Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI İKİNCİ GRUPTAKİ KİŞİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 35-ŞÜPHELİ SAMİ HOŞTAN

Vikikaynak sitesinden
Atla: kullan, ara
[[]] Ergenekon iddianamesi
[[]]

35-ŞÜPHELİ SAMİ HOŞTAN

a) Emniyet ifadesinde özetle;[düzenle]

1947 yılında Üsküp'te doğduğunu, ilk okul mezunu olduğunu, 1967 yılında Kayseri, Bursa ve Antalya illerinde askerlik hizmetini yaptığını, terhis olduktan sonra yaklaşık 2 sene kahvecilik yaptığını, daha sonra ki dönemde Haseki'de bir kumarhane açtığını, 1972-1973

yıllarında Almanya'ya işçi olarak gittiğini, Almanya'da bulunan Hasan ERİNER isimli arkadaşıyla kulüpçülük yaptığını, Almanya'da bulunduğu dönemde İsmail KOLAYİŞ isimli şahsa ait olan 4 kilo baz morfinin kendisine ait olan ancak İsmail..? isimli şahsın kaldığı evde yakalandığını, bu suçtan dolayı 38 ay kadar cezaevinde tutuklu kaldığını, Cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul'a gelerek Aksaray'da bir kumarhane açtığını, 1980 yılında Hollanda'ya giderek Hakan SOLEZ isimli arkadaşı ile kumar oyunları oynatmaya başladığını, daha sonra Ali DÖNMEZ isimli arkadaşı ile tekstil işine girdiğini, 1987 yılında Naturel ayakkabı çanta imalathanesi açtığım, 1992 yılında Türkiye'ye döndüğünü, 1993-1994 yıllarında Tarabya Gazinosuna ortak olduğunu, 1995 yılında Ömer Lütfi TOPAL ile birlikte Shereton Gazinosunu işletmeye başladıklarını, 1996 yılında Susurluk davasından 2-2,5 sene cezaevinde tutuklu kaldığını, Cezaevinden tahliye olduktan sonra Güneşli'de bulunan Nokta Gıda isimli şirketi açtığını, daha sonra bu iş yerini kapattığını, şu an Fulya'da bulunan Nuriye İş Hanında bulunan otoparkın kira geliri, ayrıca Bahçelievler/Yayla'da bulunan bir marketin geliri ile geçimini sağladığını, Pasaportunun olduğunu, bu pasaport ile Fransa, Rusya, Macaristan, Romanya, Sırbistan, Moldovya ülkelerine seyahat amaçlı gittiğini beyan etmiştir. Yakalanan diğer şahıslar sorulduğunda; Veli KÜÇÜK'ü 1986 yılından beri tanıdığını, şahıs ile Mustafa BİLGİN isimli bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığını, Veli KÜÇÜK ile arkadaşı Enver YAYLACI'nın galerisin de tesadüfen birkaç defa karşılaştığını, bunun haricinde emekli olduktan sonra bayramlarda birkaç defa telefonla görüştüğünü, ayrıca şahısla yaklaşık 1,5-2 senedir görüşmediğini, Veli KÜÇÜK ile ortak hiçbir hukukun olmadığını, şahsın açmış olduğu güvenlik şirketinin açılışına katıldığını, aralarında mesafeli bir diyalogun olduğunu, Ali YASAK'ı 1990'h yıllardan beri tanıdığını, Ali YASAK'm kardeşi Mehmet YASAK'm düğününde ortak dostları olan Ömer..? isimli şahıs sayesinde tanıştıklarını, O zamandan sonra sadece merhabalaştıklarını, başkaca bir ilişkisinin olmadığını, Anatoli MADJAR isimli şahsın yaklaşık 1,5-2 yıldır yanında bekçilik yaptığını, kendisine sorulan diğer şahıslan tanımadığını, Veli KÜÇÜK ile tanışması ve aralarındaki ilişki sorulduğunda; Kendisinin Hollanda da birlikte tekstil işi yaptığı Enver YAYLACPnm arkadaşı olan Mustafa BİLGİN Edirne de tanıştığını, daha sonraki bir dönemde Edirne'de iken yemek yada düğün tarzı gibi bir ortamda Veli KÜÇÜK ile tanıştığını, o dönemde Veli KÜÇÜK'ün Edirne'de Alay Komutanı olduğunu, Şahısla tanıştıktan sonra yurt dışında yaşadığı için Hollanda'ya gittiğini, uzun yıllar Veli KÜÇÜK ile hiçbir görüşmesinin olmadığını, uzun bir süre sonra İstanbul'a geldiğinde arkadaşı olan Enver YAYLACI'nm Çiftkurtlar galerisine gittiğinde tesadüfen Veli KÜÇÜK ile karşılaştığını, orada kısa bir süreliğine Veli KÜÇÜK ile mesafeli bir konuşmasının olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün Doğu'ya tayini çıktığından arabasını satmak için Enver'in yanma gittiğini öğrendiğini, şahıs ile sadece bayramlarda ve özel günlerde tebrikleşme amacıyla telefon ile görüştüğünü, Ergenekon ve Lobi adlı yapılanma hakkında bilgisi sorulduğunda; Ergenekon ismini sadece gazetelerden duyduğunu, ne olduğunu da bilmediğini, ismini bile telaffuz edemediğini, Yine aynı şekilde Lobi ismini de ilk defa duyduğunu, bu tür bir yapılanma ile kendisinin hiçbir alakasının olmadığını, Tuncay GÜNEY'LE yapılan mülakatta; HÜSEYİN TÜRKMEN'İN K.Iraktan topladığı uyuşturucuyu İskenderuna götürdüğü bir sırada yolda polisçe durdurulduğu,


"^SSSgjX/ 1116

Si « ^ f-Jf il ■* S

    • ' "^«s.^9

Hüseyin'in VELİ KÜÇÜK'Ü arayarak yardım istediğini, VELİ KÜÇÜK'ÜN de bazı subaylar vasıtası ile uyuşturucu yu güvenli bir şekilde İskenderun limanına ulaştırdıklarını, aslında bu malın SAMİ HOŞTAN'A ait olduğu yönündeki beyanı sorulduğunda; Böyle bir şey mümkün olmadığını, Hüseyin TÜRKMEN isimli şahsı kesinlikle tanımadığını, böyle bir iddiayı kabul etmediğini, Hatırladığı kadarı ile o dönemde cezaevinde olduğunu, DOĞU PERİNÇEK VE DOĞAN DUYAR'I tanıyıp tanımadığı, tanıyor ise aralarında ne tür bir ilişki olduğu sorulduğunda; Sorulan şahıslan tanımadığını, Tuncay GÜNEY'LE yapılan mülakatta; Fransız istihbaratı'nm uyuşturucu ticareti konusu ile ilgili Sami HOŞTAN ile görüşmek istediklerini, bunun üzerine Sami HOŞTAN'ı telefonla aradığını, Sami HOŞTAN'm kızarak "Veli abiye sor bir şey varsa veli abi açıklasın" dediğini, bu telefon görüşmesinden sonra Ali YASAK (DREJ ALİ) nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuğunu, konuyu Sami HOŞTAN'a anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK'E bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK'ÜN de Sami HOŞTAN'a "Görüşme yapmamasımı" söylediği şeklindeki beyanı sorulduğunda; Kendisinin bu söylenenlerle hiçbir alakasının olmadığını, iddiaları kabul etmediğini, ayrıca Tuncay GÜNEY'i de tanımadığını, TUNCAY GÜNEY in mülakatında geçen Susurluk kazası ile ilgili bölümle hakkındaki beyanı sorulduğunda; Mehmet AĞAR'ı tanımadığını, Kaza öncesi kesinlikle Mehmet AĞAR'ı aramadığını, iddiaları kesinlikle kabul etmediğini, 26.10.2007 Günü Saat: 13.45'TE RIZA..? isimli şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını, 26.10.2007 günü saat:17.28'DE ORHAN KALKUZ ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Emin isimli şahsın kendisine 35 milyar kumar borcu olduğunu, borca karşılık Emin..?'in kendisine bir çek verdiğini, ancak bu çekin karşılıksız çıktığını, Emin'in, borcun biraz daha ertelenmesi için Orhan KALKUZ isimli şahsı araya soktuğunu, Orhan KALKUZ'un kendisine telefon açarak Emin ile görüştüğünü ve biraz daha zaman istediğini söylediğini, Yine Emin..? isimli şahıs borcunu ödemeyince Orhan KALKUZ'un kendisine ödemeyi yaptığını, kesinlikte alacağına karşılık Orhan KALKUZ'u kimsenin yanma göndermediğini, 31.10.2007 günü saat:16.46'da Habip..? isimli şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde; "Ne yaptın görüştün mü DREJLE" diyerek hangi konu ile ilgili görüşme yapılacağı ve "ABİ arkada konuşursunuz" şeklindeki görüşmesi sorulduğunda; Habip ASLANTÜRK'ün kendisinin eski şoförü olduğunu, şahsın bel fıtığından dolayı çalışamadığını, görüşmeyi hatırladığını, görüşmede geçen konunun bir yemekle ilgili olduğunu, 31.10.2007 günü saat: 18.43'TE SEDAT BUCAK ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırladığını, Mehmet TATAR'm kendisine televizyonda görüp haber verdiği dava ile ilgili konuştuğunu, kendisine başka bir senaryoyla karşı karşıya gelebileceği noktasında uyardığını, 16.11.2007 günü saat:12.46'DA VELİ KÜÇÜK ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını, 16.11.2007 günü saaat:15.16'DA MEHMET ŞEHİRLİ ile yapmış olduğu ve içeriğinde Uğur DÜNDAR'm geçtiği telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırladığını, Uğur DÜNDAR'ı eskiden beri tanıdığını, Mehmet'in kendisine Uğur DÜNDAR'm yaptığı bir haberi söylediğini, kendisinin de bu habere üzüldüğünü, kendisinin Uğur DÜNDAR'ı aramadığını, , * \


16.11.2007 günü saat:15.24'DE UĞUR DÜNDAR ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu görüşmeyi hatırladığını, görüşmede Uğur DÜNDAR'm kendisine Ayhan ÇARKIN ile görüşmek istediğini ilettiğini, kendisinin de bu talebi Ayhan ÇARKIN'a söylediğini, Ayhan ÇARKIN ise görüşme fırsatı olursa görüşürüz dediğini, "Beraber olduğum insanlar" derken Ayhan ÇARKIN, Sedat BUCAK'ı kastettiğini, 18.11.2007 günü saat:01.40'DA HİKMET..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Hikmet isimli şahsın soyadını bilmediğini, şahsın İzmirli olduğunu, İzmir'de kumarhane işlettiğini, Görüşmede geçen diğer isimleri bilmediğini, görüşmenin sadece Hikmet'in alacağı para ile ilgili olduğunu, 20.11.2007 günü saat:15.09 ve 22.11.2007 saat:12.32'DE MURAT..? ve X Bayan ile yapmış olduğu ve içeriğinde kimlik ve pasaport çıkartılması ile ilgili konuştuğunuz; Murat..? kendisinin yanında çalışan bir kişi olduğunu, Ihlamur'da bulunan otoparkında çalıştığını, Nüfus cüzdanının kendisine ait olduğunu, diğer ceketinde kaldığı için bu şekilde kimlik hakkında konuştuklarını, Tuba..? isimli bir bayan tanıdığına resmi yollardan pasaport çıkartmak görüşmede bu konuya değinidklerini, 22.11.2007 günü saat:14.42'de VELİ KÜÇÜK ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi kısmen hatırladığını, bir ara kumarda çok para kaybettiğini, Veli KÜÇÜK'ün kendisine "Moralini bozma" şeklinde telkinde bulunduğunu, ancak herhangi bir yardımının olmadığını, 30.11.2007 günü saat:16.39'da GÖKHAN..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Ali AVŞAR'ı 1994'ten beri tanıdığını, şahsın borsa işi yaptığını, kendisinin de değerlendirmek amaçlı bu şahsa 800.000 dolar para verdiğini, ancak şahsın 3 ay önce vefat ettiğini, parasının onda kaldığını, bu parayı nasıl alacağını konuştuğunu, Gökhan..? ve Ertan..? isimli şahısların da eski borsacı olduklarını, samimiyetinin olmadığını, 03.01.2007 günü saat:15.08'de Adnan..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen rüşvet konusu sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını, 03.01.2008 günü saat:19.28'DE AYHAN ÇARKIN ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Bir dönem yanma bir bayan ve bayın yanma getirildiğini, ancak getiren şahsı da gelenleri de hatırlamadığını, bu şahısların kendisine Ayhan ÇARKIN isminin kullanılarak paralannm alındığını söylediklerini, kendisinin de bunu üzerine Ayhan ÇARKIN'ı aradığını, ayrıca Nihat VURAL isimli şahsı tanımadığını, 16.01.2008 günü saat:19.29'DA HABİB..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde "ÇATLININ ÖLECEĞİNİ BİLEN KADIN" diye bahsettikleri konu sorulduğunda; 1996 yılında Abdullah ÇATLI'nın kendisini Kumkapıya yemek yemeye çağırdığını, yanlarına gittiğinde masada Abdullah ÇATLI, Ayhan ÇARKIN ve hatırlamadığı birkaç kişinin olduğunu, ayrıca masada sarı saçlı bir bayanın bulunduğunu, bu bayanın yemek yedikten sonra fal baktığını, baktığı falda Abdullah ÇATLI'ya "Bu yıl sonuna kadar büyük bir kaza geçireceksin, bu kazadan kurtulursan sana bir şey olmaz" dediğini, kendisine de hastalık geçireceğini söylediğini, bu yüzden o zaman fal bakan kadını bulmak için bu görüşmeyi yaptığını, Operasyon kapsamında yapılan aramalarda ele geçirilen çek, senet ve pasaportlar sorulduğunda; Çek ve senetlerin kendisine ait olduğunu, ancak hepsinin eski çek ve senet olduğunu, TOPRAK soy isimli şahısların kendisinin eski kiracıları olduğunu, o zamanlar da aldığı ve ödenmiş senetler olduğunu, Hilmi SAATÇILAR isimli şahsında kendisinin eskiden ortak bir iş yaptığı arakadaşı olduğunu, söz konusu parayı alamadığını Ceylan AYTEK isimli şahsa ait pasaport kızının arkadaşına ait olduğunu, bu kişinin kızı ile birlikte birçok //

(^^y /^ -1118 t ^^a

sefer yurt dışına gittiklerim, şahsın kendi evine sık sık gelip gittiğinden dolayı orada unutmuş olabileceğini, diğer pasaportun ise yengesine ait Romanya pasaportu olduğunu Aramalarda el konulan ve üzerinde "ŞİŞLİ 3. İCRA HAKİMİ CİHAN YÜKSEL HATİPOĞLU KONYA- BEYŞEHİRLİ ŞİMDİ DAVAYA BAKIYOR.ESKİ HAKİM DAVUT VARLI DİYARBAKIRLI BİZİM DOSTUMUZDUR" ibareleri bulunan (1) sayfadan oluşan not kağıdı sorulduğunda; Not kâğıdının ne olduğunu hatırlamadığını beyan etmiştir.

b) Savcılık İfadesinde özetle;[düzenle]

Sami HOŞTAN (..Klasör Dizi.. .te yer alan) 25.01.2008 tarihli C.savcılığı ifadesinde özet olarak; Kolluk ifadesini tekrarladığını, soruşturma kapsamındaki kişilerden Veli KÜÇÜK ile 1986 yılından itibaren tanıştığını, 1,5-2 senedir yüzyüze hiç görüşmediklerin, telefonla görüştüklerini,kendisi ile ahbap-dost ilişkisi dışında her hangi bir ortak işi olmadığını, iddia edildiğinin aksine susurluk olayında Veli KÜÇÜK ' ün talimatı ile çanta almaya gitmediğini, bu davada Abdullah ÇATLI' yi tanıdığı için mahkum edildiğini, Tuncay GÜNEY,Sedat PEKER ve Yakup Kürşat YILMAZ' tanımadığını,Sedat ŞAHİN ve Burhanettin SARAL'ı tanıdığmı,ancak samimi olmadıklarını, bu kişiler arasındaki husumetin kaldırılması yönünde kendisine arabuluculuk yapma talebi geldiğini,ancak konunun kendi boyunu aştığı için devreye girmediğini, Drej Ali lakaplı Ali YASAK ile kardeşi Mehmet YASAK'm düğününde tanıştıklarını, kendisi ile herhangi bir işi olmadığını, susurluk olayı nedeni ile yattığı cezaevinden 2002 yılında çıktıktan sonra Bakırköy' deki ofisine geçmiş olsun demeye geldiğini, Orhan KALKUZ' u tanıdığını,daha önceleri aralarında bir çek ve borç para alış verişi işi olduğunu,bu konu ile ilgili olarak zaman zaman görüştüklerini, Tekin BAYKAL' ı İzmir' den tamdığmı,ancak bu kişinin kumarhanesinde oyun oynamadığını, Ömer Lütfi TOPAL ile 30 sene öncesinden tanıştıklarını, bir süre ortak iş yaptıklarını, 1996 yılında öldürülmesi olayından dolayı kendisinin de yargılanarak beraat ettiğini, İbrahim ÇİFTÇİ' yi eskiden itibaren tanıdığmı,bu kişinin Çeşme' de kumarhanesi bulunduğunu, burada ara sıra kumar oynadığmı,ancak ileri sürüldüğü gibi kumarda bir milyon dolar kaybetmediğini ve kredi kartından ödeme yapmadığını, ölmesinden bir ay önce kızı Aşkm'm evlenme törenine katıldığını, Çeşme ' ye gittiğinde kendisini ağırladığını, aralarında bir husumet bulunmadığını, kendisini sevdiğini, bu kişinin cenaze törenine de katıldığını, öldürülmesi ile ilgisi bulunmadığını, gizli tanığın bu konudaki beyanları kapsamında kollukta ayrıntılı ifade verdiğini, Evinde yapılan aramada çıkan küçük tabancanın kurusıkı olduğunu, diğer tabancaların ise kendisinin şoförü olan soyismini bilmediği Murat'a ait olduğunu, bu silahların kendisine ait olmadığını, Kendisine sorulan telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanakları hakkında kollukta beyanda bulunduğunu, bu beyanlarını tekrar ettiğini, Daha önce Ökkeş KOYLAN isimli kişi ile husumetlerinden dolayı yargılanarak 15 sene ceza aldığını, ancak bu kararın temyizde bozulduğunu, iddia edildiği gibi beraat etmesi için Yargıtay' da her hangi bir kimseyi ayarlamadığını, dosyada adı geçen Hacı Musa ÖZDEMİR' i tanımadığını,

Kendisinin yurt dışında kumarhanesi olmadığını, Türkiye ' de ufak tefek kumar işleri ile uğraştığını, bunun da telefon görüşmelerinde geçtiğini, uyuşturucu ticareti ile ilgisi bulunmadığını, Ergenekon isimli oluşumun mafya yapılanması içinde yer almadığını ve bu oluşumu lanetlediğini,beyan etmiştir.

c) Armalarda elde edilen deliller;[düzenle]

Şüphelinin Şenlikköy Mahallesi Çatal Sokak Fly İn Residence 1 Evleri A-l Blok No:4/9 BAKIRKÖY sayılı ikametinde yapılan arama da; Üzerinde Sony 60 ibaresi bulunan 1,2,3 ve 4 ile numaralandırılan kamera kaseti, Üzerinde İntel İnside Pentium 4 yazılı J.NO:050587148 seri numaralı 16Xdvd Combo sürücüsü bulunan bilgisayar kasası, Dell İnspiron marka PP20L model Ref.No: 05099 ibaresi bulunan dizüstü bilgisayar, (7) adet 17den 7'ye kadar numaralandırılmış CD, Üzerinde Silican Power ibaresi bulunan USB Bellek, (1) adet Canon Ixus 800 marka fotoğraf makinesine ait (1) adet 1 GB'lık Treme ibareli hafıza kartı, (1) adet Canon Ixus 850 marka fotoğraf makinesine ait (1) adet 512 MB'lık Trancend ibareli hafıza kartı, (1) adet Sony marka fotoğraf makinesine ait (1) adet 1 GB'lık Scandisk ibareli hafıza kartı, 1,2,4 ile numaralandırılan Canon marka ve 3 ile numaralandırılan Sony marka dijital fotoğraf makinesi, Film negatifleri, Aytek CEYLAN adına tanzim edilmiş 913017 seri numaralı (2) ile numaralandırılmış pasaport 009521 seri numaralı yabancı şahsa ait 1 ile numaralandırılmış pasaport, TDK HS ibaresi bulunan ve 1 ile numaralandırılan VHS video kaseti, (1) adet BLOW Mini Mod 2003 5-15839 ibaresi bulunan kurusıkıdan bozma tabanca, tabancaya ait (1) adet şarjör, Sami HOŞTAN'a ait 6310 Nokia model 350841201340802 IMEİ nolu telefon ve telefona takılı vaziyette 0701110140618 ibareli sim kart, Toprak Giyim tarafından hamiline kesilmiş (55.250) ABD Dolan meblağlı Halkbank 3455 Perpa Şubesinin 1162073 0123455000155833 sayılı çek, Begüm Hazır Giyim tarafından kesilmiş (50.000) ABD Doları meblağlı Pamukbank 0816 Yenigüneşli Şubesinin 2085977056081610100250 numaralı çek, Borçlu hanesinde Toprak Giyim yazılı Kefil hanesinde Erol TOPRAK yazılı 155.250 ABD Dolan meblağlı ödeme tarihi bulunmayan pullu imzalı senet, Begüm Hazır Giyim kefil hanesinde Erol TOPRAK yazılı 50.000 A.BD Doları meblağlı ödeme tarihi bulunmayan pullu senet, > Q

Borçlu hanesinde Hilmi SAATÇILAR yazılı 600.000.000.000 TL. Meblağlı ödeme tarihi bulunmayan imzalı senet, Borçlu kısmında Hilmi SAATÇILAR alacaklı kısmında Sami HOŞTAN yazılı 400.000.000.000 TL. meblağlı (4) adet senet, Protokol başlıklı (4) sayfadan ibaret belge, (3) sayfa Sevgili Sami Ağabey başlıklı belge, Şişli 3. İcra Hakimi yazılı kağıt parçası, Yavuz Selim Mah.Sena Caddesi No:6 Çavuşbaşı/BEYKOZ sayılı ikametinde yapılan arama da; (1) adet Heckler 8 Koch GMbH Made in Germany ibareleri bulunan 25-025755 seri nolu 45 Calibre ruhsatsız tabanca, (1) adet takılı vaziyette şarjör, şarjöre basılı vaziyette (11) adet çapma uygun muhtelif marka dolu fişek, (2) adet video kaseti, (12) adet CD, (1) adet Acer marka SNID:64259285316 numaralı dizüstü bilgisayar, bu bilgisayara ait şarj cihazı ve çantası, (36) adet muhtelif marka kısa (9) tabir edilen dolu fişek, (1) adet 0506200893186 seri numaralı Turkcell Muhbbet sim kart, (1) adet 0404090634250 seri numaralı Turkcell sim kart, (1) adet GLOCK mark GDN638 seri numaralı ruhsatsız tabanca, tabancaya takılı vaziyetti (1) adet şarjör, şarjöre basılı vaziyette (12) adet MKE yapımı dolu fişek, (1) adet S/n62204545 Nolu bilgisayar kasası, (2) adet VHS kaset, (1) adet Dysan ibareli CD, (1) adet Sedat Edip BUCAK adına otel kaydı belgesi, (1) adet Anatoli MADJAR adına düzenlen Moldovya pasaportu bulunarak el konulmuştur. Doküman inceleme tutanakları; Şüphelinin, İlimiz Bakırköy İlçesi Şenlikköy Mahallesi Çatal Sokak Fly İn Recidance Evleri Al Blk. No.4/9 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde; 1-Mustafa YALÇINKAYA müşteki, henüz ifade vermemiş, İbrahim bey bu kişiyle görüşürse lehe ifade vermesi sağlanacak ibareli bir adet not olduğu, 2- PAMUKBANKA ait Begüm Hazır Giyim San. Tic. Ltd. Şti tarafından 50.000 U.S $ Elli bin hamiline kesilmiş çek ve aynı çekin arkası Erol TOPRAK ve Sema TOPRAK tarafından imzalanmış olduğu,

3-Yine aynı sayfa üzerinde HALKBANK ait Toprak Giyim San ve Dış Tic A Ş tarafından 155.250 U.S $ Yüz Elli Beş Bin İki Yüz Elli amerikan dolan hamiline kesilmiş çek ve aynı çek arkası, Erol TOPRAK tarafından imzalanmış hemen altında isimsiz bir imza ve onun altında Sami HOŞTAN yazılı ve altı imzalı bir adet çek olduğu, 4-Hilmi SAATÇILAR adına düzenlenmiş ve altı imzalatılmış 600.000.000.000 TL Altı Yüz Milyar TL değerinde senet. 5- Hilmi SAATÇILAR adına düzenlenmiş ve imzalatılmış Alıcısı Sami HOŞTAN olarak belirtilmiş 400.000.000.000 TL Dört Yüz Milyar TL değerinde senet olduğu, 6- Begüm Hazır Giyim Sanayi TİC. LTD. ŞTİ. adına düzenlenmiş ve altı Erol TOPRAK tarafından imzalanmış 50.000 USD Elli Bin amerikan doları değerinde senet olduğu, 7- Toprak Giyim San ve Dış Tic A Ş adına düzenlenmiş altı Erol TOPRAK ve isimsiz olarak ikinci bir kişi tarafından imzalanmış .155.250 U.S $ Yüz Elli Beş Bin İki Yüz Elli amerikan dolan değerinde senet olduğu, 8- Bir sayfa Alacaklı Sami HOŞTAN, Alacak vekili Banş KONACAK, Borçlu Hilmi SAATÇILAR tarafından yazılan ancak altı imzaya alınmamış bilgisayar çıktısı protokol metni olduğu, 9- Mecidiyeköy Mahallesi 9088 ada 37 parsel 244 metrekare arsa tapusu olduğu, 10- İstanbul Silivri P.m.paşa mahallesi kargaburun sokak yazılı ve Hilmi SAATÇILAR'A ait Kat Mülkiyeti Tapu senedi olduğu. 11-İstanbul İli Şişli İlçesi 2.Bölge Bucağı Mecidiyeköy mahallesi 246DY2A Pafta numaralı 9088 Ada nolu 12 Parsel numaralı ve Hilmi SAATÇILAR adına düzenlenmiş Tapu Senedi olduğu, 12-İstanbul Cumhuriyet Savcısı F.Y. tarafından Alman Hastanesi Baştabipliğine yazılmış ve Sami HOŞTANIN sağlık durumunu soran üst yazı 13- Sayfa seri numarası A 2991231 olan ve birçok kere ülkemize giriş çıkış yapıldığı anlaşılan , yazı karakteri sebebinden kime ait olduğu belirlenemeyen MOLDOVA pasaportu olduğu, 14-4 sayfadan oluşan ve yazı karakteri sebebinden ne olduğu anlaşılamayan ancak bir bayan resmi bulunan resmi bir belge olduğu sanılan evrak olduğu, 15- 1985 Şişli doğumlu Kamil-Belgin kızı Ceylan AYTEK adına düzenlenmiş sayfa Seri No: TR-I NO: 913017 olan 31/1738994/96 Sayılı bir adet T.C pasaportu olduğu, 16- Sevgili Sami ağabey deye başlayan sevgi ve saygılanmla Kerem diye biten içeriğinin ticari ilişkilerinin ve bir projeden bahsedilen bilgisayarda yazılmış. 3 sayfadan oluşan mektup olduğu, 17- Şişli 3. İcra Hakimi Cihan Yüksel HATİPOGLU Konya- Beyşehirli şimdi davaya bakıyor. 18-Eski hakim Davut VARLI Diyarbakırlı bizim Dostumuzdur ibareleri bulunan 1 sayfadan oluşan not kağıdı olduğu görülmüştür.

d) İletişim tespit tutanakları[düzenle]

Tape : 1436 26.10.2007 tarihinde Rıza ? ile görüşmesinde özetle; Rıza'nm ".. .sen ne demeye çalışıyon şimdi anlamadım yani" "... sana dedim ki abi dedim böyle böyle bu adam bugündür para 150 bana geçti 140 dedim ona şey oldu dedim .. .ben kendisine dedim ki .... Sami bu ara dedim sıkıntıda dedim dedi tamam bişey olmaz dedi" dediği, Sami HOŞTAN'm "bugün Metin'i aramış ne demiş" dediği, Rıza'nm "Bişey yapabilir mi ya bu gayet normal" dediği, Sami HOŞTAN'm "Nasıl normal... şimdi amma koyayım 2 tane Bİ GÜNDE 3 GÜN ARAYLA AÇILIŞ YAPACAK 3 gün arayla bi lira kimseye ödemeden ondan sonrada işte ne zaman ödemiş 3 gün sonra para hayatında" "Onun bacısını bak bak Rıza işler kötüye gidiyor bak teşkilat yapılıyor gibi geliyor bana" "Şimdi yani bu adam nasıl telefon açar Metin'e" dediği, Rıza'm da "Ama ne yapabilirim ben bu adam telefon açtıysa ... ben bunu sikmeye çalışıyorum, BU ADAMI KOPARMAYA ÇALIŞIYORUM, bu adam benim adamın değil ki benim kardeşim değil ki" "Sevgili ağabeycim... sana orospu çocuğu olduğun söylüyorum ben, dinle dedim Remzi dedim ayarla dedim tamam mı Remzi'yi ayarla ..." dediği, Sami HOŞTAN'm "Bak onu ara Rıza ... anam avradım olsun herkes zarar görecek bazı işlerden ..." dediği, Rıza'nm "Bazı mesajlar veriyorsun yanlış yere ... ben senin adamın değilim, ben sana dostluk yapıyorum abi diyorum sana" dediği, Sami HOŞTAN'm "... sen ne zaman çağırdıysan ben geliyorum" dediği, Rıza'nm "Sevgili abicim bak bu benim orta.. ben bunun koparmanın peşindeyim, sende bunu biliyorsun tamam mı, ... 80 bin lira o çakal Enis şey yaptı... bunun sayesinde Enis'e şey geçirdim çek ve evrak ... geçirdim şimdi benim BUNA TAM OLDU BORCUM 230 BİN DOLAR , BEN ŞİMDİ BUNUN KOPARMANIN PEŞİNDEYİM, nasıl koparcıcaz tamam da bugünde konuştum belki şey ÇAĞIR REMZİ'Yİ BEN SEN REMZİ 4 KİŞİ TAMAM MI BUNUN AMINA KOYARIZ ..." "Enis'e benim 90 şey oldu, Enis'e ya 4 bin lira ... borcum kaldı 20 lira verdim 80'de Şerife geçirdim dün" dediği, Sami HOŞTAN'm "bak buna söyle aklına başına alsın Rıza" dediği, Rıza'nm "... beni dinle abi, ben sana diyorum Remzi'yi çağır vurur koparır ..." dediği, Sami HOŞTAN'm "Ona söyle yalandan numaralar yapmasın Rıza ... Metin beni arasın, .. .ben ona parayı göndericem, ona bak nasıl para göndereceğimi görecek amma koyduğumun çocuğu" "... bak onu... eğer ben kafamdan silersem kumarbaz olarak bana bu onun şeyi olmaz bak yemin ediyorum araya kim girsede olmaz yani bak o zaman kasıtlı yapmış oluyor bana bunlan yani o zaman bende başka türlü düşüncem" "50 50 kapatıyorum hesabımı, sana 50 50 50 kendi senedimi veriyorum, 50 50 bide 40 veriyorum ondan sonra onla görüşcez biz" dediği, Rıza'nm "Sen şimdi telefon açıpta desen ki, İbrahim 15 gün sonra senin işini kapatıcam bişey derse kuran çarpsın" dediği, Sami HOŞTAN'm "ama bak Rıza biz görüyorsun ne vaziyetteyiz zaten patlamaya yer arıyoruz bide o bize bu şekilde şey yapıyor yani" dediği, şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape :1437 26.10.2007 tarihinde Orhan KALKUZ ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Sen o gün bizi aradın biz bu adam için söyledik şimdi bu yavşak aramış bu Emin yavşağı bizim şeyi aramış ee Metin'i aramış" ".... abi ne olur söyle ...sik ona söyle o yavşağa" dediği, Orhan KALKUZ'un "Abi diyemez öyle ya sana der bana diyemez, bugün gelcek o bana" "Ben o adamı tanımıyorum, dün akşam parayı almaya Beşiktaş'ta yazanesi..." "Oraya gittim parayı almaya, bana çek verdi baba anladın mı, uyuz oldum" dediği, Sami HOŞTAN'm " Yalancı ben yauv dansöz gibi ibnenin biri" dediği, Orhan KALKUZ'un "... abi sen hiç karışma ... ben de Orhan'dan parayı alırım de" "Abi be sana bişey söyliyim mi telefonda söylemek istemiyorum, o bu akşam parayı getirmesin ben onu bak nasıl gektiriyorum sen görcem abi" "Bu akşam hallolcak diye bana söz verildi" dediği, Sami HOŞTAN'm "Sen o şeye söyle Ahmet giren arkadaşa söyle" "Deki sen bizi hallere sokuyorsun de" dediği, Orhan KALKUZ'un "Aynen söylicem abi şimdi" dediği, Tape : 1438 26.10.2007 tarihinde Adnan...,? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'ın "şimdi Orhan'la konuştum ben, ... ben dedi Ahmet'i arıyor dedi sen karışma


dedi abi dedi o işe bu işlere sen" dediği, Adnan'ın "Metin'i aramış da demiş böyle böyle salıya şey yapalım" "Biz şimdi arada racon kesersek olmaz onu Orhan konuştu, Orhan kessin raconu" dediği, Sami HOŞTAN'm ".... zaten ... Orhan diyor ki sen karışma abi diyor" "bu göt oğlanın dedi şimdi bak onu bi hoplatayım dedi bunun amma koyayım dedi" "Giresun'dan adam mı çıkarmı" dediği, Adnan'ın "Tamam Orhan kessin raconu .." dediği, Tape :1440 26.10.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Bir süre X şahsın kıbrısa gideceğinden bahsettikleri, X şahsın "Mehmet'in işine şey ettiğinde bi abi önümüzdeki hafta bişey edek abi onaya" dediği, Sami HOŞTAN'm "Ben senle öyle bi şeye gitmek istiyorum ki yani cırcık adamlarla değil" "Gittiğin zaman ...o şerefsiz şeyede gönderdik yani o Şadan'a" ".... o onun memleketlisi ya" "... aman ne olur demiş, beni mazur görsün, yani öyle bir adam sokmak istiyoruz var da cırcır adam yani... 2 tane adam buldum bitanesi iyi" "... bak canım abi sen bu işleri daha iyi bilirsin" "Şimdi sen adamla oturduğun zaman o adamla yann öbür gün yanlış bişey olduğu zaman hesap sorman lazım adama" "onun için yani öyle bir adam lazım ki bana" "Kelimesi oturcak dicek ki kardeşim bu bitmişti isteyerek zaten sizde biliyorsunuz böyle bişey yok" "Yani mahkemede bi şov yapsalar bile gücümüze gider" "... abi diyor, biz diyor kardeşini abisini çağıralım Tuncay bilmem ne kardeşim nereye kadar şey yaparsın o bitane şey vardı dedim ya Sedat'ın" "Peker'in bi.. o dedi ki abi benim kankardeşim ben telefon açayım ama dedim kardeşim bana sen dedim söyleyebilir misin" "Yani araya giren adam dicek ki bu iş burda bitmiştir" ".. .onlar biliyorlar benim bu işle uğraştığımı" ".. .yanlız ben sadece bitane adam istiyorum karşıma" dediği, Şüpheli İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape : 1441 31.10.2007 tarihinde Habip ? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Ne yaptın görüştün mü Drej'le" dediği, Habip'in "Görüştüm abi haber bekliyorlar istiyorsan bağlıyım" dediği, Sami HOŞTAN'm "Pole gelsin" "... sen dükkanda mısın" dediği, Habip'in "Dükkandayım hurdayım şimdi geldim abi" dediği, Sami HOŞTAN'm "Kurban geldimi" "... ben sen Kurbanla işim var onun için yani" dediği, Hasan'm Kurban'm da dükkanda olduğunu çağıracağını söylediği, Sami HOŞTAN'm "Dükkanda konuşsak olurmu acaba ya" dediği, Habip'in "... abi arkada konuşursunuz yani salonda da oturursun" dediği daha sonra Pole de buluşmak üzere anlaştıkları tespit edilmiştir. Tape : 1442 31.10.2007 tarihinde Mehmet TATAR ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm zaman aşımından beraat etmesiyle ilgili, televizyonda çıkan haberlerden konuştukları, ilerleyen görüşmede Mehmet TATAR'm "... burda biliyorsun bizler savaştayız valla" dediği, Sami HOŞTAN'm "Şımak'tasm demi" diye sorduğu, Mehmet TATAR'm "Evet Şırnak'tayım daha abi" "biz nasıl kurtarırız burdan göç mü edelim mücadele mi edelim" dediği, Sami HOŞTAN'm " biz oralarda kalacaz biz hep orda kalacaz" dediği, Mehmet TATAR'm "sağolasm var olasın bize moral verdin" dediği, Tape :1443 31.10.2007 tarihinde Sedat BUCAK ile görüşmesinde özetle; Bir süre zaman aşımına uğrayan mahkemelerden konuşup sohbet ettikleri, ilerleyen konuşmalarda, Sedat BUCAK'm "Abi yalnız özellikle bundan sonra dikkat et, hiç ummadığın bir yerde bişey daha çıkar" "YANİ BUNLAR ÖZELLİKLE ÇIKARTACAKLAR HABERİN OLSUN ABİ" "Evet abi yani hiç belki ilgin alakan bile rüyanda görmediğin bişey" "EVET OLUCAK YANİ ABİ HABERİN OLSUN" dediği, konuşmanın devamında, yargılandıkları mahkemelerden dolayı çocuklarının zarar gördüğünü anlattıkları Sedat BUCAK'm çocuklarını, ailesini Amerikaya götürüp orada yaşamaya başlayacağını anlattığı ve "Oldu abi emirlerini bekliyorum" diyerek telefonu kapattığı tespit edilmiştir.


Tape :1444 04.11.2007 tarihinde Yaşar ? ile görüşmesinde özetle; Yaşar'ın bir süre sohbet ettikten sonra hava alanında olduğunu söylediği ve Swiss otelin lobisinde buluşmak üzere sözleştikleri tespit edilmiştir. Tape :1445 04.11.2007 tarihinde Rıza ? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm " ... ne oldu biliyor musun? birisi var şimdi, Yaşar abiyle bu otelci yok mu ZÜRİH OTELLERİN SAHİBİ" "Şimdi birini getir birinden 7 - 8 bin alacağı var bende araya girdim bakarsın 300-400 yolumu bulurum anlıyor musun onun için adamı evden çağırttık geliyor yani" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığım beyan ettiği Tape :1446 06.11.2007 tarihinde Yaşar ? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "... bugün ancak beni o çocuk ..." dediği, Yaşar'ın "Ethem aramışlar galiba" "Demiş ki , 14'ünde mahkeme ... demiş, ... ondan sonra şeyedek demiş ... kardeşi, bende Ethem'e dedim ki, ... çocukları da varmış mağdurmuş ...14'ün den evel hiç olmazsa dava mavada olmaz, davacı mahkeme kanun önünde anlıyormusun" "... Sami kardeş beraber gideriz" dediği, Sami HOŞTAN'm "Şimdi ben ... Ethem'e gidiyorum abi tamam mı" "Ama böylesi daha uygun olur yani ondan evel bu iş olsun" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape:1447 12.11.2007 tarihinde Yaşar...?/Mehmet..?' ile görüşmesinde özetle; YAŞAR'm "Bu arkadaşlar mahkemeye gelmişler inşallah abi" dediği, SAMİ'nin "O günkü konuşmamızda gerek yok hatta Ethem'de konuştu bizde yok yolcu ederken" "Dedim ki kardeşim benim kardeşimi böyle bişey olsa ben" "Gelmem çünkü yani barış herşeyden evvel elini uzatan şeydir" "Abi ne gerekirse yapacam" "Bende onlara bi söz vermiştim elbise sözü" "Yarın yarın abi biliyo mu ayın 14'ünü" dediği, YAŞAR'm "Doğrudur 14'ünde" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape  :1042 16.11.2007 tarihinde Veli KÜÇÜK üe görüşmesinde özetle; Veli'nin "Valla özledim bende. Köye gidiyorum yoldayım şuanda. İzmit'teyim." dediği, Sami'nin "Köye gidiyosun ne zaman... pazar salı Çarşamba." "Çarşamba günü, benim bi arkadaşım var. Onunla beraber seni ziyarete gel ecem. Bu Azerbeycan'da bize bişeyler ... senden fikir alalım da ondan sonra." dediği, Veli'nin ise "Ya ben Kazakistan'daydım yeni geldim." "He Kazakistan'dan bir sürü bana teklifler yaptılar." "Bir sürü projeler verdiler. Ordaki tanıdığım ,şeyler devletin yetkilileri var orda." dediği, Sami'nin "Tanıyorsun ya... Sapancalı Adnan diye bir arkadaşım var. Onun ... yurtdışında da işleri var tekstil işleri var." dediği, Veli'nin "Tamam. Ben ne gerekirse yardımcı olurum." dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape :1448 16.11.2007 tarihinde Mehmet ŞEHİRLİ ile görüşmesinde özetle; Mehmet ŞEHİRLİ'nin "Bu orospu çocuğu Ufuk var ya" "... Yardım ettik ya hani ettin ya yardım orospu çocuğu bu Tercüman'da şimdi eski Ufuk" "... bizi iki gündür beni yazıyor şimdi" ".... Ömer bi davada savcıya komplo yapmıştı diyor ceza evine düştü ondan sonra bi de bugün yine yazmış şey diyor yani, ... bundan aldık mı biz o verdiğimiz parayı" dediği, Sami HOŞTAN'm almadığını söylediği, Mehmet ŞEHİRLİ'nin "Beni yazıyor şimdi savcıya diyor şey yapmıştı diyor şantaj yapmıştı diyor" dediği, konuşmanın devamında Sami HOŞTAN'm gazetecinin telefonunu istediği tespit edilmiştir. Tape :1449 16.11.2007 tarihinde Mehmet ŞEHİRLİ ile görüşmesinde özetle; Tercüman gazetesindeki Ufuk... isimli gazetecinin kendisiyle ilgili yazdığı haberlerden bahsettikleri, daha sonra Mehmet ŞEHİRLİ'nin Sami HOŞTAN'a gazeteciye ait olan "0 533


112% *^

738 57 07" nolu telefon numarasını verdiği, Sami HOŞTAN'm "... şimdi ben bunla konuştuğum zaman, yarında bunu yazmasın" dediği, Mehmet ŞEHİRLİ'nin "... ne diyecekler borcu var sana abi ne demek ya borcumu istiyorum de" dediği, Tape :1450 16.11.2007 tarihinde Mehmet ŞEHİRLİ ile görüşmesinde özetle; Tercüman gazetesinde gazeteci olan Ufuk.... Un yazdığı yazılarla ilgili konuştukları, Sami HOŞTAN'm Ufuk'u arayarak konuştuğunu, Ufuk'un Ankara da olduğunu ve yazılarla ilgisinin olmadığını söylediğini anlattığı, Sami HOŞTAN'm "Ben bide Uğur beyle görüşmek istiyorum, Uğur Dündar'la yani, dün bir televizyonda susurluk ilen beni tehdit etmişti bilmem ne işleri, Susurluk onu ne zaman tehdit etmiş, bunu pek anlamış değilim, hem dost oluyoruz hem ..." dediği, daha sonra Mehmet ŞEHİRLİ'nin Uğur DÜNDAR'ın telefonunu vereyimmi dediği tespit edilmiştir. Tape :1451 16.11.2007 tarihinde Mehmet ŞEHİRLİ ile görüşmesinde özetle; Mehmet ŞEHİRLİ'nin "Ne diyor bak" "Uğur Dündar Tansu Çiller'in başbakan olduğu yıllarda yıllan kendi için kabız günler olarak nitelendirdi o günlerde öldürülme korkusununda olduğunu söyleyen başanlı televizyoncu Dündar tabi onlar için söylemiyorum ama o dönemde Susurluk çetesine benim öldürülmem için emir verilmişti eğer yakalanmasalardı demiş" dediği, Sami HOŞTAN'm "Vay be çok üzüldüm onun için ben kendisine söylicem ama" dediği, Tape :1452 16.11.2007 tarihinde Uğur DÜNDAR ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Dedim ki şeyle ilgili dedim bi anyayım bu Mehmet demişti ki Ayhan Çarkınla bi görüşmüştü" ".... ben tabi Mehmet bişey söyleyince ben bi anda algılayamadım dedim bide ..size sorayım dedim böyle bişey" dediği, Uğur DÜNDAR'ın "Var valla yani o konuşmak isterse ben de konuşurum" dediği, daha sonra Susurluk olaylanndan konuştukları, susurluk çetesinin Uğur DÜNDAR'ı öldüreceği yönünde gazete de çıkan haberlerle ilgili Sami HOŞTAN'm "İnanın sizde o gün de ben kendimde görüşmüştüm Tansu Çiller'in yanında ki Mehmet Üstünkaya'nm zamanında" "Ama sizle ilgili hiç bir öyle mevzi bile ..." dediği, Uğur DÜNDAR'ın bu konuyu Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOĞLU dan duyduğunu, Hanefi AVCI nmda bunu söylediğini anlattığı, Sami HOŞTAN'm da "Ben bu insanlarla beraber tam 15 sene beraberim iç içe ve hala bu insanlar benim yanımdalar nasıl biliyorum mesela Ayhan olsun" "Ben bir güne birgün sizin isminiz zikredilmedi ve niye zikredilmedi sizin siz sadece elinizdeki belgeye göre hareket ettiniz yani araştırdınız onu yazdınız" dediği, Uğur DÜNDAR'ın "Hakkatten öyle Sami bey vallahi öyle bide ben bi de akşam konuşurken şunu söyledim ben dedim artık bunlan affettim dedim yani Tansu Çiller'ide affettim kocasını da affettim olup bitenleri de affettim dedim" "Tansu hanımla kocası bana bana inanılmaz işkenceler yaptılar ya" dediği, Sami HOŞTAN'm "Başka birileri tarafından belki yaptırma bak ona bişey diyemem" dediği, bu konu üzerine konuşmaya devam ettikleri tespit edilmiştir. Tape:1453 16.11.2007 tarihinde Mehmet ŞEHİRLİOĞLU/Baki..? ile görüşmesinde özetle; MEHMET'in "Uğur Dündar'la konuştun mu" dediği, SAMİ'nin "Konuştum çok memnun oldu" "Aynen böyle dedi sana inandım dedi yann SamatyaTılarla beraber yemek yiyoruz dedi görüşelim dedi işte Ayhan Çarkınla ilgili sesini duyduğuma çok teşekkür ederim dedi" dedikten sonra Mehmet'in telefonu yanında bulunan BAKİ'ye verdiği, SAMİ'nin BAKİ'ye hitaben "Bakicim sen benim canımsım canımsm ama ibne bi meslek bu gazetecilik insan arkadaşını yemek yediği bi adamı okur mu ya" dediği, BAKİ'nin "Biz saygıda kusur etmedik ... ne ben ne Mehmet Şehirli" "Parası olmadığında cebinde Mehmet Şehirli cebinden" dediği, SAMİ'nin "Benden aldı verdi" dediği BAKİ’nin "Evet abi parası olmadı biz verdik Serdar abi vermedi de parayı sonra" "…ya bizzat kendisi yazdırmıştır özellikle yani" dediği, SAMİ'nin "Sen geçen gün görmedinmi bizim için attıkları başlıkları s^i X"7 1126 l^Hİk%f JL *s*s/

görmedin mi geçen gün ya deli olmak içten değil Baki ya" "Bunu hep yapıyor o bunu o Ayşe yapıyor ya" dediği, Tape : 1454 16.11.2007 tarihinde Yaşar....? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Yarın saat 2'de burda müsait misin" "Onları çiftliğe çağırdım" "... bunlar çiftliğe gelecekler dedim ki Ethem aradı" "Yaşar abide gelsin tabi daha iyi olur dedi" dediği, Yaşar'm "tamam abi yarımda sendeyim" dediği, Tape : 1455 18.11.2007 tarihinde Hikmet ....? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "... kumar çok güzeldi 15'e 10'a" dediği, Hikmet'in "Kaybettikten sonra güzel olsa ne olur abi ya" "...bu ibne ya bugün Kocaoğlu'yla Erol gelmiş biz kardeşiz biz dostuz falandır filandır" "... Aslan diyorki tamam ben borcu üstleniyorum" "... 3 aydan sonra ben bi ödeme planı çıkaracam" dediği, Sami HOŞTAN'm "... şimdi diyeceksin ki ona öyle olmaz bi defa o senetleri çekleri verecek ondan sonrada 300 bin lira getirecek" dediği, Hikmet'in de oyun yapmayacağını, kulüpçülüğüde bırakacağını söyleyerek "...insanlar ölecek dedim, ne yapalım ölecekse ölecek kardeşim biz paramızı istiyecez haklıyken paramızı isteyecez insanlar mı ölecek ölsün ne yapalım yani var mı abi böyle bişey ben sana söyleyim Sami abi" "Bu kimdir bu çakaldır ya Laz Aslanmış çakalın biri" "Çıkmış piyasaya almış 3-4 tane laz gelmiş neymiş o diğeri yok mu topal" "Diyor ki Tilgil köyü komple geldi ya dedim kimse ağaç kovuğundan çıkmamış gerek yok bu kelimelere" "Abi ikili oynuyorlar konuşurken bize farkı konuşuyorlar biz kan dökülmesini istemiyoruz ee tamam bizde istemiyoruz kim istiyor kan dökülmesini dedim biz paramızı istiyoruz para istemekle kan dökülecekse dökülsün ne yapalım yani böyle bişey var mı abi" ".. şimdi şey çıkarmışlar Hasan Günaydın diye biri varmış benim yanıma geliyormuş benle o Varvar'da milleti kopanyormuşuz lensle" "Demişki Hasan Günaydın diye biri var Hikmet'in yanında süper şey oynuyo ne oynuyo varvar oynuyo lensle varvar oynuyo şimdi Kıbrıs'ta ceza evinde .... ya biz kaybediyoruz ev veriyoruz arabalarımızı veriyoruz bunlar kaybediyor böyle yapıyorlar abi" dediği, Sami HOŞTAN'm "şimdi 270 bin lira kaybettim şimdi ne yapıcaz ne edicez yani millete" dediği, Hikmet'in "Sende de , beni kopardınız ver 2 milyon dolar geri ver nasıl olsa millet bize öyle yapıyor abi bizde öyle yapacaz millete" dediği, Tape :1456 18.11.2007 tarihinde Rıza ? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Şimdi oraya şimdi şimdi şey döndü tekrar bizim oynadığımız zarlarımı getircez oraya" "...Rıza her konuşacağımız da ben 300-500 kaybediyorum bişey söylicem sana şunu söylim şimdi bizim bizim oynadığımız o Kıbrıs'ta ki o boydaki zarlarımı getireyim" dediği, ilerleyen konuşmalarda da oynanacak kumarda kullanılan zarlarla ilgili konuştuklan tespit edilmiştir. Tape :1457 18.11.2007 tarihinde Rıza ? ile görüşmesinde özetle; Rımaz'nm "Çaktırma abi kağıdını şeyden kes kağıt ortak hangi kağıt lazım benim ayağıma vur ee birli bi sefer ikili iki sefer üçlü üç sefer vur dörtlü dört sefer vur beşli beş sefer vur altılı altı sefer vur bunun amma koyalım içeri atalım" diyerek, kumar sırasında yapacaklannı konuştuklan tespit edilmiştir.

Tape : 1458 20.11.2007 tarihinde Rıza ? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'ın "... Rıza bak sen muhatap değilsin şeydeki kumarlar muhatap İbrahim biliyorsun de mi" diyerek oynanan kumarla ilgili konuşup küfür ettiği "Borcum morcum yok benim haberin olsun Rıza ... borcumu İbrahim biliyor" "İbrahim gelecek benim açılışımda yanm saat oynayacak onun çocuğunu sikecem" "O şov yapacak İbrahim bana 4 milyon borçlu" "Sami Hoştan nasıl parayı alçağını bilir" diyerek uzun bir süre oynadıkları kumarla ilgili konuştukları tespit edilmiştir.

Tape:1461 20.11.2007 tarihinde Murat..? ile görüşmesinde özetle; MURAT'in "Abi o şeyler kimliği verdi mi size acaba" dediği, SAMİ'nin "Verdi verdi" "Ben sana vermedim mi" dediği, MURAT'in "Yok abi de" dediği, Tape:1462 22.11.2007 tarihinde X Bayan ile görüşmesinde özetle; SAMİ'nin "Hazırladın mı pasaportunu" dediği, X BAYANIN "Pasaportumu yok diyorum ya sen hazırlıcaksın diyorum" dediği, SAMİ'nin "Tamam nüfus kağıdını 4 tane resim ver yeter" dediği, Tape:1463 22.11.2007 tarihinde Yaşar..? ile görüşmesinde özetle; YAŞAR'm "Fatih'te geliyor avukat Fatih" dediği, SAMİ'nin "Tabi onları da getir abi ben onlara" dediği, YAŞAR'm "Onun onun avukatı da gelecek mi acaba" dediği, SAMİ'nin "Ben getir dedim abi" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape :1465 22.11.2007 tarihinde Veli KÜÇÜK ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Çarşamba günü şey yapacaktık ta yoktum orda bir sürü sıkıntılarımız oldu...onunla uğraşıyordum" dediği, Sami HOŞTAN'm "Valla paşam hep oluyo ne nedir bu sıkıntı" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ne olacak bilmiyorum ya" dediği, Sami HOŞTAN'm "Fakat paşam biz .... ne iş yaptıysak kaybettik" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "...para kazananlar kim biliyor musun devletten çalanlar çırpanlar teşvik alanlar" dediği, Sami HOŞTAN'm "bi işlere girdim Bir buçuk milyon dolar gitti bide 600 bin dolar da borçlandım paşam" "... o .. sattım bi iş hanım vardı ya benim Güneşlide oda gitti yani bi bi tersliktir gidiyor paşam" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Bi oturalım bi konuşalım ne yapacaz ne edecez ya bi bakalım hele" "... kafanı bozma dur bakayım" "Ben hurdayım bi görüşelim bi oturalım bi konuşalım ..." dediği, Tape :1466 24.11.2007 tarihinde Recep....? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "...birileri birbirlerini öldürmüşlerdi de iki iki tarafı da banştırdım da çiftliğe getirdim yemek veriyorum" "Barıştırdık işte yemek memek şimdi avukatlarını da çağırdım ifade bişeyler yapsınlar yani" "Birbirinden haberi yok ta Ortaköyde bir Gazinoda ateş etmiş ona gelmiş yani nihayetinde onunda şeyi oymuş yani" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape :1467 26.11.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "....hani bişeyler araştıracaktın ya, döneceksin diye Seni bekledim ... telefon" dediği, X şahsın "Şimdi adam uğraşıyor diyor ki uğraştın telefon ettim diyor" "Biliyorum ben hiç bırakmıyorum peşini sen merak etme" "...fonun ismini bulamıyor çok uğraşıyor çocuk" dediği, Sami HOŞTAN'm "Çünkü parayı kaçırdı abi yani bu belli" dediği, X şahsın "Para şimdi fonda" "İşte onu bulmaya çalışıyor, çok yaman bi gazetecidir" "...bişey var kambiyodan birisini elde edersin" "Ama oda bilmez isimleri ordan bilir" "Fondaki isimleri , yani ben uğraşıyorum" dediği, Sami HOŞTAN'm "Ama çok ... verme yani detayları" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape :1469 30.11.2007 tarihinde Gökhan ? ile görüşmesinde özetle; Gökhan isimli şahıs 30.11.2007 saat: 16:36 da sanıi HOŞTAN'ı aradığında, Amerikada olduğunu anlatıyor, daha sonra yaptıkları bu telefon görüşmesinde ise, Gökhan'ın "... o telefondan konuşamıyorum abi o telefon biraz arızalı çıktı" "...biraz karışık" ".. akşam ararız seni anlatırım Emre'yle beraber" diyerek tekrar aradığında konuyu anlatacağını söylediği, Sami HOŞTAN'm "...biz de büyük sıkıntıya girdik BİRİNDEN ALACAĞIMIZ VARDI ODA RAHMETLİ OLDU ONLA ŞİMDİ PROBLEMLERİMİZ VAR ÇOK BÜYÜK PARAMIZ VAR bizim yıllardır biriken paramız ondaydı ben sürekliden şeyi tanıyor muydun" "Ali

/O 1128 li^hrtk *r


AVŞARI rahmetli oldu bundan bir buçuk ay İki ay evvel" "Onunla beraber beraber olan adam insanlar var mı tanıdık onun onda seneti var çünkü bende" dediği, Gökhan'ın da tanıdık şahısların olduğunu söylediği, Sami HOŞTAN'm da bu şahıstan alacağının çok büyük rakamlar olduğunu söyleyerek "... 13 senelik birikim olan bi param benim, 13 senelik duran param aramızda gizli hesap devamlı senet tazeleyip hesap kapattığımız bi insan" "Yani bu iş 94'ten beri devam eden gizli bi ortaklık, istemiyordu ismimin duyulmasını işte abi" "İyi bi borsacıydı ama biliyorsun o" dediği, Gökhan'ın da "Evet büyüktü çok büyüktü" dediği, ilerleyen görüşmede, Gökhan'ın İlker isminde bir şahıstan bahsederek bu konuyla ilgili görüşme yaptırabileceğini söylediği, Sami HOŞTAN'm da alacağı para hakkında bilgi vererek "Dışarıdaki fondan çalıştığı için yani 3-4 Trilyona çıkıyor burda biz araştırdık avukatlarım ama benim alacağım para büyük rakam yani" "...böyle 20 milyon Euro" dediği, ilerleyen görüşmede ise alacaklı olduğu kişinin kansımn 30-20 milyon dolarlık köşkte oturduğunu, parasını alacağını anlattığı, Gökhan'ın da Ertan .... İsimli bir şahıstan bahsederek onunla görüştürmeyi teklif ettiği ve "Fakat Ertan'm bi telefonları dinleniyor" dediği, Ertanla yüz yüze görüştürme konusunda konuştukları tespit edilmiştir. Şüphelinin İfadesinde bu görüşmenin ayrıntılarım hatırlamadığını beyan ettiği Tape  :1851 02.12.2007 tarihinde Emre/Gökhan ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra Sami HOŞTAN'm Gökhan isimli şahsı sorduğu, Emrenin'de "Gökhan abinin öbür telefonu öbür telefonları dinleniyormuş şimdi burdan öbüründen konuşamıyordum abi rahatça diyor." dediği, Sami HOŞTAN'm bunun sebebini sorduğunda Emre'nin "Birşey yapmamışta işte incelemeye almışlar kredi kartları dökümleri falan telefonlarını." dediği, Sami HOŞTAN'm "...biz dünya ayağa kalktı gene ayaktayız hep." dediği, daha sonra telefona Gökhan..? isimli şahsın geldiği, Sami HOŞTAN'm Gökhan'a Ertan..? isimli şahsı sorduğu, Gökhan'ın "Abi Ertan'ı şöyle arayamadım Ertan'm telefonları dinleniyor abi onları iki yıl evvel içeriye aldılar ya onları 4 gün onların davası var." Dediği, sami HOŞTAN'm "Ya ne olur amma koyum benim şey gece gündüz dinleniyor bu telefon gece gündüz dinleniyor.." Gökhan'ın "Abi şimdi herkes herkes senin gibi mangal yürekli değil abi herkes şey." dediği, Sami HOŞTAN'm "lan polisin amma koyayım ulan telefon dinleniyor ulan karılarını dinlesinler ilk önce beni değil avradını sikerim ha. Polis yani polis dinleyecekse kanlarını kendi kanlanm dinlesin bizi ne dinliyor. Ulan bu kadar korkak yok 2 sene evvel yatmışta maliyede ne olmuş yani yatsa ne olur biz hergün hergün polislik iş yapıyoruz hergün." dediği, bir süre daha günlük konuşmalar yaptıktan sonra görüşmenin sona erdiği, Tape :1852 04.12.2007 Halil..? ile görüşmesinde özetle; Görüşmede uzun bir müddet ticari konulardan bahsettikleri, devamında Sami HOŞTAN'm sağlık problemlerine değindikleri bu bağlamda Sami HOŞTAN'm "Kendi hatamızı yaşıyoruz biz çok büyük hatalar yaptık Halil." dediği, Halil'in "Abi yok yok hata yapmadan sen önem vermedin sağlığına" "Bak Mehmet AĞAR m yarısı kadar yapamıyorsun sen. Kimse götürmüyor parayı bir yere" dediği, Sami HOŞTAN'm "Mehmet AĞAR senin başkanındı Mehmet..." "Mahvoldu zaten. Ama mahvolurken de zenginleşti." dediği, Halil'in "Ya abi en son 60 milyon dolar almış hangi paraya ihtiyacı var." dediği, Sami HOŞTAN'm "60 milyon dolar almış en son Tayipten. Adam satar dedim." dediği, Halil'in "Ya sanki paraya ihtiyacı var." dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği, Tape :1854 04.12.2007 tarihinde Selviye..? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Bak bak Selviye hanım sana son defa söylüyorum yann o senet şeye verilecek. Yann o senet verilsin o aile ile o aile ile ben görüşeceğim sonra” Dediği, Selviye'nin "Tamam bak Sami bey. İkide Ender geliyor size geliyorum. Çünkü vekaletnameyi ekleyecek

işlemi tamamlayıp direk Sultanahmet'e geçeriz beraber." dediği, Sami HOŞTAN'm "180 Milyarı gidin şirkketten alm yatırın." dediği, Selviye'nin "Hı hı 190 Milyar tuttu ..." dediği, Sami HOŞTAN'm "Neyse işte alm onu gidin yatırın yarın yarın bu verilsin bu tamam mı?" dediği, selviye'nin "Tamam oldu tamam oldu" dediği, Tape :1858 06.12.2007 tarihinde Serviye..? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Ne yaptın yazdırdın mı?" dediği, Selviye'nin "Yok şimdi onlarla buluşacağım şeyde Dedemanm orda." dediği, Sami HOŞTAN'm "Kimlerle?" diye sorduğu, Selviye'nin "O Recep denen adam geliyor." Dediği, Sami HOŞTAN'm "Parayı getirdin mi parayı ben şimdi onların oraya 4-5 kişi gönderdim." Dediği, Selviye'nin "He ben dedim parayı getirmiyorsanız hiç gelmeyin para getiriyorlar bakalım nasıl geliyorlar bilmiyorum." "Ben bak şimdi ben bilseydim gelmezdim şeye geldim onların ofisine 5-6 kişi gönderdim.." dediği, Selviye'nin 20-25 dakka içinde Dedeman da buluşacaklarını, gerekli evrak hazırlıklarını yaptıklarını belirtiği, Sami HOŞTAN'm "Hemen hemen şimdi..." "Ben karar aldım yani yani çünkü benim ben perişan vaziyetteyim benim paramla kimse yalılarda oturamaz." Dediği, Selviye'nin de "Tamam ben şimdi onların yanından seni arıyorum." Dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği, Tape :1862 09.12.2007 tarihinde Selviye..? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Verdiniz mi şeyi?" "Verdiniz mi o ?" dediği, Selviye'nin "Ee para para tamamlayamadık verecek işte Hüsrev abi bu çocuklar getiriyorlar 10 bin 10 bin 100 küsürü vardı 130 milyarı mı ne vardı bundan gelende işte dolarlarlada onu kapatacak Cuma da gitti İhsandan belgelerini aldı." dediği, Sami HOŞTAN'm "Aldı mı hepsini?" dediği, Selviye'nin "Aldı aldı" dediği, Sami HOŞTAN'm "Benim yanımda benim yanımda ... şey olacak." Dediği, Selviye'nin "Senin yanında yutacakta abi.." "...ben dedimki sakın yırtma Sami beyin yanında yırtarız." Dediği, Sami HOŞTAN'm "Hiç katiyetle. Katiyetle yırtmayacak yanımda yırtacak." dediği, sSelviye'nin "20 vereceğim dedi işte bana eve getirdiler hatta dediler ki abla biz bu cumartesi şirket kapalı sana 21 getiremiyoruz ama pazartesi telafi edeceğiz pazartesi 10 vereceklerdi 21 verecekler." Dediği, Sami HOŞTAN'm "O zaman halloluyor mu işimiz bizim?" dediği, Selviye'nin de "Hı hı tabi tabi işte 40.000 dolar olduğuna göre 40.000 dolar 44 milyar para yapar. 150 var 190 filan tutuyor işte ..." dediği, ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği, Tape :1863 10.12.2007 tarihinde İlknur..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında merhabalaştıktan sonra Sami HOŞTAN'm "Hiç iyi değil valla ya şimdi Ankara'ya gidiyorum belki bu öğleden sonra. Sedat BUCAKla bir işimiz varda." "Yargıtay'da bir olay vardı o bitmiş gibiydi herhalde bi ufak bir canlanma var yani herhalde birisi bir parmak sokuyor herhalde bir parmak parmaklan kırılacak beyinleri pis olan birileri beyinleri karıştırmak istiyor yani." dediği, İlknur'un "Tehlikeli birşey yok değil mi?" dediği, Sami HOŞTAN'm "Yok yok ta ama yani hiç bitmiş olaylar hiç ilgimiz olmayan olaylar tekrardan tekrardan tekrardan yani moral bozukluğu başka birşey değil ama bizim moralimizi kimse bozamaz benim çünkü hiç öyle taviz verecek moralimi moralimi bozacaklar bi saçmalık yapacağım falan öyle bir şansları yok yani." dediği, İlknur'un "Yani bu insanlar niye kaşınıyorlar ya." dediği, Saim HOŞTAN'm "Vallahi kaşınıyorlar billahi kaşınıyorlar tallahi kaşınıyorlar." dediği,

Tape :1864 10.12.2007 tarihinde Erkan..? ile görüşmesinde özetle; Erkan'ın "Abi bugün müsait misin?" dediği, Sami HOŞTAN'm "Bugün müsait değilim çünkü mahkeme var bugün Sedat ŞAHİN in oraya gideceğim" dediği,


Tape :1865 10.12.2007 tarihinde Yusuf..? ile görüşmesinde özetle; Yusuf un "Hah abi şimdi bu benim şey var ya rahmetlinin eşi var ya abi?" "O şimdi o düğünde bu resim mesim çekildiydi." "Onu diyor ben vereceğim mereceğim diyor bilmem ne diyor şimdi saçmalayıp duruyor abi bu yav bu durup dururken bizi.." dediği, Sami HOŞTAN'm "Hangi kimi?" diye sorduğu, Yusuf un "Şey ya Selma abla ya" "Ne bileyim işte abi diyor ki bu birisiylen mi görüşmüş bu kanal televizyoncularla mı görüşmüş ne yapmış" dediği, Sami HOŞTAN'm "Resmi verse ne olacak yani?" dediği, Yusuf un "Benimde canım sıkıldı şimdide dedim abla bir dakka dedim ya ne yapıyorsun dedim sen," "Tamam abi yani abi benimde canım sıkıldı dedim abla bir düşün ne demek dedim ya bu dedim gelmişiniz misafirimiz olmuşsun oturmuşsun kocanla resim çektirmişsin" dediği, Tape :1866 12.12.2007 tarihinde İlknur..? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Çok güzel bir gelişme oldu bugün saat işte beşte bir karar çıkacak ve bitti olay bitiyor yani dün gece birileri ile beraber bir yemeğe gitmiştik." "He bugün bu akşam saat beşte karar çıkacak." "Yani benim benimle ilgili öbür arkadaşlarla ilgili tamamen takipsizlik alıyorum yani o olay takipsizlik alıyoruz tamam mı" "Yüz yüze geldiğimiz zaman anlatırım yani telefonda değil de tamamen olay bitiyor tamam mı" dediği, İlknur'un "Sevgilim çok sevindim" dediği, Sami HOŞTAN'm "Ancak işte bugün benim kalmam lazım burda avukatta benim yanımda artık yann uçakla geleceğim yann saat 10'da 12 uçakta böyle doğru arabayla gelmemek lazım niye biliyor musun bir ton kaza olmuş şeyde Bolu'da. Otobüsler kaymış birbirine girmişler bildiğin gibi değil o bi zincirleme kazalar olmuş yolda şeyde gidenler vardı onlarda telefonla geri dönmüşler zaten bu haberi de aldılar sevindiler şimdi beşte karan alacağız diye bir daha bitiyor yani tamamen takipsizlik yani veriyor yani." "Vallahi inan ben çok niye çok sevindim biliyor musun yani en azından benle ilgili birde öbür arkadaşlarla da ilgili çok önemli yani benim için onlarda kurtuldular yani çünkü onlarda onlar da haketmemişti bu cezayı yani." Dediği ve bir süre kendi aralanndaki özel ilişkilerinden bahsettikleri, devamında Sami HOŞTAN'm aynı konu ile ilgili olarak ".. .biraz sonra yemeğe götüreceğiz o arkadaşlan da çok çok çok sevindim ama yani yani çok sevindim biraz yorulduk ama en azından en az birilerine birşey yapabildik ..."".. .sabaha kadar işte avukatla bazı şeyler dosyalar mosyalar kanştırdık ... yani hepsini yani yerli yerine otutturduk ondan sonra gittik yani" "...otelin şeyinde lobisinde oturduk konuştuk ettik birilerini çağırdık yani mecbur yani.." dediği, İlknur'un "Birşey söyleyeceğim geleceğe dair herhangi bir sıkıntı var mı?" diye sorduğu, Sami HOŞTAN'm "Hiç hiç yok kalmadı." Dediği, İlknur'un "Senin cezan yok zaten değil mi?" dediği, Sami HOŞTAN'm "Yok yok 15 sene vardı o da zamanaşımına girmişti fakat başka bir olayla hiç ilgisi olmayan bir yerde ismim geçmişti onunla ilgiliydi bu dava ve hepsi bitti yani." dediği Tape :1867 12.12.2007 tarihinde Sedat BUCAK ile görüşmesinde özetle; Sedat BUCAK'm "Abi merhaba" şeklinde hitap ettiği, Sami HOŞTAN'm "Merhaba ağa nasılsm" dediği ve bir şahsın askerlik hizmeti ile ilgili olaraka birliğine teslim edildiğinden bahsettikleri, Sami HOŞTAN'm"Bir yaramazlık yok ya başka" dediği, Sedat BUCAK'm "Yok abi bana bir emrin var mı abi?" dediği ve gr8üşmenin bu şekilde son bulduğu, Tape :1870 18.12.2007 tarihinde Engin..? ile görüşmesinde özetle; Sami HOŞTAN'm "Biz bunu 5 yapalım çünkü VELİ KÜÇÜK PAŞA GELİYOR ONUNLA GÖRÜŞMEM LAZIM 5'te buluşalım biz." dediği, Engin'in "Tamam tamam tamam üstadım 5'te ordayım" dediği, Tape :1873 26.12.2007 tarihinde Aziz..? ile görüşmesinde özetle; Aralannda bir süre merhabalaştıktan sonra Aziz'in "Büyük kulüpteyi" "Kulüpteyim kulüpte büyük kulüpte


okey oynuyoruz" dediği, Sami HOŞTAN'm "Yav senle geçen hani o 5-6 ay evvel bişey konuşmuştuk helalleştiler dedin o küçüklerle." "Hani şey vardı ya bir yer yok rahmetli şeyin öldüğü geldi" dediği, Aziz'in "O biraz şey oldu Ankara da da o şey ... gider o geçende şey aradı biraz daha ihtiyaçları vardı verdirttirdim ben onu" "O biraz daha şey vardı o senin yeğen var ya çocuk aradı" "Oraya gönderdim bide işlerini hallettirdim..." dediği, Sami HOŞTAN'm "Yav bakacaz derken söyle at deve değil neyse işte bi tane dedim bizde aynen neyse şeyine şey yapacam dedim" "...bazen yani bunlara bişeyler yani durumları sıkışık olmasa aramazlar bunlar zaten yani..." Aziz'in "Anladım anladım " dediği ve görüşmenin bu şekilde bittiği, Tape :1874 26.12.2007 tarihinde M.ŞEHİRLİOĞLU ile görüşmesinde özetle; M. ŞEHİRLİOĞLU'nun "DGM de abi" "Bizim DGM de hakim Metin di değil mi Metin abiydi değil mi" diye sorduğu, Sami HOŞTAN'm "Evet evet" dediği, M.ŞEHİRLİOĞLU'nun" Onu aldılar kim gelmişti abi" dediği, Sami HOŞTAN'm "Vallaha başkası geldi o bize cezayı verdi o ..." dediği, M.ŞEHİRLİOĞLU'nun "Metin abi vermedi cezayı bize cezayı Metin abi mi verdi abi" dediği, Sami HOŞTAN'm "Metin verdi Metin" "O ondan ondan evvel ki adam aslan gibiydi"dediği, M.ŞEHİRLİOĞLU'nun "Metin ÇETİNBAŞ değil mi abi he" dediği, Sami HOŞTAN'm "Evet. Çok iyi adam vardı o bizi zaten tahliye ediyordu... Emekli oldu onu aldılar. Ne oldu ki" dediği, M.ŞEHİRLİOĞLU'nun "Ben bi savcı arkadaşımla oturuyorum da ona sordum Sedat Sedat'tı demi abi." dediği, Sami HOŞTAN'm "Evet Sedat KARAGÜN dü Sedat KARAGÜN dü" "İyi adamdı o" dediği, M.ŞEHİRLİOĞLU'nun "He o iyi adamdı o şeydi ama bu Metin operasyona geldi" dediği, Sami HOŞTAN'm "Onu Reisi onu Reisicumhur gönderdi ya" "Ya dosyayı bilmiyordu ya dosyayı bilmiyordu adam dosyadan haberi yoktu 9 tane dosyadan ceza verdi ya Allah m cezası mı diye sordum yok dedi devletin cezası dedi şey dedi adalet dedi öyle istiyor dedi." dediği, M.ŞEHİRLİOĞLU'nun "Şimdi bi şey bu Barby operasyonunda da o şeylere 26 şar yıl vermiş bi tane şey hakim. O da bi Sultanahmet teki şey bu cezalan veren. 11 .Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmış pezevenklere 20 şer 6 yıl vermiş." dediği, Sami HOŞTAN'm "Neyse geçti" dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği, Tape:1431 03.01.2008 tarihinde Adnan..? ile görüşmesinde özetle; ADNAN'm "Şimdi bu Komserlen ben burda muhabbet etimde" "Diyorki biz diyo mühürlüyecez polisi çağıracağız polisde görecek diyo ondan sonra biz evrakları alıp geri dönecez yanlız diyo evrakları bizde öyle yaptık evrakları diyo mahkemeye yollamamak için diyo biz mahkemeye yollarsak diyo bu şey için Murat için mahkeme ceza verir diyo biz diyo dosyayı şeyde tutuyoruz yollamayız diyo içerdeki çocuklara bir şey vermek lazım diyo yani o şeye yollamayacaklar mahkemeye" dediği, SAMİ'nin "Ne verilecekmiş Adnan ?" dediği, ADNAN'm "Bu şeylere bir sakal işte ya" dediği, SAMİ'nin "Tamam ben Muratı gönder Muratı Muratı gönderdim beklesinler orda bir yere gitmesinler" "Bunu açma durumu nasıl oluyor peki Adnan ikinci bir kontratmı oluyor?" dediği, ADNAN'm "Onu işte ben sonra konuşuruz onu" dediği, Şüphelinin İfadesinde bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan ettiği Tape: 1432 03.01.2008 tarihinde Murat..?/Ayhan ÇARKIN ile görüşmesinde özetle; SAMİ'nin "Şu Çarkm'ı bağlasana bana" dediği, telefon bağlanırken X ŞAHSIN "Nihat Vural senedi imzalattıran bu" dediği, X BAYAN'm "... imzalatmış Oflumu imzalattırmış" dediği, SAMİ HOŞTAN'm "Ya bu benden benim kontrolümdeki bir adam benden habersiz bişey olmazya zaten böyle şeyler yapmaz yapmaz yapamaz yapamaz çünkü Nihat ne bu Nihat ?" dediği, telefonun AYHAN ÇARKIN’a bağlanması ile SAMİ'nin AYHAN'a hitaben "Nihat VURAL Oflu Nihat VURAL diye birini tanıyor musun?" "Antalyada bir yere gitmiş 50 bin dolar almış" "İşte Ayhan ÇARKIN ...*.beraberiz falan filan" 1/ -s» ** /}Çs&\ \^L——— 1 ,S' "w^^^î^^-:*'r'

dediği, AYHAN'in "İlk defa hiç tanımıyorum öyle bir isimde duymadım abi" "O şey vardır o şey vardır o şerefsiz bir tane bi Konyalı bir Ayhan vardır O eksoz Ayhan diyorlardı" "He orospu çocuğu Antalya Sidelerde oralarda onun bi isimlerimi kullanabilir o şerefsiz" dediği, Tape:1433 12.01.2008 tarihinde Yaşar..? ile görüşmesinde özetle; SAMİ'nin ".. .ne zaman mahkeme kağıdı?" dediği, YAŞAR'm "Abi işte bugün yarın konuşmamız lazım yeniden ... yani ona göre ayarlamamız lazım öbür haftanın içinde pazartesi falan konuşursak iyi olur" dediği, SAMİ'nin "Pazartesi konuşacağız pazartesi yanma giderim" dediği, Tape:1434 15.01.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; SAMİ'nin "...cenazeye çıktım Burhanettin SARAL'm" "Burhanettin SARAL'm annesi rahmetli oldu" "Gelecemde senlede özel başka bir işimde var abi" dediği, X ŞAHSIN "E tamam ben o Hüsrevin bi 250.000 dolar borcu var işte" "Seneti de var neyse bende senedide ben aldım yanıma seneti" dediği, SAMİ'nin "... bir lira yok biliyormusun 100.000 lira geçen gün bir yerden faizle para alacaktık alamadık" dediği, X ŞAHSIN "Hani sen birde bana bi söz vermiştin Hüsrevi okşayacaktın" dediği, SAMİ'nin "Aaa Hüsrevi okşamaktan başka bir şeyler yapıldı" "Anlatırım geldiğin zaman" dediği, Tape:1435 16.01.2008 tarihinde Habib..? ile görüşmesinde özetle; SAMİ'nin "Ya Habib aklıma bir şey geldi" "...hani rahmetli ÇATLININ HANİ BİLİYOSAN ÖLECEĞİNİ SÖYLEYEN BİR KADIN VARDI" "HANİ KAZAYI BU KADINI BİZ NASIL BULABİLİRİZ HABİP" dediği, HABİB'in "Abi bilmiyorumki onun kızı vardı ..." "Ataköydeydi en son ama bilmiyorum o bir Tuncer vardı şeyin vardiya Drejin şoförü" "Ona bi sorayım o görüyorum mu ne yapıyor" dediği, SAMİ'nin "Ya bi öğrensen ya o kadın baktıralım diyorum Habip ya bir uğursuzluktur gidiyor ya" dediği, Tape : 001179 21.07.2004 tarihinde Gaffar KARADEMİR / Sedat PEKER ile görüşmesinde özetle; Sedat'ın "... Abi hareketin varlığından bile haberim yoktu. Gasteci söylemişti. İsmin bunlarla anılıyo diye. Ben demiştimki, benim ismim bunlarla anılcak bişey yok demiştim yani." "Bilmiyorum o yapıyı hareketi bilmiyorum işte. ...Sağ taraf toparlanacakmış. Korkut EKEN işte başa geçecekmiş yani. Neymiş nasıl olacakmış da, partiler birleşecekmiş. İşte MHP, DYP veya onlar birleşmezse şey birleşcekmiş. Bu Turan YAZGAN hoca varmış. Bilmem birileri varmış işte yani. Böyle bi ... Korkut abiyi biz tüm internet sitelerinde, tüm gastede, tüm televizyonlarda onu bunu yaptık. Onla ilgili devamlı biz bişeyler yaptık, yaptık ta..." "Yaşadıklarımız var yani. Yaşanan o kadar şey varki." "Şimdi ben de dedimki olmaz dedim. Yani Korkut abi olmaz dedim. O işi yapamaz dedim. Öyle yani Parti kuracak Partinin başına geçecek şeyapacak." "Ya böyle bişi olur mu abi. Komedi olur yani. Böyle bir hareketin içinde işte ben Mehmet AĞAR'a 2 Milyon dolar vermişim." dediği ve bir süre Korkut EKEN'in parti liderliğini yapamayacağından bahsettikleri, daha sonra Sedat'ın "Şimdi bende çıkıp şöyle mi söylesem veya Sami abi işte falanca kez adama on sene evvel Korkut EKEN bana demişti ki. ...Filanca kez adamı ara. Bu adam eroin satıyo. Uyuşturucu işi PKK'lılarla da beraber hareket ediyo. PKK'ya para veriyo diyo abi. Bu adam yapmaz dedim de. Israr ettiğimde adama açıp küfür edin deyip sonra iki gün sonra beni arayıp ya senin dediğin doğruymuş. Adam yapmaz, işte kalbini kırdık. Bi kalbini al diyo. Biz kalbini alıyoruz. Ondan sonra da Atilla abi diyoki senden önce o adam geldi diyo. Çantayıda ben taşıdım. Atilla abinin arkadaşı parayı getirdim, bıraktım diyo. Ben bi lira kimseden aldıysam Allah'ımın üzerine yemin ederim ki Sami şimdi herkez." "Şimdi bunları mı konuşalım oturalım." "Kürtlere savaş açcaz deyip, kurt Ahmet'le ortaklık yapmak naşı bişey abi." "Bide Kürt Ahmet'le yaptığı ortaklıkta otopark ortaklığında bile." "150 Bin doları ben vermiştim. O otoparkı alırken on Sami Abi." dediği, Sami'nin "...Bu anlattığın şeyler hiç bişey diğil." dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, Sedat'ın "Şimdi mesela geçmişte duyuru falan oluyodu. Sedat'çım bana arkamdan iftira atıyolar. Diyolarki Kolombiyalı bi hostes kızla


ilişkin varmış. İşte benim hakkımda kötüleme şeyi yapıyolar. Ben Veli Paşayla Korkut abiyi barıştırmak, Yavuz ATAÇ'ı. Hepsine uğraştım. Veli abiye gidiyorum, abi diyorum Korkut EKEN böyle böyle. Ya diyoduki bana boşver filan. Be diyodum abi böyle böyle sonra Korkut EKEN'e anlatıyodum. Sonra onları barıştırdım. Ertesi gün abi bi konu oldu. Yavuz ATAÇ bana dediki. Diyo Veli KÜÇÜK benim için şöyle yapmış, böyle yapmış. Veli Abiyi aradım. Dediki ya ben böyle bişey yapmadım ama sana söylemedim mi dedi. Yani biz bunla görüştüğümüzde böyle olucak bu işini sonu diye yani sen bilmiyo musun dedi. Bu işin sonu ne olacağını. Yavuz bu seferde, Yavuz abiyi aradım. Dedimki abi bakın ben yaşı genç bi insanım. Siz belli yaşta, aynı..." "Benim gelecekte itibarım, haysiyetim, şerefim var. Ben sadece sizi dost yapmak isterken siz böyle böyle bi acayip olaylar oldu. Gelin yüzlesin, kim kime ne dedi abi dedim. Yani ben kaldıramam böyle şeyi dedim. Yavuz abiyede dedim. Yavuz abi üzüldü filan tamam dedi. Ben şunu bi arım Korkut abiyi aradı. Veli Paşayı aradı. Hepsi aradı ama gelmediler. Yan yana yüzleşmeye. Veli baba bana dediki. Ya nolur bırak bu işleri dedi. Ya sen işine gücüne bak. Sen saf temiz insansın dedi. Sen bak dedi işine gücüne bak. E şimdi Sami ben düşünüyom da." dediği, Sami'nin "Bize de zamanında ne söyledi biliyo musun? Bunu bize de, rahmetliyle bana da söyledi. Veli Paşa bana da söyledi. Rahmetliye de söyledi yani yani..." dediği, Sedat'ın "Ya bunlar abi bak yemin ediyorum planlayıcı filan olmadan. Bunlar olay molay yaparlar. Giderler bi kaç tane dandik dundik adama ateş mateş ederler. Bunlar Kürtçü diye. Gerçi Kürtlerle ortaklık yaparlar ama böyle saçma bide bi olay filan yaparlar abi gine..." "Ya abi düğünde Feridun ÖNCEL'i çağırma dedi. Ben dedimki Feridun Başkan iyi bi adam işte. Drej'le arası olmayabilir veya rahmetli Çatlı" dediği ve bir süre aynı konuyla ilgili görüştükten sonra Sami'nin "... kendini fazla yorma. Kendine ait diğilsin. İstediğin zaman, istediğin şeyi yapamazsın. Çünkü birileri ille gelecek. Umut olmuşun, birileri senden umut bekliyor. Bunlar için kafanı takarsan." dediği ve kısa bir süre Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberin yeri hakkında konuştuklan, Sedat PEKER'in "Onu okuyun abi. Onu okuduktan sonra zaten inan sinir sisteminizin bozulacağını tahmin ediyorum. Abi Ayhan beyfendi demişki benim ismimin mafya babası olan Sedat PEKER'le beraber anılmasından üzüntü duyuyorum demiş ya böyle." dediği, Sami'nin "Kim demiş?" diye sorduğu, Sedat'ın "Ayhan ÇARKIN" dediği ve haberin Cumhuriyet Gazetesinin 3. sayfasında çıktığından bahsettikleri,

e) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;[düzenle]

Gizli tanık 6 29.02.2008 tarihli savcılık ifadesinde Askerliğini İzmit İl Jandarma Komutanlığında yaptığını, Veli KÜÇÜK'ün bu dönemde alay komutanı olduğunu, o dönem içerisinde Sami HOŞTAN'm Veli KÜÇÜK'ü sık sık ziyaret ettiğini, hatta Veli KÜÇÜK'ün başka bir birliğe tayini çıktığında düzenlenen uğurlama partisine bile geldiğini, aynca o dönemde Hadi ÖZCAN' la bir kere Kriptolu telefonla görüştüğünü duyduğunu, bir kere de Sedat PEKER' ile görüştüğünü duyduğunu, aynca Veli KÜÇÜK'ün ajandasında Sedat PEKER, Ali İhsan USLUKOL ve Rahmi SEYMEN isimli şahıslann bulunduğunu ve bu şahıslann Veli KÜÇÜK ile sık sık görüşen şahıslar olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün Ali İhsan USLUKOL, Sami HOŞTAN ve Rahmi SEYMEN ile daha çok yüz yüze görüştüğünü, ancak Sedat PEKER' in kendisinin askerlik yaptığı bu dönemde Veli KÜÇÜK ile yüz yüze görüşmek için geldiğini hiç görmediğini, ancak Rahmi SEYMEN"in ailece geldiğini, Sami HOŞTAN' m da yalnız geldiğini beyan etmiştir. Sami HOŞTAN' m mafya vari insan olduğunu Susurluk kazasında öğrendiğini, o dönemde ne iş yaptığını bilmediklerini, beyan ettiği. Gizli tanık C savcılığımızda alman25.01.2008 tarihli beyanında

kendisinin sık sık İbrahim ÇİFTÇİ nin kumarhanesinde oyun oynadığ. Bu oyunlar esnasında arkadaşlar arasında yaptıkları sohbetlerin birinde İstanbul gayri meşrusunda önde gelen isimlerden biri olan SAMİ HOŞTAN isimli şahsın burada 3.000.000 Dolar para kaybettiğini, bu paranın ödenmesi noktasında İbrahim ÇİFTÇİ ile aralarında bir husumetin oluştuğunu duyduğunu. Ayrıca Sami HOŞTAN isimli şahsın İzmir bölgesinde kumar işi yaptırmak istediğini, ancak İbrahim ÇİFTÇİ nin Ege bölgesinde, diğer bölgelerden gelerek kumar oynatmak isteyen şahıslara engel olduğunu, bu sebepten dolayı Sami HOŞTAN' m İzmir ve çevresinde kumar oynatmasına izin vermediğini duyduğunu. Beyan ettiği, Gizli Tanık 17 beyanında

Mehmet Fikri KARADAĞ' in derneğe gelen kişilere ekip kurmaları yönünde talimat verdiğini duyduğunu, MEHMET FİKRİ KARADAĞ'ın bir seferinde NİYAZİ KIYAK' a zarf verip SAMİ HOŞTAN' a gönderdiğini, SAMİ HOŞTAN' in da NİYAZİ KIYAK ile MEHMET FİKRİ KARADAĞ' a para gönderdiğini duyduğunu, bunların hepsinin dernekte konuşulduğunu, Şüpheli murat çağlar beyanında, Kuvayı Milliye Derneği (1919) derneğine gelen kişi olarak Arnavut sami kod Sami HOŞTAN ı resminden teşhis ettiği, Şüpheli Ali YASAK alınan ifadesinde; Sami HOŞTAN'ı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda; Sami HOŞTAN'ı kardeşi Mehmet YASAK'm düğününe geldiğinde tanıdığını, bayramlarda ve özel günlerde kendisi ile ara sıra telefonla görüştüğünü, 3 Kasım 1996 tarihinde meydana gelen Susurluk Kazası sorulduğunda; Hatırlamadığı birinin telefonla aradığını ve kazanın olduğunu söylediğini, bunun üzerine Tuncer..? isimli şoförü ile birlikte Susurluk'a gittiğini, cenazelerin alınıp Susurluk Adliyesine götürüldüğünü duyunca adliyeye gittiğini, adliyeye gittiğinde Sami HOŞTAN, Ayhan ÇARKIN ve şu an isimlerini hatırlayamadığı kalabalık bir grubun orda olduğunu beyan etmiştir. Şüpheli Veli KÜÇÜK alman ifadesinde; Sami HOŞTAN'ı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda; 1983 yılında Edirne İl Jandarma Komutanı iken daha önce Edirne'de ticari faaliyetlerde bulunan ve rahmetli olan arkadaşı Mustafa BİLGİN'in yanında tanıdığını, daha sonra bir iki kez daha ziyarete geldiğini, Mustafa BİLGİN'den Sami HOŞTAN'ı sorduğunda Hollanda'da otel çalıştırdığını ve ticaret yaptığını söylediğini, Edirne kritik bir bölge olması dolayısıyla, Sami HOŞTAN'dan hudut bölgesinde istihbarat elde edebileceğini düşündüğünü, ancak düşündüğü gibi istifade edemediğini, Hollanda da DHKP-C örgütüyle çatışmaya girdiğini haricen öğrendiğini, İstanbul'da gazino çalıştırdığını, bu gazinoyu öldürülen Ömer Lütfı TOPAL ile çalıştırdığım öğrendiğini, bu gazinonun kumarhane şeklinde çalıştırıldığı şeklinde bilgiler alınca Sami HOŞTAN'dan uzak durduğunu beyan etmiştir. Sami HOŞTAN ile yapmış olduğu telefon görüşmeleri sorulduğunda; Sami HOŞTAN'm görüşmek için kendisini aradığını, amacının ne olduğunu bilmediğini, kendisi ile görüşme talebini reddederek görüşmediğini, yine Sami HOŞTAN’ın işlerinin bozulduğu yönünde kendisini aradığını, Sami HOŞTAN'ın kendisinin çevresinden istifade etmek için yaklaştığını tahmin ettiğini beyan etmiştir. (yW'

Susurluk Kazası sorulduğunda; Olayın olduğu zaman Giresun Bölge Komutanı olduğunu, olay günü Sami HOŞTAN'm telefonla arayarak kazanın olduğunu bildirdiğini, kaza yerine gitmeleri için kimseye herhangi bir şey söylemediğini, basında ve kamuoyunda Abdullah ÇATLI'nın cesedini almak üzere Sami HOŞTAN' ı gönderdiği yönünde haberler çıktığını beyan etimiştir. Şüpheli Emin GÜRSES alman ifadesinde; 22.01.2008 tarihli saat: 11.52 deki görüşme sorulduğunda; Kendisinin tersanecilik yapan yeğenlerinin olduğunu, SAMİ HOŞTAN ve berber YAŞAR denilen şahsın Kilis' li bir iş adamı adına yeğenlerinden para istediklerini duyduğunu, bunun üzerine kendisinin Veli Paşaya durumu söylediğini, Veli KÜÇÜK'ün de sinirlendiğini ve bir daha adamların yeğenlerini aramadığını beyan etmiştir. Şüpheli Anotoli MADJAR'in alman ifadesinde; Sami HOŞTAN'm Beykoz'daki villasında bekçi olarak çalıştığını, Sami HOŞTAN'm şoförü ve Etiler semtinde kumarhane ile ilgili bir yerin sorumlusu olarak bildiği Murat'ın yaklaşık altı ay önce kendisine güvenliği sağlaması için bir silah bıraktığını, Sami HOŞTAN'm Murat'ın kendisine silah verdiğini bilmediğini, Sami HOŞTAN'm üzerinde hiç silah taşımadığını, evde yapılan aramada ele geçirilen ve üzerinde Savcı Fevzi YILMAZ'm isminin yazılı bulunduğu kağıdın Sami HOŞTAN'm odasında bulunduğunu, video kasetler ve sabit bilgisayarın Sami HOŞTAN'a ait olduğunu, Sami HOŞTAN'ı iş sahibi olarak bildiğini, ancak ne iş yaptığını ve iş yerini bilmediğini, Sami HOŞTAN'm her hangi bir örgüt ile ilgisi olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. f) Şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi; Şüpheli Veli KÜÇÜK, savcılık ifadesinde; "Arnavut Sami HOŞTAN'ı 1983 yılında Edirne' de binbaşı olarak görev yaptığı sırada tanıdığını, zaman zaman görüştüklerini, ancak bu kişinin kendi adını kullanarak Azarbeycan'da iş çevirmek istediğini hissedince görüşme talebinde bulunmasına rağmen bir daha kendisi ile görüşmediğini, 2 senedir ise telefonla dahi görüşmediğini..." beyan etmiş ise de; dosyada mevcut 22.11.2007 ve 16.11.2007 tarihli iletişim tespit tutunaklarnda, beyanında dediği hususun gerçek olmadığı, Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN ile çok samimi görüştükleri, hem yurt dışı hem yurt içi konulan görüştükleri, Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN nm "bi işlere girdim Bir buçuk milyon dolar gitti bi de 600 bin dolar da borçlandım paşam" "... o .. sattım bi işhanım vardı ya benim Güneşli'de o da gitti yani bi bi tersliktir gidiyor paşam" dediği, şüpheli Veli KÜÇÜK'ün "Bi oturalım bi konuşalım ne yapacaz ne edecez ya bi bakalım hele" "... kafanı bozma dur bakayım" "Ben burdayım bi görüşelim bi oturalım bi konuşalım ..." diyerek birlikteliklerini telefonda beyan ettiği. Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün beyanının aksine Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN ile çok samimi görüştükleri ve Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'ı para kaybetmesinden ötürü teselli edip ben daha buradayım bi görüşelim diyerekte kaybettiği paraların kurtarılmasında yardımcı olacağını taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Şüpheli Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN ifadesinde; "bir süper market ile bir otoparkın geliri ile geçindiğini" beyan etmesine rağmen hatırlamadığını beyan ettiği görüşme içeriklerinde yaklaşık 20 milyon euroluk bir parasının Ali AVŞAR isimli şahısta kaldığını ve bu şahsın da ölmesi sebebiyle parayı başka türlü tahsil edebilmenin yollarına baktığı, anlaşılmaktadır. Yine kendisinden çıkan senetler ve çeklerin kiracılannca verildiğini beyan etmesine rağmen yaptığı işler itibarıyla legal olarak bu kadar paranın kira ilişkisine dayalı olarak borçlanılması hayatın olağan akışına uygun düşmediği değerlendirilmiştir.


i- 1 , 4 '

Şüpheli Veli KÜÇÜK ifadesinde; Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'm kumar işi yaptığından uzakta durduğunu beyan ettiği, Ancak dosyada mevcut gizli tanık beyanlarında "Veli KÜÇÜK İzmit'te görevli olduğu dönemde Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN ile çok samimi oldukları mangal partileri düzenledikleri, hatta veda yemeğine bile Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'm geldiğini" beyan etmiştir. Yine gizli Tanık C olarak ifade veren tanığın beyanında "Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'm İbrahim ÇİFTÇİ'ye kumarda 3 milyon dolar borcunun bulunduğu, bu sebepten aralarında husumet oluştuğunu bildiğini, Ayrıca Sami HOŞTAN isimli şahsın İzmir bölgesinde kumar işi yaptırmak istediğini, ancak İbrahim ÇİFTÇİ'nin Ege bölgesinde, diğer bölgelerden gelerek kumar oynatmak isteyen şahıslara engel olduğunu, bu sebepten dolayı Sami HOŞTAN'm İzmir ve çevresinde kumar oynatmasına izin vermediğini duyduğunu" beyan etmiştir. Buradan da Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN sadece İstanbul'da değil Ege bölgesinde de kumar oynatmak için faaliyetlerde bulunduğu, bu hususun İbrahim ÇİFTÇİ ile aralarını açtığı anlaşılmaktadır. Şüpheli Veli KÜÇÜK'ten elde edilen MAFİANIN Yeniden Yapılanması (reorganizasyonu) dokümanında; "... Şu halde Türk MAFİA'nm çökertilmesi, yok edilmesi yerine, MAFİA'nm re organize edilebilmesinin getireceği yararlar küçümsenebilecek veya vazgeçilebilecek ölçekte değildir. Bir başka ifade ile Türkiye'nin çıkarları MAFİA'nm re organize edilmesi gerektiği gerçeğini ortaya çıkartmaktadır. Şu halde öncelikle yapılması gereken, bir zamanlar Pentagon'un yaptığı gibi Türk Genelkurmay'mm denetiminde yepyeni bir MAFİA örgütlenmesinin gerçekleştirilmesidir. Türkiye'de MAFİA'nm yeniden yapılandınlabilmesi mutlaka 'askeri' bir girişim olarak ele alınmalıdır. Bu uluslararası savaş alanında konuşlandırılacak Türk MAFİA'sı dağılan Sovyet Rusya'sı örneğinde görüldüğü gibi istihbaratçılardan oluşturulması halinde zarar görecek olan yine Türkiye'nin kendisi olacaktır

Türkiye'de istihbarat birimlerince kurulan tüm örgütler başarısız kalmıştır. İstihbarat birimlerinin naylon örgüt kurulması, denetim ve yönetiminde başarısız kaldıkları belgeler ve adli arşiv dosyalan ile açığa çıkmış ve tüm dünya literatürlerinde yer almıştır. Türkiye'de yapılması gerekli ve zorunlu olan doğrudan "Genelkurmay"a bağlı "sivil" bir kurul tarafından oluşturulacak MAFİA yapılanmasıdır. Neden sivil kurul? Sorusunun yanıtı şudur: Sivil kurul gizli bir operasyonun süzgeci, örtüsü olmakla kalmayıp "inisiyatif kullanımı ve yaratıcı özgür düşünce teorilerinin üretimi ile bunların yaşama geçirilmesinde çok daha uygun bir yapı ortaya koyar. İllegal dünyanın yeniden yapılandırılmasında bilinen kurallar değil, yepyeni metotlara ihtiyaç olduğu kesindir. Asker, Polis, İstihbaratçı veya kamu kurum ve kuruluşlarında "memur" olarak koşullanmış beyinlerin üretimleri ile özgür ve yaratıcı beyinlerin yaşama ve insanlara uyum sağlayabilme ve dünya insanlığına entegrasyonu çok büyük farklılıklar ortaya koyar. Bu nedenle mevcut MAFİA yapılanmasının tasfiyesi ile yeni MAFİA örgütlenmesinin gerçekleştirilmesinde mutlaka "sivil kurul" oluşturulmalı ve bu kurul tarafından yönetilmelidir.

Burada en önemli problem, bu 'sivil kurul'un kimlerden oluşacağı ve kaç kişiden ibaret olması gerektiğidir. Bir başka problem de belirlenerek seçilecek bu kişilerin böylesine 'bulaşık' ve 'riskli' bir işte 'neden' yer almak isteyecekleridir. Aklı başında hiçbir sivil, doğrudan Genelkurmay'a bağlı, son derece gizli ve illegal bir yapılanmanın sorumlusu olmak istemez. Oluşturulacak sivil kurulun üye sayısı üç kişiden oluşmalıdır. Bu üyelerden birisi 'kurye', ikincisi 'teorisyen' üçüncüsü ise, Amerikan kriminoloji tarihinde önemli bir yeri olan Luciano örneğinde olduğu gibi, ulusal MAFİA liderliği rolünü üstlenecek kişi olmalıdır. Bu kişi kısa zamanda uluslararası MAFİA ailesinde yer alabilmelidir." şeklinde olup,

ERGENEKON ve MAFİANIN Yeniden Yapılanması(reorganizasyonu) dokümanlarında mafyanın çökertilmesi yerine konrol altına alınıp başına da uluslar arası mafyayala irtibata geçebilecek bir Türk'ün getirilmesinin kararlaştırıldığı, şüphelinin konumu ve sürekli yurt dışına gidip gelmesi ve yurt dışındaki irtibatları, REİS (Kod) Sedat PEKER ile olan diyalogları, mafya grupları arasındaki husumetlerde araya girip barıştırma rolünü üstlenmesi, Susurluk döneminden ve o davada yargılananlar ile hem geçmişte hem de şu anki irtibatları, bir çok çek senet tahsilatı işlerinde kendisine müracat edildiğine ilişkin bir çoğunun içeriğini hatırlamadığını beyan ettiği telefon görüşmeleri ve kendi mal varlığına ilişkin olarak yaptığı görüşmeler, gizli hesaplannda milyon dolarlık paralann bulunduğuna ilişkin görüşmeler ve beyanında belirttiği küçük çaplı kumar işi yaptığını beyan etmesine rağmen kaybettiğini söylediği rakamlann yüzbin dolarla ifade edilmesi hususlan göz önüne alındığında,

Gizli Tanık 17'nin beyanlanna göre Paşa (Kod) M. Fikri KARADAG'm yönetimindeki Kuvayı Milliye Derneği (1919) ne para yardımı yaptığı ve bazı dernek toplantılanna katıldığı anlaşılmıştır. Şüpheli Murat ÇAĞLAR da fotoğraf teşhisinde, Arnavut sami kod Sami HOŞTAN ı dernek toplantılannda gördüğünü, beyan etmiştir. Şüpheli Sami HOŞTAN, her ne kadar savunmasında ikametinde bulunan biri GLOCK diğeri HECKLER marka iki adet ruhsatsız tabanca ve mermilerin kendisine ait olmadığını, soyismini bilmediği Murat isimli şoförüne ait olduğunu beyan etmiş ise de, silahların sıradan tabancalar olmadığı piyasa fiatlan yüksek olan tabancalardan olması ve şüphelinin ikametinden elde edilmesi hususları göz önüne alındığında her iki tabancanın da şüpheliye ait olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine şüpheliden elde edilen 2 adet kuru sıkıdan çevrilmiş tabancanın elde edildiği,

Şüpheli Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'm ERGENEKON terör örgütünün mafya ile irtibatlannı sağlayan ve şüpheli Veli KÜÇÜK'e bağlı olarak bu ilişkilerini sürdüren ilişklerin uluslar arası düzeyde sürdürülmesinden de sorumlu örgüt üyesi olduğu, hem yurt içi hem yurt dışı irtibatlannm bulunduğu, mevcut telefon görüşmelerine göre büyük para işleri ve tahsilat işleriyle uğraştığı, aramalarda birsürü çek ve senet ile bazı tapılann bulunduğu, kazandığı paralan Veli KÜÇÜK'ün talimattan doğrultusunda ERGENEKON terör örgütünün amaçlan doğrultusunda kullanılması için harcadığı, Arnavut Sami (Kod) adım kullandığı ve ruhsatsız (Glock) tabanca bulundurma suçlannı işlediği anlaşılmış olmakla,

Şüpheli Sami HOŞTAN'm üzerine atılı ERGENEKON terör örgütü üyesi olmak ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet etmek eylemlerine uyan TCK'nun 314/2, 6136 Sayılı Kanunun 13/1 (Yargıtay 8 CD. uygulamalarına göre 5 adet silah bulundurmanın 6136 sayılı Kanunun 13/2 maddesi kapsamında miktar bakımından vehamet arzettiğinin kabul edilmesi karşısında şüphelide ele geçen 4 adet ruhsatsız tabanca gözönüne alınarak üst sınırdan ceza tayini talebi ile) ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.