Mesnevi/571-580
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 561-570→ | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
581-590→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Ayhan Özkan Metin farsça yazılımı: ALİ TÜRKMEN Metin İngilizce orijinali: Neslihan Bilgili UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
571.
|
در نماز و روزه و حج و زکات
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Cisim, kuruluğu (bu âlemi) gördü, çünkü kuruluktan (bu âlemden) doğdu; can İsâ’sı, ayağını denize attı
|
Our senses barren are; they come of barren soil; Our soul, like Jesus, walks the sea without turmoil.
|
|
572.
|
با منافق مؤمنان در برد و مات
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Kuru cismin yürümesi, kuruya düştü, ama canın yürümesine gelince: Ayağını denizin ta ortasına bastı.
|
Our outer man's a barren wilderness, I ween; The inner man, ’tis, sounds the depths of the Unseen.
|
|
573.
|
مؤمنان را برد باشد عاقبت
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
Ömür kuruluk yolunda; gâh dağ, gâh deniz, gâh ova aşarak geçip gittikten sonra...
|
If all our life be spent in chase of mundane things, Our paths must lead o’er wastes, o’er hills, o’er ocean springs.
|
|
574.
|
بر منافق مات اندر آخرت
|
TRANSKRİPT BOŞ,
|
Abıhayatı, nerede bulacaksın; deniz dalgalarını nerede yaracaksın?
|
The Fount of Life, where shall we find in such a course? Death's billows how avoid, and how escape remorse?
|
|
575.
|
گرچه هر دو بر سر یک بازی اند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Kara dalgası, bizim kuruntularımız, anlayışımız ve fikrimizdir. Deniz dalgası ise kendinden geçiş, sarhoşluk ve yokluktur.
|
The desert's moving sandhills are our schemes and plans. Life-rills are abnegation, self-denial, man's."
|
|
576.
|
هر دو با هم مروزی و رازی اند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Sen bu sarhoşlukta oldukça o sarhoşluktan uzaksın. Bundan sarhoş oldukça o kadehten nefret eder durursun.
|
|
|
577.
|
هر یکی سوی مقام خود رود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Zâhir dedikodusu toz gibidir. Kulak gibi bir müddet dinlemeyi âdet edin!”
|
|
|
578.
|
هر یکی بر وفق نام خود رود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Hepsi dediler ki: “Ey bahane arayan hakîm bu cefayı bize reva görme!
|
|
|
579.
|
مؤمنش خوانند جانش خوش شود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Hayvana takati derecesinde yük yüklet. Zayıflara iktidarları nispetinde iş havale et!
|
|
|
580.
|
ور منافق تیز و پر آتش شود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Her kuşun yiyeceği lokma, kendine göredir. Nasıl olur da her kuş bir inciri (bütün olarak) yutabilir?
|
The food of every bird He gives in providence He says whose figs devoured shall be these ten days hence.
|