Mesnevi/561-570
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 551-560→ | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
571-580→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Ayhan Özkan Metin farsça yazılımı: ALİ TÜRKMEN Metin İngilizce orijinali: Neslihan Bilgili UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
561.
|
کافران اندر مری بوزینه طبع
|
TRANSKRİPT BOŞ .
|
Allah aşkına bize bu cefayı yapma; lûtfet, bugünü yarına bırakma!
|
Torment us not, for God's sake! Pity on us take! Be kind! This day, 'To-morrow' say not; to us wake!
|
|
562.
|
آفتی آمد درون سینه طبع
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Gönlün razı olur mu, âşıkların, âkıbet istifadesiz kalsınlar?
|
Our hearts are rapt in thee; no heart in us remains. Heartless and spiritless are we, poor bankrupt swains!
|
|
563.
|
هرچه مردم می کند بوزینه هم
|
TRANSKRİPT BOŞ .
|
Hepsi de karadaki balık gibi çırpınıyorlar. Suyu aç, ırmağın bendini yık!
|
Like fishes out of water, so we writhe and gasp. The dam break down; let flow the stream; avert death's grasp!
|
|
564.
|
آن کند کز مرد بیند دم بدم
|
TRANSKRİPT BOŞ ,
|
Ey zamanede nazîri olmayan zat ! Allah aşkına halkın imdadına yetiş!”
|
Thou art the very paragon, the phœnix of the age. Heaven's mercy, save us; or, we perish, we enrage!"
|
|
565.
|
او گمان برده که من کردم چو او
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Vezir dedi ki: “Dikkat ediniz, ey dedikodu düşkünleri! Dilden çıkan ve kulakla duyulan zâhiri vaizleri arayanlar!
|
To them he thus: "O men of little sense, take heed; You foolishly are seeking elsewhere what you need.
|
|
566.
|
فرق را کی داند آن استیزه رو
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu aşağılık duygu kulağına pamuk tıkayın, ten gözünden duygu başını çözün!
|
Your ears stop up with wool; list not to speech of man; The mote that blinds your eyes cast out. Then, see you can.
|
|
567.
|
این کند از امر و او بهر ستیز
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
O gizli kulağın pamuğu, baş kulağıdır, bu kulak sağır olmadıkça o can kulağı sağırdır.
|
With cotton in your outward ears, you'll plainly hear The still small voice of conscience, drowned now by your fear.
|
|
568.
|
بر سر استیزه رویان خاک ریز
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Hissiz, kulaksız, fikirsiz olur ki “İrciî - Tanrına geri dön” hitabını işitesiniz.
|
All outward sense discard; all thought, reflection flee; And straight you'll hear, within, God's voice: 'Come unto Me.'
|
|
569.
|
آن منافق با موافق در نماز
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Sen uyanıklık dedikodusunda oldukça uyku sohbetinden nasıl olur da bir koku alabilirsin!
|
So long as with chit-chat you keep yourselves awake, Communion with the angels you in sleep forsake.
|
|
570.
|
از پی استیزه آید نه نیاز
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bizim sözümüz işimiz, hariçte yürümektedir. Bâtınî yürümek ise gökler üzerinde olur.
|
Our words and acts make up our outward habitudes; Our inward man's our converse with infinitudes.
|