Mesnevi/61-70
VikiKaynak sitesinden
| ←51-60 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
71-80→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: DİLEK IŞILDAR Metin İngilizce Tercüme: Mehmet Şahin Metin farsça tercüme: haşim aktaş UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
61.
|
چون نباشد عشق را پروای او
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Padişah, tâ can evinden coşunca bağışlama denizi de coşmaya başladı
|
And then from the very depth of his soul he started to cry out
and then the great Sea of Mercy and Bounty began to spout. |
|
62.
|
او چو مرغی ماند بی پر وای او
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Ağlama esnasında uykuya daldı. Rüyasında bir pir göründü.
|
And while he was weeping... he finally fell into deep-sleeping and in a dreaming trance an old man was suddenly appearing
|
|
63.
|
من چگونه هوش دارم پیش و پس
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Dedi ki: “Ey padişah, müjde; dileklerin kabul oldu. Yarın bir yabancı gelirse o, bizdendir.
|
Who said: “O king, good news, your prayers granted will be,
and if a stranger should visit you tomorrow, he is sent by me. . |
|
64.
|
چون نباشد نور یارم پیش و پس
|
TRANSKRİPT BOŞ,
|
O gelen hazık hekimdir.Onu doğru bil, çünkü o emin ve gerçek erenlerdendir.
|
This man is a skilled physician, so greet him when he comes:
understand he is honest, trustworthy… one of the true ones. |
|
65.
|
عشق خواهد کین سخن بیرون بود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
İlâcında kati sihri gör, mizacında da Hak kudretini müşahede et.”
|
In his remedy is the supreme magic for any sight to behold...
and in his temperament... is God’s Great Might to behold.” |
|
66.
|
آینه غماز نبود چون بود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Vade zamanı gelip gündüz olunca... güneş doğudan görünüp yıldızları yakınca
|
When the promised hour had came and the dawn had broken,
from the east the stars were burnt out by sun that had risen, |
|
67.
|
آینت دانی چرا غماز نیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Rüyada kendine gösterdikleri zatı görmek için pencerede bekliyordu.
|
The king was awake at the window, waiting in expectation:
he was awaiting that which in the dream was a premonition. , |
|
68.
|
زانک زنگار از رخش ممتاز نیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bir de gördü ki, faziletli, fevkalâde hünerli, bilgili bir kimse, gölge ortasında bir güneş;
|
He suddenly saw a human being… majestic and wonderful,
worthy of worship… among all of the shadows a sun so full. |
|
69.
|
بشنوید ای دوستان این داستان
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Uzaktan hilâl gibi erişmekte, yok olduğu halde hayal şeklinde var gibi görünmekte.
|
He seemed like a bright new moon though he was far away:
although he did not seem real, he did… some fantastic way. , |
|
70.
|
خود حقیقت نقد حال ماست آن
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Ruhumuzda da hayal, yok gibidir. Sen bütün bir cihanı hayal üzere yürür gör!
|
Although an imaginary image in this reality does not exist,
see how the world turns by a fantasy that still does persist. |