Mesnevi/451-460
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 441-450 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
461-470→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Pınar BULUT Metin İngilizce tercüme: Metin farsça yazılımı: ALİ TÜRKMEN UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
451.
|
آنک جان بخشد اگر بکشد رواست
|
TRANSKRİPT BOŞ .
|
Yıldırım, bakışta sâf bir nurdan ibaret görünür; (fakat) göz nurunu çalmak (gözü kamaştırmak) onun hassasıdır.
|
When the lover feels no longer LOVE's quickening,
He becomes like a bird who has lost its wings. Alas! |
|
452.
|
نایبست و دست او دست خداست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Vezirin sözleri, uyanık ve zevk sahibi olanlardan başkaları için bir boyun halkasıydı (onun sözlerini kabul etmişler,ona uymuşlardı).
|
Departed bliss and present woe bewails
|
|
453.
|
همچو اسمعیل پیشش سر بنه
|
TRANSKRİPT BOŞ .
|
Vezir, padişahtan altı ay ayrı kaldı, bu müddet zarfında İsa’ya uyanlara penah oldu.
|
'With me, from native banks untimely torn,.
|
|
454.
|
شاد و خندان پیش تیغش جان بده
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Halk, umumiyetle dinini de, gönlünü de ona ısmarladı. Onun emir ve hükmü önünde herkes, can feda ediyordu.
|
Pants to return, and chides each ling'ring hour.
|
|
455.
|
تا بماند جانت خندان تا ابد
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Padişahla onun arasında haber gidip geliyordu. Padişah, ona gizlice vahitlerde bulunuyordu.
|
Feel what I sing, and bleed when I lament:
|
|
456.
|
همچو جان پاک احمد با احد
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Nihayet muradının hâsıl olması, hıristiyanların toprağını yele vermesi için.
|
Feel what I sing, and bleed when I lament:
|
|
457.
|
عاشقان آنگه شراب جان کشند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Padişah “Ey devletli vezirim, vakit geldi, kalbini gamdan tez kurtar”diye mektup yazdı.
|
Who roams in exile from his parent bow'r,
|
|
458.
|
که به دست خویش خوبانشان کشند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Vezir de “Padişahım; işte şimdicik İsâ dinine fitneler salma işindeyim” diye cevap verdi.
|
Pants to return, and chides each ling'ring hour.
|
|
459.
|
شاه آن خون از پی شهوت نکرد
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Hükümetleri zamanında, İsâ kavminin on iki emîri vardır.Her fırka bir emîre tâbiydi; kendi beyine tamah yüzünden kul olmuştu.
|
My notes, in circles of the grave and gay,
|
|
460.
|
تو رها کن بدگمانی و نبرد
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu on iki emîrler kavimleri, o kötü vezire bağlanmışlardı
|
Have, hail'd the rising, cheer'd the closing day:
|