Mesnevi/311-320
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| =301-310 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
321-330→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin Farsça yazılımı:İsmail AKSOY Metin manzum tercüme: Kadir YURDUSEVEN Metin İngilizce Tercüme: Mehmet Şahin
|
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
311.
|
خر ز بهر دفع خار از سوز و درد
|
TRANSKRİPTİ BOŞ.
|
Hikmetinden sual edilmeyen Tanrı'’nın işini kim anlayabilir, o işin hakikatine kim erişebilir? Bu söylediğim sözler, ancak anlatmak için söylenmiş zaruri sözlerdir.
|
The will of Almighty God who shall control?These sentences written are parables all.
|
|
312.
|
جفته می انداخت صد جا زخم کرد
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Gâh böyle gösterir, gâh bunun aksini. Din işinin künhünü anlamaya imkân yoktur. Ona ancak hayran olunur.
|
Sometimes in one way, in another sometimes,
Religion confuses before it sublimes. |
|
313.
|
آن حکیم خارچین استاد بود
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Fakat din işinde hayrete düşen, arkasını ona çevirmiş ondan haberi olmayan bir hayran değil, sevgiliye dalmış, onun yüzünden sarhoş olmuş, kendisinden geçmiş bir hayrandır.
|
Not terror, bewilderment, loathing, dismay;
But ecstacy, rapture, love, come into play.,. |
|
314.
|
دست می زد جابجا می آزمود
|
TRANSKRİPTİ BOŞ,
|
Birisinin yüzü sevgiliye karşıdır, öbürünün yüzü yine kendisine doğru.
|
||
In trance of love fixed, one contemplates the Lord,
Another, self losing, unites with his God. |
|
315.
|
زان کنیزک بر طریق داستان
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Her ikisinin yüzüne de bak. Her ikisinin yüzünü de hatırında tut. Hizmet dolayısıyla yüz tanır olman mümkündür.
|
||
Observe the rapt features of that one, of this;
Perchance by such watching thy soul may gain bliss. |
|
316.
|
باز می پرسید حال دوستان
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Zira nice insan suratlı şeytan vardır. Binaenaleyh her ele el vermek lâyık değildir.
|
div>||
Too numerous demons in human form walk;
Beware, then, with whom thou engagest in talk. |
|
317.
|
با حکیم او قصه ها می گفت فاش
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Kuş tutan avcı, kuşu avlamak için ıslık çalar, ötme taklidi yapar.
|
||
The fowler his whistle may ply in the field,
To lure the poor birds, saying: "Come and be killed." , |
|
318.
|
از مقام و خواجگان و شهر و باش
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Her iki çeşit arı, bir yerden yedi. Fakat bundan zehir hâsıl oldu, ondan bal.
|
||
Each songster conceives ’tis the voice of its mate,
Descends from the air, and meets with its fate.. |
|
319.
|
سوی قصه گقتنش می داشت گوش
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Aşağılık kişi dervişlerin sözlerini, bir selim kalpli kişiye afsun okumak, onu afsunlamak için çalar.
|
||
The sinner, in pious cant, uses a wile,
To trap the unwary who ponders no guile. , |
|
320.
|
سوی نبض و جستنش می داشت هوش
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Erlerin huyu açıklık ve sıcaklıktır. Aşağılıkların işi hile ve utanmazlıktır.
|
||
The upright deal faithfully, truly, in trust;
The wicked imagine but fraud and distrust. |