Mesnevi/421-430
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 411-420 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
431-440→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Pınar BULUT Metin İngilizce tercüme:Neslihan Bilgili Metin farsça yazılımı:ALİ TÜRKMEN UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
421.
|
ای من آن پیلی که زخم پیلبان
|
TRANSKRİPT BOŞ .
|
Ömrünün okluğu boşaldı. Ömür gitti; gölge avı ardında koşmada yandı eridi!
|
Our life's our quiver. When our years are vainly spent In chasing phantoms, grief will one day have its vent.
|
|
422.
|
ریخت خونم از برای استخوان
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bir kişinin dadısı, Tanrı gölgesi olursa onu gölgeden ve hayalden kurtarır.
|
Let God's protection mercifully on us rest, All fancies and all phantoms stand at once confest.
|
|
423.
|
آنک کشتستم پی مادون من
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Tanrı’ya kul olan, Tanrı gölgesidir. O bu âlemden ölmüş, Tanrı ile dirilmiştir.
|
God's servants are His shadows here below on earth; To this world dead, but living in a second birth.
|
|
424.
|
می نداند که نخسپد خون من
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Fırsatı kaçırmadan ve şüphe etmeksizin onun eteğine sarıl ki âhir zamanın sonundaki fitnelerden kurtulasın.
|
To their skirts cling; from them thy soul's nutrition seek. 105 So may’st thou ’scape the perils of this scene's last week
|
|
425.
|
بر منست امروز و فردا بر ویست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Tanrı gölgeyi nasıl uzattı (âyeti) evliyanın nakşidir. Çünkü velî , Tanrı güneşi nurunun delilidir.
|
The holy text of: "How He stretcheth forth the shade!" Of saints gives notice. Them his glory doth pervade.
|
|
426.
|
خون چون من کس چنین ضایع کیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu yolda bu delil olmaksızın yürüme, Halil gibi “Ben batanları sevmem ” de!
|
Without their guidance venture not to thread this maze; Like Ab’ram answer: "Fading things do not me please!
|
|
427.
|
گر چه دیوار افکند سایه دراز
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Yürü, gölgeden bir güneş bul. Şah Şems-i Tebrîzî’nin eteğine yapış!
|
In days of trouble, consolation's sun seek out. The skirts of "Tebrīz’ Sun" will wipe out care, no doubt
|
|
428.
|
باز گردد سوی او آن سایه باز
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu düğün ve gelinin bulunduğu yerin yolunu bilmezsen Hak ziyası Hüsameddin’den sor!
|
Know'st not the road to that good man, and grief survene? Inquire of his and my friend, great Husāmu-’d-Dīn.
|
|
429.
|
این جهان کوهست و فعل ما ندا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Haset, yolda gırtlağına sarılırsa... bil ki İblis’in tuğyanı hasettedir.
|
While on thy way, should envy seize thee by the throat, Know, Satan's sin was envy; malice made him gloat.
|
|
430.
|
سوی ما آید نداها را صدا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Çünkü o, haset yüzünden Âdem’den arlanır... Kutlulukla haset yüzünden savaşır.
|
He envied Adam's rise to such sublime estate. He wars with all who're good, through envy and through hate.
|