Mesnevi/1041-1050
VikiKaynak sitesinden
< Mesnevi
| 1031-1040→ | Mesnevi . مثنوی معنوی . Mesnevi-i Manevi . The Mathnawî-yé Ma`nawî . Mathnawi-Masnavi Mevlana Celaleddin-i Rumi |
1051-1060→ |
| Vikipedi: Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi
Metin manzum tercüme: Ayhan Özkan Orjinal İngilizce Metin:Neslihan Bilgili Metin farsça tercüme: Cemal SOYLU Transkripti Boşaltma : İrfan SERDAR UNESCO tarafından ilan edilen 800. Mevlana Yılı Anma Etkinlikleri Çerçevesinde Sürmene Mesnevi Grubunca Bu Proje yürütülmektedir.Kaynak belirtilmesi kaydıyla bu çevirinin telif hakları kamuya devredilmiştir. |
}
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
|
1041.
|
پیش هست او بباید نیست بود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Ondan sonra dediler ki: “Ey çevik tavşan! Aklındakini meydana çıkar!
|
The beasts on second thoughts resolved to hear puss out. "Explain," said they, "what ’tis thou’dst have us set about.
|
|
1042.
|
چیست هستی پیش او کور و کبود
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Ey bir aslanla pençeleşen, kavgaya girişen, düşündüğün şeyi söyle!
|
Let's hear; ’tis with the lion we shall have to do. Set forth thy plan; let's see what stratagem's in view.
|
|
1043.
|
گر نبودی کور زو بگداختی
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Danışmak, insana anlayış ve akıl verir; akıllar da akıllara yardım eder.
|
Deliberation's ever wisdom's truest friend; Two heads than one are better,—lead to safer end.
|
|
1044.
|
گرمی خورشید را بشناختی
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Peygamber “ Ey tedbir sahibi, danış ki kendisiyle danışılan kişi emindir” dedi.
|
The prophet spake: 'O ruling judge, ere thou decide, Take counsel; for ’tis said: "In councillors confide."'"
|
|
1045.
|
ور نبودی او کبود از تعزیت
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Tavşan, “Her sır söylenemez, gâh çift dersin, tek olur; gâh tek dersin, çift çıkar!
|
The hare objects: "A secret's not for ev’ry clod. Odd even is at times; and sometimes even's odd.
|
|
1046.
|
کی فسردی همچو یخ این ناحیت
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Aynanın berraklığını, yüzüne karşı öğersen nefesinden ayna çabucak buğulanır, bulanır, bizi göstermez olur.
|
Too closely with a mirror shouldst thou converse hold, From prudery it umbrage takes, grows dull; the scold.
|
|
1047.
|
همچو شه نادان و غافل بد وزیر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Şu üç şey hakkında dudağını kıpırdatma: Gittiğin yol, paran, bir de mezhebin.
|
On matters three, allow not oft thy lips to speak: First, going; gold, next; third, the path thou hast to seek.
|
|
1048.
|
پنجه می زد با قدیم ناگزیر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Çünkü bu üçünün de düşmanı çoktur. Düşman bildi mi, sana pusu kurar.
|
These all have sundry enemies and deadly foes, Who'll lie in ambush, each, if he thy purpose knows.
|
|
1049.
|
با چنان قادر خدایی کز عدم
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bir iki kimseye söyledin mi, artık o sırra veda et. İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır.
|
If thou 'Adieu' to only one or two shouldst call, Remember: 'Two's a secret; three is none at all.'
|
|
1050.
|
صد چو عالم هست گرداند بدم
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
İki üç kuşu birbirine bağlasan elem içinde yerde mahbus kalırlar.
|
If fast together thou shouldst bind birds, two or three, They'll quiet lie on earth, nor strive themselves to free.
|