm-i Elestten gelmişiz dine,
Evvelki ikrara durmuşuz yine,
Burç on ikidir ay ile güne,
Günbed-i hadrâ ne güzel uymuş.
Rıdvân’a cennet kapısın açmak,
İdris’e güzel hülleler biçmek,
Münkire tamu mümine uçmak,
Firdevs-i âla ne güzel uymuş.
Bu yolda Mansur geldi ikrâra,
Enel Hak söyledi çektiler dâra,
Âşık olanlar başladı zâra,
Bülbül-i şeydâ ne güzel uymuş.
Âşık olanın cânadır kastı,
Habibullahtır yârânı dostu,
Nesimi gör nice yüzdürdü postu,
Kazâya rızâ ne güzel uymuş.
Hûdâ emretti var oldu âlem,
Verdi Cebrail kandile selâm,
Arş kürsî dahi levhile kalem,
Her türlü eşyâ ne güzel uymuş.
Bil bu cihan fânidir fâni,
Durmayup akar didemin kanı,
Evrâdım oldu Seb’ûlmesâni,
Allemel-esmâ ne güzel uymuş.
Şeytan görünce düşti inâde,
Secdeyi kılmadı kaldı piyâde,
Ateş ile toprak âb ile bade,
Âdem’e Havva ne güzel uymuş.
Davud’a Zebur Hak ata etti,
Okudu bir bir lütfünü bildi,
Meryem Ana’dan Ruhullah oldu,
İncil’e İsa ne güzel uymuş.
Ol Kelimullah kıldı ikdâmı,
Verildi Tevrat anıldı namı,
Tûri Sinâ’da bin bir kelâmı,
Söyleşir Musa ne güzel uymuş.
Âhû’nun dosta fedadır canı,
Bir pula versen almaz cihanı,
Aşk kitabında bu dâsitanı,
Eyledi peydâ ne güzel uymuş.