Mesnevi/1051-1060
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 1041-1050→ | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
1061-1070→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Ayhan Özkan Orjinal İngilizce Metin:Neslihan Bilgili Transkripti Düzenleme İrfan SERDAR Metin farsça tercüme: Cemal SOYLU UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
1051.
|
صد چو عالم در نظر پیدا کند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Üstü örtülü, güzel bir tarzda, kurtulmak için konuşur, danışırlar. Danışmaları, görenleri yanıltacak şekilde kinayelerledir.
|
Men hold it best to ask for counsel in wide terms. Beware; and wrangle not with perverse pachyderms.
|
|
1052.
|
چونک چشمت را به خود بینا کند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Peygamber, kapalı bir tarzda meşveret ederdi.Eshap cevap verir, düşman haberdar olmazdı.
|
The Prophet covertly men's counsel used to seek. His answer he'd obtain; his purpose did not leak.
|
|
1053.
|
گر جهان پیشت بزرگ و بی بنیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Düşman, baştan ayağı bilmesin, bir şeyi sezmesin diye reyini kapalı misalle söylerdi.
|
He'd speak in parables, and so convey his wish, That foes might hear, but not suspect its purport. Pish!
|
|
1054.
|
پیش قدرت ذره ای می دان که نیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu misalle muradını anlatmış olurdu. Ağyar sualinden bir koku bile duymaz, hiçbir şey anlamazdı” dedi.
|
He'd ferret out in answers all he wished to learn; And still not give an inkling of his thought's real turn."
|
|
1055.
|
این جهان خود حبس جانهای شماست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Tavşan, aslana gitmede biraz gecikti, sonra pençesi kuvvetli aslanın yanına gitti.
|
Some hours he now let pass before he took his leave; Then to the lion went, their honour to retrieve.
|
|
1056.
|
هین روید آن سو که صحرای شماست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Aslan, tavşan gecikti diye pençesiyle toprağı kazmakta, kükremekteydi:
|
He found the brute impatient, chafing at delay, From hunger's pangs fierce howling, tearing every spray;
|
|
1057.
|
این جهان محدود و آن خود بی حدست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
“Ben, o alçakların ahdi hamdır, ham, ahitleri kötüdür, sözlerinde durmazlar demiştim.
|
And roaring in his rage: "I knew it so would be! Those vile, time-serving rascals! Thus they worry me!
|
|
1058.
|
نقش و صورت پیش آن معنی سدست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Onların gürültüleri beni yaya bıraktı. Bu felek beni ne vakte kadar aldatacak, ne vakte kadar?
|
They're plausible, smooth-speaking, bland, calm, mild; and still They've cheated me! Alas! Who will be cheated, will!
|
|
1059.
|
صد هزاران نیزه فرعون را
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Tedbirsiz emîr, adamakıllı âciz kalır. Çünkü ahmaklığından dolayı ne önünü görür, ne ardını!” dedi.
|
A too complaisant prince most foully is let in! Who sees no farther than his nose, none heeds a pin!"
|
|
1060.
|
در شکست از موسی با یک عصا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Yol düzgün ama altında tuzaklar var. Yazının tarzı hoş ama içinde mâna kıt.
|
The path is smoothed beneath which lurks a deadly trap. A missive's filled with compliments; all mere clap-trap.
|
| | |