Mesnevi/671-680
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 661-670→ | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
681-690→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Ayhan Özkan Metin İngilizce tercüme: Neslihan Bilgili Orjinal Farsça Metin:Kasım ALTUNTAŞ UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
671.
|
شاه از حقد جهودانه چنان
|
TRANSKRİPTİ BOŞ.
|
Sevgili, göz önünden kayboldu mu, onun visâlinden mahrum kaldık mı, yerine birisinin vekil olması, birisinin bize yadigâr kalması gerekir.
|
Our friend is gone,—is lost to our inquiring eyes.A substitute we seek,—memorial we may prize.
|
|
672.
|
گشت احول کالامان یا رب امان
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Gül mevsimi geçip gülşen harap olunca gül kokusunu nereden alalım? Gül suyundan!
|
Our rose is withered;—rosebush leaves all blown away, Which vase holds now the rose-scent in its perfumed clay?"
|
|
673.
|
صد هزاران مؤمن مظلوم کشت
|
TRANSKRİPTİ BOŞ.
|
Ulu Tanrı açıkça meydan da olmadığından, bu peygamberler Hakk'ın vekilleridir. Hayır yanlış söyledim. Vekil ile vekil edeni iki sanırsan (bu) hatadır, iyi bir şey değil.
|
God is invisible to weakly mortal sight,
His prophets are a need, to guide His Church aright. No! That's not right! That phrase is sadly incorrect. |
|
674.
|
که پناهم دین موسی را و پشت
|
TRANSKRİPTİ BOŞ,
|
Sen sûrete taptıkça ikidir. Sûretten kurtulana göre ise birdir.
|
A prophet's one with God; not two. Think well! Reflect! They are not two; they're one. Thou blind materialist!
|
|
675.
|
او وزیری داشت گبر و عشوه ده
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Sûrete bakarsan gözün ikidir. Sen onun nuruna bak ki o birdir.
|
With God they're one; their forms but make Him manifest. Thou seest the form alone; thy two eyes are at fault.
|
|
676.
|
کو بر آب از مکر بر بستی گره
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Bir adam, gözün nuruna bakarsa iki gözün nuru, birbirinden ayırdedilemez.
|
Thou seest the form alone; thy two eyes are at fault. Look with thy soul; thou’lt see as God from heaven's vault.
|
|
677.
|
گفت ترسایان پناه جان کنند
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Bütün peygamberler doğrudur. “ Tanrı peygamberlerini birbirinden ayırdetmeyiz.
|
Thy two sights will united be straightway in one, When thou behold’st the Light of God's eternal throne.
|
|
678.
|
دین خود را از ملک پنهان کنند
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Bir yerde on tane çırağ bulundurulursa görünüşte her biri, öbüründen ayrıdır.
|
Set up ten burning candles in one selfsame place, A separate body, each, diffuses light and grace.
|
|
679.
|
کم کش ایشان را که کشتن سود نیست
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Nuruna yüz çevirirsen şüphesiz ki birinin nurunu öbürlerinden ayırt etmeye imkân yoktur.
|
Their powers combine in one, to brighten that retreat; Distinction now there's none; one light alone we meet.
|
|
680.
|
دین ندارد بوی مشک و عود نیست
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Yüz tane elma, yüz tane de ayva saysan her biri ayrı ayrıdır. Onları sıkarsan yüz kalmaz, hepsi bir olur.
|
Count out a hundred apples, quinces, pears, or plums; When mashed together, all their juice, their pulp, their scums.
|