Şemdinli İddianamesi/Serhildan (kitlesel kalkışma) faaliyetleri kapsamında Hakkâri Olayları

Vikikaynak sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
PKK KONGRA-GEL terör örgütüne ilişkin açıklamalar Şemdinli İddianamesi Patlama olayından sonra konu ile ilgili bazı tanık beyanları
SERHİLDAN (KİTLESEL KALKIŞMA) FAALİYETLERİ KAPSAMINDA HAKKÂRİ OLAYLARI


PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, 1999 yılında terörist başının yakalanması sonrasında uygulamaya koyduğu “sivil itaatsizlik” taktiğinin sonuç vermemesi ve Ortadoğu’da yaşanan yeni gelişmeler üzerine, 01 Haziran 2004 tarihinden itibaren, “şiddeti tırmandırma” taktiği izlemeye başlamıştır.

Teröristbaşı tarafından geliştirilerek 1999-2004 yılları arasında uygulanmaya çalışılan “sivil itaatsizlik” stratejisinin, örgütçe hedeflenen başarıyı sağlayamaması ve bu stratejiye olan güvensizliğin örgüt içinde hissedilmeye başlamasının terör örgütünü şiddet eylemlerini yeniden başlatmaya iten sebepler arasında yer aldığı bilinmektedir.

Terör örgütünün 1999-2004 yılları arasında uyguladığı stratejinin başta Abdullah ÖCALAN’ın liderliği olmak üzere, örgüt stratejisini, üst yönetimi ve sempatizanları negatif olarak etkilemeye başlaması, bu etkilemenin Ocak-Şubat 2004 tarihi itibarıyla bir örgütsel krize dönüşmesi, yapılan müdahalelere rağmen krizin 2004 yılı Mayıs ayında Osman ÖCALAN’ın önünü çektiği bir kopmaya yol açması, örgüt açısından silâhlı şiddet eylemlerinin yeniden tırmandırılmasını bir çıkış olarak gündeme getirmiştir.

Terör örgütü yönetimince verilen talimatlarla, silâhlı eylemlerin, örgütün beklentilerine uygun etkiyi yapabilmesi açısından, eylemlerin kırsal kesimin yanı sıra şehir merkezlerine de kaydırılması öngörülmüştür. Bu amaçla, 2004 ve 2005 yıllarında, şehir merkezleri ve turistik bölgelerimize patlayıcı maddeler konusunda eğitimli eylem grupları gönderilmiştir.

PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütünün Gerçekleştirdiği Kitle Eylemleri

PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, 2005 yılında “şiddet eylemlerinin tırmandırılması” ve “şiddet eylemlerinin ortaya çıkardığı gerilimin kitle eylemleriyle desteklenmesi” taktiğiyle hareket etmiştir. Şiddet eylemlerinin tırmandırılması amacıyla, gerek kırsal alanda gerekse şehir merkezlerinde gerçekleştirilen eylemlerde çoğunlukla, plastik patlayıcı ihtiva eden uzaktan kumandalı patlayıcı düzenekleri kullanılmıştır. Şehir merkezlerini hedef alan eylemler, yaz aylarında turistik bölgelerde yoğunlaştırılmaya çalışılmıştır.

Şehir merkezlerine yönelik eylemlerde, sözde “Özel Kuvvetler”, “Öz Savunma Birlikleri” ve “Eylemci Milis Grupları” olarak adlandırılan patlayıcı maddeler konusunda eğitimli eylem grupları kullanılmıştır. Metropol kentlerde ve turistik bölgelerde belirtilen eylem gruplarınca, uzaktan kumandalı patlayıcılarla gerçekleştirilen şiddet eylemleri, örgüt tarafından üstlenilmemiş, “TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri)” paravan ismiyle üstlenilmiştir. Yaz aylarında özellikle sivillerin hayatını kaybettiği eylemler, örgütün, uluslar arası kamuoyu tarafından sert şekilde eleştirilmesine neden olmuştur. Bu durumun ortaya çıkardığı olumsuz etkileri gidermek isteyen örgüt, bir grup aydının yaptığı çağrıları bahane ederek, 20 Ağustos-03 Ekim 2005 tarihleri arasında -sözde- “eylemsizlik kararı” almıştır. Eylemsizlik kararının uygulandığı dönemde, tepki çekeceği bilindiği için, metropol kentlere ve turistik bölgelere yönelik şiddet eylemlerinden uzak durulmuş, buna karşılık Doğu/Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güvenlik güçlerini hedef alan eylemler sürdürülmüştür. Tırmanan şiddeti kitle eylemleriyle desteklemek isteyen terör örgütü, kitle eylemlerinde “terörist başına tecrit uygulandığı” iddiasını sürekli gündemde tutmaya çalışmıştır. Örgütün, müzahir kesimleri kitle eylemlerine yönlendirme taktiğinin bir diğer yansıması ise, terörist cenazeleri bahane edilerek düzenlenen gösteriler olmuştur.

Şiddet eylemleri ve akabinde gerçekleştirilen kitle gösterilerinde örgüte müzahir kitle ile güvenlik güçleri ve sağ duyulu vatandaşlarımız arasında çatışma çıkartılarak örgütün kurguladığı “Kürt Kimliği”nin keskinleştirilmesi, böylece ortaya çıkan siyasî gerilimin hukukî kazanımlara tahvil edilmesi amacına güdülmüştür. 21 Mart 2005 tarihinde, Nevruz bahanesiyle Mersin’de örgüte müzahir kesimler tarafından yapılan gösteriler esnasında bayrağımızın tahrip edilmesi ve 04 Eylül 2005 tarihinde, örgüt güdümündeki kuruluşların organizesinde “İmralı’ya yürüyüş” adı altında gerçekleştirilen eylem sırasında Bilecik/Bozüyük ilçesinde yaşanan olaylar, gerginliğin tehlikeli boyuta yükseldiği dönemler olmuştur. PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün, 20 Ağustos-20 Eylül 2005 tarihleri arasında “şiddet eylemlerini durdurma” kararı almasının ardından, şehir merkezlerindeki uzantıları marifetiyle organize ettiği “serhildan (kitlesel kalkışma)” eylemlerinin tırmanışa geçtiği müşahede edilmiştir.

Sonuç olarak 2003 yılı içerisinde başlayan ve 2004 yılı itibarıyla daha da ağırlaşan iç ve dış sorunlarının üstesinden gelmek isteyen PKK/KONGRA-GEL, terörü yeniden tırmandırmayı, sorunlarının üstesinden gelmenin bir yöntemi olarak benimsediği söylenebilir. Ancak yeni dönemde, geçmişin bir benzeri veya tekrarı niteliğindeki kırsala dayalı, geniş boyutlu silâhlı bir faaliyeti sürdürme şartlarına sahip olmayan terör örgütü, daha dar fakat sonuçları itibarıyla daha etkili bir silâhlı eylem tarzını benimsemiştir. Bu çerçevede, 01 Haziran 2004 tarihinden bu yana şiddeti tırmandırma taktiği ile hareket eden terör örgütü, yaz aylarıyla birlikte şiddetin şehir merkezlerine kaydırılması için yoğun bir faaliyet sergilemiş; eylemlerde bilhassa turistik ve ekonomik noktaları hedef almıştır. Yeni eylem tarzı temelinde terör örgütü; özel eğitimli eylem unsurlarını kullanmaya özen göstermiştir.

Terör örgütünün özel eğitimli eylem unsurlarıyla, şehir merkezlerinde şiddeti tırmandırma girişimlerinin yanı sıra, “serhildan/kitlesel kalkışma” adını verdiği yasadışı gösteri, güvenlik güçlerine taşlı/sopalı saldırı, molotoflama vb. şehir eylemleri/sokak gösterileri de dönem içerisinde örgütün uyguladığı taktikler arasında yer almıştır. Terörist başına sözde tecrit uygulandığı iddiası, Doğu/Güneydoğu Anadolu illerinde terör örgütüne yönelik sürdürülen operasyonlar, sokak eylemlerinin gerekçesi olarak propaganda edilmeye çalışılmıştır. Örgütün 2005 yılı içerisinde gerçekleştirdiği şiddet eylemlerine bakıldığında genel karakteristiğinin geniş kitleler ile devleti temsil eden güvenlik güçlerin ve sıradan vatandaşları karşı karşıya getirme amacına yönelik olduğu görülmektedir. Bunun yanında örgüt propagandasının etkisini arttırmak için basın/ yayın organlarından azami derecede istifade etme çalışmıştır.


Hakkâri/Şemdinli İlçesinde Meydana Gelen Olaylar ve Sonrasında Yaşanan Gelişmeler

Hakkâri il merkezi ve ilçelerinde, Şemdinli olaylarıyla başlayan ve halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getiren olayları sağlıklı bir biçimde tahlil edebilmemiz için, olaylar öncesinde bölgede yaşanan gelişmelere kısaca göz atmak gerekmektedir.

“Şemdinli olayları’’ patlamadan önce 17/02/2005 tarihinde “EY KÜRT HALKI” başlıklı bir bildiri Hakkâri/Yüksekova ilçesinde muhtelif yerlere dağıtılmıştır. Bildirinin muhtevası incelendiğinde;

Bölgenin dinî hassasiyetlerine ve namus anlayışına doğrudan hakarette bulunulduğu,

Bildiriyi polisin hazırlayarak dağıttığı izleniminin verilmeye çalışıldığı,

Bildiride batı bölgelerinde yaşayan Kürt asıllı vatandaşlarımızın doğuya dönmesine ve sözde Kürdistan’ın devlet eliyle kurulmasına müsaade edileceği gibi mantıksız ve hiçbir namuslu Türk vatandaşının tahammül edemeyeceği, fikirlere yer verildiği,

Kürt kökenli vatandaşlarımızın kutsal bildiği namus ve haysiyet kurumuna alenen hakaret edildiği görülmüştür.


Bildirinin bölge halkının kutsal değerlerini hedef alan üslubu üzerine Yüksekova ilçesinde örgüte müzahir 750-800 kişilik bir gruba hitaben basın açıklaması yapılmış ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu olayın açıkça bölge halkı provake edilerek sokağa çekilmek ve çatışma içerisine çekilmek amacına yönelik olarak gerçekleştirildiği değerlendirilmektedir.

Şemdinli ilçe merkezinde 09.11.2005 günü meydana gelen patlamaya gelinceye kadar 2005 yılı içerisinde hâlen Hakkâri İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan Erhan KUBAT’ın göreve gelmesinden sonra Hakkâri il ve ilçe merkezlerinde patlama olaylarının sayısının arttığı görülmektedir. Meydana gelen patlama olaylarını aşağıdaki şekilde göstermemiz mümkündür.

Hakkâri Merkez, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde 15 Temmuz – 10 Kasım TARİHLERİ ARASINDA 18 bombalama olayı yaşandığı, ilk günlerden itibaren medyanın da yansıttığı gibi gittikçe tırmanan olayların yörede büyük huzursuzluğa, halk üzerinde endişe ve korkuya yol açtığı, kamuoyu vicdanını rahatsız ettiği anlaşılmıştır.


2005 yılı içerisinde Hakkâri il ve ilçe merkezlerinde meydana gelen patlamalar aşağıya çıkarılmıştır

1. 15.07.2005 günü saat 07:50 sıralarında Hakkâri ilinde Geçici Köy Korucusu (GKK) olarak görev yapan bir şahsa ait otoya daha önceden yerleştirilen patlayıcının aracın hareketinden kısa bir süre sonra patlaması sonucu aracın yanından geçen (2) kişi hafif şekilde yaralanmıştır.

2. 29.07.2005 günü saat 00:25 sıralarında Hakkâri-Yüksekova İlçesi Millî Eğitim Lojmanları ile Polis Lojmanları arasında bulunan çöp bidonunda, nevi tespit edilemeyen patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda (1) Polis Memuru hafif şekilde yaralanmış, çevrede maddi hasar meydana gelmiştir.

3. 29.07.2005 günü saat 12:15 sıralarında Merkez Cumhuriyet Caddesi üzerinde otoparkta park halinde bulunan bir aracın altına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda (2) Astsubay şehit olmuş, çevrede maddi hasar meydana gelmiştir.

4. 05.08.2005 günü saat 00:30 sıralarında Şemdinli ilçe merkezinde bulunan Jandarma Komutanlığı Misafirhanesi girişine PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarınca daha önceden bırakıldığı değerlendirilen bombanın patlaması neticesinde (3) Uzman Çavuş, (2) Er olmak üzere toplam (5) güvenlik görevlisi şehit olmuş, (1) Er ise yaralanmıştır.

5. 31.08.2005 Günü saat 22:45 sıralarında Hakkâri İli Yüksekova İlçesinde bir iş merkezine terör örgütü PKK/KONGRA-GEL mensuplarınca yerleştirilen ses bombasının patlaması neticesinde binada maddi hasar meydana gelmiştir.

6. 01.09.2005 günü, saat 10:20 sıralarında Hakkâri/Şemdinli ilçesinde Dünya Barış günü sebebiyle kurulan barış çadırına basınç etkili parça tesirli bomba atılması sonucunda (14) kişi yaralanmıştır. Bu olay sonrasında 05/08/2005 tarihinde gerçekleştirilen eylemde şehit olan askerler kastedilerek BŞKYK (Beş Şehidin Kanı Yerde Kalmayacak) imzalı bildiriler dağıtılmıştır. Bildiride olay üstlenilmekte ve 05/08/2005 tarihinde bombalama eylemini gerçekleştirenler ve aile fertleri açık bir dille tehdit edilmekteydiler. Olay ve olay sonrası dağıtılan bildirilerin içeriği ROJ TV’nin 02/09/2005 tarihli haber bülteninde, 3 Eylül 2005 tarihli Gündem Gazetesi’nde ve zaten bölgenin hassasiyetinden ötürü olayları yakından takip eden ulusal medya organlarında yer almıştır. ROJ TV’de ve Gündem gazetesinde olaylar dan asker ve polis sorumlu tutulmakta idi

7. 02.09.2005 günü saat 01:00 sıralarında Yüksekova ilçesi Cengiz Topel caddesinde bir otobüs firmasına ait otobüsün sağ arka iki lastik arasına poşet içerisinde bırakılan (1) adet el yapımı zaman ayarlı parça ve basınç etkili bombanın patlaması sonucu, otobüs ve çevre işyerlerinde maddi hasar meydana gelmiştir.

8. 15.09.2005 günü saat 21:45 sıralarında Yüksekova İlçesi Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan bir iş merkezinin 4. katında menşei tespit edilemeyen bir patlayıcı maddenin infilak etmesi neticesinde, işyerlerinde maddi hasar meydana gelmiş, (1) kişinin hafif şekilde yaralanmıştır.

9. 02.10.2005 günü saat 22:15 sıralarında Yüksekova İlçesi İpek Mahallesi Hacı Ömer Sabancı Caddesi üzerinde ikiz kule diye tabir edilen binanın arka kısmında bulunan boş araziye terör örgütü PKK/KONGRA-GEL mensupları tarafından yerleştirilen bir bomba patlamış, güvenlik güçlerinin olay bölgesine geldiği sırada ikinci bir bomba patlamış olup, olayda İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli (1) Başkomiser ile (2) Polis Memuru yaralanmıştır.

10. 07.10.2005 günü saat 05:00 sıralarında Şemdinli ilçesi Moda Mahallesi Ümit Sokak üzerinde park halinde bulunan aracın sağ ön çamurluğuna PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensupları tarafından yerleştirilen parça tesirli el bombasının patlaması neticesinde, araçta maddi hasar meydana gelmiş, herhangi bir can kaybı olmamıştır.

11. 11.10.2005 günü saat 03:15 sıralarında Merkez Gazi Mahallesi Bulvar Caddesi üzerinde özel bir otomobilin ön tarafına kimliği meçhul kişi yada kişilerce yerleştirilen patlayıcının patlaması sonucu (2) özel araçta ve çevredeki binalarda maddi hasar meydana gelmiştir.

12. 20.10.2005 günü saat 05:00 sıralarında Yüksekova ilçesi Nedim Zeydan Caddesinde bulunan bir lokantanın önünde bir patlama meydana gelmiş, olayda yaralanma ve can kaybının olmamış, maddi hasar meydana gelmiştir.

13. 24.10.2005 günü saat 23:30 sıralarında Yüksekova İlçesinde bulunan Askerlik Şubesi’nin duvarına, bırakılan bir poşet içerisindeki menşei ve türü belli olmayan patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda maddi hasar meydana gelmiştir.

14. 28.10.2005 günü saat 01:45 sıralarında Yüksekova ilçesi Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan bir iş merkezinin 5. katına, PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarınca RPG-7 Roket atar ile saldırı yapılmış, çevrede maddi hasar meydana gelmiştir.

15. 28.10.2005 günü saat 23:05 sıralarında Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binasına karşısındaki Maliye Lojmanlarının önündeki çöp bidonunun içerisine terör örgütü PKK/KONGRA-GEL mensup kişiler tarafından önceden bırakılan patlayıcının infilak etmesi neticesinde Maliye Lojmanları ve İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binalarında maddi hasar meydana gelmiştir.

16. 01.11.2005 günü saat 23:15 sıralarında Şemdinli ilçe merkezinde bulunan Jandarma Gazinosunun yanındaki büfenin önünde park halinde bulunan bir otoya PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne mensup kişi veya kişilerce önceden bırakıldığı değerlendirilen tahrip gücü yüksek bombanın patlaması sonucunda (3) Polis Memuru, (2) Astsubay, (3) Uzman Çavuş ve (19) vatandaş hafif şekilde yaralanmış, patlama neticesinde Jandarma Gazinosu ve çevresinde bulunan iş yerinde büyük çaplı maddî hasar meydana gelmiştir.

17. 09.11.2005 günü saat 12:00 sıralarında Şemdinli ilçesinde bir iş merkezinde meydana gelen patlama neticesinde (1) ve meydana gelen olaylarda (1) olmak üzere toplam (2) şahıs ölmüş, (9) şahıs yaralanmıştır.

Şemdinli ilçe merkezindeki “Umut Kitapevi’nde meydana gelen patlamaya kadar Hakkâri il merkezinde (3), Şemdinli ilçe merkezinde (6), Yüksekova ilçe merkezinde (8) bombalama/silâhlı saldırı eylemi gerçekleştirilmiştir.

Gerçekleşen (17) eylemden sadece (2)’si, PKK/KONGRA-GEL terör örgütü tarafından üstlenilmiştir.

Bu eylemler şunlardır:

- 29.07.2005 günü saat 00:25 sıralarında Hakkâri-Yüksekova İlçesi Millî Eğitim Lojmanları ile Polis Lojmanları arasında bulunan çöp bidonunda, nevi tespit edilemeyen patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda (1) Polis Memurunun hafif şekilde yaralanması,

- 29.07.2005 günü saat 12:15 sıralarında Merkez Cumhuriyet Caddesi üzerinde otoparkta park halinde bulunan bir aracın altına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda (2) Astsubayın şehit olması.

Her iki eylemin, PKK/KONGRA-GEL terör örgütü tarafından üstlenilmesine ilişkin haberler, Almanya İçişleri Bakanlığınca “Dernekler Yasasına Muhalefet, Terör Örgütünün Propagandasını Yapma” gerekçesiyle yasaklanan Mezopotamya Haber Ajansı (MHA)’nın ‘www.mhanews.net’ isimli internet sitesinde yer almıştır.

Bu olaylardan başka olarak;

- 05.08.2005 günü Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı Askerî Gazino karşısında meydana gelen patlama olayı sonucu (5) askerîn şehit olması olayında patlayıcı madde tespit edilmediği ancak anahtar sistemi olarak tespit edilen elektronik masa saati daha önce bu bölgede meydana gelen bomba olaylarında PKK terör örgütü olaylarında kullanıldığından bu eyleminde PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği,

- 02.09.2005 tarihinde Hakkâri ili Yüksekova ilçesi Cengiz Topel Caddesi Van Erciş İtimat yazıhanesi önünde patlayan bomba olayı ile ilgili patlayıcı madde tespit edilemediği ancak anahtar sistemi olarak tespit edilen elektronik masa saati daha önce bu bölgede meydana gelen bomba olaylarında PKK terör örgütü olaylarında kullanıldığından bu eyleminde PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği,


Şüpheliler Ali KAYA, Özcan İLDENİZ ve Veysel ATEŞ’in tutuklanmasına müteakip Hakkâri-Yüksekova-Şemdinli ilçelerinde bu güne kadar her hangi bir patlama olayı meydana gelmemiştir.

Şemdinli İlçesindeki Patlama Sonrasında Yaşanan Olaylar 

Şemdinli ilçe merkezindeki Özipek Pasajında müstecirliğini Seferi YILMAZ isimli şahsın yaptığı bir kitapevinde, 09.11.2005 günü saat 11.30’da bir patlama meydana gelmiştir. Patlamada, Mehmet Zahir KORKMAZ isimli şahıs hayatını kaybetmiş, Metin KORKMAZ isimli kişi yaralanmıştır. Patlama sonrasında, iş merkezindeki esnâf ve çevreden toplananlar tarafından, patlamanın olduğu iş merkezi yakınındaki 30 AK 933 plaka sayılı bir araçta bulunan (2) Astsubay (Ali KAYA ve Özcan İLDENİZ) ve (1) sivil (Veysel ATEŞ), olayla ilgili oldukları iddia edilerek darp edilmiş, araçları ise galeyana gelen halk tarafından tahrip edilmiştir.

Güvenlik güçlerinin olaya müdahalesiyle bir müddet yatışan olaylar, göstericilerin şehir merkezinde bir araya gelmeleriyle yeniden tırmanmıştır. Olayların devamında, ilçe merkezinde toplanan (250-300) kişilik bir grup tarafından, Hükümet Konağı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne yönelik taşlı saldırıda bulunulmuş, belirtilen kamu binalarında maddi hasar meydana gelmiştir.

30 AK 933 plakalı araç içerisindeki şüpheli Veysel ATEŞ isimli şahıs ise Şemdinli Cumhuriyet Savcısı’nın şifahi talimatına binaen 09.11.2005 günü gözaltına alınmış ve sevk edildiği adlî makamlarca tutuklanmıştır. Olayla ilgili olarak, Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen tahkikat çerçevesinde ise, 30 AK 933 araç içerisinde bulunan Astsubay Başçavuş Özcan İLDENİZ ve Astsubay Başçavuş Ali KAYA sevk edildikleri adlî makamlarca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış bilahare tutuklanmışlardır. Abdulkadir AYGAN isimli bir itirafçının Diyarbakır Söz Gazetesi’ndeki itiraflarında “Mutki’li Ali” olarak bahsedilen Ali KAYA hakkında JİTEM’in Diyarbakır Bölge Komutanlığı’nda görev yaptığı; görev yaptığı sırada sahte belgeler ile PKK ve Hizbullah Terör örgütlerini destekledikleri yönünde suç isnat ederek çok sayıda iş adamını sorguladığı yönünde iddialar yer almaktadır.

Hakkâri ilinde gelişen olaylara ilişkin olarak birçok kişi ve kurum değişik vesilelerle açıklama yapmıştır. Bu doğrultuda yapılan açıklamalar özet olarak aşağıda sunulmuştur.

10 Kasım 2005 günü Genelkurmay Başkanlığı tarafından; “…bu üzücü olaya bazı askerî şahısların da karışmış olabileceğine dair iddialar ortaya atılmaktadır. Söz konusu olay her yönüyle adlî makamlara intikal etmiş olup gerekli yasal işlemler yapılmaktadır. Soruşturma safhasının gizliliği dolayısıyla gelişmeler hakkında yapılacak müteakip açıklamalar adlî makamların takdirinde olacaktır” şeklinde yazılı basın açıklaması yapılmıştır.

11 Kasım 2005 tarihinde Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN; ”… nereden gelirse gelsin, kim tarafından yapılmış olursa olsun, kim yapmışsa bunun bedelini ödeyecektir. Bizden kimse bir kayırmacılık, bir korumacılık, yürütme olarak beklemesin, yargı üzerine düşeni en ideal bir şekilde yapacaktır”

“Şemdinli'deki olayla ilgili olarak Genelkurmay ile irtibat içinde olduğunu, geçmişte bu olayın örneklerin yaşandığını, bunu tekrar millete yaşatmak istemediklerini belirtirken, "Kimse bizden bu konuda kayırmacılık beklemesin. Biz bu işin sonuna kadar takipçisiyiz. Devletimizle milletimizi karşı karışa getirme gayreti içinde olanlar bunun bedelini muhakkak ödeyecektir, ödemelidir. Bunun bedelini ülke geneline yaymak fırsatını vermek asla istemiyoruz" şeklinde açıklamalar yapmıştır. (Hürriyet Gazetesi - 12 Kasım 2005)

Aynı gün Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah GÜL ise ; “… bu konu eskiden olduğu gibi kapalı ve karanlıkta kalmayacak. Kimsenin tereddütü olmasın ne olursa olsun açığa çıkarılacak, Türkiye artık eski Türkiye değil bunu herkes bilsin” şeklinde beyanatlarda bulunmuştur.

Ayrıca, Hükümet sözcüsü ve Adalet Bakanı Sayın Cemil ÇİÇEK ise; “… Bu olayın ortaya çıkmasını isteyenin en çok hükümet olduğunu, gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını, siyasî bir kararlılıkları bulunduğunu” ifade etmiştir.

İçişleri Bakanı Sayın Abdulkadir AKSU tarafından; “… Olayların tüm yönleri ile soruşturulduğu, vatandaşların provokatörlerin oyununa gelmemeleri gerektiğini” belirtip Şemdinli'de yaşanan olayları "Sosyal huzura vurulan darbe" olarak değerlendirerek, "Ülkemizin ilerlemesini istemeyenler, provokasyonlarla bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor. Sağduyulu, soğukkanlı olalım, tahriklere kapılmayalım" şeklinde açıklamalar yapılmıştır.

11 Kasım 2005 tarihinde Çankaya Köşkünde yapılan “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri” nedeniyle verilen resepsiyonda Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet SEZER’in olaylara ilişkin olarak

“… Henüz ayrıntılı bilgi almadığını, alınca gerekli açıklamayı yapacağını” ifade etmiştir.

Aynı resepsiyon da bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sayın Hilmi ÖZKÖK ise;

“… Biz idarî yönden hemen soruşturma başlattık, olayın adlî soruşturmasını adlî merciler yapıyor, bunu beklemek lazım. Ben personelimi ne suçlarım, ne korurum” şeklinde açıklamalar yapmıştır.

Aynı resepsiyonda Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi TÜRKERİ tarafından;

“…Şemdinli olayları ile Susurluk arasında bağlantı kurulamayacağı belirterek olayın lokal bir durum olduğu, tahriklere kapınılmaması ve bundan sonra gelişmeleri yargıya bırakmak gerektiği” ifade etmiştir.

“Patlamadan sonra linç edilmek istenilen bir kişinin gözaltına alındığını, onunla birlikte Cumhuriyet Savcısı'nın olay yerindeki incelemeleri sırasında kalabalığa ateş açan kişinin de yakalandığını…” (Şemdinli Kaymakamı Mustafa Cihat SESLİHAN-Hürriyet Gazetesi - 12 Kasım 2005)

"Gözaltına alınmayarak astsubayların savunma için planlar yapmasına olanak sağladılar…………….Bunlar serbest kaldıktan sonra yukarıdakilere nasıl uzanılacak?" CHP Hakkâri Milletvekili Esat Canan)

Ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar BÜYÜKANIT’ın olaylar ve olayların içerisinde yer aldığı iddia edilen Astsubay Ali KAYA hakkında;

“… Astsubayı tanıdığı, geçmişte kendi emrimde çalıştığı, iyi bir astsubay olduğu, Kürtçe bildiği, Çevik operasyonunda yanında görev aldığı, Suçlu mu değil mi soruşturmaya bakmak lazım geldiği” şeklinde beyanatlarda bulunmuştur.