Mensur Şiirler: İyilik Dağıtıcısı

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Mensur Şiirler: Sanatçı Mensur Şiirler: İyilik Dağıtıcısı
Oscar Wilde
Çeviri: Roza Hakmen
Mensur Şiirler: Çırak


Gece Vaktiydi ve O, yalnızdı.

Ta uzaklarda, bir kentin daire şeklindeki surlarını gördü ve kente yürüdü.

Yaklaştığında, kentin içinden mutluluğun ayak seslerini, memnuniyetin kahkahasını ve çok sayıda lavtanın gürültüsünü işitti. Kapıyı çaldı, nöbetçiler O'na kapıyı açtı.

Önünde güzel mermer sütunlar bulunan, mermerden bir ev gördü. Sütunlara çiçekler asılmıştı, hem içeride, hem dışarıda, sedir ağacından meşaleler vardı. Eve girdi.

Kalsedon salonla jasp salondan geçip uzun şölen salonuna vardığında, deniz moru bir divana uzanmış, başında kırmızı güllerden bir taç, dudaklarında kırmızı şarap lekeleri olan genç bir erkek gördü.

Arkasından yaklaşıp omzuna dokundu ve sordu: "Niçin böyle bir hayat sürüyorsun?"

Delikanlı arkasına döndü, O'nu tanıdı ve cevap yerdi: "Ben eskiden cüzamlıydım, sen beni iyileştirdin. Nasıl bir hayat süreyim?'

Bunun üzerine evden çıkıp tekrar sokakta yürümeye koyuldu.

Bir süre sonra, yüzü boyalı, giysileri renkli, ayağına inciler takmış bir kadın gördü. İki renkli bir
pelerin giymiş genç bir erkek, bir avcı gibi usulca kadını takip ediyordu. Cadının yüzü bir tanrıça kadar güzeldi; erkeğin gözleri şehvetle parlıyordu.

Süratle yetişip delikanlının eline dokundu ve sordu:
"Niçin bu kadına bakıyorsun ve niçin böyle bakıyorsun?"

Delikanlı arkasına döndü, O'nu tanıdı ve cevap yerdi: "Ben eskiden kördüm. sen gözlerimi açtın. Başka neye bakayım?"

Bunun üzerine, koşup kadınm renkli giysisine dokundu ve sordu: “Günah yolundan başka izleyebileceğin bir yol yok mu?"

Kadın arkasına döndü. O'nu tanıdı, güldü, “Sen benim günahlarımı affettin, bu yol zevkli bir yol." dedi.

Bunun üzerine, kenti terk etti.

Kentten çıktığında, yol kenarında oturmuş ağlayan bir delikanlı gördü. Delikanlıya yaklaşıp uzun buklelerine dokundu ve sordu: “Niçin ağlıyorsun?`

Delikanlı başını kaldırdı, O'nu tanıdı ve cevap verdi: “Ben eskiden ölüydüm, sen beni dirilttin. Ağlamayıp da ne yapayım?"