Mesnevi/271-280
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
281-290→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Orjinal Farsça Metin:İsmail AKSOY Metin manzum tercüme: DİLEK IŞILDAR Metin İngilizce tercüme: Neslihan Bilgili UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
بسم الله الرحمن الرحيم
|
Bismillāhirahmānirahīm
|
Rahmân Rahîm Allah namına
|
In the name of Allah Most Mercifull and most
|
|
|
271.
|
خوشتر آن باشد که سر دلبران
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
Böyle yüzbinlerce birbirine benzer şeyler var, aralarında bulunan yetmiş yıllık farkı sen gör!
|
By thousands, examples of pairs thus are known, Which differ as much as does cheese from the moon.
|
|
272.
|
گفته آید در حدیث دیگران
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu, yer; ondan pislik çıkar... o, yer; kâmilen Tanrı nuru olur.
|
Our bread, in one case, turns to dirt in our meat; Another produces the mind, God's own seat.
|
|
273.
|
گفت مکشوف و برهنه بی غلول
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
Bu, yer; ondan tamamı ile hasislik ve haset zuhur eder... o, yer; ondan tamamı ile Tek Tanrı’nın nuru husule gelir.
|
His food the one man swells with envy and greed; By like means another gains virtue indeed.
|
|
274.
|
بازگو دفعم مده ای بوالفضول
|
TRANSKRİPT BOŞ,
|
Bu temiz yerdir, o çorak ve pis yer. Bu temiz melektir o şeytan ve canavar!
|
One soil is productive; one barren and salt; One angel's in heaven; the other's at fault.
|
|
275.
|
پرده بردار و برهنه گو که من
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Her iki suretin birbirine benzemesi caizdir, acı su da, tatlı su da berraktır.
|
In form, many pairs may appear as though one, Clear water is sometimes as hard as a stone.
|
|
276.
|
می نخسپم با صنم با پیرهن
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Zevk sahibinden başka kim anlayabilir? Onu bul! Tatlı su ile acı suyun farkını işte o anlar.
|
Excepting the taster by practice, who knows The wholesome from unwholesome water that flows?
|
|
277.
|
گفتم ار عریان شود او در عیان
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
(Zevk sahibi olmayan) sihri, mucizeyle mukayese ederek her ikisinin de esası hiledir sanır.
|
Supposing saints’ miracles tricks, magic-wrought, They fancy them both the result of deep thought.
|
|
278.
|
نه تو مانی نه کنارت نه میان
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Mûsâ ile savaşan sihirbazlar, inatlarından ellerine onun asâsı gibi asâ aldılar.
|
Magicians, at bidding of Pharaoh, did cast Their wands down, to Moses’ rod as a repast.
|
|
279.
|
آرزو می خواه لیک اندازه خواه
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu asâ ile o asâ arasında çok fark var, bu işle o işin arasında pek büyük bir yol var.
|
From his rod to their wands a chasm there must be; From his act to theirs we an interval see.
|
|
280.
|
بر نتابد کوه را یک برگ کاه
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu işin ardında Tanrı lâneti var, o işe karşılık da vade vefa olarak Tanrı rahmeti var.
|
God's curse on their witchcraft and devilish art! His blessing on Moses, who chose the best par
|