Mesnevi/261-270
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 251-260 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
271-280→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Orjinal Farsça Metin:İsmail AKSOY Metin manzum tercüme: Kadir YURDUSEVEN Metin İngilizce Tercüme: Mehmet Şahin UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
261.
|
شرح این هجران و این خون جگر
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
“Ey kel, neden kellere karıştın; yoksa sen de şişeden gülyağı mı döktün?! “
|
Old bald-pate! old bald-pate! What is it thou’st done?Upset some one's oil jar? The oil is’t all gone?"
|
|
262.
|
این زمان بگذار تا وقت دگر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Onun bu kıyasından halk gülmeye başladı. Çünkü dudu, hırka sahibini kendisi gibi sanmıştı.
|
The passers-by smiled all at Polly's mistake,’Tween bald-head and bare-head no diff’rence to make.
|
|
263.
|
قال اطعمنی فانی جائع
|
TRANSKRİPT BOŞ.
|
Temiz kişilerin işini kendinden kıyas tutma, gerçi yazıda (aslan mânasına gelen) şîr, (süt manasına gelen) şîre benzer.
|
So thou, my dear friend, think thyself not a saint;
A quean to a queen bears resemblance, but faint. ,. |
|
264.
|
واعتجل فالوقت سیف قاطع
|
TRANSKRİPT BOŞ,
|
Bütün âlem bu sebepten yol azıttılar. Tanrı Abdallarından az kişi agâh oldu.
|
||
Mankind on this point in great error still stands;
Th’ elect of the Lord are ignored on all hands. |
|
265.
|
صوفی ابن الوقت باشد ای رفیق
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Peygamberlerle beraberlik iddia ettiler (biz de onlar gibiyiz dediler); Velîleri de kendileri gibi sandılar.
|
||
The equals of prophets acknowledged they be;
Of saints they're the brethren, as all men agree. |
|
266.
|
نیست فردا گفتن از شرط طریق
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Dediler ki: “İşte biz de insanız, onlar da insan. Bizde uyumaya ve yemeğe bağlıyız, onlar da.
|
div>||
Fools say: "The elect are but human, you see;
To eat and to sleep they're constrained, just as we." |
|
267.
|
تو مگر خود مرد صوفی نیستی
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
“Onlar körlüklerinden aralarında uçsuz bucaksız bir fark olduğunu bilmediler.
|
||
Through blindness they miss the real point of the strife,
The diff’rence between them's immense all through life. , |
|
268.
|
هست را از نسیه خیزد نیستی
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Her iki çeşit arı, bir yerden yedi. Fakat bundan zehir hâsıl oldu, ondan bal.
|
||
The wasp and the bee eat and drink from the fields;
The one stings, the other sweet honey still yields. . |
|
269.
|
گفتمش پوشیده خوشتر سر یار
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Her iki çeşit geyik otladı, su içti. Birinden fışkı zuhur etti, öbüründen halis misk.
|
||
The deer of both sorts browse the same mountain's side;
The one gives rich musk; dung the other; go, hide., |
|
270.
|
خود تو در ضمن حکایت گوش دار
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Her iki kamış da bir sulaktan su içti. Biri bomboş öbürü şekerle dopdolu.
|
||
The canes of two species in one land may grow;
Quite empty that one; from this, sugar will flow. |