|
|
FARSÇA ORİJİNALİ
|
LATİNO TRANSKRİPTİ
|
TÜRKÇE TERCÜMESİ
|
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
|
|
1031.
|
مر جمادی را کند فضلش خبیر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bu hüner yüzünden denizlerin, dağların, ovaların mahlûkatı, insanoğluna karşı âciz kalmıştır.
|
Hence ’tis, by wisdom's spell, as clay on potter's wheel, The seas, the hills, the plains, are made man's power to feel.
|
|
1032.
|
عاقلان را کرده قهر او ضریر
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
O yüzden kaplan, aslan; fare gibi korkmaktadır. O yüzdeb ovada, dağda bütün vahşi hayvanlar gizlenmişlerdir.
|
The lion, tiger, leopard, dread him as does mouse; The shark, the crocodile, he follows to their house.
|
|
1033.
|
جان و دل را طاقت آن جوش نیستكز نیستان تا مرا ببریده اند
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
O yüzden periler, şeytanlar, kenarı boylamışlar, her biri gizli bir yerde mekân tutmuşlardır.
|
The demon and the fairy, both constrained to flight, Have hid themselves from him,—are only seen by night.
|
|
1034.
|
با که گویم در جهان یک گوش نیست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
İnsanoğlunun gizli düşmanı çoktur. İhtiyata riayet eden kişi, akıllıdır.
|
The human being has his foes hid every side. A prudent man by caution may in safety bide.
|
|
1035.
|
هر کجا گوشی بد از وی چشم گشت
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Bizden gizli; güzel, çirkin, nice mahlûkat vardır ki onlar, daima gönül kapısının çalıp dururlar.
|
Those hidden foes,—the hideous, and the fair as well,— By day and night affect his heart with charm and spell.
|
|
1036.
|
هر کجا سنگی بد از وی یشم گشت
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Yıkanmak için dereye girince derenin dibindeki diken sana zarar verir;
|
Thou enterest a river, just to have a bathe; A hidden thorn may pierce thy foot, bared of its swathe.
|
|
1037.
|
کیمیاسازست چه بود کیمیا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Gerçi diken suyun dibinde gizlidir, fakat sana batınca mevcudiyetini anlarsın.
|
Thou seest it not. ’Tis hid at bottom of the stream. Thou feel’st it in thy foot; thou knowest it's not a dream.
|
|
1038.
|
معجزه بخش است چه بود سیمیا
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Vahiy ve vesveselerin ıstırapları, binlerce kişiden gelir, bir kişiden değil.
|
Plagues, troubles, fears, and cares, of various degree, All spring from many sides, and fix themselves in thee.
|
|
1039.
|
این ثنا گفتن ز من ترک ثناست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
Şüphe ediyorsan sabret, duyguların değişince onları görürsün, müşkül hallolur;
|
Bear all with patience; slowly thou’lt experience gain. Thou’lt recognise the truth; the dark will be made plain.
|
|
1040.
|
کین دلیل هستی و هستی خطاست
|
TRANSKRİPT BOŞ
|
O vakit kimlerin sözlerini reddetmişsin, kimleri kendine ulu eylemişsin, görürsün.
|
At length thou’lt scout the vagaries of learned men, And take unto thyself, as patterns, saints of ken.
|
}
| Mesnevi ANASAYFA |
Cilt3 - (Beyit:1401-2100)
Cilt4 - (Beyit:2101-2800)
Cilt5 - (Beyit:2801-3500)
Cilt6 - (Beyit:3501-4000)
Cilt7 - (Beyit:4001-4500)
|
|