Nebe' Suresi
VikiKaynak sitesinden
| Mürselat Suresi | Nebe' Suresi Kuran-ı Kerim |
Nazi'at Suresi |
| Nebe' Suresi vikipedi maddesi |
- Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
- Birbirlerine neyi soruyorlar?
- O büyük haberden mi?
- (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
- Hayır! Anlayacaklar!
- Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
- Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?
- Dağları da birer kazık .
- Sizi çifter çifter yarattık.
- Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
- Geceyi bir örtü yaptık.
- Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.
- Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
- (Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.
- Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
- Size tohumlar, bitkiler,yetiştirmek için
- Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
- Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
- Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.
- Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
- Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
- Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
- Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).
- (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,
- Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,
- Kaynar su ve irin (tadarlar).
- Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
- Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
- Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
- Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
- Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
- Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
- Bahçeler,bağlar,
- Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
- Ve içki dolu kâse(ler) .
- Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
- Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.
- O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
- Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
- İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
- Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.