Mesnevi/761-770
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
21-30→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Kadirayyildiz Orjinal Farsça Metin:Kasım ALTUNTAŞ Orjinal İNGİLİZCE Metin:Neslihan Bilgili UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
761.
|
بشنو از اخبار آن صدر الصدور
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
O nur saçısını bulan yüzünü Tanrı’nın gayrısından çevirmiştir.
|
Illumined with that light, as spangles deck a bride, They turn their souls to God, contemning all beside.
|
|
762.
|
لا صلوه تم الا بالحضور
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Kimin aşk eteği yoksa o nur saçısından nasipsiz kalmıştır.
|
Who feels not keenly love's great soul-compelling might, Is portionless of spangles from truth's flashing light.
|
|
763.
|
گر نه موشی دزد در انبار ماست
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
Cüzülerin yüzü, külle doğrudur. Bülbüllerin aşkı güledir.
|
All parts must ever share the nature of their whole, As nightingale pours out unto one rose its soul.
|
|
764.
|
گندم اعمال چل ساله کجاست
|
TRANSKRİPT BOŞ,
|
Öksüzün rengini dışından, insanın rengini, sarı, kırmızı… her neyse içinden ara!
|
Whatever property may qualify a thing Externally, man's qualities are mind's offspring.
|
|
765.
|
ریزه ریزه صدق هر روزه چرا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
İyi renkler, temizlik küpünden hasıl olur. Çirkinlerin rengiyse, kirli kara sudan meydana gelir.
|
From purity, rich colours rise, good qualities; Stains,—moral, or as dyes,—from gross impurities.
|
|
766.
|
جمع می ناید درین انبار ما
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
O lâtif rengin adı “Sıbgatullah-Tanrı boyası” dır. Bu kirli rengin kokusu ise… Tanrı lânetidir.
|
"God's Baptism" is the name of all that's good in man; "The curse of God," of all that's evil in our plan.
|
|
767.
|
بس ستاره آتش از آهن جهید
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Denizden olan, yine denize gider; nerden gelmişse, yine oraya varır.
|
In which of these two seas our streamlets may subside, They but return into the source from whence their tide.
|
|
768.
|
وان دل سوزیده پذرفت و کشید
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Dağ başından, hızlı hızlı akan seller; bizim tenimizden de aşka karışık olarak akıp giden can, aslına gidip kavuşur!
|
From mountain-tops, swift torrents rushing down apace. From men's frames, love-inspired souls, anon the race.
|
|
769.
|
لیک در ظلمت یکی دزدی نهان
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
O Yahudi, bak, ne tedbirde bulundu?
|
The counsel hear, that now, this Jewish dog did take.
|
|
770.
|
می نهد انگشت بر استارگان
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
“Kim bu puta taparsa kurtulur. Secde etmeyen, ateşin tam ortasına oturur” dedi.
|
And proclamation ran: "Whoever ’d save his soul, This idol worships; or in fire he's burnt to coal."
|