Mesnevi/41-50
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| =←31-40 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
51-60→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Ahmet Çavuş Metin İngilizce Tercüme: Mehmet Şahin FARSÇA ORJİNAL tercüme: Kullanıcı:haşim aktaş UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
Farsça Orjinali
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
41.
|
آن يكى خرداشت و پلانش نبود يافت پلان كرك خررا در ربود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Birisinin eşeği varmış, fakat palanı yokmuş. Palanı ele geçirmiş, bu sefer eşeği kurt kapmış.
|
There was a man who had an ass, but didn’t have a saddle:a wolf took his ass when he finally got a saddle to straddle.
|
|
42.
|
کوزه بودش آب مینامد بدسد يافت پلان كرك خررا در ربود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Birisinin ibriği varmış, fakat suyu elde edememiş.Suyu bulunca da ibrik kırılmış!
|
He had a jug for the water but the water he couldn’t obtain:when he found water the jug broke... full jug he did not gain.
|
|
43.
|
شه طبیبان جمع کرد از چپ و راستد گفت جان هر دو در دست شماست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Padişah sağdan, soldan hekimler topladı. Dedi ki: “İkimizin hayatı da sizin elinizdedir.
|
Gathering physicians from left and right he gave commands:“Both of our lives... have now been given over to your hands.
|
|
44.
|
جان من سهلست جان جانم اوست دردمند و خستهام درمانم اوس
|
TRANSKRİPT BOŞ,
|
Benim hayatım bir şey değil, asıl canımın canı odur. Ben dertliyim, hastayım dermanım o.
|
My life means nothing to me: but everything to me... she is!
I am stricken and I’m in agony and my only remedy... she is. |
|
45.
|
هر که درمان کرد مر جان مرا برد گنج و در و مرجان مرا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Kim benim canıma derman ederse benim hazinemi, incimi ve mercanımı (atiye ve ihsanımı) o aldı (demektir).”
|
Whoever heals her, that one who is the life and soul of mine,
will carry away all the treasure, the pearls and coral of mine. |
|
46.
|
جمله گفتندش که جانبازی کنیم فهم گرد آریم و انبازی کنیم
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Hepsi birden dediler ki: “Canımızı feda edelim. Beraberce düşünüp beraberce tedavi edelim.
Bizim her birimiz bir âlem Mesih’idir, elimizde her hastalığa bir ilâç vardır.” |
Each, all, everyone of us has the healing ways of the Messiah on the world: our palms hold balms to quell every pain’s fire.”
|
|
47.
|
هر یکی از ما مسیح عالمیست هر الم را در کف ما مرهمیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Kibirlerinden Allah isterse (inşaallah ) demediler. Allah da onlara insanların âcizliğini gösterdi.
|
And because of their pride they did not say... “God Willing:” and so the weakness of man to them God was then revealing.,
|
|
48.
|
گر خدا خواهد نگفتند از بطر پس خدا بنمودشان عجز بشر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
”İnşaallah” sözünü terk ettiklerini söylemeden maksadım, insanların yürek katılığını ve mağrurluğunu söylemektir.
|
I mean... to make such an exception like this is truly cruelty;
not to merely say that… a mere shape has then... no reality: . |
|
49.
|
ترک استثنا مرادم قسوتیست نه همین گفتن که عارض حالتیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
”İnşaallah” sözünü terk ettiklerini söylemeden maksadım, insanların yürek katılığını ve mağrurluğunu söylemektir. Yoksa ârızî bir halet olan inşaallah’ı söylemeyi unuttuklarını anlatmak değildir.
|
Ah, how many of these words out loud have never been said but still…. his soul and his actions with these words are wed!
|
|
50.
|
ای بسا ناورده استثنا بگفتا جان او با جان استثناست جفت
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Hey gidi nice inşaallah’ı diliyle söylemeyen vardır ki canı “inşaallah” la eş olmuştur.
|
There are many who don't say Insaallah by tonque,
|