Mesnevi/211-220
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 211-210 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
221-230→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme : Özgür ŞAHİN Metin İngilizce tercüme: Neslihan Bilgili Orjinal Farsça Metin :İsmail AKSOY UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
211.
|
دید رنج و کشف شد بروی نهفت
|
TRANSKRİPTİ BOŞ.
|
Ah, ben o filim ki dişimi elde etmek için filci benim kanımı döktü.
|
O… that elephant am I whose blood was made to flow… for the sake of my tusks my master has delivered the blow.
|
|
212.
|
لیک پنهان کرد وبا سلطان نگفت
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Beni, benden aşağı birisi için öldüren, kanımı döken; bilmiyor ki benim kanım uyumaz!
|
That one who has killed me for something not really me… doesn’t that one fear that my blood always restless will be?
|
|
213.
|
رنجش از صفرا و از سودا نبود
|
TRANSKRİPTİ BOŞ.
|
Bugün bana ise yarın onadır. Böyle benim gibi bir adamın kanı nasıl zayi olur?
|
Today my blood lies upon me and tomorrow on him it lies: blood of my type is never wasted no matter what one tries.
|
|
214.
|
بوی هر هیزم پدید آید ز دود
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Duvar gerçi (günün ilk kısmında yere) uzun bir gölge düşürür; fakat o gölge, gölgeyi meydana getirene avdet eder.
|
Even though the wall may throw out a very long shadow... when comes the end that shadow back to the wall will go.
|
|
215.
|
دید از زاریش کو زار دلست
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Bu cihan dağdır, bizim yaptıklarımız ses. Seslerin aksi yine bizim semtimize gelir” dedi.
|
The world is like a mountain and our actions like a shout: echo of the sound is everywhere after the shout goes out!”
|
|
216.
|
تن خوشست و او گرفتار دلست
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
“Yıllarca süren sohbet hakkı için o güzel hallerden tekrar bir hali söyle, anlat.Kuyumcu, bu sözleri söyledi ve hemen toprak altına gitti. O cariyecik de aşktan ve hastalıktan arındı, tertemiz oldu.
|
And at that very moment he expired, went under the earth: For the servant girl he longer felt pain or love of any worth,
|
|
217.
|
عاشقی پیداست از زاری دل
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Çünkü ölülerin aşkı ebedî değildir, çünkü ölü, tekrar bize gelmez.
|
Because the love of one who’s dead forever lasting... is not, and sight of one who is dead available to our seeing, is not:
|
|
218.
|
نیست بیماری چو بیماری دل
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
Diri aşk, ruhta ve gözdedir. Her anda goncadan daha taze olur durur.
|
While love of the living is fresh every moment of the day... fresher than a bud seen by heart, soul, eyes... in every way.
|
|
219.
|
علت عاشق ز علتها جداست
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
O dirinin aşkını seç ki bakidir ve canına can katan şaraptan sana sakilik eder.
|
Choose the love of that Living One… Who will never die and will give such wine to drink that your life won’t fly by.
|
|
220.
|
عشق اصطرلاب اسرار خداست
|
TRANSKRİPTİ BOŞ
|
O‘nun aşkını seç ki bütün peygamberler, onun aşkıyla kuvvet ve kudret buldular, iş güç sahibi oldular.
|
Choose Love of that One... that One Whose Love Divine gives Prophets Power, Glory, Knowledge of Divine Design.
|