Mesnevi/371-380
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 361-370 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
381-390→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Orjinal Farsça Metin:İsmail AKSOY Metin manzum tercüme: Pınar BULUT Metin İngilizce tercüme: Mehmet Şahin
|
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
371.
|
تا سمرقند آمدند آن دو امیر
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
Hıristiyanlar tamamıyla ona gönül verdiler. Zaten avamın taklidinin kuvveti ne olabilir ki?
|
The Christians gave their hearts to him entirely, For the blind faith of the vulgar has no discernment.
|
|
372.
|
پیش آن زرگر ز شاهنشه بشیر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Kalplerinin içine onun muhabbetini ektiler, onu İsa’nın halifesi sandılar.
|
In their inmost breasts they planted love of him, And fancied him to be the Vicar of Christ;
|
|
373.
|
کای لطیف استاد کامل معرفت
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
O ise hakikatte tek gözlü melûn Deccâl’dı. Ey Tanrı, feryadımıza yetiş; sen ne güzel yardımcısın!
|
Yea, him, that one-eyed and cursed Dajjal! Save us. O God ! who art our only defender!
|
|
374.
|
فاش اندر شهرها از تو صفت
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Ey Tanrı, yüz binlerce tuzak ve yem var, bizler de yemsiz kalmış halis kuşlar gibiyiz.!
|
O God, there are hundreds of snares and baits, And we are even as greedy and foolish birds;
|
|
375.
|
نک فلان شه از برای زرگری
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Her an yeni bir tuzağa tutuluyoruz, istersek her birimiz, birer doğan ve simurg olalım.
|
Every moment our feet are caught in a fresh snare ; Yea, each one of us, though he be a falcon or Simurgh!
|
|
376.
|
اختیارت کرد زیرا مهتری
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Sen bizi her zaman tuzaktan kurtarmaktasın. Ey gani ve müstağnî Tanrı, biz yine bir tuzağa doğru gitmekteyiz!
|
Thou dost release us every moment, and straightway We again fly into the snare, O Almighty One!
|
|
377.
|
اینک این خلعت بگیر و زر و سیم
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Biz bu ambarda buğday biriktirmede, toplanan buğdayı yine kaybetmekteyiz.
|
This world's a granary, of which we steal the corn.The wheat is there all garnered; we it spoil in scorn.
|
|
378.
|
چون بیایی خاص باشی و ندیم
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Biz, bu vahşi mahlûklar topluluğu, düşünmüyoruz ki buğdayın noksanlaşması farenin hilesindendir.
|
We take no heed of future life in what we do;Sly mice still help us to consume the fruits that grow,
|
|
379.
|
مرد مال و خلعت بسیار دید
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Fare, ambarımızı deldikçe, hilesinden ambar harab olmuştur.
|
Those mice a road have found to reach our winter store.Through their inroads our victual spoils; it is no more.
|
|
380.
|
غره شد از شهر و فرزندان برید
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Ey can, önce farenin şerrini defet, sonra buğday biriktirmeye çalış, çabala!
|
First stop mouse-holes; make safe thy granary, O man!
Thy wheat then garner safely; winter's at our van. |