Me'aric Suresi
VikiKaynak sitesinden
| Hakka Suresi | Me'aric Suresi Kuran-ı Kerim |
Nuh Suresi |
| Me'aric Suresi vikipedi maddesi |
- Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
- Bir isteyen, olacak azabı istedi.
- Kâfirler için onu savacak yok.
- O, derece ve makamların sahibi Allah'tandır.
- Melekler ve Ruh miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar.
- O halde güzel bir sabır ile sabret.
- Çünkü onlar onu uzak görürler.
- Biz ise onu yakın görüyoruz.
- O gün gök erimiş bir maden gibi olur.
- Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur.
- Dost dostun halini soramaz.
- Birbirlerine gösterilirler. Suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,
- Eşini ve kardeşini,
- Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,
- Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.
- Hayır, o alevlenen bir ateştir.
- Derileri kavurur, soyar.
- Çağırır, sırtını dönüp gideni,
- Mal toplayıp kasada yığanı,
- Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır.
- Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır.
- Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder.
- Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.
- Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.
- Onların mallarında belli bir hak vardır,
- Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.
- Onlar ki ceza gününü tasdik ederler.
- Rablerinin azabından korkarlar.
- Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.
- Onlar ki ırzlarını korurlar.
- Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.
- Bundan ötesini isteyenler, var ya işte onlar haddi aşanlardır.
- Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.
- Şahitliklerinde dürüsttürler.
- Namazlarına devam ederler.
- İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar.
- Şimdi ne oluyor o inkâr edenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar:
- Sağdan ve soldan bölük bölük.
- Onlardan herbiri, bir nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?
- Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.
- Artık o doğuların ve batıların Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim gücümüz yeter.
- Onları kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirebiliriz ve bizim önümüze geçilmez.
- O halde bırak onları, kendilerine vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar dalıp oynayadursunlar.
- O gün kabirlerden hızlı hızlı çıkacaklar, sanki putlara gidiyorlarmış gibi fırlayacaklar.
- Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak. İşte onlara vaad edilen gün, o gündür.