Mesnevi/21-30
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| ← 11-20 | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
31-40 → |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin Farsça Orjinali Ekleyen:Gülşah KALAFAT Metin Transkripti Ekleyen:Gülşah KALAFAT Metin Türkçesi Ekleyen: Gülşah KALAFAT İngilizce Tercüme:I: 19-34 TRANSLATIONS WITH NICHOLSON'S COMMENTARY in 1926 Metin İngilizce Tercüme Ekleyen:Eyüp Sabri Kartal UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ [2]
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ[3]
|
|
|
Koze çeşmi herisan pur neşud
|
Surahi hırs dolu gözlerle hiç dolmadı
|
The jug of the eye of the greedy will never be filled. ***
|
||
|
Ta sedef kanı neşud pur der neşud
|
Sedef ve dolup taşmasına ikna olmadı
|
(And) as long as the oyster is not content, it will never be filled by a pearl.
|
||
|
Her ki ra came ze ışkı çak şud
|
Her kimin elbisesi aşkından parçalandı
|
Anyone (whose) robe is torn from love, ***
|
||
|
O ie hırs o ayıb kuli pak şud
|
O bütün ayıplardan ve hırstan temizlendi
|
becomes completely purified from greed and defect.
|
||
|
Şad baş ey ışkı hoş sevdayı ma
|
Sevdası güzel olan aşkımız sen şad kal
|
Be joyous! O our sweet melancholy Love! ***
|
||
|
Ey tabibi cümle ıllet hai ma
|
Sen bütün illetlerimizin tabibi
|
O doctor of all our diseases!
|
||
|
Ey deva-yı nahvet vu namus ma
|
Ey bizim kibir ve azametimizin ilâcı,
|
O Medicine of our pride and vanity!
|
||
|
Ey to Eflaton o Calinus ma
|
||||
|
Cısmı haak az ışkı ber aflak şud
|
Torak* can denizin aşkıyle helak oldu(*topraktan gelen can anlamında)
|
The earthly body went up to the heavens from Love! ***
|
||
|
Ko der raks amed o çalak şud
|
Dağ oynamaya başladı çabuklaştı
|
The mountain began to dance and became agile!
|
||
|
`İshq jân-é Tûr âm-ad `âshiq-â
|
Ey âşık! Aşk; Tûr’un canı oldu.
|
O lover! Love became the soul of Mount Sinai!
|
||
|
Tûr mast-o kharra mûsà Sâ`iqâ
|
Tûr sarhoş, Mûsa da düşüp bayılmış!
|
Mount Sinai (became) drunk "and Moses fell down senseless"!
|
||
|
Ba lebi demsaz-ı hod ger cuftu mey
|
Zamanımı beraber geçirdiğim arkadaşımın dudağına eş olsaydım ( sırlarına tahammül edecek bir hemdem bulsaydım)
|
If I were joined with the lip of a harmonious companion,
|
||
|
Hemçu ney men gufteniha gufteni
|
Ney gibi ben de söylenecek şeyleri söylerdim.
|
I (too) would utter speeches like the reed!
|
||
|
Herki o ez hem zebani şud cuda
|
Dildeşinden ayrı düşen,
|
(But) anyone who becomes separated from one of the same tongue becomes without a tongue,
|
||
|
Bi zaban şud gerçi dared sed newa
|
Yüz türlü nağmesi olsa bile dilsizdir.
|
even if he has a hundred songs [to share].
|
||
|
Çunke gül reft o gülıstan der gızeşt
|
Gül solup mevsim geçince
|
When the rose has gone and the garden has passed away,
|
||
|
Neşnewi ze an pes ze bulbul ser gızeşt
|
Artık bülbülden maceralar işitemezsin.
|
you will no longer hear from the nightingale (about) what happened
|
||
|
Cumle meşuk ast o ışk perdeyi
|
Cümle maşuktan(sevgiliden)ibaret, aşık bir perde,
|
The Beloved is All, and the lover (is merely) a veil
|
||
|
Zınde meşuk ast o ışk mırdeyi
|
Daima maşuk (sevgili) zinde(diri) ve aşık mürde (ölü)
|
The Beloved is Living, and the lover (is merely) a corpse.
|