Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI İKİNCİ GRUPTAKİ KİŞİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 28 -ŞÜPHELİ VELİ KÜÇÜK

Vikikaynak sitesinden
Atla: kullan, ara
[[]] Ergenekon iddianamesi
[[]]

28 -ŞÜPHELİ VELİ KÜÇÜK

a-Emniyet ifadesinde özetle

Şüpheli VeliKÜÇÜK'ün 25.01.2008günü alınan ifadesinde özetle;

1944 yılında Bilecik ili Gölpazan Türkmen köyünde doğduğunu, 1963 yılında İstanbul Kuleli Askeri lisesinden mezun olduğunu ve Kara Harp Okuluna girdiğini, daha sonra Piyade Okulunda okuduğunu ve akabinde Ankara Jandarma Subay Okulundan mezun olduğunu, Bilecik, Antakya, Şırnak, Ankara, Yozgat, İskenderun, Kırkağaç, Nusaybin, Ankara, İzmir, Edirne, Van, Eskişehir, Ankara, Ağrı, Kocaeli, Giresun, Çanakkale ve Bilecik illerinde görev yaptığını, 2000 yılında emekli olduğunu, emekli olduktan sonra müsteşar Erol ÇAKIR, Emniyet Müdür Nihat KUBUŞ, işadamı İlhan YAZGAN ile birlikte Stratejik Eğitim Okulu ve Güvenlik Şirketini kurduğunu, halen Bursa, Eskişehir ve Trabzon'da eğitim verdiğini, yeşil pasaportunun mevcut olup, çeşitli zamanlarda. Amerika'ya. Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, İran, Suriye, İsveç, Almanya, Hollanda gibi ülkelere giriş ve çıkış yaptığını.

Herhangi bir kuruluşa ve derneğe üye olmadığını, herhangi bir terör örgütüne üyeliğinin bulunmadığını, Vatansever Güç Birliği ve Kuva-i Milliye derneğine üyeliğinin bulunmadığını, Mehmet Fikri KARADAĞ ile bir dönem Ağrı ve Tendürek Dağlarında yapılan operasyonda birlikte görev yaptıklarını, emekli olduktan sonra İstanbul Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı toplantılarında iki kez görüştüğünü,

Muzaffer TEKİN ile İstanbul'da yayın yapan Batı Trakya dergisinde görüştüğünü, bu dergide kendisinin de bir süre yayın kurulu başkanlığı yaptığını, yine bazı etkinliklerde Muzaffer'i gördüğünü,

Sevgi ERENEROL'u tanıdığını, bir süre önce ölen Türk-Ortodoks Patriği Selçuk ERENEROL'un kızı olduğunu, Türk Dünyası Araştırmalar Vakfında yapılan konferanslarda görüştüğünü, ayrıca iki kez Noel davetlerine katıldığını, 2006 yılında yapılan davette Muzaffer TEKİN'i de gördüğünü, yine Sevgi'nin kardeşi Paşa Ümit ERENEROL'u toplantılarda tanıdığını,

Kemal KERİNÇSİZ'i Türk Dünyası Araştırmalar Vakfında yapılan etkinliklerde tanıdığını, zaman zaman telefonda görüştüklerini,

Ergun POYRAZ'ı tanımadığını, ancak yayınlanan kitaplarını aldığını,

Oktay YILDIRIM, Abdullah ÇATLI, Alaattin ÇAKICI, İbrahim ÇİFTÇİ isimli şahıslan hiç tanımadığını ve hiçbir ilişkisinin olmadığını,

Sedat PEKER'i Adapazarlı olan babası Ahmet PEKER vasıtası ile tanıdığını, babası rahmetli olduktan sonra birkaç kez Kocaeli de kendisini ziyarete geldiğini, başka herhangi bir bağlantı ve ilişkisinin bulunmadığını,

Ali YASAK'ı Eminönü'de bulunan Hamdi Et Lokantası sahibi Hamdi ARPACI’nın yanında tanıdığını, bir kez de İstanbul Avcılık ve Atıcılık Kulübüne gittiğinde karşılaştığını, bir kez de bu şahsı Yeditepe Üniversitesinde gördüğünü,

Sami HOŞTAN'ı tanıdığını, bu şahsın 1983 yılında Edirne İl Jandarma komutanı olduğu dönemde, Edirne'de ticari faaliyette bulunan ve daha sonra rahmetli olan arkadaşı Mustafa BİLGİN vasıtası ile tanıdığını, daha sonra Sami'nin birkaç kez ziyaretine geldiğini, Sami HOŞTAN'dan istihbarı amaçlı yararlanmak için telefonunu da aldığını, ancak bu yönde yararlanamadığını, daha sonra şahsın Hollanda'da otel çalıştırdığı, ticaret yaptığı, DHKP-C örgütü ile çatışmaya girdiğini öğrendiğini, şahsın İstanbul da öldürülen Ömer Lütfü TOPAL ile birlikte kumarhane ve gazino işlettiğini öğrendiğini ve bu şahıstan uzak durduğunu, ancak şahsın kendisini araması ile 3-5 kez kendisi ile telefonda görüştüğünü, bunun dışında bir birlikteliğinin olmadığını,

Tuncay GÜNEY'i 1992 yılında tanıdığını, bu şahsın gazeteci olduğunu ve Ağrı Alay Komutanı iken kendisini ziyarete geldiğini, daha sonra Kocaeli'ne tayinle gittiğinde, bu şahsın oraya da geldiğini, laubali olduğu için şahsı sevmediğini, kendisinin Eskişehir veya Ağrı'da görevli olduğu dönem içersinde gelerek, gazetecilik amacıyla Kuzey Irak'a gideceğini anlattığını, bu konuyla ilgili şahsa bir desteğinin olmadığını, birkaç gün sonra Tuncay'ın Irak'tan kendisini arayarak "Mesut Barzani'nin yanında olduğunu" anlatarak kendisini Mesut Barzani ile görüştürmeye çalıştığını, kendisinin de bu durumu Mehmet EYMÜR'e söylediğini, bu şekilde Mesut BARZANİ olduğunu tahmin etmediği Türkçe konuşan biri ile konuştuğunu, ilerleyen dönemde bu şahsın adını kullanarak bazı sahtekarlıklar yaptığını tespit ettiğini, bir teğmenle bu şahsın birlikte hareket ederek kendi adına bir araç aldıklarını öğrendiğini, bu nedenle şikayette bulunduğunu ve şahıs ile ilişkisini kestiğini,

Mahmut YILDIRIM'ı tanımadığını, ancak bu şahsın Bingöl Adıyaman bölgesinde zabıtaya istihbarat temin ettiği ve sakallı ismi ile tanıdığını, ancak şahıs ile hiç görüşmediğini ve halen nerede olduğunu bilmediğini,

Mahmut TÜYLÜOĞLU isimli şahsı tanımadığını,

Adil Serdar SAÇAN isimli şahsı Yeditepe Üniversitesi sahibi Bedrettin DALAN'm odasında gördüğünü, samimiyetinin bulunmadığını,

İkametinde yapılan aramada Adil Serdar SAÇAN tarafından DGM C.Başsavcıhğma yazılan çok gizli ibareli, Tuncay GÜNEY isimli şahıs ile ilgili, dosyada kalması gereken paraflı suretinin nereden temin ettiği ve neden bulundurduğu sorulduğunda; Belirtilen belgelerin tarihini hatırlamadığı bir dönemde posta ile geldiğini hatırladığını, Adil Serdar SAÇAN'ı düşmanlık olması amacı ile gönderildiğini tahmin ettiğini,

Yine Adil Serdar SAÇAN'm Mahmut TÜYLÜOĞLU ile çok yakın arkadaş olduğunu yazan belge, Adil Serdar SAÇAN ile ilgili bilgi notu şeklinde hazırlanmış belgeyi ne amaçla bulundurduğu sorulduğunda; Bu belgelerinde posta yolu ile kendisine geldiğini,

Doğu PERİNÇEK'i tanıdığını, ne şekilde tanıştıklarını hatırlamadığını, ancak bu şahsın Ulusal Kanal televizyonunda röportaj yapma teklifinde bulunduğunu, ancak kabul etmediğini, oğlu Mehmet PERİNÇEK'in yanma gelip kendisi ile konuştuğunu, bu şahsın İşçi Partisi Gençlik Kollan Başkanı olduğunu, konuşmaları sırasında Türk Milliyetçiliğinden bahsettiğini, bunun üzerine şahsa 30 Ağustos'ta Ülkü Ocaklan ile beraber Taksim Meydanına çelenk koymasını teklif ettiğini, Ülkü Ocaklan başkanı Levent TEMİZ'e de bunu söylediğini ve her iki gurubunda birlikte çelenk koyma töreni yaptıklarını,

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü, Güler KÖMÜRCÜ vasıtası ile tanıdığını, emekli asker olduğunu öğrendiğini, bir kez Güler KÖMÜRCÜ ile bu şahsın kendisini ziyarete geldiğini, bu şekilde görüştüklerini, şahısla bunun dışında ilişkisinin olmadığını,

Muammer KARABULUT'un arkadaşı olduğunu, Antalya'da ikamet ettiğini Noel Baba Vakfının başkanı olduğunu, son bir yıldır görüşmediklerini,

Semih Tufan GÜLALTAY'ı tanımadığını fakat Fetullah GÜLEN ile ilgili kitabını okuduğunu, bu şekilde gıyaben tanıdığını,

İbrahim ÇİFTÇİ isimli şahsı tanımadığını.

Susurluk davasında bağlantısı olup olmadığı sorulduğunda; Susurluk olayı içerisinde yer almadığını, ancak Emniyet Müdürü Hüseyin KOCADAĞ, Sedat BUCAK isimli şahıslan yakmen tanıdığını, olayın olduğu dönemde Giresun Bölge Komutanı olduğunu, Sami HOŞTAN'm kendisini telefon ile arayarak bu olayı bildirdiğini, bunun üzerine Balıkesir İl Jandarma Komutanı Albay İsa GÜNEŞ'İ aradığını, ancak kendisine ulaşamadığını, bunun üzerine Kocaeli İlinde birlikte görev yaptığı Balıkesir Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN'ı aradığını ve onun da olay yerinde olduğunu öğrendiğini, bu şekilde Hüseyin KOCADAG, Gonca US, Mehmet ÖZBAY isimli şahsın öldüğünü öğrendiğini, olay yerinde bulunan Nihat CAMADAN'a Mehmet ÖZBAY'ın Abdullah ÇATLI olabileceğini ve dikkatli olmasını söyleyerek uyanda bulunduğunu, zira olaydan bir ay kadar önce Doğu PERİNÇEK'in basında Abdullah ÇATLI'nm Mehmet ÖZBAY kimliği ile haber çıktığını, olay sırasında Nihat CAMADAN'a olayda yaralı olduğu söylenen Sedat BUCAK'ı hastaneye götürmesini istediğini, kaza yerine gitmesi için her hangi birini göndermediğini, Abdullah ÇATLI’nın cesedini almak için Sami HOSTAN'ı göndermediğini, kaza ile ilgi ve alakasının bunlardan ibaret olduğunu,

3 Kasım 1996 tarihinde meydana gelen trafik kazasında Hüseyin KOCADAĞ, Abdullah ÇATLI, Gonca US'un ölmesi Sedat BUCAK'ın da yaralanması olayı ile ilgili Tuncay GÜNEY'in ifadesinde Veli KÜÇÜK Izmitte Alay Komutanı iken Abdullah ÇATLI gelip giderdi, şahsı Direj Ali getirdi, Türkiye de rahat dolaşması için Mehmet ÖZBAY kimliği verildi şeklindeki beyanı sorulduğunda; Abdullah ÇATLI’nın hiçbir yerde yanına gelmediğini,

Tuncay GÜNEY ifadesinde, Abdullah ÇATLI'nın bir dönem Veli KÜÇÜK ile birlikte olmasına rağmen susurluk kazası öncesinde Hüseyin KOCADAĞ ile birlikte hareket etmeye başladığı, Veli KÜÇÜK'ün de bu olaya kızdığı şeklindeki beyanı sorulduğunda; Abdullah ÇATLPyı hiç görmediğini, Hüseyin KOCADAĞ'ın sevdiği bir arkadaşı olduğunu, kazada ölmesine de üzüldüğünü,

Tuncay GÜNEY ifadesinde, Giresun da Veli KÜÇÜK ve bazı üst düzey askeri görevlilerle otururken susurluk kazası ile ilgili Veli KÜÇÜK'ün "Mehmet AĞAR'da ölecekti biliyorsun, o gün onlar otelde idiler, bunlar aslında hep beraber gitmeleri, o kazada olmaları gerekiyordu, bizimkiler öbür arkada ki arabada idiler, Allahtan o çantayı Direj Ali aldı" şeklinde ki beyanı sorulduğunda; Tuncay GÜNEY'in beyanlarının hayal ürünü olduğunu,

Tuncay GÜNEY'in Susurluk kazasında ölen Abdullah ÇATLI'nın çantasını olay yerine ilk gidenlerden Direj Ali'nin alıp Veli KÜÇÜK'e ilettiği şeklinde ki beyanı sorulduğunda; Bu iddianın tamamen asılsız olduğunu,

Ümraniye de bulunan el bombaları sorulduğunda; Kendisinin bombalarla ilgili basından duyduğu kadar bilgisinin olduğunu, bu konu ile ilgili Muzaffer TEKİN'i tanıdığını,

Ergenekon oluşumu ve ikametinde bulunan ERGENEKON, LOBİ, Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi, Dinamik Ulusal Güç Birliği, Kuvayi Milliye Cephesi, Şirket Gizli gerçekler Gözlem Analiz gibi belgeler sorulduğunda; Ergenekon oluşumu ile ilgili her hangi bir irtibatının olmadığını, Ergenekon olanak adlandırılan dokümanlarda yaptığı incelemede, kendisinin prensiplerine ters olduğunu gördüğünü, böyle bir oluşumun Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde olacağını da kabul etmediğini, silahlı kuvvetlerin diğer bölümlerinde gayri yasal olarak böyle bir oluşuma gidildi ise de bundan haberinin olmadığını, Tuncay GÜNEY isimli şahsın böyle bir yapılanmayı hazırlamış olabileceğini tahmin ettiğini, çünkü bu şahsın hayalperest birisi olduğunu, kendisinin yurt içi ve yurt dışında bir çok toplantıya katıldığını, özellikle Dünya Azerbaycanlılar Kongresi ne katıldığını, yönetim kurulu üyesi olduğunu, ayrıca Türk Dünyası Araştırmalar Vakfının konferanslarına katıldığını, bahsedilen belgelerin bu toplantılarda verilmiş olabileceğini, ancak kendisinin hiçbir derneğe üye olmadığını, dokümanlarda geçen konuların, almış olduğu Devlet terbiyesiyle uyuşmadığını, Devletin içinde yeni oluşum ve yapılanmaları ancak Devletin kendisi veya görevlendirdiği kurumların yapabileceğini, bu tür oluşumların ülkeye ve topluma yararlı olabileceğini düşünmediğini,

İkametinde bulunan "televizyon analiz yönetim ve geliştirme projesi" başlıklı belge sorulduğunda; Kesin olmamakla birlikte bu dokümanı Mehmet PERİNÇEK in kendisine vermiş olabileceğini, dokümanı incelediğini, ancak kendisini çok ilgilendirmediği için üzerinde durmadığını,

İkametinde bulunan "MİT&MEDYA ve Ajan Gazeteciler" başlıklı belge sorulduğunda; kendisinin bu belgeleri hatırlamadığını, nereden ve kimlerden geldiğini bilmediğini,

İkametinde bulunan "Panzehir etnik bölücü operasyonların tasfiyesi kurt hareketi ve Türk-Kürt kardeşliği" belgesi sorulduğunda; Kendisinin Jandarma İstihbarat Gruplar Komutanı olarak görev yaptığını, halk arasında yanlış bir deyim olarak yürüttüğü komutanlığına JİTEM denildiğini, görevde iken istihbarat amaçlı bilgi ve belgelerin geldiğini, kendilerinin bunu değerlendirdiğini, istihbari değeri olmayan belgeleri envantere ve işleme sokmadan kaldırdıklarını, belirtilen belgenin bu şekilde gelmiş olabileceğini,

İkametinde bulunan "Rav Sebatay ZWI Sebataycılık ve Türkiye Sebatayları Reosta Operasyon projesi" başlıklı belge sorulduğunda; Bu belgenin nereden ne şekilde geldiğinden haberinin olmadığını,

Tuncay GÜNEY isimli şahıstan el konulan "Birleşik Komün Girişim İstanbul 27 Haziran 2000-06 Operasyon" isimli belge ve ERGENEKON örgütü bünyesinde faaliyet yürüten LOBİ amaçları doğrultusunda kurulan Birleşik Komün'ün yapılanması, faaliyetleri sorulduğunda;Kendisinin Birleşik Komün hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını,

Birleşik Komün dokümanında "güvenlik şirketinin yönetim kurulu başkanlığına, istihbarat birimlerinde uzmanlaşmış emekli bir Albay getirilecektir" ibaresi ve bunun altındaki "Veli Kü..." ibaresi sorulduğunda; bahsedilen tarihte kendisinin General olduğunu, Jandarma teşkilatında emekli Veli... isminde bir albay hatırlamadığını,

İkametinde bulunan "Uluslar arası özel güvenlik A.Ş. (Security A.Ş.) isimli dokümanın "Birleşik Komün de geçen konular" olup olmadığı sorulduğunda; Dokümanın halen yönetim kurul başkanlığını yaptığı güvenlik şirketinin, şehirler arası ve uluslar arası görev ve yetkilerinin araştırdıkları esnada çevreden edinilmiş bir belge olabileceğini,

İkametinde bulunan "Protokol A.Ş. -Uluslar arası halkla ilişkiler şirketi projesi 26 Haziran 2000" başlıklı belgenin, "birleşik Komün de geçen konular" olup olmadığı sorulduğunda; Belgeyi hatırlamadığını,

İkametinde bulunan "21. Yüzyılda casusluk iletişim ve bilgi çağında global istihbarat istasyonları ve değişim casusluk mesleği" başlıklı belge sorulduğunda; Belgeyi hatırlamadığını, İkametinde bulunan "Oluşum Aralık 1999" başlıklı Tuncay GÜNEY imzalı belge sorulduğunda; Bu dokumanı, Tuncay GÜNEY ile görüştüğü dönemlerde şahsın getirdiğini, yapmış olduğu araştırmaları içerir doküman olduğunu, içeriğini hatırlamadığını,

İkametinden el konulan "Fabrikatör, Örtülü faaliyetler bir, Reaksiyon, Biyografi, Arenadaki Sanat Galdio Sanatçılar, Şirket&Köstebek, Ermeni sorunu kilise devleti, Masonik Bilderberk çetesi, Fundamentalist, Kanal 6 Analiz" gibi belgeler sorulduğunda; bu belgeleri tam olarak hatırlamadığını,

İkametinde yapılan aramada; Mehmet Dayı isimli şahıs tarafından gönderildiği anlaşılan Osman BAYDEMİR ve onunu gibilerin cevap vermek için sabırsızlıkla beklediğin beyan eden mail çıktısı sorulduğunda; Mehmet dayı'yı tanımadığını mail'in şirketin mailine gelmiş olduğunu, mesajı okuduktan sonra endişelendiğini, şahsın Osman BAYDEMİR'e bir eylem düzenlenmesi halinde mailin ortaya çıkacağını ve kendisinin tertipçi gibi görüneceğini düşünerek bu maili ilgili makamlara gönderdiğini,

İkametinde bulunan Veli Paşa ya hitaben yazılmış, Milastaki bir arazinin satışı ile ilgili Veli paşanın vazgeçen tarafa 2 milyon dolar ceza koyduğu, bu paradan 300 milyannm Veli KÜÇÜK'e iletilidiği, geri kalanının emlakçı ve Şadan ÖZKAN arasında pay edildiği belirtir mektup sorulduğunda; Bu olayın kendisi ile alakasının olmadığını, olayı duyduğunda adının kullanıldığını anlayarak Gölpazan İlçe Savcılığına müracaat ettiğini ve şikayetini Bursa savcılığına faksladığını, ayrıca Bursa Emniyet Müdürlüğü üe de görüştüğünü, adı geçen Şadan ÖZKAN'm Bilecik ili Bayırköy beldesinden olduğunu, Bursa da öğretmenlik yaptığını, kendisinin adını kullanarak dolandırıcılık yaptığını öğrendiğini,

"Toplantı: İSTANBUL-17 Ağustos 2002, Toplantıya Katılanlar, Askeri Personel olduğu söylenen Çevik BİR kontrolünde Kazım ANAT, İsrailli General Gabriel LİBRAİDER, (MOSSAD), Ali ERTEN, Batmamı Ömer, Murat URSAVAŞ, Aşağıda isimleri belirtilen kişilere çeşitli yöntemlerle SUİKAST/EYLEM düzenleneceği. Planın CİA-MOSSAT Türk işbirlikçileri ile müştereken yapılacağı: Ahmet CİNALİ (Şahin Bey), Emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, Kemal ŞAHİN (HOCA), Tacikistan Genel Kurmay Başkanı, Ticaret Bakanı Mehmet EMİNOF, (dokümanın alt kısmına farklı el yazısı ile düşülen notta: "Ahmet CİNALİ getirdi. (Giresundan) Bu bilgileri veren Murat URSAVAŞ'ın arkadaşı imiş, benimle görüştürecekler, Ahmet CINALI'ye telefon edeceğim" "Mustafa ANAT (ALBAY) 1949 Harp Okulu Mezunu, 1981 Emekli Kara Kuvvetlerinden, Kazım ANAT Cep: 0-554-6350050, Ali ERTEN 0-533-5263409, Murat İSFENDİYAROĞLU 0-535-2158498, Oğlu Kazım ANAT MOSSAT Organizasyonu içinde olduğu söylenen kişi (MEDİKOM GROUP) Ankara ve İstanbul'da mevcut büroları var. Ali ERTEN (Kazım ANAT'ın şirketteki ortağı), Murat İSFENDİYAROĞLU (Kazım ANAT'ın şirketteki diğer ortağı Yurt dışından finans sağladıklarını söylüyorlar. Mehmet Emin SADOGLU Levent'te bir Albaya bilgi aktarıyor. NTV eski haber spikeri Celal'in bunlarla derin ilişkileri olduğu söyleniyor. Ankara Meydi Kom Şti. 0-312-4354430-4343030-4198608-4198610, İstanbul: 0-212-3202267-3262269" şeklinde biten belgeyle alakalı,

Bahsi geçen dokümanı kendisine Giresun jandarma Bölge Komutanlığı yaptığı dönemde evrakın alt kısmında da kendi el yazısı ile ismini yazdığı Giresunlu AHMET CİNALİ isimli şahıs tarafından verildiğini hatırladığını,

Evinde ele geçirilen

"Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN'e yapılan komplo" kapağı altında (5) sayfalık "Paşam Sizin himmetleriniz sonrası Hatay " şeklinde başlayarak, son sayfasında "Emir ve Görüşlerinize arz ederim, Saygılarımla 1881-AVŞAR" imzalı dokümanda özetle;

"Ocak 2006 tarihinde özellikle Vali A.KAYHAN'ın gelmesinden sonra Hatay-Serinyol'daki Jandarma Er Eğitim Alayında büyük bir şevkle çalışan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in komploya maruz kaldığını, olaydan doğrudan veya dolaylı ilgileri olan (15) askeri, emniyet ve sivil şahısların isimlerinin, rütbelerinin ve görev yerlerinin sıralandığı, "İLİŞKİLER-BAĞLANTILAR" başlığı altında yapılan komplo ile Hatay'da kökü geçmişe dayalı menfaat çetesinin oluştuğu, kadronun tesisi İskenderun'da görev yapmış ve halen 3. Kolordu Komutanı olarak görev yapan Korgenarel Ethem ERDAG ile Jandarma Genel Komutanlığı Kaçıkçılık Daire Başkanı Albay Cengiz YILDIRIM'a dayandığı, Şırrak Tümen Kurmay Başkanı iken Serinyol Jandarma Er Eğitim Alayına atanan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in bu ekibe dahil edilmek istendiği, olumsuz cevap vermesi üzerine tehlikeli birisi olarak görüldüğü, menfaat çetesi içersinde Albay İdris ŞAHİN, İl Jandarma Komutanı Albay Feramuz KÜÇÜK, Yarbay Mustafa YALÇIN, İstihbarat Yüzbaşı Ramazan TURAN, İl Emniyet Müdürlüğünden Şemsettin CANPOLAT'ın bulunduğu, (14) askeri, emniyet ve sivil şahıslarla ilgili" istihbari mahiyette bilgiler ile"Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN kapağı altında, "Sayın Paşam" başlıklı Emir ve Görüşlerinize arz ederim saygılarımla 1881-AVŞAR" imzalı" (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda, yaklaşık (2) yıldır birlikte çalıştıkları Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN'in Ağustos 2006 tarihi itibarı ile terfi edeceği, Aİbay'm kendileri için çok önemli olduğunu terfi etmemesi halinde aynı yerinde kalması, terfi etmesi halinde ise Adana Jandarma Bölge Komutanlığına getirilmesi için, "ancak sizin himmetleriniz ve desteğinizle olabilir" şeklinde yardım talebinde bulunulduğu, ekinde bulunan "EK-1 ÖZEL ŞARTLAR" başlıklı (12) maddeden oluşan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in özellikleriyle kendileri için öneminden" şeklinde bilgiler bulnan not sorulduğunda;

Adı geçen Albay'ı tanıdığını, şuanda emekli olduğunu tahmin ettiğini, tarihte Hatay Serinyol Jandarma Eğitim Alay Komutanı olduğunu, kendi iç konusunda ve terfii konunda sıkıntıları olduğunu, AVŞAR'ı da tanıdığını, Yahya Albay'ın yakını olduğunu, Belki Yahya Albay'ın kendisinden tavassutta bulunmak istemediği için İskenderun'da ikamet eden İsmet AVŞAR'm kendisine yazıp gönderdiğini, bunun üzerine Yahya Albay'la görüştüğünü fakat fazla bir sorunlarının bulunmadığım ve dikkate almadığını,

2004 yılında Sami HOŞTAN ve Sedat PEKER'in 0023360 nolu iletişim tespit tutanağmdaki; Sedat PEKER'İN Veli paşa ile Korkut EKENİ'i barıştırması, Yavuz ATAÇ ile görüştürmesi konulan sorulduğunda; bu konudan bilgisinin olmadığını şahıslara sorulmasını,

2004 yılında Sedat PEKER ile kendisinin yaptığı 003264 nolu iletişim tespit tutanağında; Milli yol meselesinden ve yeni bir oluşum yapılacağından bahsedildiği hatırlatılarak sorulduğunda; konuyu tam olarak hatırlamadığını,

2004 yılında 003265 nolu iletişim tespit tutanağında; Sedat PEKER'in adamları Volkan GEZMİŞ ve İsmet..? isimli şahısların Veli Paşanın şoförüne her ay maaş gideceğinden bahsettikleri sorulduğunda; Gima yönetiminde görevli iken arabasını kullanmak üzere Caner YİĞİT isimli şahsm bir süre şoförlüğünü yaptığını, maaşı konusunda bilgisinin olmadığını,

2007 yılı 003232 nolu iletişim tespit tutanağında, Mehmet GÜLKANAT ile yaptığı görüşme sorulduğunda; Mehmet GÜLKANAT İsviçre de faaliyet gösteren Alfa şirketinin Türkiye temsilcisi olduğunu, kendisinin de bu şirkete emlak konusunda danışmanlık yaptığını, ayrıca Kayzm isimli bir İngiliz inşaat firmasına da danışmanlık yaptığını, Zincirlikuyuda Milli Emlak'a ait olan bir arsanın Kayzm firmasınca alınması konusunda Alfa şirketinin yardımcı olduğunu, fakat bu işin ihale aşamasında olduğunu,

2007 yılı 003235 nolu iletişim tespit tutanağında, Güler KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşme sorulduğunda; Güler KÖMÜRCÜ'yü Amerika'daki toplantılardan tanıdığını, Güler'in orada gazetecilik yaptığını, Türkiye'ye döndüğünde ailecek görüşmeye başladıklarını, Güler KÖMÜRCÜ'nün evinde dinleme cihazı olduğunu söylemesi üzerine, güvenlik şirketinden emekli binbaşı Melih İŞÇAN'a dinleme cihazını bulacak bir şahsı bulmasını istediğini, aynı gün elemanla beraber Güler KÖMÜRCÜ nün evine gittiklerini, inceleme yapıldığını ancak dinleme cihazı bulunmadığını, telefon görüşmesinin bu konuyla ilgili olduğunu,

İkametinde bulunan Ergenekon ve lobi isimli belgeleri Tuncay GÜNEY'de de bulunması ve Tuncay GUNEY'in alman ifadesinde Ergenekon belgesini Veli KÜÇÜK'ün talimatıyla Doğu PERİNCEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN tarafından hazırlandığı yine lobi isimli belgenin de Doğu PERİNCEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKRIFAT tarafından hazırlanması konusu sorulduğunda; Bahsedilen belgeler ile ilgili talimatı kendisinin vermediğini, Tuncay GUNEY'in iddialarının yalan olduğunu,

Ergenekon belgesi içerisinde Naylon Terör örgütü oluşturmak, mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilere suikast yapılması yada dez-Enfermasyon yöntemlerinin kullanılması, sivil toplum örgütlerinin kontrol altında tutulması, medya, uyuşturucu ticareti gibi konularında kontrol altında tutulması, Ergenekon belgesi içeriğinde belirtilen politikalar olarak yer aldığı hatırlatılarak, bu yapının kurucuları ve yöneticileri sorulduğunda; Belirtilen konulara karşı olduğunu, böyle bir yapılanma içerisinde olmadığını, varsa da içeriğini bilmediğini,

Lobi isimli dokümanın Ergenekon'a bağlı olarak faaliyet gösteren sivil unsurların örgütlenmesi olduğu belirtilmiş, örgüt politikası olarak ta, güçlü ticari kuruluşlar da kadrolaşma, mafya guruplarının denetimi ve yine güçlü kuruluşların oluşturulması, medya kuruluşları aracılığı ile kamuoyu oluşturulması gerektiği hatırlatılarak bu yapılanma ile amaçlarının ne olduğu sorulduğunda; Bu şekilde bir yapılanmanın içerisinde olmadığını, bu tür oluşumlara karşı olduğunu,

2004 yılında suç örgütü lideri Sedat PEKER ve gurubuna yönelik yapılan operasyonlarda tespit edilen telefon görüşmelerinde, Sedat PEKER'in kendisi için bir şoför tutması ve bu şoförün maaşını da Sedat PEKER'in ödemesi konusu sorulduğunda; 2001 yada 2002 yılında şoföre ihtiyacı olduğunu, Emin Caner YİĞİT isimli şahsı şoför olarak yanında çalıştırdığını, kimin tavsiye ettiğini hatırlamadığını, maaş vermediğini, sadece harçlık verdiğini, Caner YİĞİT'i Sedat PEKER'in göndermediğini,

2004 yılında yapılan Kelebek Operasyonun da Tape: 1498-l500-1501 nolu tapelerde Volkan GEZMİŞ, İsmet, Boğaçkan MURATHAN’ın görüşmelerinde Sedat PEKER'in talimatıyla Veli KÜÇÜK'ün şoförüne her ay para yatırılması hatta bunun için banka hesap numarası ayarlanması konulan sorulduğunda; Bahsedilen görüşmeleri kabul etmediğini, tamamen kendisinin dışında yapılan görüşmeler olduğunu,

2004 yılında yapılan Kelebek operasyonun da kayıt sına no: 1094 nolu tapede Sedat PEKER'in menejer Stelyo PİPİS aracılığı ile Veli KÜÇÜK'e bir ev alınması konusu sorulduğunda; Bir dönem kiralık ev aradığını, ancak Sedat PEKER'in böyle bir teklifte bulunmadığını, emlakçıyı tanıyor olabileceğini eve almadığını ancak kiralık bir ev bulduğunu,

İkametinde bulunan Lobi adlı belgenin içeriğinde mafya guruplarının gözden geçirilmesi ve deneyimli mevcut gurupların karşısına yeni ve güçlü guruplar koşturularak denetim ve kontrol altına alınması amaçlandığı belirtilerek Muzaffer TEKİN'in mafya olarak adlandırılan suç örgütü mensupları ile ilişkilerine bakıldığında aynen lobi dokümanında belirtildiği şekilde mafya guruplarının kontrol altına almaya ve yönlendirmeye çalışması konusu sorulduğunda; Kendisinin mafya gurubu olarak belirtilen kişileri yönlendirecek her hangi bir faaliyetinin olmadığını ancak Edirne Alay Komutanı olduğu dönemde vuku bulabilecek kaçakçılık olayları ile ilgili, o dönem yurtdışına gidip gelen Sami HOŞTAN ile istihbari faaliyetler konusunda bazı görüşmeler yaptığını,

Tuncay GÜNEY'in ifadesinde, Sedat PEKER'i 23 yaşından itibaren yönlendirmesi, örgütlemesi beyanı sorulduğunda; Tuncay GÜNEY'i kendisini kurtarabilmek için her türlü yalan ve iftirayı söyleyebileceğini, bu şahsın kendisini bu derece tanıyamayacağım, söylediklerinin tamamen yalan ve iftira olduğunu,

Tuncay GÜNEY'in ifadesinde, Veli KÜÇÜK ile birlikte olduğu dönemde Doğu PERİNÇEK'in referansı ile Kuzey Irak'a gittikleri, Habur'da Jitem'den subayların da yanlarına geldiği, arkalarında silah yüklü araçların olduğu, Ali Balkan METE, Cemal, isimli şahıslar ile görüştükleri, Cemal'in gümrük işlerini yaptığı, Jitem ve gazeteciler ile birlikte Kuzey Irak'a geçtiklerini beyan etmesi konusu sorulduğunda; Ali Balkan METE'yi tanıdığını, bu şahsın çeşitli gümrük kapılarında çalıştığını, Habur gümrüğünde de çalıştığını, yine ismi geçen Cemal KARAHAN isimli şahsı 1982 yılında Edirne Gümrük Muhafaza Müdürü iken tanıdığını, 1987 yılından sonra bu şahsı görmediğini, Tuncay GÜNEY in K.Irak'a bir defa gittiğini ve kendisini telefonla arayarak Mesut Barzani dediği bir şahısla görüştürdüğünü, bu görüşmeyi MİT'te görevli Mehmet EYMÜR e haber vererek takip ettirdiğini, ancak belirtilen iddiaları kesinlikle kabul etmediğini,

Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Doğu PERİNÇEK in adamı olan muhabir Halit GÜNGÖR'ün, Jandarmada Hizbullahçıların eğitilmesiyle ilgili bazı fotoğraflar çekerek Doğu PERİNÇEK'e gönderdiği, ancak fotoğrafların yayınlanmadığı, daha sonra Halit GÜNGÖR'ün öldürüldüğü şeklindeki beyanları sorulduğunda; Halit GÜNGÖR isimli şahsı tanımadığını, bu şekilde bir olayı duymadığını,

Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Veli KÜÇÜK ün talimatı ile Abdullah ÖCALAN m avukatı Doğan ERBAŞ ile Doğu PERİNÇEK in odasında görüştüklerini bu toplantıda Adnan AKFIRAT'ın da olduğu beyanı sorulduğunda; Tuncay GÜNEY in iddialarını kabul etmediğini, hepsinin hayal ürünü olduğunu, (beyan ettiği bu konuda Doğu PERİNÇEK'in böyle bir görüşmenin olduğunu doğruladığı,)

Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile AKŞAM GAZETESİ ne geçtiği, gazete sahibi Mehmet Ali ILICAK'ın Veli KÜÇÜK'ün kontrolünde olduğu, Akşam gazetesinde Veli KÜÇÜK'ÜN isteği doğrultusunda haberler yaptıkları şeklindeki beyanları sorulduğunda; Mehmet Ali ILICAK ile kısa süreli bir görüşmesinin olduğunu, iddiaların tamamen asılsız olduğunu,

Tuncay GÜNEY in ifadesinde, Cumhuriyet Gazetesinin, ERGENEKON-LOBİ faaliyetleri çerçevesinde satın alınmaya çalışılmasıyla ilgili iddiaları sorulduğunda; Ulusal Sanayicileri İş adamları Derneği USİAD da Kemal'in Cumhuriyet gazetesini almak için girişimi olduğunu, ancak maddi açıdan alamadığını, bu amaçla herhangi bir toplantı yapmadığını, gazetenin alımıyla ilgili Gürbüz ÇAPAN, Ferid İLSEVER, Ümit ÜLGEN, Kemal ÖZDEN ile birlikte ENKA tesislerinde yemek yediklerini, Kemal'in daveti üzerine oraya gittiğini, orada Cumhuriyet gazetesinin alınmasıyla ilgili görüşme yapıldığını, fakat olumlu bir netice alınamadığını,

Ergenekon ve lobi gibi belgelerin içeriğinde medya kuruluşlarının kontrol altına alınması ve kendi medya kuruluşlarının oluşturulması amaçlandığı hatırlatılarak sorulduğunda; Tuncay GÜNEY'i tanıdığında akşam gazetesinde çalıştığını söylediğini, Tuncay'ı gazeteye yerleştirme gibi bir durumunun olmadığını, Cumhuriyet gazetesinin alınması konusunun ise kendisinin değil Kemal ÖZDEN'in fikri olduğunu, gazeteyi hangi amaçla kullanacağını bilmediğini,

Doğu PERİNÇEK isimli şahsı tanıdığını, nerede olduğunu hatırlamadığı bir yerde karşılaştığını, Ancak yakın bir ilişkisinin olmadığını, bir iki kezse Doğu PERİNÇEK'in kendisini telefon ile aradığını ve Ulusal kanalda röportaj yapma teklifinde bulunduğunu ancak prensiplerine ters bir durum olduğu için kabul etmediğini, Bir telefon konuşmasında da oğlu "Mehmet PERİNÇEK in Rus Filolojisinden mezun olduğunu, Rusyada Lenin üniversitesinde araştırma yapacağını" söylediğini, görüşmek istediğini söylediğini, kabul ettiğini ancak tarihini tam hatırlayamadığını, o vakit Gima yönetiminde bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK'in Ümraniye ilçesinde bulunan Gimaya yanma geldiğini, sohbet esnasında Doğu PERİNÇEK'in aynı zamanda İşçi Partisi Gençlik kollan başkam olduğunu da öğrendiğini, bu tarihin kuvvetle muhtemel Ağustos ayı olduğunu, Çünkü konuşma esnasında Türk milliyetçiliğinden söz ettiğini, kendisinin de "30 Ağustos da Ülkü ocakları ile beraber, Taksim meydanına niye çelenk koymuyorsunuz" diye söylediğini, Doğu PERİNÇEK'in olayı çok sıcak karşıladığını, bilahare İstanbul Ülkü ocakları başkanı olarak tanıdığı Levent TEMİZ i çağırarak aynı teklifi ona da söylediğini ve bir araya getirdiğini, resmi prosedürü yerine getirerek, bu etkinliği beraber 30 Ağustos tarihinde Taksimde gerçekleştirdiklerini, Bu olay dahi basında gereksiz spekülasyonlara neden olduğunu, "kızıl elma ittifakım Veli KÜÇÜK sağladı" şeklinde tenkite yönelik haberler de çıktığını,

Kızılelma deyimi bence, tüm Türk Halk ve topluluklarının bir bayrak altın toplanması mefkûresidir. Ancak böyle bir mefkurenin gerçekleşmesini mümkün görmüyorum. Böyle bir oluşumun içerisinde de değilim.

Orhan KİVERLİOĞLU isimli şahsı bir kez Türk dünyası araştırmaları vakfında gördüm tanıştık, bana politikada belirli bir yer edinmek için uğraştığım ancak şu anda hangi partide çalışacağını bilmiyorum, beraber yardımcı olamamı istedi, benim politik bir konumum ve durumum olmadığı için kabul etmemekle beraber red etmedim, bana bu konuda bir broşürü olduğunu ve bana getireceğini söyledi, ne kadar süre olduğunu bilmiyorum ama yine aynı yerdeki toplantıda getirdi şu anda bu broşürün içeriğini hatırlamıyorum, ancak bundan sonrada hiç görüşmedim.

2004 yılında çıkar amaçlı suç örgütü kurmaktan tutuklanan Sedat PEKER'in no: 1203 nolu yaptığı görüşmede ; Güler KÖMÜRCÜ, Ümit ÖZDAĞ, Yılma DURAK gibi şahıslar ile bir toplantı yapılacağı, Güven SAZAK, Meral AKŞENER gibi şahıslarla da görüşüldüğü, yeni bir oluşumdan bahsedildiği hatırlatılarak Sedat PEKERTe bu konuyla ilgili konuşması ve bu şahsın herhangi bir desteğinin olup olmadığı sorulduğunda; Ümit ÖZDAĞ'ın aile dostu olduğunu, görüşmenin yapıldığı dönemde Ümit ÖZDAĞ'ı siyasi arenada iyi bir yerde görmek istediğini, MHP içinde etkin bir yerde olmasını istediklerini, bu konuyla ilgili Sedat PEKER'in her hangi bir desteğinin olmadığını,

Telefon görüşmelerinde, MHP nin yönetiminin değişmesi, Devlet BAHÇELİ nin gitmesi gerektiğiyle ilgili görüşmeler yaptığı, ERGENEKON politikaları içersinde "ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilere suikast yapılması yada Dez-enfermasyon yöntemlerinin kullanılması" nın, belirtildiği hatırlatılarak, bu yöndeki çalışmaları sorulduğunda; Bu görüşmelerin tesadüf olduğunu Ümit ÖZDAĞ'ın babasından olayı sevdiği bir şahıs olduğunu, bu yüzden MHP içersine girmesini istediği, fikir olarak destek verdiğini, ERGENEKON içersindeki yapılanmayı kesinlikle kabul etmediğini, böyle oluşumlara tamamen karşı olduğunu, bu tür oluşumların ülkede kaos çıkartacağını beyan etmiştir.


b)- Şüpheli VELİ KÜÇÜK Savcılık ifadesinde;

Veli KÜÇÜK 26.01.2008 tarihli C.Savcılığı ifadesinde özet olarak;

Kolluk ifadesini tekrar ettiğini, soruşturma kapsamındaki kişilerden Ali YASAK ile Eminönü ilçesindeki Urfalı Hamdi adlı kebapçıda 7-8 sene önce tanıştığını, bundan sonra bir kere daha görüştüğünü, bir daha görüşmediğini, Sami HOŞTAN'ı 1983 yılında Edirne' de binbaşı olarak görev yaptığı sırada tanıdığını,zaman zaman görüştüklerini,ancak bu kişinin kendi adını kullanarak Azarbeycan' da iş çevirmek istediğini hissedince görüşme talebinde bulunmasına rağmen bir daha kendisi ile görüşmediğini, 2 senedir ise telefonla dahi görüşmediğini, Sedat PEKER'i çocukluğundan itibaren tanıdığını, babasının kendisinin arkadaşı olduğunu, babası ölünce kendisinin Sedat PEKER ile ilgilendiğini,5 senedir görüşmediklerini, kendisini telefonla bir iki kez aradığını, kendisinin Sedat PEKER' in Ergenekon isimli bir şirketi olduğunu bilmediğini, Emin Caner YİĞİT'in kısa bir dönem yanında bulunduğunu, S edat PEKER'in bu kişinin maaşını verdiği şeklinde spekülasyonlar çıkınca bir daha yanma gelmesine müsade etmediğini,daha sonraları kendisinin danışmanlık yaptığı Alfa Şirketinin sahibi Mehmet GÜLKANAT'ın yanma gidip geldiğini gördüğünü, ancak kendisi ile ilgili olmadığını, Tuncay GÜNEY' i eskiden itibaren tanıdığını,gazeteci olduğundan ötürü zaman zaman yanma geldiğini,bir seferinde kendisini Irak'tan arayıp Barzani ile görüştürmek istediğim söyleyerek bir şahıs ile görüştürdüğünü,ancak görüştürdüğü kişinin Barzani olmadığını anladığını,daha sonra kendisi adına bir teğmen ile birlikte birisinden jip aldıklarını öğrendiğini,kendisini emniyete ihbar etmesi sonucu tutuklandığını, hakkında dava açıldığını, daha sonra da Kanada' ya gittiğini öğrendiğini, Mehmet Fikri KARADAĞ ile eski asker olması nedeni ile görev gereği tanıştığını, Muzaffer TEKİN ile 2004 yılında Batı Trakya Dergisinde tanıştığım,daha sonra zaman zaman görüşmelerinin olduğunu, İbrahim ÇİFTÇİ 'yi tanımadığını,Yalçm TANFER' in oğlu Osman TANFER' in konuşmasında geçtiği için ismini duyduğunu,ancak kendisi ile tanışmadığını ve görüşmediğini, Sevgi ERENEROL'u Türk Dünyası Araştırma Vakfı toplantılarında 2003 yılında gördüğünü,o günden sonra zaman zaman görüştüklerini, Noel yemeklerine davet edildiği için iki sefer eşi ile ziyaret amacı ile gittiğini,aynca babasını da önceden tanıdığını,aile olarak tanışıp görüştüklerini, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK' ü Güler KÖMÜRCÜ' nün yanında görererek tanıştığını, bir keresinde de Güler KÖMÜRCÜ'nün bu kişi ile birlikte evine ziyarete geldiğini,bu iki görüşme dışında görüştüklerini hatırlamadığını, Güler KÖMÜRCÜ ile Amerika'daki bir konferansta tanıştığını,aile olarak görüştüklerini, Kemal KERİNÇSİZ' i tanıdığnıı,Türk Dünyası Araştırmaları Vakfına Cumartesi günleri geldiğini,buradaki hukuk konusunda konferanslar verdiğini,zaman zaman telefonla görüşmelerinin olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile eskiden itibaren tanıştığını,kendi aleyhine dergisinde ve televizyonunda yayınlar yapmış olduğunu,daha sonra kendi kanalında program yapmayı teklif ettiğini,kendisinin bunu kabul etmediğini,5-6 yıldır da kendisi ile görüşmediğini,oğlu Mehmet PERİNÇEK'i yanma gönderdiğini,Mehmet PERİNÇEK ile bir kitap vesilesi ile 4-5 kez görüştüğünü, Ayhan ÇEVİK'in Bilecek eski valisi olduğunu, bu sebeple tanıştığını ve zaman zaman da görüşerek konferanslara katıldıklarını, Fuat TURGUT'u tanımadığnıı,kendisine gelen ihtilal içerikli mesajlar ile ilgisi olmadığını, gönderen kişiler ile ilgili olduğunu,

Kendisinin 2000 yılının Ağustos ayında Tuğgeneral rütbesinde iken terfi edemediği için emekli olduğunu,daha sonraki yıllarda 2003 yılında Stratejik Güvenlik Şirketini kurduğunu, halen bu şirketi Erol ÇAKIR, Nihat KUBUŞ, İlhan YAZGAN ile 4 kişi olarak yönettiklerini,Erol ÇAKIR'ın daha sonra hissesini alarak şirketten ayrıldığını, ayrıca Kaizen Şirketine danışmanlık yaptığım,bu şirketin yan kuruluşu olan Üniversal Şirketi ile ortak olarak Bilecik Türkmen Köyüne çimento fabrikası kurdurmak için çalıştığım,Kaizen Şirketi adına da çeşitli yerlerin alımı ile ilgili muhtelif çalışmalarının bulunduğunu,

İletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin kendisine ait olduğunu, bunlar hakkında kollukta ayrıntılı beyanda bulunduğunu,

Evinde yapılan aramada ele geçen "Ergenekon belgeleri orjinal nüshalar?" ve diğer belgeler ile ilgili olarak;Bu belgeleri okuduğunda ciddi bir yapılanmanın olduğunu hayret içinde müşahade ettiğini,her önüne gelenin devlet adına ahkam kesmesi halinde ülkede bir kaos ve kargaşa çıkacağının açık olduğunu, kendisinin hiç bir dernek ve kurumda kaydı bulunmadığını,bu belgelerin evine nasıl geldiğini tam olarak hatırlamamakla birlikte ishitbaraçı olması sebebi ile kendisine bir çok belgenin geldiğini,bu belgelerin de bu şekilde gelebileceğini tahmin etttiğini, ayrıca bu belgelerin büyük çoğunluğunu Tuncay GÜNEY'in kendisine getirmiş olabileceğini tahmin ettiğim, yine tahmini olarak 3-4 ay önce Lobi isimli dokümanın eline geçtiğini, ancak tamamına vakıf olamadığım, Ergenekon tabirinin kendisinde Orta Asya ile ilgili yapılan bir çalışmayı çağrıştırdığını, kendisinin Türk Dünyasi Vakfı sebebi ile yazılar ve kitaplar yazdığından bu ortamlarda tanıştığı kişilerden de çeşitli bilgi, belge ve kitapların tarafına gönderildiğini,belgenin bu şekilde de kendisine gelmiş olabileceğini, yine evinde yapılan aramada çıkan görüşme kasetlerindeki kayıtların ailevi meseleler ve kendisinin adını kullanmaya çalışan kişilerin tespit edilip adli makamlara intikal ettirilmesi amacı ile yapıldığını, nitekim bunları tespit ettirdiğini ve yakalandıklarını, Adil Serdar SAÇAN hakkındaki bilgi notunun tanımadığı bir kişi tarafından kendisine verildiğini, içeriğini okuyup konu hakkında adli bir işlem yapılamayacağını anlayınca kendisinde kaldığını, Ergenekon yapılanmasını araştırmak için talimat içeren gizli belgenin de bu istibarat notuyla birlikte geldiğini, kendisinin Adil Serdar SAÇAN'ı bir sefer bir seminerde gördüğünü,

Mehmet Fikri KARADAĞ ile 3-4 aydır görüşmediğini, kendisinin de yer aldığı fotoğrafları incelediğini, Mahfuz UZ,Oğuz Alpaslan ABDULKADİR'i tanımadığını, fotoğraflarda ismi yazılı kişinin kendisi olduğunu, güncel toplantılarla ilgili görüşmelere ilişkin olduğunu,

Kendisinin Ergenekon yapılanmasını kabul etmediğini,Kuva-i Milliye Dernekleri ile de ilgisi bulunmadığını, ismi geçen diğer kişileri tanımadığını beyan etmiştir.


c)-Aramalarda elde edilen deliller;

1) Şüphelinin Gayrettepe Mahallesi Gönenoğlu Sokak Fidan A Blok No:14/9 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada elde edilen;

a) Dijital malzemeler

  • (1) adet Packart Bell marka 101570650320 seri numaralı dizüstü bilgisayar,
  • (8) adet CD,
  • (1) adet Üzerinde "Cengiz Anıl Açma Defteri" ibaresi bulunan disket,
  • (4) adet özel muhafazaları içerisinde mini DVD
  • (1) adet S IMS marka ses kayıt cihazı,
  • (1) adet Sony marka MC 60'lık kaset,
  • (1) adet Motorola marka (IMEI:354448001826174) cep telefonu ile, aynı telefon içerisinde takılı vaziyette (1) adet 0706280441423 seri numaralı Şimplus kart,
  • (1) adet Siemens marka (IMEL363891005307892, -8990029258 Imei numaralı 899002925897027 930818586 nlu Vodafone sim kart plus.
  • (3) adet Sony marka, MC.öO.Mikro Kaset,

b) 6136 SK kapsamında malzemeler

c) Ergenekon örgütüne ait olan dokümanlar

  • (1) adet Spiral ciltle kaplanmış "Şirket&Köstebekler" başlıklı "Saygılarımızla" ibaresiyle son bulan (59) sayfa tarafımızdan (1) numarası verilen doküman,
  • (1) adet Spiral ciltle kaplanmış "Ermeni Sorunu" başlıklı "İsrail'in Ortadoğu ve Kafkasya Stratejileri" ile biten (95) sayfa (2) numarası verilen doküman,
  • (1) adet Spiral ciltle kaplanmış "Masonik Bilderberg Çetesi" başlıklı "Her alanda Bilderberg vardır" ile son bulan (69) sayfa (5) numarası verilmiş doküman,
  • (1) adet "Fundamantalist Terör" başlıklı "Komplo olduğunu öne sürdü" ibaresi ile son bulan (39) sayfasından sonrası (50) sayfalık (6) ile numaralandırılmış doküman, örgütsel içerikli belge
  • "Özel Güvenlik Şirketi" başlıklı "Kaybedilmesi" ibaresi ile son bulan (5) sayfadan sonrası tarafımızdan numaralandırılmış (32) sayfadan ibaret örgütsel içerikli doküman,
  • (1) adet Spiral ciltle kaplanmış, "Kanal 6 Analiz" başlıklı "Genel Değerlendirme ve Öneriler" ile son bulan (34) sayfa (8) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "Reaksiyon" başlıklı, "Saygılarımızla Strateji Grubu" (Strateji grubunun üzeri karalanmış) (35) sayfalık Spiral ciltle kaplanmış (10) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "Örtülü Faaliyetler" başlıklı "Saygılarımızla" ile son bulan (22) sayfalık, spiral ciltle kaplanmış (11) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "Oluşum" başlıklı, "Saygılarımızla Tuncay Güney" ibaresi ile son bulan (Tuncay Güney el yazısı ile yazılmış) (8) sayfa tarafımızdan (12) numarası verilmiş doküman,
  • (1) adet "Fabrikatör" başlıklı, "Saygılarımızla" ile son bulan (27) sayfa tarafımızdan (13) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "ERGENEKON" başlıklı "En İçten Saygı ve Şükranlarımızla" ile son bulan (Strateji grubu üzeri karalanmış) spiral ciltli (24) sayfalık tarafımızdan (15) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "Biyografi" başlıklı "Karakter Analizi Başlığı" ile son bulan spiral ciltli (3) sayfalık, (16) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "Genel yapı" başlıklı, "Saygılarımızla 24.04.2000" ibaresi ile son bulan (5) sayfa spiral ciltli, tarafımızdan (17) numarası verilen doküman,
  • (1) adet "Arenadaki sanat" başlıklı, "Saygılarımızla" ile son bulan (33) sayfa spiral ciltli, (18) numarası verilen doküman,
  • (1) adet Kırmızı Rapor dosya-16 sırtlıklı klasör içerisinde "Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi" başlıklı yazı ile başlayıp Superonline com ibaresi ile son bulan 1 'den 445'e kadar numara verilen (40) numarası verilen dokümanlar,

1 -445 e kadar numaralandırılan dokümanların;

Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği & Kuvayı Milliye Cephesi isimli doküman

PROJE BELGESİ, Sovyet Devlet Arşivindeki Ermeni Sorununa İlişkin Belgelerin Ulusal Amaçlar İçin Değerlendirilmesi başlıklı 4 sayfalık doküman,-EK-l Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde "Ermeni Sorunu" (1926) başlıklı 1 sayfalık doküman, Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde "Ermeni Sorunu" (1926) V.Gurko-Krvajin 5 sayfalık doküman, EK-2/a Örnek Belge-1 Sovyet Temsilcisi Mdivani'den Stalin'e Telgraf başlıklı 1 sayfalık doküman. Örnek Belge-1 Sovyet Temsilcisi Mdivani'den Stalin'e Telgraf başlıklı 1 sayfalık doküman, EK-2/b Örnek Belge-2 Sovyet Lideri Orconokidze'den Lenin ve Stalin'e Telgraf Ve Stalin'e Elyazılı Notu başlıklı 1 sayfalık doküman, Sovyet Lideri Orconokidze'den Lenin ve Stalin'e Telgraf Ve Stalin'in Elyazılı Notu başlıklı 2 sayfalı yazı, 2 sayfalık Rusça Metin,

EK-3 Belgelerin Basındaki Etkileri, başlıklı 1 sayfalık yazı, 1 Ekim 2000 Pazar tarihli Hürriyet Gazetesi Sovyet belgelerine göre Ermeni soykmmı yalan başlıklı haber yazının gazete fotokopisi.

Şirket Gizli Gerçekler Gözlem&Analiz Aralık 2000/İstanbul

Mu Tarih Öncesi Evrensel Uygarlık Taş Matbaası İstanbul-1978 başlıklı içerisinde çeşitli harita ve simgelerin bulunduğu tarih öncesi uygarlıklarından bahseden 36 sayfalık doküman,

Bilgi Notları 21 .Yüzyılda Kemalist Hareket isimli doküman içeriğinde; -Yakın tarihin en radikal sol örgütleri Kemalist olmuştur. -Türk/Kürt kardeşliği sloganı ile PKK'nın Kemalizme kaydırılmaya çalışıldığı, -MAFİA grupları tepeden tırnağa Kemalist kesilmiştir. -Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurulmuştur. Bu dernek çatısı altında bir araya gelen portreler dikkat çekici olduğu gibi örtülü olarak destek oldukları portreler ve ve yöneldikleri girişimlerde dikkat çekicidir. -İvedilikle harekete geçilmesi Ulusal çapta Kemalist Hareket Cephesi oluşturulması ve sağlıklı bir yapılanma ile Zaralı unsurlara karşı önlemler alınması kaçınılmaz bir zorunluluğa dönüşmüştür ibareli,

TURGAY CİNER başlıklı, Turgay CİNER'in Sabah ve ATV'yi alması ile ilgili eleştirel 5 sayfalık yazının bulunduğu doküman.

Televizyon Analiz Yönetim ve Geliştirme Projesi Türkiye'de Televizyon Yaşlılar İçin Çok Yeni Gençler İçin Çok Eskidir İstanbul/Temmuz 2000

George Walker Bush başlıklı 4 sayfalık dokuman,

Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi isimli doküman,

Ulusal Medya 2001 İstanbul/Aralık 2000 isimli doküman,

21.Yüzyılda Casusluk İletişim ve Bilgi Çağında Global İstihbarat İstasyonları ve Değişin Casusluk Mesleği Action+Oblogation=Integration! Araştırma - Gözlem- Analiz Raporu İstanbul/Aralık 2000 isimli doküman,

Türk Tarih Kurumu Dergisi Temmuz 1997 sayı 6 İran ve Tarihi Stratejisi başlıklı 7 sayfalık doküman

Silahlı Kuvvetler Dergisi Temmuz 1994 sayı 341 THINK TANK başlıklı 2 sayfalık yazı Alevis in Turkey-Alevwites in Syria: Similarities and Differences başlıklı 8 sayfalık İngilizce doküman.

OCTOPUS (STATE ORGANİZED CRİME) MAFİA (La Costa ostra) İSTANBUL/EYLÜL 2000 SAYGILARIMIZLA İSTANBUL/EYLÜL. 2000 isimli örgütsel içerikli doküman,

MİT&MEDYA VE AJAN GAZETECİLER İSTANBUL/ARALIK 2000 isimli örgütsel içerikli doküman

Ermeni-Kürt İlişkileri Tarihçesi Ve Türkiye'yekarşı Stratejiler Bibliyografik İstihbarat Denemesi Hazırlayan Emrullah Tekin Öğ:Bnb. Yazan doküman,

Panzehir Etnik/Bölücü Operasyonların Tasfiyesi Kürt Hareketi Ve Türk-Kürt Kardeşliği İstanbul/l Mayıs 2000 isimli örgütsel içerikli doküman

Rav Sebatay Zwi Sebataycılık Ve Türkiye Sebatayları (Dönmelik) isimli örgütsel içerikli doküman,

d) Ajandalar

(1) adet Haki renkli "2005" ibaresi bulunan ajanda,

3 Şubat Perşembe tarihli sayfasında; Kazakistanda ilaç sanayi için görüşeceğiz. İ. KARAMAN ile gerekirse Kazakistan'a gideceğiz. Konuyla Faruk OKUR' da ilgileniyor. 18.07.05'de İbrahim ile görüştüm.

15 Şubat Perşembe tarihli sayfasında Avukat Hanefi ALTAŞ Yeni Hayat Dergisini çıkarıyor. 0 212 517 8006 - 0 546 273 5127 Ankaradan bir Alb. Hanefiye telefon etmiş Veli Paşa güney Azerbeycan ile ilgilendiği için Mossad ve CIA peşinde demiş Hanefi Bey ile görüştüm. Telefonlarımı verdim konu duyanlar tarafından yukarıya intikal ettirilecek.

22 Mart tarihli sayfasında; Korkmaz YİĞİT'in K.Cabioğlundan aldığı yerler İstanbul Avcılar Firuzköy Pafta 11 Parseller 2786-2787-2798

25 Mayıs tarihli sayfasında "M.Zeki ÖZTÜRK (Bnb) 0-532-3412902, 0-542-3546579"

20 Haziran Pazartesi tarihli sayfasında; Haburdan itibaren Irak içine gidecek tırlar konvay olarak hareket edecek Hüsama vereceğimiz miktar tır başına

  • 1. Bağdat 1200-1500$
  • 2. Güney ırak bölgesinde 1500-1700 $
  • 3. Ramadiye - Felluce - Tikrit 1600 - 1800 $

Konvoy 8-10 tırlık olacak bu fiatların üzerine kendi karımızı koyacağız.

21 Haziran Salı tarihli sayfasında; Kaan Binbaşı (Hüsamla geldi) özel kuvvetlerde eğitim için yer arıyor 0 532 367 0677

25 Haziran Cumartesi tarihli sayfasında; Behiç AŞÇI Avukat F Tiplerinin kalkması için ölüm orucunda 45 kg düştü devreye girilirse vazgeçecek.

DHKP/C Terör Örgütü davalarına bakan Halkın Hukuk Bürosu Avukatlarından ve hakkında DHKP/C örgütü üyesi olmaktan İstanbul Cumhuruyit Başsavcılığınca işlem yapılıp çıkarıldığı adli makamlarca hazırlık 2004/731 sorgu 2007/33 sayılan ile tutuklanan Behiç AHÇI isimli şahıs 04.04.2006 yılında başlamış olduğu ölüm orucunu bitirmesi amacıyla devreye girdiği anlaşılmaktadır. Şahıs ölüm orucunu 23.07.2007 günü son vermiştir.

18 Temmuz Pazartesi tarihli sayfasında; Danıştay saldırısı sırasında (akşamı) F.Bahçe ORDUEVİNDE Muzaffer Yzb nın yanında İsmail PAKER varmış. Zekeriya ÖZTÜRK tanıyor. Teslim olmamasını istemiş. (Mahmut Ast.)

16 Ağustos tarihli sayfasında www.tepkimiz.net (Muammer Karabulut)

01 Eylül Perşembe tarihli sayfasında; 26 şubat p.tesi akşam savcı Ali ve Hasan ile yemek yiyeceğiz ve ortaklık görüşülecek.

08 Eylül Perşembe tarihli sayfasında; İsmail SAYAN Pilot E. Binbaşı 0 532 351 5611 Sami HOŞTAN ile görüşmek istiyor.

2 Kasım Çarşamba tarihli sayfasında; Kaizen Devolopment Taksimde alman yer için Finansbaktan 4-5 milyon $ kredi istedi. Maslak şubesi bunu beceremedi. Dosya geri geldi, tekrar dosya Finansbank Boğaziçi kurumsal şubeye gönderildi yönetimle görüşülecek. Alman yer 6 milyon $ a alındı ve teminat gösterildi.

3 Kasım Perşembe tarihli sayfasında Sedat'ın Dosyası Yargıtay 6. Dairede

07 Kasım Pazartesi tarihli sayfasında; Eylül sonunda Necabettin ERGENEKON ile görüşeceğiz.

10 Kasım Perşembe tarihli sayfasında; Ziya Bandırmalıoğlu' nun duruşması

19 Kasım Cumartesi tarihli sayfasında; Veli Paşa Can Ataklı işten çıkarıldı. Çıkartanlar senin adamınmış. Haberin var mı? (emin şirin)

- 26 Kasım Cumartesi tarihli sayfasında; iyi aksamlar ben Ali Ukrayna'da arkadaşımız var. Bu ajanda içerisinde bulunan doküman; 02 Şubat 1993 tarihli ve 01.789.0879/435 sayılı Milli İstihbarat Teşkilatın'dan, Sönmez KOKSAL müsteşar imzası ile ÇOK GİZLİ ibaresi ile Başbakanlık Makamına hitaben yazılmış, imzalı, Uğur Mumcu konulu resmi belgede; "ABD'nin Ortadoğu'yu kontrol altına alıp Türkiye'nin dine dayalı bir yönetim altına girmesini önlemek amacıyla, .ABD Haberalma servisi CİA denetiminde, İsrail Kabine görevlisi HAİM BAR-LEV kontrolünde, İsrail "OADNA" birliklerinde eğitim gören altı kişilik özel tim "Hayre" deniz üssünden botla Türkiye'ye giriş yaptıkları, bahse konu timin hedefinin Gazetesi Uğur MUMCU ve Mehmet Ali BİRAND'ı öldürtmek olduğu, gazeteci Uğur MUMCU'yu öldüren tim elemanları ikinci görevleri Mehmet Ali BİRAND'ı öldürmek için ülkemizden çıkış yapmadıkları, Tim elemanlarının İsrail Hükümetinin Ankara temsilciliğinde kaldıklarının tespit edildiğine dair istihbarat rapora olduğu,

(1) adet Kırmızı renkli "Silahlı Kuvvetler Ajandası 1998" yazılı ajanda, 18 Şubat 1998 Çarşamba tarihli sayfasında; Turgut BÜYÜKDAĞ "Arkamda Veli Paşa var şeklinde konuşmuş İst. Em. Md. Konuyu biliyor emniyet o nedenle ellemiyor" (Tuncay)

20 Şubat 1998 Cuma tarihli sayfasında; Yalçın TANFER Kürşat YILMAZ' a benim adımı kullanarak ceza evine mektup yazmış. Mektubu Ömer P.me halen Kırşehir veya Nevşehirde görevli olabilir. Turgut BÜYÜKDAĞ' m benim adamım olduğu bu nedenle üzerine gitmememi istemiş (Tuncay)

Tuncay GÜNEY isimli şahıs ile ilişkilerini gösterir notlar olduğu (1) adet BM Şirketler Grubu ibareli siyah renkli küçük boy ajanda,

21 Ocak-9 Mart tarihli sayfasında "Sedat PEKER (Sonuna Kadar) devamı 11 nolu kaset B Bölümünde",

9 Şubat tarihli sayfasında "154 Sedat PEKER",

11 Şubat tarihli sayfasında "000-070 Sedat PEKER, 070-129 Sedat PEKER (53) Sedat PEKER",

21 Mart tarihli sayfasında "154 Sedat Peker",

23 Mart tarihli sayfasında " 000-070 S.Peker 286-339 Sedat Peker, 000-050 S.Peker"

5 Nisan tarihli sayfasında " 000-145 T.Güney ve Hüsamettin 145-185 Tuncay Güney"

6 Nisan tarihli Sayfasında " 000-070 Hadi Özcan 070-088 Hadi Özcan (6.6.1996), 173-253 Tuncay Güney Kuzey Irak"a gitti ve döndü (30.9.1996)

7 Nisan tarihli sayfasında 0064-098 Tuncay Güney şeklinde rakamlar ile kodlanmış isim ve notlar bulunduğu

(1) adet San renkli "Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı" ibareli ajanda,

(1) adet "2005 Kabalcı Kitabevi" ibareli bordo renkli küçük ajanda,

2 Şubat tarihli sayfasında Sakarya Üniversitesi kampus ünde toplantı Sevgi Hanım gelecek el yazmasının bulunduğu,

Örgüt üyelerinden sevgi erenerol ile irtibat içerisinde olduğu

20-21 Mayıs tarihli sayfasında; "20-22 Stocholm'de DAK kurultayı", işleri ve özel hayatı ile ilgili randevu kayıtlarının bulunduğu,

(1) adet Kırmızı lacivert renkli "1974" ibareli ajanda,

(1) adet Siyah renkli üzerinde ibare bulunmayan 1987 yılına ait ajanda,

28 Mayıs Perşembe tarihli sayfasında; Özlem DEMİRBİLEK 1969 Denizli doğumlu. İstanbul üniversitesi kütüphanecilik ve arşiv bölümü mezunu. MİT'e arşiv memuru olarak girecek (M Çavdaroğlu'nun yeğeni Sedat PEKER istedi. İstanbul'da Başkomiser Sedat DEMİRBİLEK'in eşi) Mehmet EYMÜR ile görüşülecek. (Dilekçe yazılacak durumunu belirtecek eşinin durumunu belirtecek nüfus cüzdan suretiyle Mehmet EYMÜR' e gönderilecek. PK 360 Ulus-Ankara

15 Haziran Pazartesi tarihli sayfasında; Özel Güvenlik teşkilatı kurulacak yerlerdeki çalışmalar

5 Eylül Cumartesi tarihli sayfasında; Yakup ŞEN J. Atğm 2. Bl. Sayfa Krk çaldıran eşi p.memuru Van merkezi istiyor (S.Peker)

5 Ekim Pazartesi tarihli sayfasında; Ferda İPEK matematik Öğretmeni Erzurum Şenkaya dan Zonguldağa atandı. K. Ereğlisine atanması (İ. Şahin)

5 Ekim Pazartesi tarihli sayfasında; Hüseyin Topaloğlu Uz. Çvş. Buca Cezaevi Bl. de Dikili veya Selçuk ilçesine atanması (Vali)

(1) adet Gri renkli 1991 ibareli ajanda,

(1) adet Siyah renkli üzerinde ibare bulunmayan 1987 yılma ait ajanda,

2 Kasım Pazartesi ibareli sayfada; Mehmet EYMUR ile görüştük, Mehmet' in daha önceden çalıştığı uyuşturucu işi yapan Mustafa HOROSAN isimli adamı varmış, kendisiyle çalışmak istiyormuş, Mehmet bana vermek istedi, adresi; Orta Çeşme Bağüstü Sok. No:37 BEYKOZ Telefon Ev: 323 25 48 İş:331 35 49 (02.10.1990) el yazılarının bulunduğu

  • Askeri isimler, askeri programlar, günlük notların olduğu tespit edilmiştir.

(1) adet Kırmızı renkli 1999 yılı Silahlı Kuvvetler ajandası,

(1) adet "Ece 2006" ibareli lacivert renkli küçük boy ajanda,

9Mart tarihli sayfasında, "Galatasaray postanesi önünde saat 12.00 de K.KERİNÇSİZOĞLU'nun toplantısı şeklinde yazı

Şahsın örgüt mensuplarından Kemal kerinçsiz ile ilişki ve irtibat içerisinde olduğu ve örgütün talimatları doğrultusunda gerçekleştirilecek olan toplantı ve gösterilere katıldığı

3 Ekim tarihli sayfasında, Ü. ÖZDAĞ gelecek telefon ile görüşeceğiz şeklinde yazı,

26 Kasım tarihli sayfasında, "saat 11.00 Z.Burnu kapalı spor salonunda Balkan Federasyonları şöleni var, Süheyl ÇOBANOGLU DAK gelecek Ankara'ya gidecek",

29 Kasım tarihli sayfasında, "DAK Ankara'dan gelecek"

1 Aralık Cuma tarihli sayfasında, "DAK otelde toplantı ve işleri ile ilgili randevu tarihlerinin bulunduğu,

e) Dokümanlar

(1) adet Spiral ciltle kaplanmış, "Sovyet Arşivinde Ermeni Sorunu" başlıklı, "Bir ek yapıldı" ile son bulan (18) sayfalık doküman,

Sovyet arşivinde ermeni sorunu doğu perinçek başlıklı

-sovyet arşivi türkiye'nin tezlerini doğruluyor -türk halkı öylesine çok kurban vermiş ki -türk ordusun dan ermenistan'da düşmanca hareket beklenemez -ek-1 büyük sovyet ansiklopedisi'nde ermeni sorunu -büyük sovyet ansiklopedisi'nde ermeni sorunu -v.gurko-krvajin -ek 2/a örnek belge-1 sovyet temsilcisi mdivani'den stalin'e telgraf - örnek belge-1 sovyet temsilcisi mdivani'den stalin'e telgraf -1 sayfalık el yazması doküman -2 sayfalık rusça metin -ek 2/b örnek belge -2 sovyet lideri orconokidze'den lenin ve stalin'e telgraf ve stalin'in el yazılı notu -sovyet lideri orconokidze'den lenin ve stalin'e telgraf ve stalin'in el yazılı notu -1 sayfalık rusça metin ve -abd ermeni soykırımı'nı anma ve eğitim yasası tasarısı alt başlıklı toplam 31 sayfa doküman

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "Kurum Adı Harran Üniversitesi" başlıklı "Sempozyumda Üniversite Kınandı" ile son bulan (25) sayfa doküman,

25 sayfadan oluşan ve 15 Kasım 1996 tarihli Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Servet ARMAĞAN hakkında tanzim edilen, Başkan Kemal GÜRÜZ imzalı Yüksek Disiplin Kurulu Kararı

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "Dünüyle Bugünüyle hayal edilip de yaşanmayan bir tarihin analizi" başlıklı "Sami DEMİRKIRAN" ibaresi ile son bulan (162) sayfa doküman,

162 sayfadan oluşan KÜRTLER , TÜRKLER, VE TERÖRİZM ÜZERİNE HAZIRLANMIŞ GENEL RAPORDUR başlıklı Hazırlayan Sami.DEMİRKIRAN imzalı 21 Bölümden oluşan ve A.B. Genel Sekreterliği,TBMM insan Hakları Komisyonu, Gen. Kur. Baş., TBMM Dış ilişkiler Komisyonu Yetkililerine hitaben yazılmış araştırma yazısı.

(1) adet La Turquıe en Europe" başlıklı, "Turgut Özal Resmi" ile son bulan (270) sayfa spiral ciltli doküman,

(1) adet Mavi şeffaf dosya içerisinde (31) sayfa bilgisayar çıktısı, doküman,

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "İŞÇİ PARTİSİ" başlıklı, doküman,

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "İŞÇİ PARTİSİ" başlıklı, doküman,

(1) adet "Milli planda genç ve gençliğimiz" başlıklı, "Saygı ile selamlıyorum" ile son bulan doküman,

1-49 YAPILAN İNCELEMEDE

Milli Planda Genç Ve Gençliğimiz Başlıklı Orhan KİVERLİOĞLU İsimli yazı

-Devletin Temel Harcı. Dil Birliği Bozulursa Devlet ayakta Kalamaz, Orhan KİVERLİOĞLU AKSOY imzalı yazı -Bu mektup Bütün milletvekillerine ismen gönderilmiştir. Şubat 2000 başlıklı Orhan KİVERLİOĞLU imzalı yazı -Bu mektup Nazım Hikmet Verzansk nin Türk Vatandaşlığına dönüşü kararnamesinin hükümette imzaya açılışı münasebeti ile MHP li sayın bakanlara ismen gönderilmiştir. Başlıklı 12.02.2001tarih ve Avrasya Bir Vakfı Genel Merkezi Dalyan Sokak No:23 Küçükçekmece İstanbul Orhan KİVERLİOĞLU imzalı yazı -Sayın Mehmet KEÇECİLER devlet bakanı başlıklı Mart 2002 tarih ve Orhan KİVERLİOĞLU imzalı yazı -Netice Kayıp Bir Kumar Avrupa Birliği Maceramız başlıklı Haziran 2002 tarih ve Orhan KİVERLİOĞLU imzalı yazı -05 Mart 2002 ve 12.11.2001 tarihli Değerli Komutanım başlıklı Avrasya Bir Vakfı Genel Merkezi Dalyan Sokak No:23 Küçükçekmece İstanbul Orhan KİVERLİOĞLU imzalı Hıncal ULAÇ a verdiği cevap hakkındaki metin ile yapacağı konuşmanın tetkiki için gönderildiği mektup,

(1) adet Siyah renkli plastik dosya içerisinde "Telekomdaki Pazarlama Çetesi" ibaresi ile başlayan, "Ermeni Bilim adamları daveti kabul etmedi başlığı" ile son bulan, (84)'e kadar numaralandırılmış doküman,

Telekomdaki Pazarlama Çetesi, Adım Adım Saltanat, Bir Taşta Üç Kuş Vurmak, George Saros'un Gerçek Hikayesi, Kürt Amazonlar (PKK'h Bayan Teröristlerin Resmi), MünFerid Hezeyan, Uluslar arası Sempozyumda Eşi Görülmemiş Sahtekarlık, İtifaye Yanarsa, AB Kıbrıs konusunda Karar Açıklayamadı, PKK Terör Örgütünün Dış Ülkelerdeki Faaliyetleri ve İç Yapısı (10 Sayfa), Akıncı Papadopulus Neyi Kanıtladı, Satın Aldığınız Her İbrahim TATLISES Kaseti Size ve Evlatlarınıza PKK Kurşunu Olarak Geri Dönmüştür, Türkiye'nin Yeni Köstence Başkonsolosu Haluk AĞCA (Şahıs Hakkında Kısa Bilgi Notu), İç Hukukun Tüketilmesi Adına, Türkiye İçin Hedef Bir Senaryo, Kurtistana Deniz Geliyor, Sabancı Rektörüne Tepki, ÇOREPER Toplantısının Rum Basınında Yankılan, YORUM-Kıbns Konusunda Ağzı Yanan Garanti İstiyor, CIA Ajanlarından ve Koç Ailesinden Türkiye'ye Federasyon Saldırısı, Ticaret Odası Tüzükler Hedefinden Saptı, GÜL: AB Çözüme Yardımcı Olmalı, TALAT: İzolasyonlar Kardırılırsa Rumlar Masaya Oturacak, AB'ya Rest İşe Yaradı, Genel Kurmay Başkanlığın Basın Açıklaması (TBMM'deki Muhafız Taburu İle Alakalı), Cumhurbaşkanı TALAT Türkiye'de, Yasa Tasarısı, Sorunsuz Geçecektir, Mülkiyet Yasası Türkiye'nin Lehine, Türkiye'nin AB Sürecinde Kriz Oluşabilir, Türk-Ermeni İlişkilerinde Tarihi Gerçekler Sempozyumu 15-16 Aralıkta Yapılacak başlıklı internetten indirildiği değerlendirilen yazılar olduğu görülmüş olup,

(1) adet Siyah plastik dosya içerisinde "Gizli Çok Acele" ibareli, "Beylikdüzü Trabzon" ile son bulan, doküman,

01-Trabzon Valiliğine 1997 yılında Müsteşarın yollamış olduğu GİZLİ, ÇOK ACELE yazıda Fener Rum Patriğinin Trabzon, İstanbul limanım ziyaret edeceğini bildiren resmi yazı

İçişleri Bakanlığının 08.09.1997 tarih ve 191080 sayılı gizli ibareli trabzon valiliğine hitaben yazılmış "Karadeniz çevre Sempozyumu ile ilgili olarak alınacak güvenlik tedbirleri"ile ilgili resmi yazı

02-Trabzon Valiliğine 1997 yılında Dışişleri Bakanlığının GİZLİ yazıda Fener Rum Patriğinin Trabzon, İstanbul limanını ziyaret edeceğini bildiren resmi yazı Dış işleri Bakanlığının 1997 yıl ve 662-9786 sayılı gzli ibareli Trabzon Valiliğine hitaben yazılmış Karadeniz çevre Sempozyumu Eş güdüm toplantısında alman kararların belirtildiği resmi yazı.

03-Trabzon Valisi İsmet GÜRBÜZ' e yazılan Fener Rum Patriğinin yapacağı gezi ile alakalı, yerel güvenlik grubunun oluşturulmasının mümkün olup olmadığını soran 2 sayfalık Maria Beckel imzalı yazı

04-1997 Karadeniz Çevre Sempozyumuna Türkiye'den davet edilenler başlıklı yazı içeriğinde isim listesi

05-TÖMER (Dil Öğretim Merkezi) in Trabzon valiliğine yazmış olduğu yazı ve ekinde aynı kurumun yazıları,

06-Nuh'un gemisi yüksek komisyonu başlıklı 5 sayfa İngilizce yazı ekinde Ağrı il Jandarma Komutanlığının Doğubayazıt İl Jandarma komutanlığına yazmış olduğu resmi yazı içeriğinde belirtilen komisyonun kazılarına izin verilmediği için müsaade edilmeyeceği ile ilgili bilgi aktarımı, Ayrıca konu ile alakalı Başbakanlık bakanlık valilik yazışmaları gazete haberleri,

07-Emniyet Genel müdürlüğünün C.I.E.O isimli kuruluşun Türkiye -Ermenistan tarihi ibareli araştırma komisyonunun Ülkemizden geçiş yapacakları gerekli tedbirlerin alınması için İl Emniyet müdürlüklerine yazmış olduğu resmi yazı aynı konu ile ilgili Ağrı İl Jandarma Komutanlığının Jan. Albay Veli Küçük imzalı tedbir yazısı

8- Ağrı İl Jandarma Komutanlığının Jan. Albay Veli Küçük imzalı Ağrı Dağında çekim yapmak isteyen firma ile ilgili faaliyetine izin verilmeyeceği yönündeki tedbir yazısı

9- Ağrı İl Jandarma Komutanlığının Jan. Albay Veli Küçük imzalı Ağrı Dağı ile yazısı,

10- Ağrı Emniyet Müdürlüğünün Ağrı İl Jandarma Komutanlığına yazmış olduğu tedbir yazısı,

11 - İçişleri Bakanlığının Olağanüstü Bölge Valiliklerine yazmış olduğu Avusturyalı heyetin yapacağı geziye yardımcı olunması ile ilgili yazısı,

12- Trabzon İl Turizm Müdürlüğünün Trabzon Emniyet Müdürlüğüne yazmış olduğu Yunan Bandıralı Geminin Trabzon'a gelişi ile alakalı yazı ve ekinde program ve acentenin yazısı,

13- Yunanistan içinde ve dışında bilinen Pontus dernek, kuruluş, basın yayın organları J.Üsteğmen Metehan YAŞAR imzalı belge,

Belgenin içeriği incelendiğinde 37 adet dernek-birlik-merkez vb sivil toplum kuruluşlarının ve 5 adet basın yayın organının isimlerinin belirtildiği anlaşılmıştır.

14-1997 yılında Yunanlı Rumların Karadeniz Bölgesinde yaptıkları etkinlikler J.Üsteğmen Metehan YAŞAR imzalı 18 Haziran 1997 ve 11 mart 1998 tarihleri arasında 13 adet Yunanlı Rumların karadeniz Bölgesinde yaptıkları etkinlikler hakkında bilgi

(1) adet Siyah plastik dosya içerisinde "Doğu Meselemiz" başlıklı yazı ile başlayan, "Tamı Türk'ü Korusun" ile son bulan, doküman,

(1) adet Siyah plastik dosya içerisinde, "Sn.Veli Paşamın Dikkatine" ile başlayan, "Çalı Türleri" başlığı ile biten doküman,

1-40 KADAR DOKÜMANLARIN İNCELEMESİNDE:

Veli Paşa'nın Dikkatine başlıklı, 2 sayfadan ibaret el yazısı yazıda; Emlakçı Osman BÜYÜKÇETİN'in beyanları aktanlarak; Milas'ta 4817 dönüm arazinin satışıyla ilgili vazgeçen tarafa Veli Paşanın 2 milyon dolar ceza koyduğunu, pazarlık sonucu bu paranın 500 milyar lira olarak bu cezanın kabul edildiğini, 300 milyarının Veli KÜÇÜK' e iletileceğini, geri kalanının emlakçi ve Şadan ÖZKAN'a verileceğini, bu ilişkileri Şadan ÖZKAN isimli Veli KÜÇÜK'ün arkrabası olduğunu söyleyen şahsın takip ettiğinin Veli KÜÇÜK'e iletilmek üzere yazılmış yazı olduğu,

Mektubun içeriği incelendiğinde Mektubun sayın Veli Paşamın dikkatine diye başladığı 19 Eylül 2006 tarihinde Osman BÜYÜKÇETİN isimli emlakçı olduğunu söyleyen bir şahsın Bursa'daki şubeye gelip Veli KÜÇÜK ile görüşmek istediğini Milasta 4817 dönüm bir arazinin satışı ile ilgili bir konu olduğunu bu yere 115 bin dolar istendiğini Veli paşanın akrabası olduğunu söyleyen Şadan Özkanm bu işi halledeceğini bu tarihten 1 ay önce Veli paşa ile beraber Kuşadasm'na gidip yeri alacak olan Saim KESİCİ isimli şahıs ile görüştürdüğünü Veli Paşa'nm yeri almaktan veya satmaktan vaz geçen tarftan 2 milyon dolar ceza koyduğunu almaktan vaz geçen tarafın 500 milyar ödemeyi kabul ettiğini, alınacak paranın 300 milyar lirasının Veli Paşanın tarafına iletileceğini, geri kalan 200 milyar liranın emlakçı ve Şadan Özkan tarafından pay edileceği" şeklinde bilgiler içerdiği görülmüştür.

02-Veli KÜÇÜK'e Büyük iftira başlıklı internetten indirilen haber yazısı

3- Sayın Paşam başlıklı, Barış TUTKU isimli şahıs tarafından Veli KÜÇÜK'e yazmış olduğu şahsi meseleleri ila alakalı yazı,

4- Dünya Azerbaycanlılar Kongresinin (DAK) resmi bildirisi başlıklı yazıda, Türk Dünyası Genel Sorumlusu olarak Emekli Tuğgeneral Veli KÜÇÜK gösterilmiş, Hrant DİNK davasında Veli KÜÇÜK'ün isminin sıkça geçmesi konusundaki tepkilerin belirtildiği yazı,

05-Balyoz İsimli Gazetenin fotokopisi,

06-ARTI Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından düzenlenen değerleme raporları, kroki ve tapu senedi fotokopileri,

07- Veli KÜÇÜK'e hitaben yazılmış "Konuşalım Sevgilerle 0532 287 97 51 numarasının irtibat için yazıldığı yazının içeriğinde; Bank Asya Yönetim kurulu Başkanlığına, Askeri Hakim Kıdemli Albay Atilla ÜLKÜ imzalı yazıda; Oğlunun bir yıldır Bank Asya da çalıştığını, Veli KÜÇÜK ile ailecek görüştüğünü kızının avukat olması sebebiyle Veli KÜÇÜK' ün bir davasına baktığını, evrakı da kuryeyle oğluna gönderdiğini, kapıdaki görevliye "Veli Paşanın Emanetidir" dendiğinde oğlunun sorgusuz sualsiz işten çıkarıldığını, durumun düzeltilip özür dilenmesi gerektiğini bildirir yazı

08- Büyük Türk Milletine başlıklı, Veli KÜÇÜK imzalı basın bildirisi,

09-Kürt Meselesi ile alakalı 5 sayfalık gazete yazılarının fotokopileri,

10- Stratejik Güvenlik Koruma ve Eğitim A.Ş ibaresi bulunan 2 sayfalık çizelge,

11- Radikal Gazetesi yazan İsmet BERKAN'm Yabancı Düşmanlığı başlıklı köşe yazısının internet çıktısı,

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde (56)'ya kadar numaralandırılan doküman,

1-56 DOKUMLARIN İNCELEMESİNDE;

01-Lütfı TÜRKKAN isimli köşe yazarının yazısının fotokopisi,

02- Yeşil Giresun isimli yerel gazetenin 27.12.1997 tarihli Veli KÜÇÜK hakkında yazmış olduğu yazı ile ilgili fotokopi,

03-Dinler arası Diyalog Başlıklı yapılması gerekenlerin maddeler halinde yazılmış olduğu 2 adet yazı,

04- Göreve Çağrı başlıklı Gelibolu yarımadasında dikilmesi planlanan anıt hakkında Hukukçular Birliği imzalı bildiri, altında Keşan, Uzunköprü, Enez ve İpsala belediyelerinin telefon ve mail adreslerinin olduğu 1 sayfalık yazı,

Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün örgütün legal alanda faaliyet gösteren birimlerinden biri olan Büyük Hukukçular Birliği ile ilişki ve irtibat içerisinde olduğu anlaşılmıştır.


05- Emin ŞİRİN' in Veli KÜÇÜK' e hitaben yazmış olduğu, Nazlı ILICAK' m 11.12.2004 yılında Tercüman gazetesinde yazdığı yazı ve ekinde bahse konu gazetedeki yazının fotokopisi

06-Emin ŞİRİN tarafından yazılmış Zamanlamanın Bir Özel Manasımı var Başlıklı, çeşitli konularda yazı

Emin ŞİRİN İstanbul Milletvekili şeklinde başlayan ve Emin ŞİRİN tarafından Veli KÜÇÜK"e hitaben yazıldığı görülen dokümanın içeriğinde;

"Sevgili Veli Paşam, Nazlı ILICAK"m 11.12.2004 tarihinde yazdığı yazıyı bir yardımcım dikkatime getirdi" şeklinde başlayarak basın kanunun 19 ve 26 maddelerinin belirtildiği ve devamında "...birileri bu kanunun uygulanması için acaba savcılığa müracaat etmeyecek mi? Sevgiler, selamlar 21.12.2004 Emin ŞİRİN İstanbul Milletvekili" şeklinde son bulduğu anlaşılmıştır.

Nazlı ILICAK'm 11.12.2004 tarihli "Bugünü Tanzim Edelim" başlıklı yazısının içeriğinin Cem ERSEVER ve Veli KÜÇÜK gibi jitemci subaylar PKK itirafçılarını asker kimliği vererek bazı cinayetlerde onlan kullandığı, konunun Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine yansıdığı şeklinde bilgiler içerdiği ve belirtilen bu iddianameye atıfta bulunularak bilgiler verildiği, jitem hizbullah gibi konularda yazıldığı görülmüştür.

Emin ŞİRİN' in Veli KÜÇÜK' e yazmış olduğu 21.12.2004 tarihli yazıda "...birileri bu kanunun uygulanması için acaba savcılığa müracaat etmeyecek mi?" ibaresiyle Emin ŞİRİN ve Veli KÜÇÜK arasında bir ilişki olduğu, Emin ŞİRİN' in o dönemde milletvekili olmasına rağmen bahse konu yazı ile ilgili yasal müracaatının yapılması hususunda Veli KÜÇÜK'ü yönlendirdiği ve bu durumun örgüt içi yazışma ve ilişkiyi ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.

8- Doğu meselemiz başlıklı 18 sayfadan ibaret içeriğinde ise Kürt meselesinden bahsedilen ve Türk Türkü, Tanrı Türkü Korusun ile biten doküman

9- Sol üst köşesinde Ümit KARDAŞ ibaresi bulunan 4 sayfadan oluşan "Tarihten Günümüze Kürtler" başlıklı içeriğinde Kürtlerden bahsedilen, Türkiye Cumhuriyetinin Kürt Politikası, Şeyh Said isyanından bahsedilen ve haksız yere birçok kişinin asıldığını bildirir yazı

10-Fatih BİLGİN, Oğuzhan BİLGİN, Alican KERİMOĞLU, Enes KERİMOĞLU isimli şahıslara ait Beykoz'da bulunan tapu senetleri ve arazi krokileri

(1) adet Kırmızı renkli "Manu" ibareli klasör içerisinde şeffaf dosya parçası üzerinde "ÖZEL" ibaresi bulunan yazı ile ayrılmış, "ATABEYLER GURUBU" ile başlayan, "ANLAŞILDIĞI ŞEKİLDEKİ EY YAZISI" ibaresi ile son bulan (13)'e kadar numaralandırılan doküman,

1-13 E KADAR DOKÜMANLARIN İNCELEMESİNDE;

1) Emniyet Müdürlüğünün yapmış olduğu, Atabeyler, Danıştay, gibi operasyonların TSK'yı yıpratmaya yönelik olarak yapıldığı, Bu operasyonun Nur Hareketi ve CIA-MI6 güdümünde olduğuna dair 3 sayfadan ibaret istihbarat bilgi notu olduğu,

Şüpheli Veli KÜÇÜK Emniyette vermiş olduğu ifadesinde "Söz konusu mesaj şirketimin faksına gönderilmiş, fakstaki görevli bana getirdi okudum, bizimle bir ilgisi olmadığın gördüm dosyaya koydum." Cevabını verdiği dokümanın içeriğinde;

"Atabeyler grubunun Özel Kuvvetler Komutanlığı içerisinde bulunan 300'den fazla olan gerilla eğitim mangasından biri olduğu, Emniyetin bu oluşumu 6 aydir takip ettiği, amacın TSK'yı yıpratmak olduğu, Özel Kuvvetler Komutanlığı içindeki bu hareketin emniyet içindeki MI6 CIA Nurcu operasyon gücünü deşifre etmek için bilerek bırakılmış bir paket olduğu, Emniyetin mevcut kanunlara rağmen askerleri sorgulaması Emniyet içinde ihaneti ve kanunsuzluğu gösterdiği, Başbakanın adamlarının 4 yıldır bizzat İngiliz istihbarati tarafından korunmayı isteyecek kadar Türkiye'den korktuklarını başakanlık danışmanlarının kendi güvenliklerini böyle sağlamak istemeleri ihanetin derinliğini gösterdiğini, bu yılın sonunda da Emniyet İstihbarat Şefi olan fethullahçılıktan fişli emniyet müdürünün görevi değişeceğini, Şemdinli-Danıştay-Atabeyler operasyonlarında Jan. Gen. Kom. ve doğrudan Gen. Kur. Baş bağlı olan Özel Harp dairesinin yıpranmasının tesadüf olmadığı, nurcuların ve MI6-CIA'm en büyük handikapi olan Jan. Gen. Kom ve TSK temsilen Gen. Kur. Başkaninin zor duruma düşürülmek istendiği, ingiltere Büyükelçisi Wesmacott'un üst düzey bir "rose and cross"(kizil haç) şövalyesi olduğu ve MI6'm deniz aşın ilişkiler dairesi eski başkanı olduğu ve sonununda EDELMAN gibi olacağı, yıllardır MİT tarafından ingilizler hesabına casusluk faaliyetleri nedeniyle takip edilen Dış işleri Bakanimizin Akp'yi ingiltere'de Jinsa ile görüşmeler ertesinde kurduğunu unutulmaması gerektiği, Başbakanın ve nurcu Bakanların durup dururken Avustralya ve Yeni Zellanda'ya gitmelerinin tesadüf olmadığı, 1960'lardan bu yana soğuk savaş şartlarında peydahlanan fefhullahçı -nurcu hareketin bizzat islam karşıtı ingiliz ve Amerikan istihbarat birimlerince yerleştirilmiş bir 5.kol faaliyeti olduğu ve bu faaliyetin eğitim kurumlan vasıtasıyla devletin karar organlanna sızdığı aynca tüm siyasi partilerle ilişki kurarak mecliste mümkün olduğunca geniş bir alan hakimiyeti kurmaya çalıştıklan ve yurt dışı finansörünün Chasemanhattan ve Amro Bank olduğu, Danıştay Baskmı-Şemdinli olayı MI6'tının nur hücrelerini kullanarak yaptığı bir proaktif operasyon olduğu, Şemdinli duruşmalannı sadece ingiliz elçilik görevlilerinin izlemesinin tesadüf olmadığı, aynı MI6'm bu sefer laik-Atatürkçü görünüşlü ajanlannı aktive ederek toplumdaki gerilimi arttırmak için 2. Faza geçeceği, temel amacın ingiliz güdümlü bir Ortadoğu-Amerikan etkinliğini azaltmak-muhtemel bir Iran operasyonunda Türkiye'nin gücünü kırmak 2010-2015 yıllan için planlanan Türkiye işgali öncesinde Türkiye'nin askeri-psikolojik savunma omurgasını pasifize etmek olduğu, nur cemaatinin büyük ekseriyetle Türkmen-Yörük kökenli etnik Türklerden oluştuğu ve Uşak Denizli Kastamonu Giresun Antalya Yozgat Nevşehir Konya Erzurum Balikesir gibi Türk şehirlerinde yoğunlaştığı" şeklinde bilgiler olduğu,

Bahse konu dokümanın örgütün anayasası durumunda olan Ergenekon isimli dokümanın 16. sayfasında geçen " Ergenekon"un gözleri herşeyi görmeli, kulaklan herşeyi duymalı" anlayışı doğrultusunda bir istihbarat notu olduğu ve ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN yapmış olduğu eylemin dezenformasyona uğratılıp gerçeğin ortaya çıkmasına engel olmaya yönelik hazırlandığının anlaşıldığı, benzer dokümanın İşçi Partisinda yapılan aramada da çıktığı anlaşılmıştır.

2- Süleyman Sefer Cihan Bey' e hitaben yazılmış 1989 yılındaki Bulgar göçü ile alakalı durum bildirir el yazması 2 sayfadan ibaret bilgi notu

3- Veli KÜÇÜK imzalı, Merkez Komutanlığına İstanbul başlıklı dilekçesinde; kendisine yapılacak bir eylemin duyumunu aldığını belirttiği 1 sayfadan ibaret dilekçe,

04-22.11.2006 tarihli Akademi Avukatlık Bürosu tarafından hazırlanan Beyoğlu 10. Noterliğine hitaben yazılmış Star Gazetesinde yayınlanan VELİ KÜÇÜK TABUT BÜYÜK konulu haberi ile alakalı 3 sayfadan ibaret tekzip metni talep yazısı,

05-Trabzon Kalkınma Derneği'nin Veli KÜÇÜK'e yapmış olduklan şölene katılmasından dolayı göndermiş olduğu teşekkür yazısı,

06- Gölpazarı'nda 1260 yılından 1333 yılma kadar ki Ermeniler ile ilgili 14 ayrı metin İçeriğinde Gölpazarı'nda ve Türmen Köyünde yaşamış Ermenilerin kişisel bilgi ve maddi durumlarını gösterir 2 sayfadan ibaret belge olduğu anlaşılmıştır.

-Hüdevandigar Sancağında Gölpazan kazasına tabi Türmen köyüne Ermeni ahalisinden katolik mezhebini kabul edenlerin ayinlerini icra edebilmeleri için katolik bir papazın tayini -Sarafhoca Hanerik'in Gölpazan kazası sabık Müdürlüğündeki alacağının tahsili vb. konuların geçtiği, (1) adet Üzerinde "DAK" ibaresi bulunan mavi klasör içerisinde "İNFO" ile başlayıp, "Profosör Q.Sebri Tebrizi" ile son bulan (227)'ye kadar numaralandırılan doküman,

1-227 Sayfa DAK isimli kuruluş ili ilgili Azerice yazılarak internet ortamında gönderildiği değerlendirilen e-mailler DAK ile ilgili yazılar yapılacaklar ve yapılması gerekenler konusunda sunumlar olduğu değerlendirilen matbu yazılar olduğu görülmüş olup,

(1) adet "Stratejik Güvenlik Koruma ve Eğitim A.Ş." başlıklı kırmızı renkli dosya içerisinde (Danıştay Saldırısı) ibaresi bulunan, "Örgüt adını bulun, öyle konuşalım" başlıklı yazı ile başlayan, "Flash TV " ile son bulan, (139)'a kadar numaralandırılan doküman,

1 den 139 kadar numaralandırılmış olan sayfalardan 127. sayfada İşçi Partisi Genel Başkanlığı VARAN 1 diye başlayan 131 sayfasında İstanbul Valisi Erol ÇAKIRIN 2001 yılında Ramazan AKYUREK'E verdiği sicil notu 132 vel 33 sicil notu fotokopisi aynca görsel basından toplamış olduğu Ergenekon ile ilgili birçok haber metinleri

Örgütün amaçlannı gerçekleştirmek için uyguladığı stretej ilerden biri de dezenformasyondur. Örgüt dezenformasyon yapmak suretiyle kamu görevlileri ve bazı kurum ve kuruluşlara olan güveni kırmak ve sistemi işlemez hale getirmek dolayısıyla oluşacak kaos ortamını da amaçlannı gerçekleştirmek istemektedir. Komu personelinin kendi sicil notunu görmesi mümkün değildir ve sicil notlan gizlidir. Personelin bile göremeyeceği gizlilik derecesindeki bu belgenin örgüt mensuplannm line geçmiş olması örgütün nerelerekadar sızdığını göstermekle birlikte belgesinin basın yoluyla komuoyuna açıklanmasınnın başka bir izahı mümkün değildir.

1 adet Siyah plastik dosya içerisinde "Emlak Bankası" ibaresi ile başlayan, "Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz" ile son bulan (29)'a kadar numaralandırılan, doküman,

MKEMAL ATATÜRKÜN RESMİNİN BULUNDUĞU 21. YÜZYILIN BAŞLANGICINDA YÜCE MİLLETİMİZ'E DR. Hikmet AYTEK ibaresiyle başlayan yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz ibaresiyle biten toplam 26 sayfadan oluşan . Devlet yapısı, dil, din, ırk gibi konulann anlatıldığı iktisat alanında nasıl olması gerektiği devlet kuramlannm nasıl yapısı hakkında yazılmış yazılar olduğu görüldü. (Hikmet AYTEK Emlak Bankası Genel Müdür Yardımcısı)

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "Çiğdem Evren" ibaresi ile başlayan, "Lenin'i kim vurmuştu" başlığı ile son bulan tarafımızdan (17)'ye kadar numaralandırılmış

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "T.C.,İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi" başlıklı, "Çok Gizli" ile son bulan (5)'e kadar numaralandınlan doküman,

İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz ENGİN tarafından 16.03.2001 tarih ve Hazırlık No: 1997/894 nolu Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne yazmış olduğu ve ÇOK GİZLİ ibaresi bulunan 2 sayfadan oluşan talimat yazısı görülmüştür.

15.03.2001tarih ve 2001/Adli202 sayılı Dr. Adil Serdar SAÇAN (organize suçlarla mücadele şube müdürü ) tarafından DGM C. Beş Savcılığına yazılan ÇOK GİZLİ ibaresi bulunan 3 sayfadan oluşan üst yazı görülmüştür (paraflı evrak)

Şahsın ifadesinde hangiyolla ve ne amaçla evinde bulundurduğunu izah edemediği bahsekonu doküman örgütün kendi yapılanası ve mensuplanna yönelik olarak yapılacak olan tahkikatla ilgli olduğundan örgüt mensuplannca ele geçirilmiştir. Sadece ilgililerinde bulunması gereken bu resmi belgenen örgüt mensuplannca elde edilmesi ise örgütün faaliyet alanlannı göstermesi bakımından oldukça dikkat çekicidir.

(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "ADİL SERDAR SAÇAN İLE İLGİLİ DERLENEN BİLGİLER" başlıklı, "Bilinmektedir" ile son bulan (2)'ye kadar numaralandınlan doküman,

ADİL SERDAR SAÇAN İLE İLGİLİ DERLENEN BİLGİLER diye başlayan hiç kimse tarafından bilinmemektedir diye biten. 2 sayfadan oluşan ve içeriğinde Adil Serdar SAÇANIN mali, ailevi ve diyer ilişkilerinin detaylı bir biçimde yazıldığı bilgi notu görülmüştür.

Yukarıda belirtilen dokümandan da anlaşılacağı üzere Veli KÜÇÜK isimli şahsın hiçbir resmi sıfatı bulunmamsına rağmen örgütün amaçları doğrultusunda kullanmak üzere kişiler hakkında istihbarat topladığı,



(1) adet Şeffaf dosya içerisinde "Irak Türklerinin" ibaresi ile başlayan, "Uygulamaya Konulacaktır" ile son bulan (3)'e kadar numaralandırılan doküman, Irak Türklerinin savaş sırasında yapmaları gereken acil faaliyetlere ilişkin değerlendirme başlığı ile başlayan Haberleşme, İstihbarat, Koordinasyon, merkezi nin kurulması ve faaliyet yürütülmesi için gerekenler, merkezin görevi alt başlıklanndan oluşan yeterli ilgi ve desteğin sağlanmasıyla teferruatlı bir acil eylem planı hazırlanarak uygulamaya koyulacağı belirtilen 3 sayfadan oluşan yazılar görülmüştür. Örgütün kendisini devlet adına hareket eden bir yapı olarak göstermek amacı ile faaliyet sürdürdüğü bu amaçla hazırlamış oldukları IRAK TÜRKLERİNİN SAVAŞ SIRASINDA YAPMALIR GEREKEN ACİL FAALİYETLERE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME başlıklı dokümanda ırak türklerinin bölgede çıkacak olan bir savaş sırasında yapmaln gereken haberleşme, istihbarat ve koordinasyon faaliyetlerinin neler olduğu bu faaliyetler için kurulacak olan merkezin nitelikleri bu merkezin görevleri hakkında bilgiler içerdiği ve DEVLETİN EL ATMADIĞI VEYA ATAMADIĞI SAHALARDA FAALİYET YAPMAK şeklinde son bulduğu anlaşılmıştır. (1) adet Şeffaf dosya içerisinde "Avrupa Hür Demokratlar" ile başlayan "Alman vekiller Trabzon'da" başlıklı, Gazete kupürü fotokopisinin bulunduğu sayfa ile son bulan (15)'e kadar numaralandırılan doküman, "İNFO" ibaresi ile başlayan, "15.03.2007" ile son bulan (7)'ye kadar numaralandırılmış doküman, 1.sayfada Mehmet DAYI tarafından (0212 591 18 47 - 0505 616 93 87 ) mehmet.dayi@mynet.com ibaresinin bulunduğu mesaj kısmında sayın komutanım diye başlayan Arz ederim emirlerinizi bekliyorum diye biten içeriğinde Osman BAYDEMİR ve onun gibilerine cevap vermek için sabırsızlıkla beklediğini beyan eden ifadelerin bulunduğu e mail çıktısı. 6.sayfada Paşam iyi günler diyerek başlayan ve içeriğinde kendisinin 19 yaşında Eyüp ARSLAN olduğunu Konya Selçuk Üniversitesi Ilgın Meslek Yüksek Okulu Makine bölümünde okuduğunu vatan millet uğruna bildiklerini paylaşmak istediğini kendisinin yardımına muhtaç olduğunu anlatan 0537 637 05 05 alp-alparslan-19@hotmail.com biten mektip ve yine 7. sayfada Eyüp ARSLAN tarafından gönderilmiş e mail yazısı görülmüştür. Bahse konu dokümanın Eyüp ARSLAN isimli şahsın Veli KÜÇÜK'E hitaben yazmış olduğu mektup olduğu içeriğinin ise "Vatan millet için birşeyler yapabilmek uğruna bildiklerini Veli KÜÇÜK ile paylaşmak "amacı ile yazıldığı anlaşılmıştır. Örgüt mensupları kendilerinin devlet adına faaliyet gösterdikleri propagandasını yaptıkları için zaman zaman kendi ile barışık olmayan, toplumda kendine yer edinememiş, hayattan beklentisi kalmamış şahısların devlet adına hareket etmeyi bir çıkış yolu olarak gördükleri ve böylece önemli bir iş yaptıklarına kendilerini inandırarak kişilik ve kimlik kazanmaya çalıştıklan bu tip kişilerinse her türlü eylemde kullanılmaya müsait kişiler olduklan, (1) adet El yazısı ile "Sevgili vatandaşlanm" ibaresi ile başlayan, "Hakkınızı helal edin" ile son bulan doküman, (1) adet kırmızı renkli klasör içerisinde "Hatay Meselesi" ibaresi ile başlayıp "Tann Türk'ü Korusun" ibaresi ile son bulan dokümanları, 1- "Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN'e yapılan komplo" kapağı altında (5) sayfalık "Paşam Sizin himmetleriniz sonrası Hatay " şeklinde başlayarak, son sayfasında "Emir ve Görüşlerinize arz ederim, Saygılarımla 1881-AVŞAR" imzalı dokümanda özetle; "Ocak 2006 tarihinde özellikle Vali A.KAYHAN’ın gelmesinden sonra Hatay-Serinyol'daki Jandarma Er Eğitim Alayında büyük bir şevkle çalışan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in komploya maruz kaldığını, olaydan doğrudan veya ilgileri olan (15) askeri,


emniyet ve sivil şahısların isimlerinin, rütbelerinin ve görev yerlerinin sıralandığı, "İLİŞKİLER-BAĞLANTILAR" başlığı altında yapılan komplo ile Hatay'da kökü geçmişe dayalı menfaat çetesinin oluştuğu, kadronun tesisi İskenderun'da görev yapmış ve halen 3. Kolordu Komutanı olarak görev yapan Korgeneral Ethem ERDAĞ ile Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık Daire Başkanı Albay Cengiz YILDIRIM'a dayandığı, Şırnak Tümen Kurmay Başkanı iken Serinyol Jandarma Er Eğitim Alayına atanan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in bu ekibe dahil edilmek istendiği, olumsuz cevap vermesi üzerine tehlikeli birisi olarak görüldüğü, menfaat çetesi içersinde Albay İdris ŞAHİN, İl Jandarma Komutanı Albay Feramuz KÜÇÜK, Yarbay Mustafa YALÇIN, İstihbarat Yüzbaşı Ramazan TURAN, İl Emniyet Müdürlüğünden Şemsettin CANPOLAT'm bulunduğu, (14) askeri, emniyet ve sivil şahıslarla ilgili istihbarı mahiyette bilgiler bulunduğu, 2- Sivil Toplum Faaliyetleri kapağı altında bulunan, (1) sayfalık "PAŞAM" başlıklı "Emir ve Görüşlerinize arz ederim. Saygılanmla İskenderun'dan Ömer" imzalı bilgisayar çıktısı dokümanda, İskenderun da Müdafai-Hukuk Derneğinin genel merkezinin bilgisi dahilinde Büyük Ortadoğu Projesi ve Misyonerlik konulu bir konferans düzenleneceği, konferansın mali yönünü Av. Mevlüt DUDU'nun üstlendiği, ihtiyaçlarımız başlığı altında etkinliğin ulusal medyada yer alması ve duyurulması için basının yönlendirilmesi, İskenderun OY AK Çimento ve İsdemir'in manevi destekleri, Vali Ahmet KAYHAN'm katılımının sağlanarak, İskenderun Müdafa-i Hukuk Derneği Başkanı İsmail KARAKOYUN ile irtibata geçmelerinin sağlanması, 3- Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN kapağı altında, "Sayın Paşam" başlıklı Emir ve Görüşlerinize arz ederim saygılanmla 1881-AVŞAR" imzalı" (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda, yaklaşık (2) yıldır birlikte çalıştıklan Jandarma Kurmay Albay M.Yahya ŞAHİN'in Ağustos 2006 tarihi itiban ile terfi edeceği, Albay'm kendileri için çok önemli olduğunu terfi etmemesi halinde aynı yerinde kalması, terfi etmesi halinde ise Adana Jandarma Bölge Komutanlığına getirilmesi için, "ancak sizin himmetleriniz ve desteğinizle olabilir" şeklinde yardım talebinde bulunulduğu, ekinde bulunan "EK-1 ÖZEL ŞARTLAR" başlıklı (12) maddeden oluşan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in özellikleriyle kendileri için öneminden bahsedilmektedir. 4- Tekzip metnidir başlıklı 2 sayfalık Av. Serdar ÖZDEMİR Osman Feridun UĞURLU vekili tarafından yazılmış yazı olduğu, 5- Çağımızın bir kahramanı başlıklı Radikal Gazetesinin yazısı, 6- Tekzip metnidir başlıklı 2 sayfalık Av. Serdar ÖZDEMİR Osman Feridun UĞURLU vekili tarafından yazılmış yazı yazının ön sayfasında el yazmasıyla Sayın Veli KÜÇÜK Dik. (Dikkatine) ibareli yazı, 7- Stratejik Güvenlik Korum Eğt. Güvenlik Eğt. As Tel No.0212 452 58 08 numaradan gönderildiği anlaşılan 4,5,6. Maddelerdeki dokümanın aynısı olduğu anlaşılan doküman ve ekinde iki adet gazete fotokopisi Veli KÜÇÜK'ün Dikkatine şeklinde el yazması bulunan 8- 2. Sınıf Emniyet Müdürü 59936 sicil sayılı 2. Sınıf Emniyet Müdürü Ramazan AKYÜREK'e ait 2001 yılma ait devlet memurlan hakkında her yıl düzenlenen iki sayfalık üç adet sicil raporu olduğu, 9- Fener Rum Kilisesinin 8 Mayıs 2006 günü Bergama'da gerçekleştirdiği dini törenle ilgili Bergama Cumhuriyet Savcılığına hitaben yazılmış 11.05.2006 tarihli ve Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü imzalı suç duyurusu dilekçesi, 10- 08 Haziran 2006 tarihli T.C. Cumhurbaşkanı Kim Olacak konulu "Cumhuriyet Yumurta Olup Kapıya Dayanmadıkça" başlıklı Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü imzalı basın açıklaması

11- SCPC (SantraLausPeaceCouncil) antetli 22 Mayıs 2006 tarihli, "Atatürkçü Yüzbaşı Muzaffer TEKİN" başlıklı Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü imzalı yazıda, Muzaffer TEKİN'i övücü mahiyette yazılar olduğu ve Milli Güç Platformunun İstanbul'da düzenlemiş olduğu hemen, hemen tüm eylemlere katıldığı, 12-21 Nisan, 23 Nisan, 28 Nisan 2006 tarihli ve Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü imzalı çeşitli kurumlara gönderilmiş, suç duyurusu dilekçesi 13-11 Mayıs 2006 tarihli, "Fransanm Türk Diline Kazandırdığı Soykırımı sözcüğü için 18 Mayıs 2006 günü İstanbul'da Fransız Başkonsolosu ziyaret edilecek" konulu "Soykırım Şöleni" başlıklı ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı basın notu, 14-13 Mayıs 2006 tarihli "Yeni Dünya Saçmalığı" konulu, "Yeni Dünya Saçmalığı, Türkler Ses Çıkartmayacak..." başlıklı ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı basın notu, 15-09 Mayıs 2006 tarihli, "Bergama Metropolit Yunan Vatandaşı" konulu ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı 8 Mayıs 2006 tarihinde Fener Rum Kilisesinin Bergama' da yapmış olduğu ayin ile ilgili basın notu 16-5 Mayıs 2006 tarihinde "Çevirin Ruhban Okulu Yanmasın" başlıklı ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı basın notu 17-9 Mayıs 2006 tarihli Fener Rum Kilisesi ve Türk Basını Konulu ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı basın notu 18-12 Mayıs 2006 tarihli, "Başpapaz Cenevre' de yine yasadışı toplantı yapacak" konulu ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı basın notu 19- Türkiye üzerinde oynan oyunları sürekli yazıyor başlıklı acikistihbarat.com internet adresinden alınmış iki sayfalık yazı ve ekinde çeşitli gazete, dergi, internet sitesinden alınmış Kıbrıs ve PKK hakkında yazılmış yazılar olduğu, 20-10 Nisan 2006 tarihli "BU EYÜP CAN SAĞLIK, O EYÜP CAN...." başlıklı ve "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı basın notu 21-21 Mayıs 2006 Yurdumu ve Türkiye Cumhuriyeti Savunmak Suç mu? Başlıklı Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı iki sayfalık yazı. 22- SCPC (SantraLausPeaceCouncil) antetli "Sayın Başkan" şeklinde başlayarak "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzası ile sona eren Cumhurbaşkanlığı Başbakanlık siyasi partilere dağıtımlı olarak yazılmış Finansbank' m satışı ile alakalı yazı 23-"Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzası 05, Nisan, 07 Nisan 2007 tarihli çeşitli konular hakkında yazılmış yazılar, 24- Gazeteci Yazar Hrant DİNK'in Ermeni Kimliği üzerine Ermenistan ile tanışmak başlıklı makalesinin gazeteden çekilmiş 2 adet fotokopisi, 25-Milli Göreve Çağrı" başlıklı "Büyük Hukukçular Birliği Av.Kemal KERİNÇSİZ imzalı" 11.04.2006 tarihinde saat 09:00' da duruşması yapılacak olan Ferid ORHAN PAMUK aleyhine gösteri yapmak üzere Şişli Adliyesine çağrı notu, 26-Şişli 3. asliye Hukuk Mahkemesi Sayın Hakimliğine başlıklı, Fer-i Müdahil olarak Orhan PAMUK aleyhine açılmış davaya katılmak için yazılmış isimsiz ve imzasız dilekçe 27- Büyük Hukukçular Birliği imzalı İpsala Sınırına dikilmesi planlanan anıt ile ilgili müracaat dilekçesi, 28-07.04.2006 tarihli İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılmış AK Partinin kapatılması talebi ile ilgili dilekçesi

29-...04.2006 tarihle İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN tarafından Genelkurmay Başkanlığına hitaben yazılmış Finansbankın yabancı satışı ile ilgili bilgi istediğine dair dilekçesi


30- 08.04.2006 tarihli Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzası yazı, 31- Eski Polis Müdürü ORAKOĞLU, MUMCU, APO'nun devletteki Bağlantısını buldu başlıklı internettin indirilmiş 7 sayfalık yazı, 32-Cumhuriyet Savcılığına başlıklı, Profılo dava müracaat hakkında yazılmış 16 sayfalık dosyası, 33-15.04.2006 tarihli Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzası yazı, 34-03 Aralık 2005 tarihli Basın Duyurusu başlıklı Füsun NEMUTLU-NEMUTLU VAKFI Eğitim kültür ve Sanat Merkezi Mütevelli Heyeti Başkanı imzalı terörle ilgili basın açıklaması notu 35- 12.04.2006 tarihli Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı Tecavüz ve İşgal Hortladı başlıklı yazı, 36-İnternet çıktısı 3 sayfadan ibaret Azerbaycanlı bir şahıs tarafından yazıldığı değerlendirilen yazı, 37-Ermenilerin 1992 yılında " şeklinde başlayarak "Minnet ve şükranlarımızı sunarım" şeklinde sona eren ve Veli KÜÇÜK DAK TÜRK DÜNYASI GENEL SORUMLUSU imzalı Taksim Meydanında yapılan etkinliğe destek verenlere teşekkür yazısı 38-Hocalı Katliamı ile alakalı Taksim Meydanında yapılan anma törene katılan dernekler başlıklı yazıda; 26 tane dernek ismi ile başkanlarının isimlerinin bulunduğu, 39- 09.08.2005 tarihinde Piyade Er Serdar SERSAN ve Piyade Çavuş Ahmet ERZURUMLU isimli şahıslar tarafından el yazısıyla yazılan "Saygıdeğer Büyüğümüz Kıymetli Paşamız" şeklinde başlayan Veli KÜÇÜK ile tanışmak istediklerine dair mektup 40- Veli KÜÇÜK imzalı 2 sayfalık Basın açıklaması 41-Azerbaycanlı bir şahıs tarafından yazıldığı değerlendirilen internet çıktısı yazı, 42-Özel Güvenlik Sektörü İşadamları Birliği başlıklı Sayın Melih Beyin Dikkatine ile son bulan 3 sayfalık İngilizce yazı 43-Zaman Gazetesinin Öldürülen özel harekat çının annesi; Oğlumun Susurluk Notlarını Çaldılar Başlıklı internet haberinin iki sayfalık çıktısı, 44-08.11.2005 tarihinde Güner DİLCİ isimli şahıs el yazısı ile yaşmış olduğu (4) sayfalık mektubunda, 12 yıldır yaprak ve Dilek ailesinin finans işlerini yaptığını Yaprak ailesinin uyuşturucu, sahte dövizden elde ettiği paralan yurt dışında istedikleri şahıslara teslim ettiğini bu şahısın genellikle İsveç vatandaşı olan Kazım İNAL olduğunu, bunlann PKK örgütüyle ilişkileri olduğunu özetle belirtmiştir 45-Hörmetli Veli Paşam dünkü metbuat konferansından size nece örnek gönderiyorum. Saygılar Cevat başlıklı, 6 sayfalık Azeri bir şahıs tarafından yazılmış karakteri bozuk okunmayan yazı, 46-Stratejik Güvenlik yazılı ve antetli DAK Belçika Komitesi tarafından yazılmış 22.02.2006 tarihinde İstanbul Taksim Meydanı, 24.02.2006 tarihinde Brüksel' de Azerbaycan gerçeklerini dünya kamuoyunda anlatmak maksadıyla yapılacak mitingle ilgili yazı 47-Ermeni Soykmmı iddialan ile alakalı internet ortamında Onarlı, Nihat CANİKLİ, Haluk SAVAŞ, Küfı SEYDALİ, Timur SÜMER isimli şahıslann internet yazı, 48-Kosova Sorunun Genel Bir Tahlili ve Türkiye'nin Balkan Politikası başlıklı Figen KAZAZ tarafından yazılmış, Şubat 2000 tarihli yazı 49-Veli KÜÇÜK ve Susurluk ile alakalı gazetelerde çıkmış 4 sayfalık yazı 50-Doğu Meselemiz başlıklı, Türkü Türk, Tann Türkü Korusun ile biten 18 sayfalık 2 adet yazı olduğu görülmüş olup, (94) adet tarafımızdan l'den 94'e kadar numaralandmlmış 100'er Amerikan Dolarlık Master Card Çeki ve bu çeklerin sanlı olduğu 1’den 2’ye kadar numaralandmlmış el yazısı ile "Emekli Albay" ibaresi ile başlayıp yine el yazısıHüsnü ŞAHİN"isimli şahsın

kimlik fotokopisinin bulunduğu "Yurt Dışı" ibaresi ile son bulan (2) doküman ve bu dokümanların üzerine bantla yapıştırılmış "unutmayınız" yazılı tarafımızdan 1 numarası verilmiş üzerinde el yazısı notlan bulunan doküman, 100 dolarlık mastercard çeklerinin bulunduğu ve aynı ayracın 1. sayfasında Emekli Albay Erdoğan POLAT 0232 435 35 15 - 0232 462 69 99, Serap ZENGEL 0535 286 23 77 , Eski Millet Vekili Osman KOÇER 0542 311 41 38 Veli Paşanın dostları onları koruyor ibaresi ve hemen altında çalıntı çeklerle 18.000 $ mal aldı geri almak için interpole düşmek üzereydi (15 gün önce) ibaresi bulunduğu. 2. sayfada T:C Kimlik No: 22222801098 Ali-Huriye Oğlu Kelkit 14.04.1939 Hüsnü ŞAHİN adına düzenlenmiş önlü arkalı fotokopisi çekilmiş 1 adet T:C nüfus cüzdanı ve hemen altında Serap ZENGEL 0212 417 15 75 - 0535 286 23 77 Çeklerle ilgili diye bir not bulunduğu ancak yazının tam okunmadığı aynı ayracın içinde bulunan UNUTMAYINIZ diye başlayan Emekli Albay Erdoğan POLAT 0232 435 35 15 - 0232 462 69 99, Serap ZENGEL 0535 286 23 77 , Osman KOÇER 0542 311 41 38 çalıntı çekleri getirenler benim adımı kullanmışlar ibaresinin bulunduğu tespit edilmiştir. (1) adet mavi klasör içerisinde "Turgut ÖZTAŞKIN ibaresi ile başlayan "eyanatı" ibaresi ile son bulan 1 'den 373'e kadar numara verilen dokümanlar, Turgut ÖZTAŞKIN tarafından MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ'ye hitaben yazılmış "Milliyetçi hareketi yıpratma uygulamaları konulu bilgisayar çıktısı yazısı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün Sağlık Bakanlığı (Teftiş Kurulu Başkanlığına) hitaben yazmış olduğu 01.11.2002 tarihli "Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayip ERDOGAN'm hasta olmadığı halde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinden istirahat raporu aldığı konusunda yazılan "GİZLİ" ibareli resmi yazı ve bu konudaki resmi yazışmalar, reçete ve kayıt defteri fotokopisi.(paraflı) Dr.Ayhan SANDAL ve Dr.Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU hakkında açılan davanın iddianamesi ve karar. Milliyetçi Adalet Partisi Genel Başkanı Çetin ATALAY'm basın bildirisi, Tarih ve Medeniyet dergisi Haziran 1995-Temmuz 1995 tarihli sayıları. Türkiye ve Dünyada gazetesi "Hıristiyan Siyoniznıi", "Savaş ve Barış", "Yeni Uluslararası Terörizm", "Parayı Al ve Kaç", "Irak'a Saldırıyı Engellemeliyiz", "Amerika'daki Siyasi Gelenekler", "Irak Savaşı Tehdidi ve Gerçekler", "Kaybedilen Ateş İmtihanı" başlıklı yazılan. Yunanlı Profosör Dimitri KİSTİKİS'in "Türkiye Alevilik Sayesinde Avrupa'ya Girebilir" başlıklı yazısı. "Tasos PADOPULOS kimdir" başlıklı ve "Yeni Batı Trakya Dergisi kaşeli" bilgisayar çıktısı. 28/2/2003 tarihli 28.02.03.009881 sayılı GİZLİ ibareli Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK imzalı "Misyonerlik Faaliyetleri" konulu resmi yazı. Diyanet İşleri Başkanlığının Adalet Bakanlığına hitaben B.02.1.DİB.0.12.00.02/72 sayılı ve GİZLİ ibareli yazmış olduğu "Misyonerlik Faaliyetleri" konulu yazı. "Yeni Batı Trakya Dergisi kaşeli" " Ekümenlik Meselesi" başlıklı yazı. 28.02.2003 tarihinde 0-212-5800869 nolu telefondan fakslanan "ÇÖZÜM: YENİDEN KUVAYI MİLLİYE" başlıklı yazı. Yazı içeriği incelendiğinde Türkiye'nin şuan içinde bulunduğu durum "boğaziçinin hasta adamına" benzetilerek bu görüntüsünden kurtulabilmesi ve iktisadi-siyasi konularda köklü çözümün Yeniden Kuvayı Miulliye hareketi olacağı belirtilmiştir. "Ardan ZENTÜRK Kanal 6 ve Starhaber 24'ün kapatılışını yorumladı: "ULUSALCI" Medyanın Tasfiyesi" başlıklı www.diginmedya.com internet sitesi çıktısı. Veli KÜÇÜK'ün resminin de bulunduğu Ortadoğuda harita değişecek" başlıklı gazete kupürü.

Organize Suçlar Şube Müdürlüğünün 6136 SKM suçundan Ruhsatsız Tabanca Bulundurmak" konulu ve 17.02.2003 günü Reina barda Mahmut TÜYLUOĞLU ve yayında bulunanların yakalanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk yazısı. Yazının alt kısmına el yazısı ile "Adil Serdar SAÇAN ile Mahmut TÜYLUOĞLU çok yakın arkadaşlar. 17 Şubat günüde Reinada berabermişler, aralarında ne olduğu belli değil. Telefon ederek ekip isteyen Adil, Mahmut tutuklandı" notu düşülmüş. "Eliyevler Esrin Mahkemesine çekilecek" başlıklı Yeni Müsavat Gazetesi internet çıktısı. İstanbul Feriköy'de bulunan Nokta Turizm Acentası sahibi bir ermenidir. Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğunda uzun yıllardan beri vize sorumlusu Müdürü olarak görev yapmakta olan YANİ KİRYACİS 58-60 yaşlarındadır. Bu turizm Acentası Ermeni sahibi ve Yani KİRYACİS birlikte para karşılığında Yunanistan'a Türkiye'de aranan kişiler vize temin edip Yunanistan'a kaçırıyorlar...." şeklinde bilgisayar çıktısı. Hürriyet Gazetesi 16.12.2002 tarihli ve "Türk Tarikatı CIA'ya Çalışıyor" başlıklı gazete kupürü. Milliyet Gazetesi 16.12.2002 tarihli ve "Pontus Savaşları" başlıklı gazete kupürü. eni Batı Trakya Dergisi Sahibi Süleyman Sefer CİHAN'in 04 Ocak 2003 tarihli ve "İstanbul Beşiktaş Barbaros Bulvarında Cumhuriyetçi Türk Partisine bağlı Gençlik Platformu Mitingi ile ilgili bilgisayar çıktısı raporu, Kıbrıs Gençlik Platformu imzalı yazılı basın açıklaması, mitingte çekilen fotoğraflar Türkiye gazetesi 14 Ekim 2002 tarihli "Yunan'm Pontus rüyası bitmiyor" başlıklı gazete kupürü. "Menderes'in Halli" başlıklı Evlad-ı Fatihan dergisi (Eylül 2002 tarihli) Toplantı: İSTANBUL-17 Ağustos 2002, Toplantıya Katılanlar, Askeri Personel olduğu söylenen Çevik BİR kontrolünde Kazım ANAT, İsrailli General Gabriel LİBRAİDER, (MOSSAD), Ali ERTEN, Batmanlı Ömer, Murat URSAVAŞ, Aşağıda isimleri belirtilen kişilere çeşitli yöntemlerle SUİKAST/EYLEM düzenleneceği. Planın CİA-MOSSAT Türk işbirlikçileri ile müştereken yapılacağı: Ahmet CİNALİ (Şahin Bey), Emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, Kemal ŞAHİN (HOCA), Tacikistan Genel Kurmay Başkanı, Ticaret Bakanı Mehmet EMİNOF, (dokümanın alt kısmına farklı el yazısı ile düşülen notta: "Ahmet CİNALİ getirdi. (Giresundan) Bu bilgileri veren Murat URSAVAŞ'm arkadaşı imiş, benimle görüştürecekler, Ahmet CİNALİ'ye telefon edeceğim" yazıyor. Bahse konu doküman soruşturma kapsamında gözaltına alman kemal şahin isimli şahsın ikametinde yapılan aramada ve Ahmet CİNALİ isimli şahsa yönelik olarak Ankara Emniyet müdürlüğü'nce yaplan operasyonda şahıstan elde edilmiştir. Bu durum şahıslar arasındaki ilişki ve irtibatı ortaya koymaktadır. El yazısı ile yazılmış dokümanın ikinci sayfasında; Mustafa ANAT (ALBAY) 1949 Harp Okulu Mezunu, 1981 Emekli Kara Kuvvetlerinden, Kazım ANAT Cep: 0-554-6350050, Ali ERTEN 0-533-5263409, Murat İSFENDİYAROĞLU 0-535-2158498, Oğlu Kazım ANAT MOSSAT Organizasyonu içinde olduğu söylenen kişi (MEDİKOM GROUP) Ankara ve İstanbul'da mevcut büroları var. Ali ERTEN (Kazım ANAT'ın şirketteki ortağı), Murat İSFENDİYAROĞLU (Kazım ANAT'ın şirketteki diğer ortağı Yurt dışından finans sağladıklarını söylüyorlar. Mehmet Emin SADOĞLU Levent'te bir Albaya bilgi aktarıyor. NTV eski haber spikeri Celal'ın bunlarla derin ilişkileri olduğu söyleniyor. Ankara Meydi Kom Şti. 0-312-4354430-4343030-4198608-4198610, İstanbul: 0-212-3202267-3262269 -Azerbaycan Halk Cephesi Patisi Genel Başkanı Mirmahmut MİRALİOĞLU'nun

Veli KÜÇÜK’e hitaben yazmış olduğu 1-2 Şubat tarihlerinde yapılacak kurultaya davet mektubu 

Sol üst köşesinde Nuray ZAHİROĞLU yazan ve "Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Beyden Kaymakam Korkut EKEN'e Derin Devletin Dört Fedaisi Başlıklı" bilgisayar çıktısı. "Müthiş iddia Mafya BDDK Başkanını Tehdit Mi Etti" başlıklı www.haber3.com internet çıktısı. Dünya Kardeşlik Birliği ambleminin bulunduğu Merkez imzalı mesajlar. -n_yimaz@hotmail.com e-mail adresinden "Emekli Generel Veli KÜÇÜK'e "Ortadoğuda harita değişecek" başlıklı gelen e-mail. Azeri dilinde yazılmış yazı ve makaleler. 11 Sayfalık "T.S.K." başlıklı 11.sayfasının alt kısmında www.dersim.ipfox.com internet sitesinden alındığı yazılan ve Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki sözde alevi kadrolaşmayla ilgili bilgisayar çıktısı. 2 sayfalık "Büyük Türk Milletinin şerefli paşası ve milletimizin namus müdafi cephesinin büyük komutanı, gurur duyduğumuz insan Veli paşa" ibaresiyle başlayan ve Amerika'da Güney Azerbeycan'm tanınması amacıyla Amerikan Stratejik Araştırmalar Merkezi Kafkas Projesi Sorumlusu Zeynep BARAN ve Ceyhan bey MOLLAZEDE, Azerbaycan Dostluk Derneği Başkanı mütercimliğinde yaptıkları çalışmaların anlatıldığı, Beyaz Saray'da Bush'un İran, Rusya ve Kafkas Bölge sorumluları, Pentegan, FBI ve diğer yetkiler ile görüştüğünü belirttiğine dair rapor olduğu değerlendirilen bilgisayar çıktısı dokümanın son paragrafında Turan YAZGAN isimli bir şahsa selam söylediği. 9 Sayfalık "Stratejik Araştırmalar Merkezi Kuruluşu Proje Çalışması" başlıklı bilgisayar çıktısı dokümanda; kuruluşun amacı, çalışma tarzının anlatıldığı doküman. 16 Sayfalık "Türk Dünyası ve Türkiye'nin İlgi Alanı Dahilindeki Ülke ve Toplumlara Yönelik Stratejik Etüd ve Araştırmalar Yapacak Örnek Bir Organizasyon Modeli" başlıklı bilgisayar çıktısı doküman ve 15. Sayfasında sonuç kısmının altında Yüksel ÖZGÜR isminin bulunduğu ve ekinde de Model Organizasyon adı altında hazırlanmış şema. 8 sayfalık "Fonksiyonel Akademik Platform Projesi Projenin Üstleneceği Başlıca Faaliyetler" başlıklı bilgisayar çıktısı dokümanda Özellikle Avrasya tabir edilen coğrafi alan dahilinde yer alan ülkelerle Türkiye arasında mevcut ve muhtemel problemlerin etüd edilerek taraflarca kabul edilebilir hale getirilmesi amaçlandığı. 3 sayfalık "Protokol A.Ş.- Uluslar arası Halkla İlişkiler Şirketi Projesi" başlıklı bilgisayar çıktısı 26 Haziran 2000 tarihli dokümanda, Uluslararası şirketlerin ticari faaliyetlerinde protokol hizmetleri sunulmasının amaçlandığı. 3 Sayfalık "Securıty A.Ş.- Uluslar arası Güvenlik Şirketi Projesi" başlıklı bilgisayar çıktısı 26 Haziran 2000 tarihli dokümanda, özel güvenlik şirketinin kurulmasının amaçlandığı, (1) adet şeffaf dosya içerisinde "T.C.Ankara" ibaresi ile başlayan "Erol BİNGÖL DGM Cumhuriyet Savcısı" ibaresiyle son bulan 1 'den 9'a kadar numara verilen doküman, . 29.05.2002 tarih ve 2002/101 hazırlık numaralı Ankara DGM C. Savcısı Nuh Mete YÜKSEL tarafından verilmiş olan İbrahim TATLISES hakkında ki takipsizlik karan ,17.09.2002 tarihli ve 2002/366 hazırlık numaralı Ankara DGM C.Savcısı Cevdet VOLKAN tarafından İbrahim TATLISES hakkında vermiş olduğu takipsizlik kararı ve 4 sayfadan oluşan 25.09.2002 tarihli ve2002/121 karar nolu Hüdaverdi ve Güllü den olma 03.01.1948 doğumlu Salih ARAŞ hakkında Erzurum DGM savcısı Erol Bingöl tarafından verilmiş olan erteleme karan. Kişiler hakkında istihbarat topladıklan anlaşılmıştır (1) adet şeffaf dosya içerisinde "Turgut TAŞKIN"ibaresi ile başlayıp "Turgut TAŞKIN" ibaresi ile son bulan doküman,

(f%
  1. f

Turgut ÖZTAŞKIN'm Devlet BAHÇELİ’ye yazmış olduğu 4 sayfalık parti ile alakalı konulann anlatıldığı, yazı fi ^

(1) adet www.ozturkler.com ibaresi ile başlayan "bekliyoruz" ibaresi ile son bulan kırmızı renkli doküman, www.ozturkler.com ibaresi ile başlayan Oztürkler isimli internet sitesinin tanıtım broşürü olduğu,

2) Şüphelinin Gayrettepe Mahallesi Hattat Halim Sokak Babadan Apt No:6 /5 BEŞİKTAŞ adresinde el koyulan; a) Dijital Malzemeler

  • (12) adet 1 'den 12'ye kadar numaralandırılan CD,
  • (1) adet Samsung marka s/n:s01jj50642757 seri nolu Hard Disk,
  • (1) adet Samsung marka 01167JİFKA36914 seri nolu Hard Disk,
  • (1) adet Seagete marka 5BF1D3R7 seri nolu Hard Disk,

3)Şüphelinin İcadiye Mah. Ayancıbaşı Sokak B Blok No:3-5/5 Bağlarbaşı/ÜSKÜDAR adresinde el konulan;

a) malzemeler

  • (2) adet kelepçe,
  • (1) adet askeri palaska, (1) adet asker gömleği, (1) adet asker pantolonu, (8) adet askeri kask,
  • (1) adet 4x1 metre askeri yeşil kumaş,
  • (2) adet kütüklük tabir edilen askeri malzeme, (1) adet askeri tulum,
  • (1) adet askeri kep,
  • (2) adet askeri sırt çantası, Bir çift (43) numara bot,
  • (6) adet çeşitli numaralarda askeri bot,
  • (2) adet çelik yelek kılıfı,
  • (3) adet çelik yelek koruma kılıfı,
  • (4) adet çelik plaka, (2) adet askeri matara,

b) Dokümanlar

(1) adet kırmızı klasör içerisinde "2004/9239-2005/16118" ile başlayan "bilirkişi raporu" ile biten 1 'den 173'e kadar numaralandırılan dava dosyası, Melahat ÜZÜMCÜ(KOÇARSLAN) ve İmran ÜZÜMCÜ isimli kan - kocanın kanşıklıklı olarak açmış olduklan boşanma davalan ile ilgili toplam 173 sayfadan oluşan Mahkeme Kararlan ve evraklan olduğu görülmüştür,

(1) adet 17den 80'e kadar numaralandmlmış "Chrom Gropy Gıpta" yazılı kırmızı renkli kareli harita metot defteri,

CHROM-GRAPH yazısı ile başlayan kareli okul defterinin içeriğinde, "1. Sayfasında -em.yzb muzaffer tekin 7. Sayfasında -Emin GÜRSES

13. Sayfasında

Kuvvayı Milliye 50 adet 50x65=32.5 YTL

38. Sayfasında

Sami HOŞTAN

64. Sayfasında

Vatan gazetesinin yanında on katlı plaza prellinin yeri mecidiyeköyde 17 milyon dolar 7000 metrekare

73. Sayfasında

Arsa Konusu

Vakfiye %20 ödeyecekler

Harç kısımları ve ihale masraflarını ödeyecekler (500.000$)

Ekspertiz değerleri için heyet masraflarını ödeyecekler

Şubatın ortasına doğru ihaleye çıkacak

İhale dosyasını el altından alacağız.

Geçici teminat yatılmayacağız

Bizden biri ihaleye girecek. 27.5 milyon $ çıkacak.

Emsal 3 yapılacak kendileri yapacak

Milli emlaktan 2,5 emsali 3 emsale çıkarmak konusunu kendileri halledecek belediyeden bu emsali alırlarsa fiat artacak.

79. ve 80. Sayfasında

Handa Rehber YAMAN ve Murat YAMAN telefon işi yapıyorlar. Serkan konuyu bilmiyor sahte fatura kesiyorlar büyük miktarda ve PKK ile irtibatlılar. Kaçak cep telefonu getiriyorlar. Arkalarında Murat diye biriside var. Ağrılı ve Ermeni (Güner YILDIRIM maliye memuru) asıllı olduğunu söylemiş. Karısı Z.Burnunda mali müşavir G. Osmanpaşada oturuyorlar. İstihbarata (emniyet) rapor verilmiş. Poliste güçlüler. Telefon ithalatını resmi yapıyorlar. Bu konulmanı suç değil KDV den devletten alacaklan da var. Telefon konusunda her şeyleri yasal ancak sahte fatura kesiyorlar (30-40 milyon $) gibi Rehber i yönlendiren Güner Yıldırım." Şeklinde bilgiler olduğu görülmüştür.

Bahse konun defterde ki el yazısı notlardan da anlaşılacağı üzere Veli Küçük isimli örgüt mensubunuun diğer örgüt mensuplarından Muzaffer Tekin, Emin Gürses, Sami Hoştan ile irtibatlı olduğu, Kuvvayı Milliye Derneğine yardım niteliğinde faaliyetlerinin olduğu anlaşılmakla ayrıca 79 ve 80. Sayfa daki kişiler hakkında çıkartılmış istihbarat notlan olduğu görülmüştür. Hiç bir resmi sıfaıt olamamısna rağmen adı geçenin bu tür notlar almaşım ileri ki aşamada örgütün amaç ve görüşleri doğrultusunda bu notlan kullanacağı anlaşılmaktadır. 73. Sayfasında arsa konusu başlığı ile geçen bölümü incelendiğinde yapılacak olan bir ihale ile alakalı bilgilerin olduğu ihale dosyasının el altından alınacağının belirtildiği ve ihalenin ne şekilde yapılacağı anlatılmıştır.

(1) adet mavi föy dosyası içerisinde "Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimat 2006/1965 sayılı karannm bulunduğu kapağında paşam takipsizlik rica edilmekte milli yüzme antrenörü Mehmet" yazılı l'den 5'e kadar numaralandırılmış evrak,

Doğu Meselemiz başlıklı "Türk Türkü Tanrı Türkü Korusun" ile biten l'den 18'e kadar numaralandırılmış bilgisayar çıktısı evrak,

l'den 14'e kadar numaralandınlmış "Fatih İnternational Contracts co" ile başlayan Price=ExFactory Frice 9:80 USD per semi-suit-set" ile biten evrak,

(1) adet ÖSYM 2007 Uzman Jandarma Okulu Giriş Sınavı belgesinin fotokopisi ve İsmail TAVŞAN 0228 411 47 11 yazılı not,

(1) adet "Sayın Komutanım Vedat YENERER" başlıklı "İşlere Yol Verdiğindir" diye biten doküman,

El yazması "Sayın Komutanım Vedat YENERER 25.03.2007 tarihli yazısı Melih" ile başlayan "Türkiye'nin güvenliği işgal altında" başlıklı 1 sahife yazısı,

Örgüt mensuplanndan Vedat YENERER"in bir sayfalık yazısının Veli KÜÇÜK"e gönderildiği anlaşılmıştır.

(1) adet "15.03.2006 tarihli Değerli Paşam” diye başlayan Serdar SERSAN imzalı doküman,

(1) adet mavi renkli "İmza Defteri" yazılı Şahin UZUN isimli kişinin bilgilerinin bulunduğu "Cevdet SARAL gönderdi Polis Me.olmak istiyor" şeklinde yazı bulunan klasör,

4) Şüphelinin Stratejik Güvenlik Koruma Eğitim A.Ş. Zafer Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi No:50/5 Yenibosna /BAHÇELİEVLER adresinde,

a) dijital Malzemeler

(1) adet 1 ile numaralandırılan CD

2'den 33'e kadar numaralandırılan CD,

1 'den 4'e kadar numaralandırılan disketler

(1) adet Casper marka 1 Gb siyah renkli metal kapaklı flash disk,

(1) adet kingston marka 1 GBTik CM10070705360-384AQİLF seri numaralı flash disk (136),

(1) adet kingston marka 1 GBTik CM10070705360-384AQİLF seri numaralı flash disk (138),

(1) adet kingston marka 1 GB'lik CM10070705360-384AQİLF seri numaralı flash disk (135),

(1) adet kingston marka 2 GB'ilk CH 09260705360-373.A00LF seri numaralı flash disk,

(1) adet (34) numarası ile numaralandırılan CD,

(1) adet Maxtor marka Y21ERHQE hard disk,

(1) adet olympus marka mxd512m3rg 9230 Oaac 0520mae seri numaralı 512 mb'hk Picture kartı,

b) Dokümanlar

1 'den 164'e kadar numaralandırılan doküman,

1 'den 164'e kadar numaralandırılan dokümanın yapılan incelemesinde,

Dr. Mehmet Şükrü SEKBAN isimli yazarın Kürt Sorun Başlıklı yazısı,

DAK Dünya Azerbaycanlılar kongresi başlıklı Veli KÜÇÜK DAK genel sorumlusu imzalı yazı İdare Heyetinin Esasnamesi Başlıklı,

Gültekincicimim@yohoo.com internet adresinden gönderilmiş mail

Veli KÜÇÜK imzalı el yazması hocalı katliamı anma günü davetiyesi

27.06.2006 tarihli Mehmetçik niçin savaşıyor başlıklı internetten indirildiği düşünülen yazı,

Şirket oyunu başlıklı bir oyun hakkında bilgilerin bulunduğu yazı,

22 Ağustos tarihli Sesar'a ait Jeo-Kritik (www.sesar.com)Haftalık Analitik Bülteni başlıklı Türkiye'de Pentagonizasyon Sürecini anlatan TSK, Hükümet ve T.C.'nin dış ilişkilerle ilgili 16 sayfalık rapor yazısı

Abdullah Altınay isimli Astsubayın fikir alışverişi için yazdığı e maili

Veli KÜÇÜK' e iş konularında yardımcı ve aracı olmasını isteyen bir Uzman Çavuş'un yazmış olduğu mail olduğu görülmüş olup,

DAK Dünya Azerbaycanlılar kongresi ile ilgili yazılar

TBMM üyelerine Yeni anayasa taslağı konusunda açık mektup başlıklı yazı,

(1) adet Yeni Batı Trakya isimli derginin 184. Sayısı,

(1) adet Sivil Toplum Kuruluşları 11 Kasım 2006 başlıklı kitapçık,

1 'den 120'ye kadar numaralandırılan dokümanlar"m incelemesinde;,

Güney azarbeycan milli birlik şurasının Esasnamesi başlıklı yazı

DAK idare heyeti Esasnamesi başlıklı yazı

El yazması olara DAK Yönetim kurulu isim listesinin bu listenin 1 sırasında Veli KÜÇÜK isminin olduğu,

Atilla BOZKUR seçmen sandık bildirisi kağıdı.

DAK Resmi bildirisi başlıklı yazı,

melihiscan@mynet.com maile aliarabacı@hotmail.com'dan gelen "Üçüncü Dünya Savaşı Türkiye' den çıkabilir" konulu mail

T.C adana 2. asliye Mahkemesinin kararlarının olduğu yazı

Dr. Mehmet Şükrü SEKBAN isimli yazarın Kürt Sorun Başlıklı yazısı,

BOZKURT Türkçü Gençlik Dergisi Ocak 2007 Sayı:34 isimli derginin fotokopisi,

1 'den 124'e kadar numaralandırılan dokümanlar ve el yazması notlar,

1 'den 124'e kadar numaralandırılan dokümanların incelemesinde;

UNUTMAYINIZ ibaresi bulunan küçük not kartonlarına alınmış notlar telefon numaraları

Mehmet Şerif FIRAT imzalı değerlendirme konulu yazısı,

Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları birliğinin Türkçemiz İçin Can Kurtaran yok mu başlıklı basın açıklaması,

Anayasa ile ilgili görüşlerin aktarıldığı yazı

Üzerinde Gima ibaresi bulunan mavi renkli ilk sayfasında "Yasemin MACİT " son sayfasında "Umut Vakfı 1993" ibareleri bulunan ajanda,

İçerisinde telefon numaralan isimler güncel notların yazılı olduğu

1 'den 4'e kadar numaralandırılan el yazması notlar,

Emre ESER isimli şahsın stratejik güvenlik şirketine gönderdiği, "Ben de sizin ideolojinizle ölene kadar yaşamak istiyorum" konulu e-posta

Gültekin BALTACI isimli şahısın stratejik güvenlik şirketine yazdığı "Size dava açacağım bana bu kadar zorluk verirseniz, beni tehdit ederseniz bende böyle yapanm" konulu e-posta. Altına "Alacak durduruldu" notu el yazısıyla düşülmüş doküman,

(1) adet 1 'den 4'e kadar numaralandınlan doküman,

Alaattin ÖZER isimli şahsın 2600230 nolu irtibat no bırakarak Veli KÜÇÜK ile görüşmek istediğinin notu

S) Şüphelinin Türkmen Köyü Gölpazaı/BİLECİK adresinde yapılan aramada;

  • (122) adet 9.65 mm çaplı 357 Magnum tabanca mermisi,
  • (1) adet siyah kaplı (54) sayfa "Görüş, Türkiyeli Ermeniler" başlıklı yayın,
  • 01-54 Sayfalık Dokümanın Yapılan İncelemesinde;
  • Görüş isimli derginin kapak fotokopisi,

,Zirve Gazetesi Ulusal başlıklı. Sayın İsmet METİN'in ibareli yazı ekinde 3 adet fotoğraf ve gazete haber fotokopileri,

Konu: Binali ILDIRIM Hk. Başlıklı, Binali YILDIRIM hakkında bilgi notu,

Binali YILDIRIM hk şeklinde başlayan dokümanın içerğinde; "Binali YILDIRIM isimli şahsın Kasım 2002 tarihinde AKF'den İstanbul birinci milletvekili seçilmeden önceki yürüttüğü ticari ilişkiler ve ailesi hakkında ki yolsuzluk iddialan" hakkında bilgiler içerdiği görülmüştür.

Bahse konu dokümanın; Örgütün anayasası durumunda olan Ergenekon isimli dokümanın 16. Sayfasında geçen "Ergenekon"un gözleri herşeyi görmeli, kulaklan herşeyi duymalı" anlayışı çerçevesinde siyasi şahıslar hakkında bilgi topladıklan anlaşılmıştır

DHMİ Personel Daire Başkanı Zeki ŞİMŞEK, Müdür Yardımcısı Orhan BİRDAL ve Müdür Yardımcısı Ömer GÖNÜL'ÜN konumlannı ve özelliklerini açıklayan 1 sayfalık bilgisayar çıktısı

Zeki Şimşek (Ulaştırma Bakanlığı Personel Başkan Vekili ve DHMİ Personel Dairesi Başkanı) şeklinde başlayan dokümanın içeriğinde “Zeki ŞİMŞEK (Ulaştırma Bakanlığı Personel Başkan Vekili ve DHMİ Personel Dairesi Başkanı) Devlet Hava Meydanları işletmesi Personel Daire Başkanı iken hükümet kurulduktan kısa süre sonra aynı zamanda ulaştırma Bakanlığı Personel Daire BŞK vekilliğine getirildi. Bakanlığın tüm birimleri ile devlet hava meydanlanndeki şeriatçı ve tarikatçı kadrolaşma hareketinin yönlerdiricisi ve yöneticisi konumunda tayinlerde ulaştırma bakanını etkileyen en önemli kişi olarak biliniyor. DHMİ Personel Daire BŞK iken bayan personellere tacizler yapıldığı belirtilmektedir. Tarikatçılığının yanı sıra mali yönden şaibeli olduğu ve atamalarda maddi çıkar sağladığı söylenmektedir. Atamalarda aradığı özelliklerden bazıları 5 vakit namaz ve ailede turban olarak öne çıkmaktadır.

Orhan BİRDAL (DHMİ Genel Müdür Yrd ve Yön Kur Üyesi)

2003 Mayıs ayında DHMİ Genel Müdür Yrd ve Yön Kur Üyesi olarak atandı. Ağabeyinin AKP İstanbul İl Yönetiminde etkili olduğu belirtiliyor. Tarikat bağlantısı gündemde olup Bakanın hemşerisi ve göreve İstanbul AKP il yönetimi ve Bakanlık Personel D. Bşk Zeki ŞİMŞEK' in desteği ile geldi. Zeki ŞİMŞEK' in yönlendirdiği aşın dinci kadrolaşmanın DHMİ deki önemli ismi olup 5 vakit namaz şeriatçılığı ve maddiyata düşkünlüğü ile tanınıyor.

Ömer GÖNÜL (DHMİ Genel Müdür Yrd)

Çok kısa sürede daire başkanlığına mütaakip 2003 mayıs ayında genel müdür yardımcısı oldu. Ulaştırma bakanlığı personel d bşk Zeki ŞİMŞEK' in en yakın arkadaşı ve bu göreve bu sayede atandı. Yukanda ki kişiler için belirtilen aynı özellikleri taşımaktadır. Maddiyata düşkünlüğü ile tanınmaktadır. Mali yönden araştınlmasmda fayda görülmektedir.

SONUÇ Ulaştırma Bakanlığı ve DHMİ deki şeriatçı fikre yakın kadrolaşmayı sağlama yönünde yukanda belirtilen ekipçe çalışmalar yapılmaktadır konunun bu yönünün de araştmlması laik devlet ve ülkemiz menfaatımıza olacaktır." Şeklinde bilgiler içerdiği görülmüştür.

Bahse konu dokümanın; Örgütün anayasası durumunda olan Ergenekon isimli dokümanın 16. Sayfasında geçen "Ergenekon"un gözleri herşeyi görmeli, kulaklan herşeyi duymalı" anlayışı doğrultusunda istihbarat notu olduğu anlaşılmıştır.

Ulaştırma Bakanlığı DHMİ başlıklı yazı, alt kısmında Suat YETKİNER 0542 677 73 95 numaralı telefonun yazılı olduğu,

TCDD hakkında yazı,

-emmsmn@habex.com isimli internet sitesinden indirildiği değerlendirilen yine Emin ŞİRİN tarafından yazıldığı değerlendirilen 8 sayfalık yazı

14.08.2003 tarihli Emin ŞİRİN' in yazmış olduğu "EKONOMİ" hakkında düşüncelerini içeren 8 sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı İşte Uzlaşılan Uyum Paketi ve Kürtçe Eğitim konulu gazete yazılannm fotokopileri,

Eski İngiliz Parlamenter Michael STEPHEN' in TBMM' de Kıbns Sempozyumu' nda 17 Ocak 2003 tarihinde yapmış olduğu 14 sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı,

(1) adet siyah kaplı (26) sayfa Türkçe ve Yabancı dillerde dergi,

Üst Aramasında;

(1) adet, 0705130145872 nolu smplus hazır kart,

(1) adet, 000227039665 turkcell kart,

(1) adet, 89902860302131110579 imei nolu avea hat,

(1) adet, 357691-00-180262-3 nolu Motorola telefon,

(1) adet, Nokia marka imei numarası bulunmayan cep telefonu,

BELGELERİN ÖZETİ

l)Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme Projesi İstanbul/29 Ekim 1999

Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme Projesi İstanbul 29 Ekim 1999 isimli dokümanda;

"...Bu çalışmanın amacı, Atatürk ilkeleri doğrultusunda biçimlendirilmiş, Kemalizm'in tek, gerçek ve içtenlikli koruyucu Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon'un reorganizasyonuna katkıda bulunabilmektir." Şeklinde geçen ibare ile Ergenekon isimli dokümanın; hali hazırda var olan Ergenekon isimli bir yapılanmanın yeniden düzenlenmesi amacı ile hazırlandığı belirtilmiştir.

Bu dokümanın içeriğinde;

Ergenekon"un her meslekten sivillerin oluşturacağı gizli ve yeni bir yapılanmaya giderek, resmi istihbarat kuruluşlarının yanı sıra, legal ve illegal örgütlenmelere karşı mücadele etme zorunluluğu ile karşı karşıya bulunduğu ve bu nedenle "Ergenekon'un gözleri her şeyi görmeli, kulakları her şeyi duymalıdır" prensibi doğrultusunda istihbarat faaliyetleri yapması gerekliliği anlatılmıştır.

Terör dünyasına yön vermek amacı ile terör gruplarının kontrol altına alınması gerektiği ve ihtiyaç halinde "naylon terör grupları" oluşturulması zorunluluğundan bahsedilerek; parlamentonun içte ve dışta saygın bir etkinliğe kavuşturulabilmesi için ortak ideallere uygun siyasilerin seçim kampanyaları organize edilerek parlamentoda etkin ve güçlü bir biçimde yer alabilmeleri sağlanması istenmiş ancak ortak ideallere uygun olmayan siyasiler için ise "geriye kalan tek yol suikasttır." denerek "ortak ve benzer idealler doğrultusunda faaliyet gösteren ulusal ve uluslar arası legal ve illegal örgütler ile işbirliğine yönelmek kaçınılmaz bir zorunluluk" olarak görülmüştür.

Kamuoyunun etki altına alınabilmesi için, " Türkiye' de faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini kontrol altına alma" gerekliliğinden bahsedilmiş ve "Ergenekon'un kendi kuracağı sivil toplum örgütleri" ihtiyacı belirtilmiştir.

Gizlilik prensibinin devamı amacı ile, "kamuoyunda imajı zedelenmiş bir elemanı örgüt içinde tutmak ve korumaya yönelmek çok sakıncalı" olarak görülmüş ve merkez yönetiminde az eleman barındırarak, bu elemanlara hiçbir zaman sonsuz bir güven duyulmaması gerektiği ve "İllegal çevrelerden seçilecek elemanlar, etnik ve siyasal ideoloji açısından, örgüt ideolojisi ve amaçlarına en yakın uygunluk gösterenlerin" tercih edilmesi belirtilmiştir.

Ergenekon"un; medya kuruluşlarını kontrol etme amacı ile "kendi medya kuruluşlarını oluşturarak mevcut ulusal ve uluslar arası oluşumları, doğal işleyişi içinde örtülü bir biçimde etkileme, denetleme ve kontrol altına alma yöntemini uygulamaya koyma" zorunluluğu anlatılmıştır.

"İdeolojiye uygun ekonomi-politik denge" sağlanabilmesi ve finansal ihtiyaçların karşılanabilmesi için, Ergenekon"un doğrudan "kendi örgütüne bağlı holdingler ve bankaları süratle kurup" sonrasında -mutlak sahibi olması kaydı ile- üretim tesisleri, ticari holdingler ve bankalar oluşturması gerekliliği anlatılmış ve yüksek kar sağlayan ve para aklanmasının en uygun olduğu iş alanları olarak "ilaç ve kimya sanayi ile hava kargo taşımacılığı" belirtilmiş ve "orta ve büyük ölçekli A.Ş: yapılanmasında ki şirketlerden yararlanılması, onlann içine sızırması, elde edilecek banka işlemleri hesap ve şifre kodlan ile yine uluslar arası bankalar ile yurtdışındaki çeşitli ülke bankalanna sızdmlmış ajanlar aracılığı ile hesaplardan para aktanmı yapılması ve hazine arazileri üzerinde yeni organize sanayi alanları ile yeni toplu konut alanlannm oluşturulmasından spekülatif kaynaklar yaratması" finansal ihtiyaçlanm karşılanabilmesi için bir yol olarak gösterilmiştir.

Belirtilen amaçlan gerçekleştirilebilmesi için;

"Ergenekon, örgütün Başkanına doğrudan bağlı olan 4 daire Komutanlığı ile iki sivil Başkanlıktan oluşmalıdır. Toplam 6 ünitenin komutan ve başkanlannm bir asistanı ile bir de bölüm uzmanından oluşan iki yardımcısı olmalıdır. Ünitelerin iki komutan ve başkanlannm yanında görev alacak bölüm uzmanı, illegal faaliyetlerin yurtiçi ve yurtdışı hukuk platformunda legal gibi gösterilebilmesi düzenlemelerinden sorumlu olacaklardır Üniteler arasında enformasyon değerlendirmesinde ayrıcalık tanınabilecek tek bölüm "Operasyon Dairesi Komutanlığı...Bu dairenin varlığından Ergenekon Örgütü Başkam - Komutanından başkaca hiç kimsenin bilgisi olmaması kesin bir gerçekliliktir...Kontrol Dairesinde görevlendirilecek ajanlar, mutlaka Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ve özel operasyon ünitelerinden çok dürüst, güvenilir kişilerden seçilmelidir. Bu ajanlar merhametsiz olmalı ve bağımsız görev yapabilmelidir. Emirleri doğrudan Ergenekon Komutanı'ndan almalıdırlar, üst düzey yöneticiler ve örgüt personeli ile ajanları tarafından bilinmemelidirler." şeklinde yapılanma, Ergenekon"un mevcut yapılanmasının Reorganizasyonu için teklif edilmiştir.

2-Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği & Kuvayı Milliye Cephesi Araştırma/Gözlem/Analiz/Teori İstanbul/29 Ekim2000

Kuvayı Milliye Cephesi" adıyla, sokaklardaki başıboş, amaçsız, işsiz ve umutsuz (lümpen) gençler ile tarikat okullarında kökten dinciliğe koşullandırılarak rejim düşmanı ahinle dönüştürülen ve kapatılmasına karşın Ülkü Ocakları'nm etkisindeki gençliğin eğitilerek biçimlendirilmesi ve Kemalist ideolojiye kazandırılması hedeflenerek hazırlandığı belirtilen Kemalist Model, Ulusal Gençlik Hareketi, Dinamik, Ulusal Güç Bigliği & Kuva Ayrımlı Cephesi, Araştırma, Gözlem, Analiz, Teori İstanbul 29 Ekim 2000 isimli dokümanda;

"Ulusal Güç Birliğine bağlı olarak faaliyet gösterecek olan yerel ve Bölgesel Kemalist örgütlerden başkaca, Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyet geçirilmesi uygun görülmüştür.

Türk gençlik hareketlerinin re/organizasyonu, yeniden yapılandırılması, yönetim ve geliştirme projesinde; Türk gençliğinin Kemalist ideoloji ilkeleri çerçevesinde, ulusal çıkarlara aykırı her türden girişime karşı oluşturulacak direniş örgütlerinin merkezi bir yapı tarafından denetlenmesini sağlamak amacı ile "Ulusal Güç Birliği" adı verilen Milli gençlik platformu olarak tasarlanmıştır.

Ulusal Güç Birliğinin, Kemalist İdeolojiye gönül vermiş ve liderlik yeteneklerine sahip bir Türk kızının üstlenmesi uygun görülmüştür.

Ulusal güç birliğinin üyeleri ise; yerel ve bölgesel direniş örgütlerinin kendi içlerinden seçtikleri temsilcilerden oluşacaktır

Ayrıca; armoni bilgisi olmaksızın orkestra yöneten siyasal orkestra şefleri artık misyonlarını tamamlamışlardır. Atatürk'ün kurduğu ve Ebedi başkanı olduğu C.H.P ne yazık ki işlevini yitirmiştir. Bu nedenle Türk siyasal platformunda yeni bir Atatürk'çü partinin yer alma zamanı çoktan gelmiştir.

Türk siyasetine katılımda bulunmayan Kemalist gençlik mevcut siyasal oluşum karşısında ancak muhalif bir grup oluşturabilir

...Üniversite gençliği, doğudan "Ulusal güç birliğini oluşturmalıdır. Kemalist gençlik hareketini bir tek merkezde toplayacak ve "Akademik platformu oluşturacak olan "Ulusal Güç Birliğin"de Yurt dışında çeşitli ülkelerde eğitim gören Türk gençliği de aktif olarak yerini almalıdır.

...Ulusal Güç Birliği kuruluş aşamasında, kurucuları tarafından uygun görülen ve liderlik vasıflarına sahip, genç bir türk kadınını başkan yapmayı uygun bulmuştur.

...Lümpen gençlik il ve ilçelerde hızla tırmanan bölücü kurt ulusalcılığının hakimiyetinin önünün kesecektir. İstanbul un pek çok semti cadde ve sokakları ayrılıkçı kurt ulusalcılığın kontrolüne geçmiş durumdadır. Ayrılıkçı hareketler radikal fundementalist gelişmeler lümpen gençlik kitlelerinin Kemalist örgütlenme çatısı altında harekete geçmesi dinamik ulusal enerjinin korunmasında başarıya ulaşacak en sağlıklı yöntemdir. Lümpen gençliğin her mahallede örgütlenmesi yukarıda ifade edilen gelişmelerin engellenmesinde başvurulabilecek tek realist çözümdür.

... lümpen olarak tanımlamaya çalıştığımız gençlik, genç nüfusun en geniş kitlesini içine almaktadır. Bu geniş gençlik kitlesi içinde toplumun her katmanından insan yer almaktadır.

Toplumun üretici kesiminde yer alamayan, işsiz ve son derece yalnız durumda olan bu kitle büyük bir özenle örgütlenmelidir.

Türkiye'nin kendi içinde yeşeren tüm zararlı unsurlarda yer alan gençliğin bu kesimi, MAFİA oluşumlarının kaynağı, MAFİA gruplarının ham maddesi, terör gruplarının emrinde kukla, narko/dolar sektöründe maşa, köktendinci gruplarda ümmetçi fedai, her türden siyasal ve sosyal radikal olayda cephelerde gözle görülebilen 'perde'dir.

Lümpen Türk gençliği, ulusal çıkarlara aykırı ve zararlı her türden oluşumların örtüsü/perdesi olmaktan kurtarılmalıdır. Bu perde ortadan kaldırıldığında gölgede kalmaya çaba gösteren ve gölgede kalabildikleri sürece güçlü olabilen tüm unsurlar yok olmaya mahkumdur.

Her dönemde, umutsuz, tatminsiz, kimliksiz ve amaçsız gençlik kitleleri, parçalanma, yıkılma, yok olma gerçeğinde yer almış en tahrip edici ve kahredici kitle olmuştur." Şeklinde ibareler geçtiği görülmüştür.

3-Şirket Gizli Gerçekler Gözlem&Analiz Aralık 2000/İstanbul

Mit Müsteşarları ve çalışanları olan Şenkal ATASAGUN, Miktad ALPAY, Emre TANER, Sadi SAĞLAM, Hiram ABBAS, Mehmet EYMÜR, Cevat ÖNEŞ, Cem KOCA ve Orgeneral Teoman KOMAN'm MİT'teki çalışmalarından ve atandıkları görevlerle ilgili eleştirel içerikli, Mit Müsteşarlarının son dönemlerde yapmış olduğu açıklamalar ve bunların kamuoyundaki yansımalarından bahsedilen, dil olmadan ulus, vatan ve devlet olamaz, mitoloji, kurt dili kurt kültürü ilkel aşiret dili ve görenekleri, gizli gerçekler, kurt ulusalcılık hareketi ve kemalizm, miktad alpay-abd ermeni sorunu-örtülü ödenek, asala suikastleri, asala terör eylemleri karşısında mit'in karşı girişimleri, mit'in abd çıkarması örtülü ödenek bütçesinin içi nasıl boşaltılır? ara başlıkları altında yakın tarihimizde meydana gelen bazı olayları ve MİT'in bunlara karşı çalışmaların anlatıldığı saygılarımızla ibaresi ile biten 34 sayfalık doküman.

4-Televizyon Analiz Yönetim Ve Geliştirme Projesi Türkiye'de Televizyon Yaşlılar İçin Çok Yeni Gençler İçin Çok Eskidir İstanbul/Temmuz 2000

Türkiye'de ulusal yayın yapacak olan özel televizyon istasyonunun yapılanma ve re-organizasyonuna katkıda bulunabilmek amacı ile yazıldığı belirtilen dokümanda:

Cumhuriyet Gazetesi ile Ulusal TV kanalının tek bir çatı altında birleştirilmesi operasyonu sonucunda; mevcut medya yapılanması içinde yer alınarak, güçlü holdinglerin şemsiyesi altında yer alan ulusal medya kuruluşları ile rekabete girilmesi ve ulusal çıkarlara aykırı, çarpık medya yapılanmasına son verilebilmesi için; Temmuz 2000 tarihli bu çalışmanın yeniden gözden geçirilmesinde yarar görüldüğü belirtilerek Cumhuriyet gazetesi ile Ulusal TV'nin hisselerini bulunduracak olan yeni bir anonim şirket kurulması ve bu şirketin yönetim kurulu başkanlığı ile yönetim kurulu üyeliğine getirilecek olan kişiler için özenli bir seçim yapılması belirtilmiştir. Ayrıca, Ulusal TV'nin yeniden yapılandırılması ve Ulusal TV ile Cumhuriyet Gazetesinin bir anonim şirket çatısı altında birleştirilmesi, hedeflenene başarıya ulaşılmasının sağlayacak gibi, mevcut medya kuruluşları ile rekabet olanağı yaratacağı sonucuna ulaşılmıştır.

5-Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi

AB Hakkında Bilgiler İçeren ve "Yapılması gereken özellikle ulusal gençliğin Kemalist İdeoloji doğrultusunda örgütlenmesinden geçtiği Çünkü Cumhuriyet Devrimlerini sürdürecek olanlar gerçek sahipleri ve koruyacak olanlar Ulusal Türk Gençliğidir.

Türkiye 21. yüzyılın ilk 15 yılında süratle ve ciddi biçimde eninde sonunda karşılaşmak zorunda kalacağı büyük ve kanlı bir savaşa hazırlanmak zorunluluğu ile karşı karşıya bırakılmıştır." Şeklinde ibareler bulunan Saygılanmızla.ibaresi ile biten doküman.

6-Ulusal Medya 2001 İstanbul/Aralık 2000

İçeriğinde; "Cumhuriyet gazetesi, Yunus Nadi tarafından 1945 yılında, İstanbul/Cağaloğlu'nda, bugün de merkez yönetim binası olarak kullanılan yapıda yayın hayatına atıldı.

... Günümüzde güç koşullarda yayın hayatını sürdürmekte olan Cumhuriyet; borç batağından kurtulabilmek için, düzenlenen ticari bir operasyon sonucu, iflâsa sürüklenen "Cumhuriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'"ne ait olan Cumhuriyet gazetesi bir gecede kuruluveren "Yeni Gün A.Ş."nin malı olurken, "Cumhuriyefin imtiyaz hakları da kurulan Cumhuriyet Vakfı'na devredilerek yasalarla dokunulmazlık zırhına büründürülerek günümüze değin yaşayabilmesi sağlanmıştır.

... İlhan Selçuk, donanımlı geniş bir kültürel birikimine sahip, son derece mütevazı görünümlü bir portre olmakla birlikte, benciliğe sarmalanmış büyük bir ihtiras olarak karşımıza çıkar. Cumhuriyet gazetesinin bugünlere ulaşmasında büyük ve değerli katkıları olduğu gibi, bugün içinde bulunduğu koşullarında sorumlusu olarak öne çıkan bir isimdir. İlhan Selçuk, adı Cumhuriyet gazetesine 21. Yüzyılda tiraj sağlayamaz. Çünkü, dünya sürekli gelişim ve devinim içindedir. Yerkürenin en büyük savaş ustası Cengiz Han, nasıl ki, günümüzün son derece teknik donanımlara erişmiş orduları ile savaşa tutuştuğunda kaçınılmaz olarak yenik düşecek ise; İlhan Selçuk'un gazetecilik alanında kazanacağı da yalnızca yenilgi olacaktır, bu kaçınılmaz bir gerçektir. Bugün bu gerçeği görmezden gelerek, Selçuk'un ellerinde can çekişme noktasında, bitkisel yaşama giren Cumhuriyet gazetesine Selçuk'un can verebileceği görüşünün öne sürülmesi akıl dışıdır.

... Doğu Perinçek, kamuoyu oluşturmada grubu ve partisi için çıkış yollan ararken, Cumhuriyet gazetesinden yararlanmayı da içine alan bir proje geliştirmiştir. Bu projeye göre, televizyon desteğinden yoksun olan Cumhuriyet gazetesinin de ortak olacağı bir televizyon istasyonu (Ulusal Tv) kurulmalıdır. Böylece gazete-televizyon bütünleşmesi sağlanmış olacaktır. Ekonomik sorunlar içinde boğuşan ve gün geçtikçe tiraj kaybına uğrayan, ancak kamuoyunda ve sol çevrelerde saygınlığı olan Cumhuriyet Perinçek ve grubu tarafından ele geçirilmiş olacaktır. Perinçek, İlhan Selçuk ve Gürbüz Çapan' ı bir araya getirerek, finansal sorunlannda üstesinden gelinebileceğini düşünmüştür. Ancak Perinçek'in hesabı tutmamış, kendisinden çok daha deneyimli olan İlhan Selçuk, Perinçek'i devre dışı bırakarak Gürbüz Çapan ile anlaşmayı başarmıştır. Bu anlaşmaya göre, Çapan hisselerin yüzde 40'ını satın almıştır. Daha sonra, yüzde 60 hisseyi de satın alan Çapan, Cumhuriyet gazetesinin sahibi olmuştur.

Cumhuriyet gazetesinin Gürbüz Çapan'a satılması ve bu satışın İlhan Selçuk tarafından gerçekleştirilmiş oluşu, Cumhuriyet çalışanlan arasında hoş karşılanmamış ve gazeteden kopmalar olduğu görülmüştür.

...Yukarıda sırası geldikçe işaret edilen nedenler dikkate alındığında Cumhuriyet gazetesinin çok az bir ömrü kaldığı ve misyonunu tamamladığı gerçeği kendiliğinden ortaya çıkar.

... Cumhuriyet gazetesinin bitkisel yaşamdan sıyrılıp ulusal ölçekte güçlü ve etkin bir güce sıçrayabilmesi, "Ulusal Yayın Organı" işlev ve misyonuna uygun hale gelebilmesi için; saplantılan olmayan, değişen koşullara uyum sağlayabilme ve öngörü yeteneğine sahip gerçek bir gazeteci portresinin iş başına getirilmesi gerekmektedir.

... Günümüz Türk medya sektöründe gazeteci kimliğine sahip medya patronu bulunmamaktadır. Tek bir kişi hariç. Dünya gazetesinin sahibi Nezih Demirkent.

Demirkent, siyasi güç odaklarının destek olduğu büyük sermaye grupları karşısında tek başına gazete çıkartmakta ve her geçen gün güçlenerek büyümeyi de başarabilmektedir. Bunun nedeni gerçek bir gazeteci oluşudur.

Nezih Demirkent, ulusal yayın yapmakla birlikte, geniş halk kitlelerini kucaklamaya yönelik, yani kamuoyu oluşturmaya yönelik bir yayın politikası uygulamamaktadır. Gazetecilik prensipleri açısından doğru olan bir yayın yöntemi uygulamaktadır.

Ancak Türkiye'nin bugün içine sürüklendiği koşullarda ulusal çıkarlarının gereği olarak, kamuoyunu bilinçlendirecek ve ulusal çıkarlara aykırı her konuda Cumhuriyet Türkiye'sinin yönlendirerek, Türkiye'nin güçlü sesi olabilecek bir gazeteye ihtiyaç olduğu çok açıktır.

Türkiye'yi içerde Kemalizm şemsiyesi altında birleştirecek, dışarıya da bu kenetlenmeyi tek ses olarak duyurabilecek bir gazete ile televizyon, dünya kamuoyu ve dış güç odaklarına yönelik en etkin caydırıcı güç faktörünü oluşturacaktır.

Cumhuriyet gazetesi, oluşturulması zorunlu "Ulusal Medya"nm yazılı yayın kanadını oluşturmaya uygun bir isimdir. Görsel yayın kanadını ise; Perinçek grubunun henüz emekleme dönemindeki "Ulusal Tv" oluşturabilir. Ancak bu televizyonun bünyesinde de ameliyat zorunluluğu vardır. Eğer gerekli ameliyat yapılmaz ise; ne Cumhuriyet ve ne de Ulusal Tv, Türk halkının Kemalist ideoloji çerçevesinde birleştirilmesini gerçekleştiremez. Çünkü, halkın gözünde her iki yayın grubu da "objektif ve "bağımsız" yayın organı olarak değerlendirilmemektedir.

Ayrıca bilinen bir gerçektir ki; Perinçek grubu tarafından kurulan Ulusal TV'nin gerçekte gizli tutulan kuruluş amacı, PKK'nın yayın organı Medya TV (MEDTV)'ye alternatif bir televizyon yayıncılığının Avrupa, Ortadoğu ve Avrasya coğrafyasına hakim olabilmesidir. Bu yöntemle Türkiye'deki Kürt kökenliler İşçi Partisi ekseninde toplanacak, Kuzey Irak ve Kafkas bölgelerinde dağınık halde bulunan Kürt kökenliler ise; Batı karşıtı terör grupları olarak Kuzey Irak topraklarında (Türkiye'ye sınır bölgelerde) konuçlandınlacaktır. Böylece Asya'ya açılan kapı eşiğinde ABD'nin önünde Ortadoğu eksenli bir terör seti oluşturulacaktır. Arzulanan hedefe varılabilmesi için ise; en güçlü ve yasal propaganda silahı olan televizyon yayıncılığıdır.

Cumhuriyet gazetesinin Kemalist çizgide yayma yönelmesi ve bu yayın politikasına halkın güveninin sağlanması güç değildir. Ancak, Perinçek grubu tarafından kurulan ve henüz emekleme döneminde olan Ulusal Tv'nin burada ifade edilen amaca uygun ve çizgide yayma geçmesi halinde halkın güvenini kazanabilmesi olası değildir. Cumhuriyet gazetesi ile elde edilecek başarıya gölge düşürecek ve operasyonu da riske atarak fiyasko ile sonuçlanmasına neden olacaktır. Bu nedenle önerilmesi akılcı değildir.

Cumhuriyet gazetesi ile bir başka televizyon kanalının Örneğin: Kanal-6 gibi.. Cumhuriyet gazetesi ile yayıncılık evliliği yapmasının sağlanması çok daha akılcıdır. Ancak. Böyle bir oluşumun sağlanması ve süratle pratik yaşamda uygulamaya geçilebilmesi ise; beraberinde finansal sorunları da getirecektir.

...Hedeflenen amaca ulaşılabilmesi için, kurulacak hiçbir yayın organının resmi (devlet kuruluşu) olmamasına da ayrıca büyük bir özen gösterilmesi gereği vardır. Bağımsız Ulusal medya kuruluşlarının yaratılabilmesi için;

Yurtta ve yurtdışında faaliyet gösteren Türk işadamları arasından seçilecek kişilerden "Medya-Finans Konseyi" oluşturulmalıdır.

Medya-Finans Konseyi'nde yer alacak işadamları devlet kurumlarınca ticari faaliyetlerinde desteklenmelidir.

Ulusal medya organlarında Medya-Finans Konseyi'nde yer alan işadamlarının ticari girişimlerinin ve ticari şirketlerinin ilân ve reklâmları ücrettsiz olarak yayınlanmalıdır. Ulusal medya organları tarafından desteklenecek olan Medya-Finans Konseyi üyeleri, rekabet içinde oldukları çevreler karşısında güç kazanmış olacaklardır." Şeklinde ibareler bulunan doküman S5Î "

6-21.Yüzyılda Casusluk İletişim Ve Bilgi Çağında Global istihbarat İstasyonları Ve Değişin Casusluk Mesleği Action+Oblogation=Integration Araştırma-Gözlem-Analiz Raporu İstanbul/Aralık 2000

İçeriğinde "Milli İstihbarat Örgütü (MİT)'in tarihsel süreç içinde misyonu ve işlevini tümüyle yitirdiği gerçeği artık görülmelidir....Türkiye'nin İstihbarat faaliyetlerinde sağlıklı ve başarılı çalışmalara ihtiyaç vardır. Bunun gerçekleşebilmesi için de yeni bir istihbarat mekanizması oluşturulmalıdır..İstihbarat merkezleri geçmişte nasıl çalışıyordu?, kanlı oyun: casusluk, rus casusların gafları, dokuz istihbarat ajansı, intihar yeminleri, istihbarat merkezleri günümüzde nasıl çalışıyor, sosyoloji casusları, davranışçılık, siyaset bilimi ve devlet disiplini, siyasal sosyolojinin türkiye'deki temelleri, siyasal bilgiler fakültesi, kamu yönetimi, anglo/amerikan siyaset bilimi, siyasal iletişim, halkoyu araştırma grubu (sihag), siyasal sosyoloji, anglo/amerikancı mülkiye kadroları cumhuriyetin günahkarları, nüfus casusluğu sleeper&köstebek, etnik grupların örgütlenmesi, cumhuruyet türkiye'sinde mülkiyeli ile mühendis çekişmeleri, şeffat istihbarat(!), açık kaynaklar, emniyet ve iç istihbarat, istihbarat özgür ortamda verimlidir, realist istihbarat ve bağımsız kaynaklar, bağımsız istihbarat kaynaklan,insan kaynakları merkezleri, bilgi bankaları oluşturulması çağdaş zorunluluktur, siyasilerin TSK'ne sızma girişimi, HEDEF ULUSAL KEMALİS ORDU, iç istihbarat araştırma şirketleri ile desteklenmeli," şeklinde ibareler bulunan TSK'ne karşı düzenlenen komplolar, ırk ve milliyetçilik uygulamaları, masonik örgütlenmeler ve gizli hıristiyanlık planı ara başlıklı konular hakkında çeşitli bilgilendirici ve eleştirel bilgilerin bulunduğu 24 sayfalık örgütsel içerikli belge .

7-Octopus (State Organized Crime) Mafıa (La Costa Nostra) İstanbul/Eylül 2000

"Ömrünün 15 yılını MAFİA gerçeğini araştırmaya ve Türkiye'nin Kriminoloji arşivini hazırlamaya adamış ayna" tarafından ve NARKO/EKONOMİK/POLİTİK prensiplere sırtını yaslamış kamu oyunda M AFİ tanımlaması ile anılan state-organized-crime (Devletçe örgütlenmiş) güç odaklarının reorganizasyonu için hazırlandığı belirtilen OCTOBUS (STATE ORGANİZED CRİME) MAFİA (La Cosa Nostra) İstanbul/Eylül 2000 isimli dokümanda;

"...Bugün bunun çözüm yollan aranıyor ise; realite için aranması zorunluluğu vardır. Realitede acımasız ezici ve yalın gerçekler kabul edilerek belirebilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm kurum ve kuruluşlarının reorganizasyondan geçirmek zorundadır....Şu halde Türk MAFİA'nm çökertilmesi yok edilmesi yerine MAFİA'nm reorganize edilmesinin getireceği yararlar küçümsenebilecek veya vazgeçilebilecek ölçekte değildir....Şu halde önce yapılması gereken bir zamanlar Petagon'un yaptığı gibi Türk Genel Kurmayının denetiminde yepyeni bir MAFİA örgütlenmesinin gerçekleştirilmesidir....Türkiye'de MAFİA'nm yeniden yapılandınlabilmesi mutlaka Askeri bir gelişim olarak ele alınmalıdır....Türkiye'de İstihbarat birimlerince kurulan tüm örgütler başarısız kalmıştır. ...Türkiye'de yapılması gerekli ve zorunlu olan doğrudan Genel Kurmay'a bağlı sivil bir kurul tarafından oluşturulacak MAFİA yapılandmlmasıdır. Neden sivil kurul sorusunun yanıtı şudur. Sivil kurul gizli bir operasyonun süzgeci örtüsü olmakla kalmayıp insiyatif kullanımı ve yaratıcı özgür düşünce teorileri üretimi ile bunların yaşama geçirilmesinde daha çok uygun bir yapı ortaya koyar... İnsanlık tarihindeki tüm gelişmeler sivil beyinleri üretimi olmuştur....Burada en önemli problem bu sivil kurulun kimlerden oluşacağı ve kaç kişiden ibaret olması gerektiğidir... Aklı başında hiçbir sivil Genel Kurmay'a bağlı son derece gizli ve illegal bir yapılanmanın sorumlusu olmak istemez. Çünkü daha sonra başına neler geleceğini garantisi belgesi olamayacağını bilir. Şu halde bu sivil kurul üyelerine yasalar önünde kaldırılması olanaksız bir dokunulmazlık zırhı verilmeli ancak bu zırhın çerçevesi net olarak belirlenmelidir.Oluşturulacak sivil kurulun üye sayısı 3 kişiden oluşturulmalıdır. Bu üyelerden 1. kurye 2. teorisyen, 3. ise Amerikan kriminoloji tarihinde önemli bir yeri olan Luciano örneğinde olduğu gibi Ulusal MAFİA liderliği rolünü üslenecek kişi olmalıdır. Bu kişi kısa zamanda yer alabilmelidir..." şeklinde ibareler geçtiği görülmüştür.

8-Mit&Medya Ve Ajan Gazeteciler İstanbul/Aralık 2000

Sunuş kısmında "kontr/terör daire eski başkanı Mehmet Eymür'ün Türkiye'yi terk ederek ABD'de internette kiraladığı atin kodlu sitede yer verdiği bilgilere göre mit'in en önemli haber ve bilgi kaynağı Türk medyası idi.Mehmet Eymür'ün öne sürdüğü açıklamalara göre mit, gazeteciler olmasa üstlendiği çok önemli ulusal istihbarat görev sorumluluk ve yükümlülüğünü yerine getiremiyecekti. bir başka ifadeyle de türk gazeteciler mit ajanı türk medya kuruluşlanda mit'in örtülü birer bilgi toplama merkezleriydi . gelişmelerin doğal ve kaçınılmaz sonucu olarak kamuoyunda gazetecilere mit personeli gözüyle bakılmakta ve tüm gazeteciler güvenilmez kişiler ve ajan olarak değerlendirilmektedir.26 kasım 2000/pazar akşam saatlerinde ankara mit karargahına davet edilen 4 gazeteci şu isimlerden oluşuyordu sabah gazetesi Ankara temsilcisi Murat Yetkin, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin, Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bile ve Star Gazetesi Esen Ünür. ulusal yayın yapan onca medya kuruluşu ve onca gazete arasında özenle seçilerek açıklama yapılmış olmasada dikkat çeken önemli bir noktadır. Türkiye Sabahattin Ali'nin günahsız ve suçsuz yere öldürülmüş olmasına hiç bir zaman unutmamıştır, bu cinayetin mit'e ait olduğu ise tüm dünya tarafından bilinmektedir. Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu gibi isimlerin faili meçhul cinayetleri üzerinde de mit'in gölgesi olduğu, medya organları ustalıkla habercilikten kopartılarak kitlesel terapiye koşullandırılarak toplumdan gerçeklerin gizlinebilmesi amaçlanmış böylelikle ulusal basm-yaym organları bir anlamda kitlesel imha silahı haline gertirilerek toplum çökertilmiştir. Saygılarımızla." İbareleri geçen

Sonuç kısmında "hazırlanan bu çalışma Türk medyasının bu gününü gözler önüne sermeyi amaçladığı gibi ulusal çıkarların korunması için gerekli önlemlerin ivedilikle alınmasının ne denli gerekli bir zorunluluk olduğunuda işaret etmektedir, gazetecilik mesleğini meslek ilkeleri ve onuruna yakışır hale getirmek öncelikle gazetecilerin görevi olmalıdır, ancak ulusal güvenlik sorunu haline gelen medya yapılanması ve gazeteciler hakkında gerekli işlemlerin yapılması kemalist cumhuriyet devrimlerinin korunabilmesi türkiye cumhuriyeti ulusal güvenliğinin sağlanabilmesi ve toplumsal huzurun korunabilmesi açısından müdahalayi zorunlu ve kaçınılmaz kılmaktadır.türkiyenin 21. yüzyıl dünyasında şu an sahip olduğu ulusal medya kuruluşları içinde yer alan ajan gazeteci prototipleri ile dış dünyada sorunlarının üstesinde gelebilmesi olanamsız olduğu gibi kendi içinde de ekonomik sosyal kültürel ve toplumsal istikran koruyabilmesi gerçekçilikle bağdaşmayacak bir beklentidir" ibaresi ile biten doküman.

9-Ermeni-Kürt İlişkileri Tarihçesi Ve Türkiye'yekarşı Stratejiler Bibliyografik İstihbarat Denemesi Hazırlayan Emrullah Tekin Öğ:Bnb.

10- Panzehir Etnik/Bölücü Opersayonlar Tasfiyesi Kürt Hareketi Ve Türk-Kürt Kardeşliği İstanbul 27 Mart 2000 isimli

Türk-Kürt kardeşliğinin sağlam ve realist temeller üzerinde yeniden kurulabilmesi ile etnik/bölücü uluslararası operasyon programlarının tümünün tasfiyesine "olanak" sağlayıcı bir "Panzehir" teorisinin üretimi amacı ile hazırlandığı belirtilen dokümanda:

'Öcalan'ın EMEKLİ OLMADIĞI HENÜZ EMEKLİ OLMAYI DÜŞÜNMEDİĞİ zamansız yakalanmasının sorun oluşturmayacağı, bundan sonra medya aracılığı ile mesaj iletmesine imkân verilmesi yerine, bu anlamdaki çalışmalarda Öcalan'ın yazılı mesajlarının güvenilir kuryeler aracılığı ile iletilmesinin sağlanması çok daha akılcı bir yöntem olacaktır...Abdullah Öcalan'ın tutukluluk sürecinden yararlanılması ve PKK Başkanlık Konseyi kadrolan süratle tasfiye edilerek yerleri elde edilmelidir. Bunun gerçekleştirilme olanağı vardır. Ve bunu Abdullah Öcalan gerçekleştirebilir... Abdullah Öcalan, beyanlarında HADEP'in çalışmalarını yeterli bulmadığını ifade etmiştir. Buradan yola çıkarak, PKK Başkanlık Konseyi'ni tasfiye ederek yerlerine önereceği yeni isimlerin görev almasını sağlayabilir. Bu HADEP kadrolan için de geçerlidir... Abdullah Öcalan'm yargı süreci içinde gerçekleşebilecek olan bu operasyonun temel hareket noktası: PKK yönetim kadrolarının başarısızlık nedeniyle tasfiye edilerek, yerlerine Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından seçilecek olan genç, donanımlı ve uygun subayların atanmasından ibarettir. Böylece Pentagon merkezli AB destekli PKK Terör Örgütü tümüyle dış güç odaklarının kontrol ve yönetiminden arındırılmış olacaktır. Kontrol altına alınmış PKK terör örgütünün yanı sıra aynı uygulama HADEP kadrolan için de gerçekleştirilmelidir... Operasyon sonucu yayın organlannın denetim ve kontrolü de ele geçirilmiş olacağından etnik aynlıkçı Kürt hareketi, dünya kamuoyunda sesini duyurmaya çalışırken Pentagon talimatlanna uygun yayın politikası yürütemeyecektir.' Şeklinde ibareler geçtiği görülmüştür.

11-Rav Sebatay Zwi Sebataycılık Ve Türkiye Sebatayiarı (Dönmelik) Reosta "Operasyon Projesi" İstanbul/Mayıs 2000

Açık/gizli kaynaklar ile birlikte Sabetay cemaatinin üyeleri ile de temasa geçilerek Sabetaycılık adıyla anılan gizli/etnik/dini/ideolojik cemaat iskeletinin röntgeni gözler önüne serilmesi -Reosta Operasyonu- olarak tarif edilen dokümanda: Sabetaycılık, Cemaat üyeleri, tarihi, Türkiye'de ki durumu hakkında bilgiler verilmiş ve kurulacak olan bir sivil toplum kuruluşu vasıtası ile Türkiye"de bulunan Sabetaylarm kontrol altına alınmasının gerekliliği anlatılarak Ulusal Sabetaycılık Derneği adlı bir derneğin kurulması gerekliliği anlatılmıştır.

12-Sovyet Arşivinde Ermeni Sorunu Doğu Perinçek

13-Reaksiyon Türkiye Cumhuriyeti'ni Kuran Türk Halkına Türk Milleti Denir M.K.Atatürk Etnik/Fundamentalist/Bölücü/Yıkıcı/ Unsurlar Analiz Ve Tasfiye Projesi İstanbul/Kasım 1999

"Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren "Ergenekon"un Milli Mücadele girişimlerinden günümüze Türkiye Cumhuriyeti"nin varlığını tehdit etmekte olan etnik, fundamentalist, bölücü ve yıkıcı unsurlann, kaynak ve hedeflerini belirlemesi ile tasfiye edebilmesine katkıda bulunabilmek" amacı ile hazırlandığı dokümanda;

Türkiye"nin mevcut İstihbarat, Anarşi-Terör, Sivil Toplum Örgütleri, Ekonomi, Siyasi Partiler ve Eğitim alanında görülen sorunlann mevcut siyasal otorite ile üstesinden gelebilme gücüne sahip olmadığı ve "Toplum yapısına uygun olamayan devlet yaşamaz. Fakat toplum, her zaman kendi yapısına uygun bir devlet kurabilir." mantığı ile "Profesyonelleştirilmiş Türk Silahlı Kuvvetler gücü, Kemalist doğrultuda askeri bir müdahale gerçekleştirebilir mi?...Bir başka söylemle: Kemalist askeri müdahale, Türkiye bağımsızlığını tümden yitirdikten sonra, gerçekleştirilebilir mi ?" sorulanna çözüm aranarak "1924 anayasası yeniden yürürlüğe konmadıkça, Türkiye içinde bulunduğu ekonomik/siyasal/toplumsal/kültürel sorunlardan kurtulamaz" sonucuna ulaşılmıştır.

14-Örtülü Faaliyetler Bir İstanbul/6nisan 2000 "ABD, girişimlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri karşısında başansızlık oranı artışı gözlemleyince, Türkiye'de "sivil hareket" başlatmış ve Türkiye'de sürdürdüğü Psikolojik Savaşta TSK karşısında yer alan bir "SİVİL CUNTA" oluşturmuştur.Bu sivil cunta hareketinin merkezi Atatürkçü Düşünce Derneği ya da Çevik Bir'in düşlerinde yer alan ve kamuoyuna açıklanan "Strateji Vakfı" adlı kuruluş olması plânlanmıştır." Değerlendirmesi ile son bulan dokümanın içeriğinde;

Çevik BİR isimli şahısın hayatı, askeri dönemi ve sivil dönemi ile alakalı yazılar içerdiği anlaşılmıştır.

15-Oluşum Aralık/1999

Öngörü, Alaaddin Çakıcı Faktörü, Hukuk faktörü, Siyasi kadrolar, MHP Faktörü, Yakın çevre ve kadro ilişkileri, iş çevreleri, sonuç ve öneriler başlıkları altında yazılan dokümanda:

Korkmaz Yiğit ve çevresi hakkında bilgi verilerek ve belirtilen sorunlar ile ilgili "Hukuk argümanları yeniden gözden geçirilmeli, etkin güçlü ve güvenilir bir hukukçu kadrosu hukuk platformuna hazır hale getirilmelidir. Her türden kontra kanıt oluşturulabilmesinde istihbarat çalışmalarına yönel inmeli ve organizasyonu sağlanmalıdır" sonucuna ulaşılmıştır.

16-Fabrikatör Gözlem Ve Analiz İstanbul/Şubat 2000

"Fabrikatör" tanımlaması ile Doğu Perinçek ve Aydınlık Grubu tanımlaması yapılan ve "analiz" çalışması olarak belirtilen okumanda;

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında eleştiri ve değerlendirme nitelikli bilgiler olduğu anlaşılmıştır.

17-Genel Değerlendirme Ve Öneriler

18-Turgut Özal Premier Ministre De Turquie Ma Turquıe En Europe Preface De Francis Lamand Plon Başlıklı 136 Sayfa Fransızca Doküman

18-Biyografı 18 Ocak 2000

Bir dönem Türkiye"nin en zengin 100 ailesi listelerinde de yer alan Kemal GÜLMAN, ailesi ve şirketlerine ait istihbarat nitelikli yazı olduğu görülmüştür.

19-Genel Yapı

Atatürkçü Düşünce Derneğinin 10-11 Haziran 2000 tarihinde yapılacağı belirtilen genel kurul ile alakalı yapılması gerekenler ve ADD"nin mevcut yönetimini eleştirir bilgiler içerdiği görülmüş ve Eski USİAD Başkanı Merhum Kemal ÖZDEN tarafından verildiği belirtilen ADD ile ilgili durum özeti adı altında yazıya cevabi nitelikli yazı içerdiği görülmüştür.

20-Sanat-Sanatçı-Entelektüel Ve İletişim Dünyasında İstihbarat Faaliyetleri Arenadaki Sanat Gladıo Sanatçılar Türk Toplum Yapısında Değişim İstanbul/10 Nisan 2000

Sanat-Sanatçılar-istihbarat değerlendirilmesi yapılarak, "Türkiye Cumhuriyeti topraklan, halkı ve rejiminin korunması ve kollanması görevi Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olduğu gibi; Kültür, Sanat ve Bilim'in korunup kollanması görevini de Türk Silahlı Kuvvetleri üstlenmeli ve bu amaçla alman kararlar ile uygulanışını denetim altına almalıdır" sonucuna ulaşılmıştır.

21.Yüzyılda Kemalist Hareket isimli doküman içeriğinde

-Yakın tarihin en radikal sol örgütleri Kemalist olmuştur.

-Türk/Kürt kardeşliği sloganı ile PKK'nın Kemalizme kaydırılmaya çalışıldığı,

-MAFİA grupları tepeden tırnağa Kemalist kesilmiştir.

-Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurulmuştur. Bu dernek çatısı altında bir araya gelen portreler dikkat çekici olduğu gibi örtülü olarak destek oldukları portreler ve ve yöneldikleri girişimlerde dikkat çekicidir.

-İvedilikle harekete geçilmesi Ulusal çapta Kemalist Hareket Cephesi oluşturulması ve sağlıklı bir yapılanma ile Zaralı unsurlara karşı önlemler alınması kaçınılmaz bir zorunluluğa dönüşmüştür ibareli,

22- 3 Sayfalık "Secunty A.Ş.- Uluslar arası Güvenlik Şirketi Projesi" başlıklı bilgisayar çıktısı 26 Haziran 2000 tarihli dokümanda, özel güvenlik şirketinin kurulmasının amaçlandığı,

23- 3 sayfalık "Protokol A.Ş.- Uluslar arası Halkla İlişkiler Şirketi Projesi" başlıklı bilgisayar çıktısı 26 Haziran 2000 tarihli dokümanda, Uluslararası şirketlerin ticari faaliyetlerinde protokol hizmetleri sunulmasının amaçlandığı.

24- Yurt dışı yapılanması için çalışma proje belgesi,

Sayfalık "Stratejik Araştırmalar Merkezi Kuruluşu Proje Çalışması" başlıklı bilgisayar çıktısı dokümanda; kuruluşun amacı, çalışma tarzının anlatıldığı doküman.

16 Sayfalık "Türk Dünyası ve Türkiye'nin İlgi Alanı Dahilindeki Ülke ve Toplumlara Yönelik Stratejik Etüd ve Araştırmalar Yapacak Örnek Bir Organizasyon Modeli" başlıklı bilgisayar çıktısı doküman ve 15. Sayfasında sonuç kısmının altında Yüksel ÖZGÜR isminin bulunduğu ve ekinde de Model Organizasyon adı altında hazırlanmış şema.

8 sayfalık "Fonksiyonel Akademik Platform Projesi Projenin Üstleneceği Başlıca Faaliyetler" başlıklı bilgisayar çıktısı dokümanda Özellikle Avrasya tabir edilen coğrafi alan dahilinde yer alan ülkelerle Türkiye arasında mevcut ve muhtemel problemlerin etüd edilerek taraflarca kabul edilebilir hale getirilmesi amaçlandığı.

AZERİCE VE İNGİLİZCE YAZILARLA YAZILMIŞ İNGİLİZCE OLANLARIN İLAÇ KONULU OLDUKLARI AZERİCE OLANLARI OKUNAMAYAN TOPLAM 26 SAYFA E-MAİLLER

İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI DOĞU PERİNÇEK MGK, TAYYİP ERDOĞAN'IN TARİHİ SUÇUNA ORTAK OLUYOR BAŞLIKLI 7 NİSAN 2004 TARİHLİ 0 212 293 48 07 NUMARALI FAKSTAN GÖNDERİLDİĞİ ANLAŞILAN 8 SAYFALIK DOKÜMAN

İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI 11HAZİRAN 2003 TARİHLİ 0 212 293 48 07 NUMARALI FAKSTAN GÖNDERİLDİĞİ ANLAŞILAN SAYIN E. TUĞ.G.VELİ KÜÇÜK'E HİTABEN YAZILMIŞ 3 SAYFALIK DOKÜMAN, İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI 13 TEMMUZ 2003 TARİHLİ 0 212 293 48 07 NUMARALI FAKSTAN GÖNDERİLDİĞİ ANLAŞILAN AKPHÜKÜMETİ İLE ABD ARASINDAKİ GİZLİ MUTABAKATI AÇIKLIYORUZ BAŞLIKLI 5 SAYFALIK DOKÜMAN,

MİLLİ PLANDA GENÇ VE GENÇLİĞİMİZ BAŞLIKLI TÜRKİYE KOMÜNİZMLE MÜCADELE DERNEĞİ ESKİ GENEL BAŞKANI ORHAN KİVERLİOĞLU İSİMLİ VE İMZALI 26 SAYFA DOKÜMAN,


d)-Telefon görüşmeleri;

MAFYA İLE OLAN GÖRÜŞMELERİ

Tape:1083 29.02.2004 tarihinde Volkan...? / Sedat PEKER ile görüşmesinde özetle; Volkan'm "Paşam sesimi duyabiliyor musunuz?" "Reisimiz görüşecekti efendim." dediği ve telefon Sedat PEKER'e verdiği, Veli'inin "Sedat'ım merhaba" dedikten sonra hal hatır sordukları, daha sonra Veli'nin "Bugün bitirdik kongreyi istediğimiz gibi oldu gelince görüşürüz. Ben anlatırım. Her şey istediğimiz gibi gitti. Çok iyi oldu." dediği, Sedat'ın "Ben o arkadaşı da ayarladım abi Bir güzel kardeşimiz vardı. Onu da ayarladım abi zaten. Askerde paşa korumasıymış, üniversite terk çok onurlu, nitelikli, terbiyeli, ahlaklı. Onu özellikle çok inceledim abi." dediği, Veli'nin "Bekar mı?" diye sorduğu, Sedat'ın "Bekar abi" dediği,

Tape:1094 05.03.2004 tarihinde Volkan...? / Sedat PEKER ile görüşmesinde özetle; Volkan'm Veli KÜÇÜK'ü telefonla aradığı ve daha sonra Sedat PEKER'e verdiği, Sedat'ın "Çocuk hemen hazır. Siz nasıl emir buyurursanız öyle. Sizin numaranızı ben kardeşimize versem. Size saygılarını sunsa pazartesi günü ona talimat verseniz olur mu?" dediği, Veli'nin "Tamam beni arasın." Dedikten sonra "...gelince çok güzel bir kongre geçirdik. Rusya'da istediğimiz adamı Güney Azerbaycan'da istediğimiz adamı hepsini getirdik. Şeye bakan geldi. Azerbaycan'dan Nazım geldi. Tabi ağırlığımı koydum orda. Ağırlığımı koyunca fazla kalmadı. Orda pazartesi günü paşam siz buradasınız benim başka işlerim var dedi gitti o. Ben dedim götürücem dedim kongreyi çok güzel oldu." "Ta Yakutistan'dan bile gelen vardı. Yakutistan'ın temsilcisi geldi." "Çok güzel bir ziyaret oldu yani. Ben şey yapacanı kongreyle ilgili." dediği,

Tape:1203 03.08.2004 tarihinde Sedat PEKER ile görüşmesinde özetle; Veli'nin saat 20.30'da Güler...?'in yanma geleceğinden bahsettikten sonra "Yedide beni aradılar. Gene yedide şey gelecek. Bir yemek, dışarı söyledim. Oraya gelecek şey, Ümit ÖZDAĞ." "Telefon etti. İllede buluşalım falan diye. Ümit'le görüşecez. Ümit'le oturacaz, Güler'de gelecek. Sekiz buçukta. Güler'le oturup konuşacaz bazı şeyleri şimdi." dediği, Sedat'ın "O beyefendilerden çok umutluyum. Ağabey kendisini gıyabında tanıyorum ama beyefendiden çok umutluyum." dediği, Veli'nin "Şimdi biz bir çalışmanın içine girdik. Ümit'len devamlı görüşüyoruz. Ben işte bak açık söyliyeyim gönlümden geçen neydi biliyor musun? Gönlümden geçen Muhsin'di. Benim bir dakika dayı eski dostum fakat Muhsin'in partisi şuanda bu işi götürecek yani. Muhsin demiyorum. Muhsin'in kedisi için demiyorum. Partisi için götürecek şeyde değil, durumda değil." "Onun için biz şimdi seni, onun için seni ısrarla arıyorum. Biz şimdi bir oluşum yaptık. Bu uğurda şeyde ben Yılmaz DURAK varya Yılma'yı tanırsın." "Yılma DURAK'ı çağırdım. Erzurum'dan Yılma DURAK geldi. 4-5 kere buraya aldım. Burada görüştük. Şimdi tekrar buraya gelecek geçen gün Güven, tanır mısın Güven ağabeyi Güven SAZAK'ı" dediği ve Güven SAZAK ve Yılma DURAK ile birlikte yemek yediklerinden bahsettiği, daha sonra "Bağlarbaşmdaki yere epece bir yere bir hale getirdik. 350 metrekare bir yer Yılma'yı gönderdim. Yılma orada kaldı. Ben sana onun için bana e iki tane beş tane adam getirdi. Yılma benim 3-5 kişim var güvendiğim sağlam okuyan yazar okuyanlar bu işi götürebilecek adamlar." "Yeniçağ gazetesinden arkadaşlar ile görüştüm. Onlar hepsi tanıdıklarım dostlarım. Hele Hayri geldi şimdi Trabzon'dan" "Yayın kurulunun başına Hayri KÖKLÜ çok sevdiğim bir çocuk." "E Yeniçağa, şey Ortadoğu gazetesinde Zeki var SARAÇOĞLU" "Çok sevdiğimiz birisi o da. Bir şey yapacak. Biz şimdi bir oluşum sen az önce söylediğin bir şey varya Milli yol meselesinden bu o şekilde değil o şekilde olması senin aynen katılıyorum sanki memlekete ihtilal olmuşta Türkiye parçalanmışta, dağa çıkacakmış gibi bir hava." "Öyle bir şey. Amacımız o değil. Bizim amacımız o değil ya. Türkiye nereye gidiyor. Türk Milliyetçiliği ne oluyor. Niye bu meseleler oluyor falan... beni şimdi Amerika'ya tekrar çağırdılar. Gidecem Amerika'ya tekrar konferanslar vericem. Birkaç yerde bu konular ile ilgili." dediği, Sedat'ın "Muhsin ağabey gerekirse ileriki zamanlarda ağabey Muhsin ağabeyi de bu yapının içersine dahi etme." "Yani Muhsin ağabey öyle liderlik hırsı olan bir insan değil. Ülkeye faydası olan her şeye dahil olur Muhsin ağabey." dediği, Veli'nin "Muhsin'de şey de Ramiz'de Ramizlende konuştum ben." dediği, bir süre Veli'nin ev satın alamamasından dolayı kiraya geçeceğinden bahsettikleri, bu esnada Veli'nin "Ben bir yer buldum. Bir yer kiraladım şeyine... Yakın öyle istiyordum onu da kiraladım İşte onun kontratını yapıcam. Şimdi bir de camlar birde şeyde yol hizasında yani. Birinci kat yola yol hizasında orası. Biraz tehlike arz ediyor ama bir yerlen görüştüm. Camlarını kurşun geçirmez yapıyorlarmış. Film çekiyorlarmış. Onları da getirip işte kurşun geçirmez çektiricem. Bir apartmanın birinci katında giriş katında." "Bu sıkıntımı bir atlatayım bir yerleşeyim. Eşyayı şey yapayım, oturayım yani eve. Ondan sonra bu işleri de ben devam ediyorum. Yılma'yı da çağırdım. Güven'len de konuştuk. Güven ağabey ile konuştuktan sonra ben Meral'i aradım. Meral ille bir görüşelim dedi. Meral AKŞENER." "Meral da aynı şey söyledi. Tamamen yanındayız. Beraber olucaz dedi. Sen telefon olmaz. Sen geldiğinde oturucaz. Her şey dört dörtlük çok güzel bir planlama yaptık. Konuşacaz ben şunu söyliyim. Ben hiçbir partiye üye değilim. Hiçbir partide kaydım yok. Ben Türk milliyetçisiyim. Türk milletine hizmet edicem. Bunun içinde ille bir partide bir sembol olmak veya bir pay edinmek gerekmez. Ben o açıdan çalışıyorum. O açıdan..." dediği, Sedat'ın "Veli ağabey bir şey söyleyim. Eğer yanlış anlamazsanız. Bu kurmuş olduğunuz oluşumu direk ben MHP'ye karşı veya MHP'ye alternatif bir oluşum gibi kurarsanız. Bence kamuoyunda yanlış anlaşılabilir." dediği,

Tape:1042 16.11.2007 tarihinde Sami HOŞTAN ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Valla özledim bende. Köye gidiyorum yoldayım şuanda. İzmit'teyim." dediği, Sami'nin "Köye gidiyosun ne zaman... pazar salı Çarşamba." "Çarşamba günü, benim bi arkadaşım var. Onunla beraber seni ziyarete gelecem. Bu Azerbeycan'da bize bişeyler ... senden fikir alalım da ondan sonra." dediği, Veli'nin ise "Ya ben Kazakistan'daydım yeni geldim." "He Kazakistan'dan bir sürü bana teklifler yaptılar." "Bir sürü projeler verdiler. Ordaki tanıdığım ,şeyler devletin yetkilileri var orda." dediği, Sami'nin "Tanıyorsun ya... Sapancalı Adnan diye bir arkadaşım var. Onun ... yurtdışında da işleri var tekstil işleri var." dediği, Veli'nin "Tamam. Ben ne gerekirse yardımcı olurum." dediği,

Tape:1465 22.11.2007 tarihinde Sami HOŞTAN ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Çarşamba günü şey yapacaktık ta yoktum orda bir sürü sıkıntılarımız oldu...onunla uğraşıyordum" dediği, Sami HOŞTAN'm "Valla paşam hep oluyo ne nedir bu sıkıntı" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ne olacak bilmiyorum ya" dediği,

Sami HOŞTAN'm "Fakat paşam biz .... ne iş yaptıysak kaybettik" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "...para kazananlar kim biliyor musun devletten çalanlar çırpanlar teşvik alanlar" dediği,

Sami HOŞTAN'm "bi işlere girdim Bir buçuk milyon dolar gitti bide 600 bin dolar da borçlandım paşam" "... o .. sattım bi iş hanım vardı ya benim Güneşlide oda gitti yani bi bi tersliktir gidiyor paşam" dediği,

Veli KÜÇÜK'ün "Bi oturalım bi konuşalım ne yapacaz ne edecez ya bi bakalım hele" "... kafanı bozma dur bakayım" "Ben hurdayım bi görüşelim bi oturalım bi konuşalım..." dediği,

Tape:1068 23.11.2007 tarihinde Tayfun ILICA ile görüşmesinde özetle; Tayfun'un "Veli Amcacım senden bir bilgi almak istiyorum ya." "Bu Yaşar ÖZ'ü hiç tanır mısın?" dediği, Veli'nin "Yamuk bir adam ya" dediği, Tayfun'un "Yani o işte avukatlığını falan vermek istiyor da. Hiç tanımadığım bir adam benim." Dediği,

Veli KÜÇÜKün "Biliyorsun onu bir sürü mafyacılık işleri falan var." "Bi yanlış birşey yapamaz. Benim haberim olsun, şey yapamaz. O yanlış yapamaz yani." Dediği, Tape:1069 24.11,2007 tarihinde Sema ARABACIOĞLU ile görüşmesinde özetle; Sema'nm "Mahkeme çok güzeldi baba. Ben de gittim birlikteydik zaten Deniz ablayla. Mahkeme sonrasında sıkıntılı bir süreç oldu. Bir tarafa ayırdılar mahkemeye gelen ziyaretçileri. Kimlik kontrolü üst arama yaptılar. ... Mahkemeye gelen ziyaretçilere GBT araması felan yapıyoruz dediler. Sonrasında ben avukatı aradım onlardan bir tanesi, Mahmut felan tekrar kelepçelendi. Götürüldü. serbestken. Ne oldu dedim, Ahmet abi götürüldü? Sema Organizedeyim ben dedi. Ben de tam olarak bilmiyorum bekliyorum dedi. ... Bu işte Mahmutlarm grubu. Tanımadığım bir sürü kişi daha enteresan bir mahkemeydi yani. Mahkeme sonrasında sanki böyle herşey mahkeme sonrasında herşey hızla gelişti." ... Ziya için sıkıntılı hiçbir şey yok." "Yani bu başka birşeye bağlamaya çalışıyorlar. Bilmiyorum bi Hacısüleymanoğlulanyla alakalı bir şeye mi bağlamaya çalışıyorlar acaba? ... Ziyadan yüzde yüz eminim. Çünkü benim telefonlarımı kullanıyor ve şeyim yani bak numaraların herşeyi bana detayı gelir. Ziya takibimde olduğu için sıkıntılı birşeyi yok..." "Onlar organizeynıiş hala" "Sabah sordum. İfadeleri felan almıyormuş. Ekrem'i aramışlar. Ekrem aradı beni. Dedi aradılar anne, beni de çağırdılar Organizeye dedi. İfade vermemi istiyorlar dedi." dediği,

Veli'nin "Hiçbir şey yokken de almazlar. Vardır başka bir şeyleri onların ya." dediği,

Tape:llll 12.12.2007 tarihinde Hakkı KURTULUŞ ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Ben on ikiye doğru şeyde olacam Bağlarbaşında" "Müsait olur musun?" dediği, HAKKI'nın "Olurum komutanım zaten adliyeye geçecem birazdan Üsküdar adliyesine" dediği, (2004 yılında, Sedat PEKER ve örgütüne yönelik yapılan operasyonda, Avukat Hakkı KURTULUŞ un örgüt üyesi olmaktan tutuklandığı ve mahkumiyet kararı aldığı ve dosyanın yargıtayda olduğu ve kesinleştiği.)

Tape:1156 04.01.2008 tarihinde Eşref HATİPOĞLU ile görüşmesinde özetle; Bir süre sağlık sorunlanyla ilgili konuştukları, Eşref HATIPOGLU'nun "Peki birisini soracam sana ... TEKİN BAYKAL çerkez İzmir'de" "..BİR ADAM ÜLKÜCÜ ..YANİ ETRAFI OLAN BİR KİŞİ.. ŞEYİN DENGE UNSURLARINDAN BİRİSİ Tanıyor musun o seni tanıyormuş galiba" dediği, Veli KÜÇÜK'ün de şahsı tanıyamadığım söylediği, Eşref HATİPOĞLU nun ".. nasıl diyeyim sana EĞLENCE DÜNYASI BUNA HÜRMET EDİYOR, VEYAHUT İŞTE BU BENİM ADAMIMDIR BUNA AMAN YAKLAŞMAYIN DEDİĞİ ZAMAN KİMSE DOKUNMUYOR ÖYLE BİR ADAM" "bizim bacanağın oğlu var Deniz, Alsancakta bu şey var eski Rıhtım restaorant .. .çalıştırıyor programlı olarak o adamla dedi eğer biz kontak kurup iyi geçinirsek kimse bize dokunmaz burda dedi çünkü BİRAZ ÇEKİNİYOR ÇOCUK ETRAFTAN çünkü şuanda İzmirde bir numara olmuş üç senedir bu işi yapıyor" diyerek bu konuda yardım istediği, Veli KÜÇÜK'ün de şahsı araştırıp bilgi vereceğini söyleyerek bu konuda bir görüşme yapalım dediği tespit edilmiştir.

Tape:1157 04.01.2008 tarihinde Hasan BAĞSIZ ile görüşmesinde özetle; HASAN'm "Benim güzel komutanım senden bir istirhamım var" "Beni ancak sen kurtarabilirsin" "Öz yiğenim halamın torunu" "...meşhur Osman DEMİRCİ diye bir çocuk" "Abdullah ÇATLI'nm falan yakın adamıymış gözü kimseyi görmeyen bir adammış" "Osman DEMİRCİ diye Karslı 1957 doğumlu bir adam" "Bu çocuk 6 sene evvel hanımını boşamış bizim yeğeninde şeydeyken bilgisayarda bunlan tanışıyo bir iki sefer buluşuyorlar ondan sonra zaten iki ay oldu ayrılmışlar SEN BU ADAM ATLIYOR GELİYOR YEĞENİMİN YAZIHANESİNE " "İŞTE BELİNDE TABANCA KAVGA EDİYORLAR ORDA KAPIŞIYORLAR FALAN" "Biraz hırpalıyorlar bizimkiler herhalde falan ama çok tehlikeli bir adammış işte istiyorsa yani özür diletelim bilmem ne yapalım bunu bi hallet benim güzel komutanım ya" dediği, VELİ'nin "Ben şimdi sana birşey diyemem bir bakalım ben TANIDIĞIM BİRİSİ Mİ RİCA ETSEM NE DERECE NEDİR KİMDİR BİLMİYORUM BEN ŞİMDİ" dediği, HASAN'm "Komutanım bak telefonlarını falan da vereyim sana bi dedilerki bunu halletse halletse bi tek Veli KÜÇÜK paşam halledebilir..," .dediği, VELİ'nin 'Bakmadan etmeden şey yapmadan öyle lap diye ben tanıdığım birimidir yahut birisinden tanıyor muyum bilmiyorum" dediği,

Tape:1017 11.01.2008 tarihinde Hakkı KURTULUŞ ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Bu Sefaköy de inşaat demiri memiri falan satan böyle bir adam varmış Osman DEMİRCİ eski bizim ülkücülerden falan diyorlar" dediği, HAKKI'nın "Herhalde aynı mesele olsa gerek bizim bu Fikret Albay falan söylemişti..." "....ailevi biraz sıkıntıları var aralarında yani çok ta konuşulacak bir mesele değil komutanım" dediği,

Tape:3239 06.12.2007 tarihinde Muzaffer YILDIZ ile görüşmesinde özetle; VELİ KÜÇÜK'ün "Bİ TOPLANALIM Bİ ŞEY YAPTA Bİ ORGANİZE YAPTA Bİ TOPLANALIM", "BEN Bİ UĞRAYACAĞIM DA SANA BU ÖZEL Bİ GÖRÜŞELİM BAZI ŞEYLER KONUŞMAMIZ LAZIM ARTIK YANİ " şeklinde yapılan görüşmede içeriği belli olmayan bir toplantı yapacakları anlaşılmakta

Tape:1133 13.12.2007 tarihinde Efendi KARA ile görüşmesinde özetle; EFENDİ'nin "Valla şimdi bu Genpa'da bizim Nihat BİBER var" "Onunla sohbet ediyoruz" "Onunla eski günleri açtık görüşüyor musun dedi bende dedim şeyi var nasıl görüşmem dedim arıyoruz telefonumuz var dedim birkaç defa aradım ulaşamadım size" dediği, VELİ'nin "Yav ben şimdi tesadüfen açtım ben tanımadığım numarayı açmıyorum biliyorsun basın masın durmadan arıyor beni hergün" dediği, EFENDİ'nin "SEN GÖREVİNİ YAPTIN HERKES SENİN GİBİ GÖREV YAPSA ben seni çok seviyorum" dediği, EFENDİ'nin "Sağolun bir emrin isteğin var mı gözüm?" dediği, VELİ'nin "Abi sağol emrin olursa ben bekliyorum sağol abi" dediği, EFENDİ'nin "Size basanlar diliyorum" "Ülke ülke işgal altında ülke felaketin eşiğinde Allah bizlere yardım etsin diyorum ne deyim bilmiyorum" dediği, VELİ'nin "Valla ülke işgal edildi şu anda bitti o" dediği, EFENDİ'nin "Peki Veli nasıl kurtulacak bu telefonla da konuşulmaz ki ne yapacaz ya" dediği, VELİ'nin "Bu Zora gelince bu memleket bu Türk milleti çok şeyler yaptı hiç merak etmeyin" dediği, EFENDİ'nin "YAPARIZ DİYOSUN" "VALLA Bİ ŞEYİN VARSA EMRİNİZDEYİM" dediği, VELİ'nin "Bugün Yeniçağ Gazetesinde benim bir beyanatım çıktı bi oku bak" dediği, Tape:3250 27.12.2007 tarihinde Kerim KANAT ile görüşmesinde özetle; VELİ KÜÇÜK'ÜN "BEN GELMEDEN HABER VERECEĞİMDE Bİ OTURUP ÖZEL Bİ GÖRÜŞME YAPALIM NE OLACAK BU İŞ DİYE" KERİM KANATIN "TAMAM PAŞAM'DA GENÇLERİ DE ORGANİZE EDEYİM Mİ YOKSA BÖYLE" VELİ KÜÇÜK'ÜN «YOK YOK ARKADAŞLARA ŞEY YAPMAYIN BİZ KENDİ ARAMIZDA" KERİM KANAT'İN, "TÜRKİYE GENELİNDE Mİ BİLECİK'TE Mİ DEDİ NASIL YAPTIĞINIZI BEN ANLAYAMADIM DEDİ" VELİ KÜÇÜK'ÜN "YOK BEN ŞİMDİLİK BİLECİK DAHA SONRA BAŞKA YERLERDE BEN YAPIYORUM ZATEN" şeklinde geçen görüşmenin gizemli konulan içerdiği, bir organizasyondan bahsedildiği, ancak detaylara inilmeden üstü kapalı olarak görüşüldüğü anlaşılmaktadır. ÖRGÜT ÜYELERİ ve YÖNETİCİLERİ Tape:1071 24.11.2007 tarihinde Sevgi...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Patrikhaneyi aradım Ragıp çıktı. Gelmediler dedi. Bir uğrayayım diyordum bi göreyim diyordum." Dediği, Sevgi'nin "... çok yazık çünkü hep istiyorsunuz uğramak. Ne tesadüf ben de o gün olmuyorum." Dediği, Veli'nin "Yarın ben öğleden sonra müsait olursam ben bir ararım ben sizi." Dediği, Sevgi'nin "Tamam, tamam bekliyorum." dediği,  » "s-.""*•*.

Tape:1063 30.11.2007 tarihinde Sevgi...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Sevgi hanım merhaba Veli Paşa." "Patrikhanede misin?" diye sorduğu, Sevgi'nin onaylaması üzerine Veli'nin "...Vakıftayım Türk Dünyasında. ...Yanma bi 5 dakka uğrayacam. Ordan da müsait olursan ararım seni, bi çayını içmeye gelecem." dediği, Sevgi'nin "Tamam tamam." dediği, Tape:1064 30.11.2007 tarihinde S.Şener ALBAYRAK ile görüşmesinde özetle; Şener'in "Sen ne yapıyorsun paşam?" diye sorduğu, Veli'nin "Ben şeydeyim, Paşa beyin yanındayım, patrikhanedeyim. Patrik Türk Ortodoks Patrikhanesi." "PATRİK BEYİN YANINA GELDİM. Bİ GÖREYİM DEDİM." dediği, Tape:1030 03.12.2007 tarihinde Caner YİĞİT ile görüşmesinde özetle; Caner YİĞİT'in " komutanım Salih Albayla görüştünüz mü" dediği, Veli KÜÇÜK'ün Balmumcuda olmadığını söyleyerek 0 212 276 93 24 numaralı telefonu verdiği, Caner YİĞİT'in de arattıracağını söylediği, Tape:1031 05.12.2007 tarihinde Y.ÖĞÜTOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Yasemin hanım" dediği, Yasemin ÖĞÜTOĞLULLARI nın da merhaba komutanım diyerek Göztepe de olduğunu söylediği, Veli KÜÇÜK'ün de Caner YİĞİT'i kastederek şoförümü göndereyim seni alsm dediği, Yasemin'in yanında bulunan şahsın da Caner YİĞİT 'e yolu tarif ettiği, Tape:1032 11.12.2007 tarihinde Caner YİĞİT/Mehmet., ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün karşı telefonda bulunan Caner YİĞİT ten Mehmet isimli şahsı istediği, Veli KÜÇÜK'ün "Bu bizim şeyde Balmumcuda barbarosta yerimiz var ya bi tane" ".... çimento Onun yan tarafındaki apartmanda bir yer boşalmış" "Kiralıkmış şey koymuşlar Turyaptan kiralık falan diye" "Bodrum iki üç yüz diyor dedim ki iki üç yüz çok pahalı" diyerek oraya bakmasını istediği, Mehmet'in de "Anladım paşam yarın gider oraya bakarız paşam" dediği, Tape:3332 19.12.2007 tarihinde Fuat TURGUT ile görüşmesinde özetle; "RTE/Ahdullah G. ve şürekası eliyle parçalanma sürecine itilen T.C.'ni KORUMAK için; milliyetçi/devrimci ihtilal KAÇINILMAZDIR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT.", Tape:3211 21.12.2007 tarihinde Sevgi ERENEROL ile görüşmesinde özetle; Sevgi ERENEROL'un Veli KÜÇÜK' e hitaben "....MERSİ TEBRİK EDİYORUM 25 İNDE DE BİZİM NOEL BAYRAMIMIZ..." Veli KÜÇÜK' ün de "....HA 25 İNDE NOELİNİZ TAMAM YA ORDA OLACAĞIZ İNŞALLAH...." Diyerek, görüşme ve buluşmalar yaptıkları, Tape:1001 21.12.2007 tarihinde Sevgi ERENEROL ile görüşmesinde özetle; SEVGİ'nin "Veli paşa iyi bayramlar dilerim" "25'inde de bizim Noel bayramımız İstanbul'da" dediği, VELİ'nin "Ay'ın 25'inde Noeliniz tamam orda olacaz inşallah" dediği, SEVGİ'nin "Bekliyoruz 11'inden itibaren bekliyoruz sağoîun" dediği, Tape:3197 24.11.2007 tarihinde Sevgi ERENEROL ile görüşmesinde özetle; VELİ KÜÇÜK'ün "...SEVGİ HANIM MERHABA VELİ PAŞA....PATRİKHANEYİ ARADIM YAKUP ÇIKTI GELMEDİLER DEDİ Bİ UĞRARAYIM DEDİM Bİ GÖREYİM DİYODUM..." dediği, Sevgi ERENEROL' un ise " TAMAM, BEKLİYORUM, BEKLİYORUM" diyerek, Veli KÜÇÜK ile buluştuklan, bahse konu şahsm telefon görüşmelerini çok sınırlı tutması nedeni ile görüşmenin içeriğinin anlaşılamadığı fakat sevgi ERENEROL isimli şahsın çalışan ve emekli askeri personel çok yakından ilgilendiği,


Tape:3236 30.11.2007 tarihinde SEVGİ ERENEROL ile görüşmesinde özetle; VELİ KÜÇÜK'ün "PATRİKHANEYİARADIM YAKUP ÇIKTI GELMEDİLER DEDİBİ UĞRAYAYIM DEDİM Bİ GÖREYİM DİYODUM" Sevgi ERENEROL ile görüşmeye çalıştığı anlaşılmakta, Tape:3243 21.12.2007 tarihinde Sevgi ERENEROL ile görüşmesinde özetle; Sevgi ERENEROL'UN "...MERSİ TEBRİK EDİYORUM 25 İNDE DE BİZİM NOEL BAYRAMIMIZ..." VELİ KÜÇÜK'ün de "....HA 25 İNDE NOELİNİZ TAMAM YA ORDA OLACAĞIZ İNŞALLAH..." şeklinde yapılan görüşmeden Veli KÜÇÜK ile Sevgi ERENEROL'un zaman zaman telefon ve bazen de yüzyüze görüştükleri anlaşılmaktadır. Tape:1141 25.12.2007 tarihinde Sevgi ERENEROL ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "... ne zaman gelelim ne zaman programınız" dediği, Sevgi ERENEROL'un "Saat 11 den itibaren" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "iyi biz 11 den sonra geliriz öyleyse Necla hanımla" dediği, Tape:1033 31.12.2007 tarihinde Caner YİĞİT ile görüşmesinde özetle; Caner YİĞİT'in "Komutanım şey aradı Nedim başçavuş aradı bölge komutanlığından" "Osman paşa Osman Tuğgeneral Tuğgeneral Osman Tekel sizinle görüşmek istiyormuş numaranızı verdim 533'lü numaranızı verdim sizi ararlar herhalde"dediği, Veli KÜÇÜK'ün "tamam arasınlar" "tamam ben ararım" dediği, Tape:1003 09.01.2008 tarihinde Kemal KERİNÇSİZ ile görüşmesinde özetle; KEMAL'in "...Şişliden yine bir grup Adana dan şikayet etmişler bu sefer bu PKK lılar DTP liler ayrı bir hazırlık numarası almış Beşiktaş Ağır ceza mahkemesinden de dosya yi Şişli Cumhuriyet başsavcılığına göndermişler ikimiz hakkında yapılan şikayet Savcı Naci Kanık'ta ben şimdi az önce ifade verdim sizi de rica ettiler gelsin bir ifade bir ifade versin de dosya yi kapatalım diye bu Hrant Dink'le alakalı yine" dediği, VELİ'nin "Hrant Dink mi gene" dediği, Tape:1004 10.01.2008 tarihinde Kemal KERİNÇSİZ ile görüşmesinde özetle; VELİ' nin "Görüştüm ... Mecit Ceylan var savcı o gördü beni" dediği, KEMAL'in "Kovuşturma ya yer olmadığını ... kararı verdiniz" dediği, VELİ'nin "Onu da verdim onu da ifadeye eklediler koydular" dediği, KEMAL'in "Tamam zaten verecekleri yine bunlar da takipsizlik kararı verecek" dediği, Tape:3108 15.01.2008 tarihinde, Kemal KERİNÇSİZ ile görüşmesinde özetle; Hrant DİNK cinayeti ile alakalı yapmış oldukları görüşmede, Veli KÜÇÜK'ün Kemal KERİNÇSİZ'e hitaben "BEN GİTTİN O ŞİŞLİ SAVCISINA HIH HIH YA ORDAKİ O ÇOCUKLAR SAVCILAR TANIDIKLARIMMIŞ BENİM HEPSİ GELDİLER, MELDİLER ŞEY YAPTILAR GEREKLİ İFADEYİ VERDİK Bİ NETİCE ÇIKTIMI BIKTIK ŞU HIRAND DİNK DENEN HERİFTEN YA HU" söylüyor, Kemal KERİNÇSİZ' de "İYİDE PAŞAM ALLAHTAN BUNLAR BİR TEZGAH KURMADILAR BU YAKALANAN ÇOCUKLARA İKİ KELİME KONUŞTURSALARDI TAMAMDIK YANİ AMAN, AMAN YANİ HER ŞEYİ YAPABİLİR BUNLAR YAPAMAYACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOK NAMUSSUZLARIN HER TÜRLÜ OYUN TEZGAHI KURAR BUNLAR BU DA BİR TEZGAH İŞTE Bİ TEZGAH DEYİL Mİ ÜÇ YERDEN AYNI DİLEKÇELER E DİLEKÇELERİN MAHİYETİ BİLE AYNI SATIRI SATIRINA BİR BİRLERİNE GEÇMİŞLER FAKSLARI DÜŞÜNE BİLİYOR MUSUN YANİ BİR YERDEN YAZILMIŞ HER TARAFA AYNI DİLEKÇELER GİTMİŞ ." diyerek, kendileri hakkında, Hrant DİNK cinayeti ile alakalı olarak açılan soruşturmalarla ilgili olarak görüşme yaptıkları, GAZETECİ VE MEDYA SEKTÖRÜYLE İRTİBATLARI

Tape:1073 26.11.2007 tarihinde Vedat YENERER ile görüşmesinde özetle; Görüşmeden Vedat YENERER'in yazar olduğu, görüşmede ise hükümetin politikasından ve muhalefetin buna ses çıkarmamasından, MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ'nin Koray AYDIN'm soruşturmalannm temizlenmesi için Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP'ye destek verdiğinden bahsedildiği, Tape:1391 26.11.2007 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile görüşmesinde özetle; Güler'in "Neden beni hiç arayıp sormuyorsun?" diye sorduğu, Veli'nin "Ya öbür telefondayım. Ben seni arıyorum az sonra." dediği, Tape:1393 26.11.2007 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile görüşmesinde özetle; Güler'in "İyi canım Ankara İstanbul gidiyorum geliyorum. SÖZLERİNİ TUTUYORUM MERAK ETME. DEDİĞİN BANA TEMBİH ETTİĞİN KİŞİLERLE GÖRÜŞMÜYORUM, DEDİKLERİNİ YAPIYORUM." dediği, Veli'nin "Yanlış şeyler döner yani. Sen kendini kabul ettirmiş bir yazarsın." dediği, Güler'in "Senin söylediklerin hayır ben o zaman da izah etmiştim sana. O bambaşka bir nedendi. Tamam ben orda bişey öğrenemeyeceğimi anladım sen napıyorsun?" dediği, Veli'nin "İyiyim valla boğuşup duruyoruz. Kazakistan'daydım bende." dediği ve Kazakistan'da iş almaya çalıştığından ve oradaki devlet görevlileri ile görüştüğünden bahsettikten sonra "Engin Akçakoca var ya. Eski BDDK başkanı." "He Engin benim sevdiğim bi arkadaşımız. Engin'de ilginçtir Kazakistan dünya bankası adma Kazakistan merkez bankasının denetçisi." "Bi oturup yemek yiyecez. Konuşeaz bi Şey yapalım bakalım yani kritik bir ortam." "Azerbaycan'a gidecektim gitmedim. O şeye de kongreye." dediği, Güler'in Barzaniden bahsederek, şahsın ortadan kaybolmasıyla ilgili sorular sorduğu, Veli KÜÇÜK'ün de, Barzaninin miadını doldurduğunu anlattığı ve "Sen bu işi yazıyorsun, devamlı biliyorsun. Geçen ki yazında çok güzeldi. Büyük orta doğu projesi konusunda onları teslim etmek zorundalar." Dediği, Barzaninin yerine başka bir şahsın çıkmasından bahsederek Neçirvan dan bahsettikleri, Güler KÖMÜRCÜ'nün ""Bu hafta beni yemeğe götür." "Necla ablam olsunda. Onun dışında çok aile muhabbeti yapma. Ya biraz beni birileriyle tanıştır." "Öyle birileriyle değil. Türkiye'yi kurtarıcak yani sohbet etcek ne bileyim yani." dediği, Veli'nin "Sorma bu sabah bana bişey geldi." "Şimdi bizim bu istihbaratçılığın kötü bir tarafı Güler biz hep şeytanı teferruatlı ararız." dediği ve görüşmenin ilerleyen bölümlerinde MHP ve AKP arasındaki seçimlerden ve Koray AYDIN'm yolsuzluk suçlamasıyla hakkında açılan davalar hakkında görüştükleri, Görüşmenin son bölümünde Veli KÜÇÜK'ün (muhtemelen telefonda) başka bir şahsa adres tarifi verdikten sonra görüşme yaptığı şahsı Gül er'e "Şey bizim Eski GİMA'nm Genel Müdürü." Diye tanıttıktan sonra görüşmeye devam ettikleri, Tape:1394 27.11.2007 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile görüşmesinde özetle; Güler'in "Ev konusu, baktıracaktın ya eve." "Ama bu çok acil. fevkalade bi gelişme var çünkü." "Yani bu yüzde yüz öyle de. Ben dün aldım haberini. Ayrıca ekstra bir tertip yapmaya hazırlanıyorlar. Yani içeriyi temizlemeleri lazım." Dediği, Veli'nin "Tamam ben bi baktırayım şimdi." Dediği, Güler'in "Ne olur ama baktırmadan daha fazla yani ne gerekiyorsa yapalım ya. Lütfen ya senden hiç birşey istemedim biliyorsun, bu çok benim için hassas." "YA DÜN GELİP, BİZZAT SÖYLEDİ BİZZAT BİRİSİ SÖYLEDİ. SALON TAMAMEN DOLU KAYDE ALIYORLAR. AYRICA BUGÜNLERDE BİR TERTİBE HAZIRLANIYORLAR. EVE EKSTRA GİRMEYE YANİ..." dediği, Veli'nin arka planda (Günaydın Melih, ben gelcem. Biraz işlerim var dışarıda. Şey dicem şimdi çok acele hemen bugün bu evde dinleme yapılıyor. Bi tanıdığımızın birisinin evinde dinleme var. Bişey yerleştirmişler o çip dediğimiz şeyler var ya. Onların dinleme tespitlerini acele yaptırmamız lazım. Bugün hemen bi eleman bulun hemen. Bulun ben gelcem oraya tamam mı?) dedikten sonra Güler'e Tamam canım ben şey yapacam." dediği,


Tape:1379 27.11.2007 tarihinde Güler KOMURCU ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Güler. Müsait misin?" dediği, Güler KÖMÜRCÜ'nün "Efendim canım." Şeklinde cevap verdikten sonra Güler KÖMÜRCÜ'nün evinde olduğunu düşündüğü dinle cihazları ile ilgili olarak "Şimdi söyle eve mi geçeyim hemen." dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Yok ben şey yapıcam birini getiricem ... buiuşturcam. Bir saat sonra bana gelecekler." Dediği ve görüşmenin Veli KÜÇÜK isimli şahsın ayarlayacağı kişiyle ilgili randevulaştıkları ve görüşmenin bu şekilde bittiği, Tape:1114 23.12.2007 tarihinde Vedat..? (YENERER) ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Bu sabah bende seni arayım diyordum be, yazını okudum internette" "Güzel çok güzel olmuştu" dediği, VEDAT'm "Ya paşam yazıyoruz da hiç bişey şey yok ki suyla yazıyoruz" dediği, VELİ'nin "Yo yo hayır bi şey yok değil oluyo, gayet güzel oluyo" dediği, VEDAT'm "Bi yararı oluyosa iyi paşam" dediği, VELİ'nin "Oluyo oluyo, oluyo ben bakıyorum, yani yavaş yavaş millet artık uyanmaya başladı ya..." dediği, Tape:1022 04.01.2008 tarihinde Vedat YENERER ile görüşmesinde özetle; VEDAT'm "Ya şeyi soracaktım ben Paşam ben bulamadığım için bu Şencan BAYRAMOGLU var" "Şehit aileleri İstanbul il başkanı derneği İstanbul il başkam Sevil ana var Sevil OSKAY var" dediği, VELİ'nin "Yok tanımıyorum ya" " dediği, VEDAT'm "Bu bomba bu bomba patladı dün Mehmet Ali Biran yayında diyor ki bu bomba çocuklara mı atıldı askerlere mi atıldı çocuklara atıldıysa durum vahim filan yani askere atılabilir" dediği, VELİ'nin "Ali Kemal ben ama bir sözüm var Ali Kemallerde vardı ama Ankara ya gitmeye kalktı İzmit ten öteye geçemedi linç edildi" "Bu olaylar da olacak yani böyle" "Er geç olacak ya bunun başka önüne geçilmez yani yani bu tarih tekerrür ise bu tekerrür edecek" dediği, Tape:1530 08.01.2008 tarihinde Vedat YENERER ile görüşmesinde özetle; Bir süre siyasi gündemle ilgili konuştuktan sonra, Veli KÜÇÜK'ün "Az önce şey geldi, o da ağlayıp duruyor Yi. geldi Yi.. Durak geldi o Ankara'dan İstanbul'a gelmiş bir oturduk konuştuk falan ağlıyordu ne olacak bu hal diyor ne olacak dedim sen başında ki adamına söyle dedim devlete söyle dedim bu işi" dediği, Vedat YENERER'in "Kuyudan çıkarttı kuyudun çıkarttı Abdullah Gül attı ipi adamı kuyudan çıkarttı" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ama niye bak şimdi çok ilginçtir şimdi Abdullah Gül'e herkes bir şeyler söylüyor niye Cumhurbaşkanlığı yaptı diye anlaşmaları var şimdi Devlet Bahçeliden sonra DEVLET BAHÇELİNİN istemediği sevmediği ortağı olmadığı beraber hırsızlık yapmadığı bir adam gelirse basının başına ki bu gidecek belli artık zor durumda kalacak ne dedi gel dedi kardeşim, Tayyib'e ben kimi gösterirsen göster ben Meclise gireceğim dedi ama sana ... bir şartım var dedi kimi göstersen ben Cumhurbaşkanı seçecem sizin dedi ee peki o şartın ne dedi ha ben beraber hırsızlık yaptığım Koray Aydm'ı sen berat ettireceksin dedi o sağlandı iki ay sonra" "Yeniçağı gazetesinde maalesef internet sitesine gir her sabah efsane bakan diye resmi var" "..Devlet Bahçeliden sonra onu getirecekler" dediği, Vedat YENERER'in "Mümkün değil ya kapasite yok" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "... köpek" "...Devlet Bahçelinin var mı kapasitesi geldi de" "Suçsuz olsun namussuz olsun" "Amerikaya boyun eğişin tamam işte kapasite odur" dediği, Tape:3234 26.11.2007 tarihinde Vedat..? ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "bitti bu iş bitti ya, nereye gidiyoruz ya vedat, ne olacak siz bu işin içersindesiniz, takip ediyorsunuz ne olacak bu ya, adamlar her şeye meydan okuyarak gidiyorlar, ya eee kim ne diyecek bunlara" aynca "yav neyse bak ben sana anlatırım şimdi benim değerlendirmem başka şekilde ııı Koray Aydın 300 şene ile yargılanıyor 40 dosya var hepside subuta ermiş dosyalar buraya kadar gelmiş yani öyle eften püften değil ha şimdi (anlaşılmıyor) geçenlerde ne oldu abdullah şey dedi ki DEVLET BAHÇELİ siz kimi koyarsanız koyun aday benim meclise geleceğim sizin istediğiniz adayı cumhurbaşkanı yapacağım dedi mi " "niye ha DEVLET BAHÇELİ gene ipler elinde olsun yarın sisteme bak sen bu sistem değil mi yani ben sizin istediğinizi cumhurbaşkanı yapacağım ama siz benim veliahtımı affettirin " "sen şey 300 sene ile yargılanan adam hepsinden beraat ediyor ya 40 dosyanın hepsinden beraat edilir mi manyakmıyız biz ben 40 sene mi verdim zabıtaya manyak mıyız biz ya" şeklinde Koray AYDIN'm davalardan beraat etmesi halinde Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylığa kimi korlarsa parti olarak destek verecekleri anlatılmaktadır. Tape:1131 12.12.2007 tarihinde Selda ÖZTÜRKTAY ile görüşmesinde özetle; SELDA'nm "Saygılar efendim Yeniçağ Gazetesinden Selda ÖZTÜRKTAY nasılsınız?" dediği, VELİ'nin "Sağolun çok teşekkür ederim sağol siz nasılsınız? Yazılarınızı okuyoruz" "Zaten başka gazete okumuyoruz bi onu okuyoruz okunacak gazete de kalmadı ya" dediği, SELDA'nm "Başbakanın söylediği biz dağdan analarının babalarının kucağına getireceğiz teröristleri dedi" dediği, VELİ'nin "Efendim ben ona karşı değilim" "Bakın kesinlikle ama af değil gelir silahıyla teslim olur" "Türk adaleti gerekli yargıyı gerekli cezayı ha hiçbir şey yoksa yargı ona karar verir" dediği SİYASİ PARTİLERİ YÖNLENDİRME AMAÇLI GÖRÜŞMELER Tape:1043 16.11.2007 tarihinde Yusuf...? ile görüşmesinde özetle; Yusufun Veli'nin nasıl olduğunu sorması üzerinde Veli'nin "...Görüyorsun Türkiye'nin halini, nasıl iyi olalım yav." dediği, Yusufun "Vallahi dediğiniz doğruda paşam ama bugünkü sürece gelinmesinde yani herkesin hatası var paşam." dediği, VEli'nin "Herkesin hatası var. Başta Devlet BAHÇELİ olmak üzere." dediği, Yusufun "Yani Devlet BAHÇELİ zaten Milliyetçi Hareket Partisini sıfırladı. Yani bitirme görevini tamamlıyor." "Evet şimdi ben, geçen bir iki genel başkan yardımcısına görüşmeye gidecektim başkanım." "Hani böyle önceden tanıdığımız, bu Türkü öncelerden böyle. 90'lardan falan tanıdığımız. ŞİMDİ ONLAR DA BİZE BİRAZ MESAFELİ DURUYORLAR DA BU KİTAP OLAYLARINDAN DOLAYI." dediği, Veli'nin "Allah'ım yarabbi ya. Atatürk'ün söylediklerini kitaba koymuşuz. Onu, geçen gün birisi bana ne diyor biliyor musun?" "...O önsöz senin yazdığın önsöz diyor kitaptaki. Eee ne oldu dedim önsöze. Dedim Atatürk'ün ağzından yazıldı o dedim ya." dediği, Yusufun "Yani MHP satışını yaptı yani. Artık bundan sonrada Milliyetçi Hareket Partisi bu Bahçeli gitmeden hiçbir şekilde düzene girmez Paşam." dediği, Veli'nin "MÜMKÜN DEĞİL AMA ONU DA GÖTÜRMENİZ MÜMKÜN DEĞİL. Çünkü padişah oldu." "Padişah oldu. DUR SEN HELE BİR ÇALIŞMAMIZ VAR. BEN SENİ ÇAĞIRACAM İSTANBUL'A TAMAM MI?" dediği, Yusufun "Biz şimdi bu Bozkurtlarm ölümü var. SİZ BİLİYORSUNUZ GÖRMÜŞTÜNÜZ." "Biz şimdi onun ... o finansmanda bi 10-15 MİLYAR GİBİ AÇIĞIMIZ VAR DA." dediği, Veli'nin "Bi süre şöyle bi 15-20 gün bekleyin." "Bir yerden ben bi haber bekliyorum, inşallah olur. Ben sana haber verecem. Başka bi konu var." dediği, Yusufun "Bu Bozkurtlarm ölümünü hani bu çizgi roman yada." "Evet bunu bi çizgi filme çevirirsek. Yani en azından şimdikileri geçelim de YENİ NESİL DAHA DUYGULU YETİŞİR." dediği, Veli'nin "Bi 15 gün daha bekleyin hele, 10-15 gün." "Tamam mı? Ben bi İngiliz firmasının danışmanlığını yapıyorum." "Burda bazı yatırımlar falan yapacaz yapılıyor da yaptıkta. Bi kısmını bizim köye de ben işte köye gidiyorum şimdi, çimento fabrikası kuruyoruz büyük bir fabrika." dediği, Tape:3248 26.12.2007 tarihinde Servet SOMUNCUOĞLU ile görüşmesinde özetle; Servet SOMUNCUOĞLU'nun "PAŞAM Bİ GÖRÜŞMEMİZ GEREKİYOR ACİLEN BİR GÖRÜŞMEMİZ GEREKİYOR III SİZE VERMEM GEREKEN BAZI /îr i ' • -«

BİLGİLER VAR" yapılan görüşmeden önemli ve telefonda söylenmesinin sakıncalı olduğu bir konunun olduğu anlaşılmaktadır. Tape:1096 27.12.2007 tarihinde X Bayan/Hüseyin ARSLAN ile görüşmesinde özetle; X bayan'm "... Aslan aliminyum Hüseyin Aslan bey görüşecek sizinle" diyerek telefonu Hüseyin ARSLAN'a verdiği, bir süre sohbet ettikten sonra Veli KÜÇÜK'ün "Ben de köydeydim Bilecikteydim" "Bu MHP'nin durumunu ne edecez bunu nereye gidecez" dediği, Hüseyin ARSLAN'm " Vallahi paşam burda biliyorsunuz enaz yani siz de dahil ben de çok müzdaribim burda.... sizin gibi ben de ... genel merkeze çok kızıyorum ondan sonra vallahi bilmiyorum siz ne derseniz ben sizin yanınızdayım bu hususta" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "... ben şimdi söyle düşünüyorum arkadaşlar arıyor ediyorlar falan bu Devlet Bahçelinin bu işten ayrılması lazım" "... bu kaldığı sürece MHP yani bitirecek bunu parti bitecek yani" dediği, Hüseyin ARSLAN'm "...kuruyltayda biliyorsunuz Ümit beyi ihraç ettirdi şeyden partiden .... Genel başkanlığına adaylığını koydu Ümit Özdağ" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Canım Ümit'in o şeyden bu adaylığını falan koymadan önce beni aradı gel dedim İstanbula geldi evde bizim evde toplandık" "Ben bu köşe yazarlarını falan da çağırdım..." diyerek bu konuda yaptığı çalışmayı anlattığı, devamında Veli KÜÇÜK'ün ".. ben Evet dedim mi Ümit hayır demez yani gönderdik tamam dedi gitti Devlet Bahçeli kabul etmedi bunu görüşmedi" "Aradan 3-5 gün geçti duymuş bizim evde bi toplantı olduğunu İstanbul'da" "Cumhuriyet gazetesi röportajında şaibeli kişilerle toplantılar yapıyor evlerde dedi bu şerefziz herif " bu adamı pencereden aşağı atmadan bu parti kurtulamayacak bundan" "Yani bi çalışma yapmaya başladım ben açık açık" "Anladın yani bunu Devlet bahçeli gitsin kim gelirse gelsin ya ben Yunanistandan Pasoktan bir adam getirip bu MHP'nin başına koysaydım bu kadar tahribat yapmazdı vicdanı el vermezdi adamın ya" dediği, Hüseyin ARSLAN'm da "Valla Bileciğe geldiğinizde isterseniz bizim eski arkadaşlarla falan burda bizim kerim başkanla kerim reis falan orda gerekirse benim fabrikada oturalım bi toplanalım enine boyuna ondan sonra ama sadece Bilecik için geçerli değil" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ben Türkiye genelinde çalışmaya başladım" dediği, Tape:1016 09.01.2008 tarihinde Hüseyin ARSLAN ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Ya bi bir şey söylicem benim dün şey geldi Yılmaz geldi yanıma geldi Yılmaz DURAK Ankara dan" "Şimdi oda şey yapıyor ama bazı şeyler MHP DYP CHP karışacak gibi geliyor ben den bazı konularda destek istediler bazı şeyler yaptılar" "...ben dedim ki Devlet BAHÇELİ nin dedim bundan bilgisi ..." "...önce engelleyecek olan Devlet BAHÇELİ" "...anladığım kadarıyla beni Devlet BAHÇELİ ile görüştürmek istiyorlar bende pek kabul eder gibi görünmedim ben dedim arkadaşlarla bir görüşecem dedim bizim o konuda beraber olduğumuz arkadaşlar var dedim söylemedim isimleri" "...Ahmet şimdi şeye Devlet BAHÇELİ bu Koray AYDIN ı yerine getirmek istiyor" dediği, YURT DIŞI FAALİYETLERİ İLE İLGİLİ TAPELER Tape:3125 04.09.2007 tarihinde Sevgi ERENEROL ile görüşmesinde özetle; Sevgi ERENEROL'un Veli KÜÇÜK isimli şahıs ile yaptığı görüşmede; "^ "TENZİLE'LERE DE SEVGİLER SAYGILAR" diyerek, Veli KÜÇÜK isimli şahsın Azerbaycana yapacağı ziyaret ile alakalı olarak Sevgi ERENEROL' a bilgi verdiği, Tenzile RUSTEMHANLI isimli bayanın Azerbaycan da bakan yardımcılığı yaptı, Ülkemize zaman, zaman geldiğinde Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ ve Veli KÜÇÜK isimli şahıslarla buluştuğu, Kemal KERİNÇSİZ' in organize ettiği basın açıklamalarına ve anma günlerine katıldığı, /*" * ?H t |.« *Y(P^\

Tape:1052 19.11.2007 tarihinde Erol MÜTERCİMLER ile görüşmesinde özetle; Erol'un "Paşam bu vakfın adı neydi?" diye sorduğu, Veli'nin "TESAV Vakfı Türk Devletleri ve Toplulukları Kardeşlik ve Dayanışma Vakfı." "He ben aradım. Bakü'de yarın döneceklermiş." "Yanlız cebi kapalı, cebine ulaşamazsın. Burdan şey yap." dediği, Erol'un "He tamam şimdi benim kızdan ben bi haber göndereyim tamam." "Paşam çok teşekkür ediyorum. Esat Aslan Albayın selamı var size." dediği, Tape:1053 19.11.2007 tarihinde Rasih Engin AKÇAKOCA ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Ben hafta sonuna doğru, önümüzdeki hafta İstanbul... bi arayacam da beraber bi konuyu görüşelim. Bi yemek yiyelim beraber müsait olur..." dediği, Rasih'in "Tamam olur." dediği, Tape:1065 30.11.2007 tarihinde Gültekin...? ile görüşmesinde özetle; Gültekin'in "Niye gemlisiniz? Azerbaycan'a dönmüysünüz?" "Turan YAZGAN geldi. sora o Abdullah Hali... geldi." "Bu Aralıkta, aralık 9'i, 9'i birgün orda tedbir olacağiz. Hemen geleceğim oraya." "Sizi görecem." dediği, Veli'nin "BEN AZ ÖNCE ŞEYİN YANINDAYDIM. SEVGİ HANIMIN YANINDAYDIM. TENZİLE HANIMLAN GELECEĞİNİZİ SÖYLEDİ O." dediği, Gültekin'in "Siz bize destek olmalısınız. SİZ BİZE KONGREDE DESTEK EDİN OLAR. Men size gelirde anladacağım hepsini. Tamam canim." dediği, Tape:1116 01.12.2007 tarihinde İslam....? ile görüşmesinde özetle; İslam'ın "... ismim İslam, Bakü'den geldim, babam Rıza TEBRİZİ, rica etti size telefon ediniz" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Baban Rıza Muallim nerde" diye sorduğu, İslam'ın "o şuan da Bakü'de" "onun bi zorlukları var sizden yardım bekliyo" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Tamam ben., şimdi arıyorum" dediği, Tape:1105 05.12.2007 tarihinde Kadir..? ile görüşmesinde özetle; KADİR'in "Komutanım Abuzer BAYUROV Moskovadan" "...şu anda istanbuldaymış" dediği, VELİ'nin "Hiç şey yapmayın anladım o ..." dediği, KADİR'in "Telefon numarası bıraktı" dediği, VELİ'nin "TAMAM KALSIN SENDE YARIN ALIRIM BEN O KARIŞTIRMAYA GELDİ BURAYI TÜRKİYE'Yİ" dediği, KADİR'in "Komutanım bi de" "Tamam Turgay TÜFEKÇİOĞLU aradı" "Prof.Dr. Orhan TÜRKDOĞAN" "Hayri BAŞBUĞ ile görüşmesi gerekiyormuş ancak sizin ulaşabileceğinizi söyledi bana ve bir telefon numarası bıraktı Orhan beyin" dediği, VELİ'nin "Hayri BAŞBUĞ ben tanımıyorum kim Hayri BAŞBUĞ?" dediği, KADİR'in "Onu bilemiyorum komutanım Turgay TÜFEKÇİOĞLU bana söyledi bu notu bildirdi" "Tamam komutanım birde Avşar yayıncılık İskenderun" "Kargo ile bir zarf gelmiş şu an Ayhan beyde" dediği, VELİ'nin "Öyle mi ha o önemliydi ya" "Onu ben alırım gelirim kalsın sizde" "Muhafaza edin onu iyi tamam" dediği, Tape:1125 06.12.2007 tarihinde Cevat..? ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Ne yaptınız iyimisiniz?" dediği, CEVAT'm "İyiyim sağolun heçbişey yapmamışız paşam burda demeyolar ..." "Yirmibir Azer Harekatının yıldönümüdür 60. yıldönümü" " Pişavere Harekatının onu Stocholm'da çetireceğiz" dediği, VELİ'nin "Peki Baku de ne yaptınız Baku deki toplantıda" dediği, CEVAT'm "Evet onu biz aldık onu artık avrupadakilar bize DAK'ın o aktivleri yani bütün Amerika Avrupadaçıları almışız bunun içinki biliyorsunuz paşam DAK artık dağılma arafesindedir haberiniz var bunlardan" dediği, VELİ'nin "Şimdi beni ben şey aradı Abuzer aradı Moskovadan" "Türkiye'deymiş" "Yarın benlen görüşmek istedi olur dedim ben" "Nedir bunun derdi nedir?" dediği, CEVAT'm "Paşam zaten onun derdi o zaten İteri, geri konuşuyor dün geldi bugün DAK'ın yönetimine girdi şimdi de dağıtmaya çalışıyor yani.. .burda çok böyük paralarda şey oluyor oynuyor ortada hörmetli paşam” Atila’nın bunlardan haberi

olmalıdır Müştak beyinde haberi var siz onlarlada bir konuşsanız iyi olur" "Ha birde bizim Muhtar Muhtar vardı Muhtar Hollanda da" "... ayında yani şubatta ve sanıyorumki sizde bize destek verecaksiniz inşallah" "...oyunlar gidiyor yani bizde kendimiz şaşırdık kaldık yani demek DAK bu kadar önemli bir teşkilatımış ki buna el koymak istiyorlar ancak biz buna müsaade edebilmeyiz ... paşam biliyorsunuz" dediği, Tape:1126 06.12.2007 tarihinde Abuzer..? ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "He ben bir saat sonra Türk Dünyasında olurum o söylediğim yerde" dediği, ABUZER'in "Ben de geîerem ora" dediği, Tape:1127 07.12.2007 tarihinde Mehmet CEYLAN ile görüşmesinde özetle; MEHMET'in "Ne yaptm Kazakistanda?" dediği, VELİ'nin "Yav Kazakistanda şeynen Ademle görüşemedim bende" "Orda yatırım için şey yaptılar ama ben Kazakistandan biraz çekindim yav" dediği, MEHMET'in "Hayır kesinlikle ben sana en ufak bir sıkıntı olsa ADEM AYIN 12'SİNDE CUMHURBAŞKANIYLA KAZAKİSTANA GİDİYOR" dediği, VELİ'nin "...bizim Engin AKÇAKOCA varya o Engin" "Kazakistanda Merkez Bankasının denetçisi" dediği, Tape:1128 07.12.2007 tarihinde Cavid VELİYEV ile görüşmesinde özetle; DAK (Dünya Azerbaycanlılar Kurultayı) toplantısıyla ilgili konuştukları, Cavid VELİYEV'in DAK içindeki sorunlardan bahsederek, taşların yerine oturması için birilerinin başa gelmesi gerektiğinden bahsettiği, Veli KÜÇÜK'ün de kim yapabilir bunu dediği, Cavid VELİYEV'in "İşte ben bakıyorumda göremiyorum kimseyi açıkçası yani SİZ KABUL ETMİYOSUNUZ DİYOSUNUZ BEN YAPAMAM" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "... GENE BANA TEKLİF EDİYOLAR, İLLA SEN TEKRAR GEL BAŞA, AMA ŞİMDİ BU TÜRKİYEDEN ZOR OLUR" diyerek bu işin Avrupadan veya Azerbaycandan idare edilmesi gerektiği, oradan birilerinin bulunması gerektiğinin anlatıldığı tespit edilmiştir. Tape:1089 13.12.2007 tarihinde Engin AKÇAKOCA ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Engin bey" dediği, Engin AKÇAKOCA'nm "...Paşam ... ben Almanya dayım şu an da" dediği ve Türkiye ye geleceğini söylediği, buluşmak için anlaştıkları, Tape:1093 14.12.2007 tarihinde Veli KÜÇÜK ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün Türkiye ye dönüp dönmediğini sorduğu, Engin AKÇAKOCA'nm da döndüğünü ve toplantılarının olduğunu söylediği, Veli KÜÇÜK'ün de Bağlarbaşmdaki şirkete çağırdığını, Engin AKÇAKOCA nm da geleceğini söylediği, Tape:1145 27.12.2007 tarihinde Cavid VELİYEV ile görüşmesinde özetle; CAVİD'in "Kurultay kararları ile ilgili olarak beni de aradılar da gelin katılın bu kurultayı yapalım SİZİN DÜŞÜNCENİZİ ÖĞRENMEK İSTEMİŞTİM" dediği, VELİ'nin "Valla ben şimdi Cevat beye söyledim şimdi bunları da konuştum da şimdi diyorlar ki Februlda yani şubat aymda şubatın 28'inde 29'unda kurultay yapalım iyide bu kurultayı yapalımda kurultayı niye erken yapıyoruz diyorlarki eski kurultay geçersiz diyorlar yani o şeydeki Köln'deki yapılan kurultay geçerli değil diyorlar" "...E tamam mayıs aymda genel kurultaya gideriz ama bu genel kurultaya da gitsek DAK şimdi büyük bir yara aldı bu" "...Köln'deki toplantıda yapılan oylamada ben SADR seçildim ben birinci en büyük oy ben aldım" dediği, Tape:1147 28.12.2007 tarihinde Sabir MUALLİM ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Bak ne diyeceğim bu DAK'ın işi iyice karıştı gene bana mailler gelmişler Palpakta danışam diyorlar ben kabul etmedim" "Abuzerle de tanıştım ha geldi beni Türkiyede burda istanbulda gördü ona da söyledim biz bunu may ayında alalını genel kurula gidelim yani ben Köln'deki toplantıda sende vardın Almanyadaki" "Seçim yapıldı beni Sadr seçtiler başkan beni seçtiler ama" "Ya bunu Gulam Rıza Tebriziye

I ^^ *.. '■" İr Jy

ben yapamam götüremem diye verdik doğruyu ben yaptığıma inanıyorum ama" "Bunu şimdi DAK'ı bölmenin parçalamanın da bir manası yok yani" "Şimdi bölünmeye gidiliyor Sabir MUALLİM yani ben bunu bölmek istemem...şeynen görüşecem bakanla nazırla Nazım İBRAHİMOVla görüşeyim" "...Azerbaycan devletinin biz resmi görüşünün dışında çıkmayız çıkmak istemeyiz Türkiye Cumhuriyetinin devletin görüşünün dışına çıkamayız çıkmayız dedim" dediği, SABİR'in ".. .gideciyik İsveç Vergi Dairesi bundan hesabat istiyor doğru değil DAK'm hesabı orda tertemizdi hiçbir şey yoktu" dediği, VELİ'nin "Ben tekrar Sabir MUALLİM ben gene kendisine bir danışam" "Abuzerde söyledi tamam tamam oldu benim tutumum bu yani ben DAK'm sadrıysam başkanıysam benim tutumum bu" "Yani açık açık danıştım" "Yalçın METİN bi not al hele Yalçın METİN" "He bu Türkiye'den gelmiş Bakü'de ihaleler alıyom diye Bakü'de yol inşaat ihaleleri alıyorum alt yapı köprü möprü alt yapı ihaleleri alıyorum diye burda bazı adamlardan epeyce bi para mara birşeyler toplamış kimdir bu orda ne yapıyormuş Baküde bi inceleyin yav Yalçın METİN" dediği, Tape:1151 31.12.2007 tarihinde Namık MURADOV ile görüşmesinde özetle; NAMIK'ın "Ben Namık MURAT Kölnde sizle görüştük DAK kongresinde bir hoca var idi hatırlıyorsunuzsa" "Evet Hocam ben geldim İstanbul'a yerleştim artık ev aldım buradan" "Evet sizinle bir müsait bir zamanda görüşmeyi isterdim" dediği, Tape:1013 02.01.2008 tarihinde Hayrünnisa..? ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Ben de şeydeydim Kazakistan daydım" "...şimdi de Moskova ya çağırıyorlar da gidemicem herhalde ben başıma bir iş açtım da" "...ben köken biz Azeriyiz biz" "Nahçivan kökenliyim ben Dünya Azerbaycanlılar Kongresi var DAK diye bir teşkilatlanmamız var o teşkilatın başına seçtiler Almanya da beni" "Ama ben bunu götürmem mümkün değil bu Türkiye den gitmesi mümkün değil Amerika dan Yakutistan a kadar bütün dünya üzerindeki güney Azerbaycan özellikle İran Azerbaycan 30 milyon azeri yaşıyor onlar dahil nerdeyse 50 milyon yani benim bu işi götürmem mümkün değil" "...devredecem bu işi başıma büyük bir iş açtım" "...nereye gidersen DAK başkanı diye devlet şey karşılıyorlar" "Hanım da şey değil aslen Azeri değil o Selanik göçmeni" "...Makedonya ya orda çok geniş bir çevrem var benim eş dost bakanlardan milletvekilleri falan" dediği, Tape:1155 02.01.2008 tarihinde Namık MURADOV ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Benim Muhtar vardı muhtar Hollandada tanırsın muhtarı" "O şeyde mesajda rusyada gelen mesajda şey muhtarın istanbula geleceğini söylemiş yazmışlar ama muhtarın telefonu yok bulamadım ben Muhtarın sizde var mı acaba onunla bi görüşmem lazım Türkiye'ye gelecekmiş Hollandadan mesaj da geldi Rusyadan gelen bi mesajda vardı" dediği, NAMIK'm "Ben muhtar hollandadan ben onu bi araştırayım isterseniz" dediği, VELİ'nin "He oldu bi bakın eğer buralardaysa ben bi görüşecektim onunla tamam" dediği, İHALE TAKİBİ VE TİCARİ İLİŞKİLER İLE İLGİLİ TAPELER Tape:1035 12.11.2007 tarihinde Zahor...? ile görüşmesinde özetle; Zahor'un "...Paşam o Zincirlikuyu'daki yeri biz bi araştırabilir miyiz?" diye sorduğu, Veli'nin "Ben incelerim onu şimdi." dediği, Zahor'un "Bir de onun fotokopisini bir de Salih Bey'e verseniz o araştırsın. Çünkü o bu şeyleri iyi biliyor, bu emsalleri tapu işlerini." dediği, Veli'nin "Ben yarın ben yarın getiririm olmazsa, nerdesiniz siz?" "...Ben yarm gelecem, Türk Dünyasma gidecem." dediği ve buluşmak için sözleştikleri, Tape:1036 12.11.2007 tarihinde İsak BARUK ile görüşmesinde özetle; İshak'ın "Sayın Paşam çarşamba günü eğer müsaitseniz bu bir arsa için konuşmuştuk ya. 171


869

dönümlük bir avukat hanımla, bi oturuma katıldınız." "Şimdi çarşamba günü bizde bir takım detaylara girmek istiyor. Çarşamba günü İstanbul'da mısınız? Müsait olur musunuz?" diye sorduğu, Veli'nin "Oldu çarşamba 3-4 olur." dediği, İshak'm "Şimdi ama burdan ben bu anda randevuyu veriyorum avukata. Çarşamba günü teşrif edebilirsiniz?" dediği, Veli'nin "Tamam, oldu peki Çarşamba. Yarın ben gelecem, yarın öğleden sonra orda olucam. Zahor'la da konuştuk zaten." dediği, Tape No :1037'de kayıtlı, 13.11.2007 günü saat : 14.32'de Veli KÜÇÜK ile Melih...? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Melih'in "Rahatsız ettim. Bu Bilal Albay arayıp duruyor komutanım." dediği, Veli'nin "Ne için o şey için mi?" dediği, Melih'in "Herhalde" dediği, Veli'nin "Yok şey daha görüşüyorum ben. Ararsa görüşüyormuş de, araştırıyormuş de sen ya." dediği, Tape:1039 15.11.2007 tarihinde Kadir...? ile görüşmesinde özetle; Kadir'in "...Toplantı bi yerdeymiş yani. Bu konunun başındaki adamla ilgili şimdi telefon geldi. İstediğiniz dakika satışı yapıyoruz diyor. Emir geldi abi." dediği Veli'nin ".. .Kadir Bey bi dakika, ben sözümdeyim. Eğer yani bize tapu önüme koyarsanız." "30 milyon doları ben ödeyecem." dediği, Kadir'in "Zaten 30 bitti." "...ötesi de abimin taktirine kalmıştır. Hiç beni ilgilendirmez." "Sen ne dersen, emir demiri keser." "Hayır başlıyacaz. Sen emir verdiğin anda başlıyacaz." "Sen paşam, yarın nerdesin?" "...Ökeyi aldım, işi de bitirdim. Senin nerde olduğun, NERESİYSE HERKES SENİN AYAĞINA GELECEK." dediği ve arsa bedeli olan 30 Milyon doların ödenme şekliyle ilgili görüştükleri, Tape:104Ö 16.11.2007 tarihinde Ravi...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Bu şeyi işlemi hangi şirket üzerine yapacaz." "O bi.. alacaz ya araziyi." dediği, Ravi'nin "Zincirlikuyu mu?" diye sorduğu, Veli'nin "Hı" diyerek onayladığı ve "Kayzın üzerine mi yapacaz?" diye sorduğu, Ravi'nin "Tabi" dediği, Veli'nin "Tamam o vakit ben Kayzm üzerinden işlem yaptırıyorum." dediği, Tape:1041 16.11.2007 tarihinde Mehmet...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Bu şey işlemi, Kadir sabahleyin sordu bana." "Ben sana haber veririm dedim, sen devrede ol dedim." "Bu işlemleri Kayzın Devolapment üzerinden yapacaz." "Şey İngiliz şirketi." dediği, Mehmet'in "Tamam. Yani Kayzın girecek, ihaleyi alacak burayı." dediği, Tape:1044 16.11.2007 tarihinde Sadettin...? ile görüşmesinde özetle; Sadettin'in "Şimdi Ömer abime bişey danışmışsın. Antalya'da biyerle ilgili." "Bunlar Sungate Portrael Oteli satın almışlar." "Ruslar Miraks diye bir şirket, fakat şimdi hesap kitaplara girdiği zaman da almaktan bi kaparo vermişler. Anlaşmışlar Kazım CENGİZ'le, Mehmet Cengiz babası inşaat Ankara'da şey bi İnşaat şirketleri var." "Devlet ihale şirketi bunlarla anlaşmışlar. İşte tabi bu şaibe 340 milyona anlaşmışlar, ama gerçek olan bu yine bi dedikodu lafı daha düşük fiyata almışlar ama fiyatı yüksek tutmuşlar..." "İşte teslim almışlar. Hesap kitapları da görünce de kaparo vermişler. Tam ödeme yapmamışlar Oteli'de." "Satmaktan satm almaktan vazgeçiyoz gibi bi laf çıkmış. Bu vaziyette Antalya'daki konu bu." dediği, Veli'nin "Sen Sadettincim, onu sen bi takip et bakalım. Otel 140 milyon dolar mı?" "Yapmaz işte ama kendileri fiyatı yüksek tutmuşlar. Artık ne düşünüyorsalar, ortaklarına karşı mı, kendilerine karşı mı? Rus ordan para düzeltme açısından mı ? Ama esas satış fiyatı 160-170 civarındaymış gibi söylediler." dediği, Tape:1045 16.11.2007 tarihinde Mehmet...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Şimdi sen Kadiri bulun Abdulkadir'i" "Bu hangi firma falan diye şey yapmıştı." "Kayzmlan şey yapacaz." "Bana fiyat miyat dedi. Ben fiyatı daha önce konuştum." "10 milyon dolar civarında 7-8 milyon dolar civarında peşin ödeyecem." "Onun öbür tarafını 20 kalacak. 20 milyon dolar civarında bi para kalacak." “Sen, o para işine girmede.

870f:^Yf^\ **J- A ^ , & £ (i v T

Doğrudan doğruya Kayzın firması üzerine diye şey yap tamam." "ihaleye ben gırecem ben girecem." dediği, Mehmet'in "Kayzm ihaleye girer, bu işlemleri bitirir." dediği, Tape:1066 16.11.2007 tarihinde İshak BARUH ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "...şey dieem, o Antalya'daki otel konusu geldi Rusların aldığı otel konusu bilgi geldi." "170 milyon dolarlık oteli 350 milyon dolara anlaşmışlar." "Kaporoyu vermişler. Karapara aklamaya kalkmışlar." dediği, İshak'm "Bizim pisliklerle işimiz yok bizim. Biz şeffafız biz zaten o işi sildik efendim." dediği, Tape:1067 16.11.2007 tarihinde Şener ALBAYRAK ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Haber geldi... işi oluyo. Mustafa'nın işi oluyor." Dediği, Şener'in "Mustafa'nın işi mi?" diye sorduğu, Veli'nin "He oluyor, öyle haber geldi bana bu sabah." Dediği, Şener'in "Sağol teşekkür ederim." dediği, Tape:1046 16.11.2007 tarihinde Sadettin...? ile görüşmesinde özetle; Sadettin'in "Şimdi bunun devir işlemleri kesin bitmiş. Bu Aralığın 20'sinde oteli kesin devrediyolarmış... Şeye ... Mitaks mı Mıraks Grubuna devir işlemleri bitmiş. Burda resmi satış 145 göstermiş." "Ama bunun gerçek satışı 350'nin üstünde şey yapılmış. Ama onlara maliyeti 450 civarını bulmuş." "Ve para da şeyde 145'ten sonra kısımda İsviçre'de teslim edilmiş. Banka hesaplarına yatmış." dediği, Veli'nin "E bu karapara aklamış bunlar." dediği, Sadettin'in "Ya bilemiyorum artık nasıl yaptılar Veli abi. Ama 145 kısmını o tarafa ve parayı da ...şeye Seydişehir Alüminyum Tesislerine harcamışlar." "...Aralığın 20'sinde Rus Grubu tamamen teslim alıyormuş." dediği, Tape:1047 16.11.2007 tarihinde Mehmet GÖLKANAT ile görüşmesinde özetle; Mehmet'in "He biz akşam bi toplantımızı yaptık. Onlarlan konuştuk." "Kadirler falan geldi." "Dedim ki ya kardeşim burda sen 250 bin dolar para istiyosun. Neye istinaden istiyosun sen bunu. Bunu bi kaldır buradan." "Onlar karşılığında 250 bin dolar para filan bunları kaldırdık paşam." dediği, Veli'nin "Tek kuruş vermem ben onlara." "Benim önüme getirirler koyarlar. Tapu bi tarafa parayı verecem. 10 milyon dolar hemen verecem." dediği, Mehmet'in "Ankara'daki adamla da görüştüler ihaleye çıkaracaklar. İhaleye siz gireceksiniz veya sizin tayin ettiğiniz kişi girecek orda ... Yedi buçuk teminat mektubu var. Geçici teminat mektubu veriyorsunuz ihaleye." dediği, Veli'nin "Anladım anladım." dediği, Mehmet'in "21 milyon mu 22 milyon takribi değer biçtiler YTL olarak. Onun 7.5 milyonu geçici teminat mektubu ihaleye girmek için." "... paşam 30 milyon demişse 30 milyondur. Kardeşim bu 30 milyondan siz bu masrafları bazı masrafları bize geri ödeyeceksiniz. Kadir beylerin komisyonlanm ödeyeceksiniz. Kadir beye ek bi komisyon ödemesi söz konusu değildir." "Dedim paşamın parasıyla siz bu işi yapıyosunuz. Bide yahu 100 bin dolar kazanmak, 100 bin dolar 500 bin dolar kazanmak. 500 bin dolar ya siz neyin hesabını yapıyosun dedik anlaştık paşam. Yani 500 bin dolar masraf ödeyecekler. 30 milyonun içinden iade edecekler bize. 500 bin dolar masraf, bide Kadir beyin bütün komisyonlarını onlar üstlenecekler. Anlaştık haberiniz olsun." dediği, Veli'nin "Hayır komisyona benimde komisyonum var, bizimde şeyimiz var." "Ben ordan 8 milyon dolardan en azından 4 milyon dolarını biz alacaz. Ben onu peşin söyleyim yani." dediği, Mehmet'in "Onu zaten o şekilde söyledik yani. Burda kalanı neyse dedik yarısını paşam alacak bunun. 1 milyon kalıyosa 500 bin dolar alacak, 2 milyon kalıyosa 1 milyon dolarını alacak diye söyledim paşam." dediği, Tape:1051 18.11.2007 tarihinde Ali...? ile görüşmesinde özetle; Ali'nin "Bu çimento fabrikasının kuruluşuyla ilgili olarak şey tamamlandı. Anladığım kadarıyla da İl Genel Meclisine de gelmesi gerekiyordu. İl Genel Meclisi bu olaya olur vermesi lazım ya." "Geldi geldi. Ancak şöyle şimdilik yani öngörüş. Herkes tabi olumlu görüş bildirdik yani, bilginiz olsun." "Olumlu zaten, ona hayır diyecek güç kolay kolay çıkmaz Veli


Paşam. Genelde de, hani ama yinede tabi ki karar karardır yani. Biliyorsunuz yani terslik çıkar..." "...Herhalde bunu fabrikanın yetkilileri istedi. Öngörüş olarak olumlu cevap verdik. Yani bilginiz olsun." dediği, Tape:1054 20.11.2007 tarihinde Mehmet...? ile görüşmesinde özetle; Mehmet'in "Bu Zincirlikuyu'daki yeri ben hepsini incelettim paşam." "Bu 4 bin 900 metrekare yer vardı ya Zincirlikuyu'da." "30 milyon dolarla alacaklardı." dediği, Veli'nin "Evet 30 milyon dolara alacaktık hu." dediği, Mehmet'in "...Paşam yani burası yatırım için bu 30 milyon çok fazla dediler, sizinkiler." dediği, Veli'nin "O bölgede metrekaresi şuanda 7 bin dolara geliyo bize oranın metresi." "Onu da 11 bin dolara metrekaresi alan oldu. Yani biz o ben 30 milyon dolara razıyım." "Evet şimdi biz orayı bi sorun çıkmazsa, tapuyu önümüze koyma durumları doğarsa, ben 30 milyon dolara alacaz biz orayı. 30 milyonu gözden çıkardı şirket." "... bilgi verin. Sen bilgilerini şey yaparsan, el yazısında da olur. Köyde faksı biliyosun benim köydeki faksı." dediği ve (414 74 52) faks numarasını verdiği, Tape:1056 20.11.2007 tarihinde Mehmet...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Mehmet şimdi beni şey aradı, Kadir aradı." "Bu Zincirlikuyu'da yukarda Levent'in orda biyer bulmuş 14 dönüm diyor." "İşte ucuza kapatırız diyor falan falan." "Ben anlamadım 3 bin, 2 bin dolar, 3 bin dolar metresine verecez diyor." "Nere neresidir bu?" dediği, Mehmet'in "Yani ne durumu nedir, şu nedir? Sadece bilgi mahiyetinde verdiler o kadar. Kadir bey biraz abartıyor yani. Milletin söylediği herşeye inanıyor Kadir bey. Biz belgeden incelemeden, Milli Emlak'tan incelemeden bu konulara girmeyiz paşam." dediği, Tape:1058 22.11.2007 tarihinde Cengiz AKBULUT ile görüşmesinde özetle; Cengiz'in "Sizin Bürodan bürodan Halit var." "HALİFE 3 TANE TELEFON YAZDIRDIM 3 TANE İSİM VERDİRDİM." "Bunlarla ilgilenmesini söyledim. Veli Beye de anlatırsınız dedim ben. Bir tanesi şey bi saniye abi, bir tanesinde 500 bin ton mazot var. Yurtdışı Türkiye'ye mal girmeyecek yurtdışından yurtdışına. Diğeri Yaşar'ın Kuzey Irak olayı. Yaşar var ya bizim Türkmen Cephesinden." "Kuzey Irak, birtanesi başka bir arkadaş. Perpada dış ticarette 500 bin ton. Her ay 30 bin ton 30 bin ton mazot istiyo, şey FUELOİL istiyo. Öbür arkadaşta İhlas Holdingde Yalçın SALDUZ. 3 tane telefon verdim. 3 kişi verdim, bunlarla randevulaşm dedim. Bunlarda iş çıkacak dedim ben. Birisi acil dedim 500 bin ton FUELOİL, diğeri Irak Irak'ta her türlü olaya girerim dedi. Şey bizim Yaşar; tanımadığım bilmediğim insan yok Cengiz, biliyorsun dedi. Öbürsü de İhlas Holdingde kordinatör bi arkadaş var, Yalçın. Oda Azeri Türklerinden benim arkadaşım." dediği, Veli'nin "Ne zaman verdin telefonları?" diye sorduğu, Cengiz'in "2 saat önce verdim." "Abi rakamlar iyi rakamlar." dediği, Veli'nin ise "Oldu inşallah hayırlısı..." dediği, Tape:1061 29.11.2007 tarihinde Melih...? ile görüşmesinde özetle; Melihin "Bu öteki tarafta ben sizi aradım da. Bunlar yalvarıyorlar, ne istersen dedim bakın; bizim Burda, BÜTÜN DEVLETTEN GELEN HERKES, bizim şirkette çalışanlar. Biz dedim devletten para alıyoruz. ... Zaten siz bu ihaleyi alacaksınız dedim. Teklifimizi verdik. Benim üzerimde siyah vardı götürdüm onu teslim ettim. O arada vakit kazandım. İhale salonuna çıktık. Getirdi adamlar şimdi en düşük fiyatı verdiler. Büyük bir ihtimalle onlara elenme şeyi fazla, komutan yani. Bu işin bize de kalma ihtimali var." "Bize maliyet olarak kar bırakacağı elbiseleri falan çıktıktan sonra, 10-11 milyar lira kar bırakıyo. Ya onlardan da kar edilir zaten elbiselerle." "Onlar hayır onlar sadece maliyetini şeyi verdi. Telsizleri bunlara fatura isteyecekler şimdi. Onlar veremeyecekler veremeyeceği içinde zaten büyük bi ihtimalle döner şey yapa..." dediği, Veli'nin işe, "Hayırlısı olsun ya. Yani söyleseydin biz yamuk yumuk iş yapmayız, gayri yasal işimiz yok bizim." dediği, i! «  K I i M lir ——-—— '^ğ?0^^^ % 'Â 8721 * * Vi"V &


Tape:1062 29.11.2007 tarihinde Melih...? ile görüşmesinde özetle; Melih'in "Komutanım bu Mehmet EYMÜR'ün yanma gitti Mehmet Sertaç" dediği, Veli'nin "He gitti mi?" diye sorduğu, Melih'in "Evet, 2-3 güne kadar ben dönecem sana demiş." "Ben şimdi Sapanca'ya Erikli'ye de uğradım. Vinsa'ya da uğradık. Orda zaten yetkililerle görüştük. Şimdi ben burda onlara yetişemedim, Erikliden Sapanca'ya. Bugün izmit'te kalacam yann sabahleyin... Bıraktım çıkıyoruz altıbuçukta dediler. Yann sabahleyin imzaladığım şeyi bırakıp bide o ordaki satmalmadaki adamlarla görüşecem. Geri dönecem komutanım." dediği, Tape:1079 04.12.2007 tarihinde Zahor.... ile görüşmesinde özetle; Telefona çıkan bayanın "Vatan madencilik" dediği, daha sonra telefonu Zahor... isimli şahsın aldığı, Veli KÜÇÜK'ün "Akşam herhalde bir toplantın varmış" dediği, Zahor'un "Evet bizim mimarla toplantımız var akşam ben bilmiyordum ki" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "iyi oldu hadi hayırlısı" "..beni arayan oldu... Mecidiyeköy de Pirelli nin bir şeyi var plaza" "Vatan gazetesinin yanında" "10 katlı bir plaza" dediği ve bu plazanm 17 milyon EURO ya satıldığını, ucuz olduğunu söyleyerek imar konusunu araştırayım mı diye sorduğu, Zahor un da araştır dediği, Tape:1106 10.12.2007 tarihinde Mehmet GÜLKANAT ile görüşmesinde özetle; MEHMET'in ".. .Harun bey geldi" "O Ankara'dan geldi buraya şeyde bu Prelli işinde ne oldu diye soracaktım kadınla konuşayım diye soracaktım onu öğleden sonra" dediği, VELİ'nin "... onu öğleden sonra bi şey yaparım ben oldu mu?" dediği, Tape:1107 10.12.2007 tarihinde İsak BARUH ile görüşmesinde özetle; İSAK'm "Geçen gün geçen hafta görüşecektik siz benden bir şey istediniz" dediği, VELİ'nin "Şu anda şeye geldim maslağa geldim maslaktayım Zahor beyin yanındayım" dediği, Tape:1084 11.12.2007 tarihinde X Bayan/İsak ile görüşmesinde özetle; X bayan'm "Vatan madencilik" dediği, telefonu İshak... isimli şahsa verdiği, Veli KÜÇÜK'ün " İshak bey merhaba" dediği, İshak'm "Merhaba emredin Paşam" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ben Zahor beye bir CD verdim" "Seyrettin mi" dediği, İshak'm da seyredemediğini söylediği, Veli KÜÇÜK'ün önemli benim için diyerek Gebze de bin dönümlük, Denizli köyünde gölün bitişiğinde bir araziden bahsettiği, Veli KÜÇÜK'ün "Oranm Belediye Başkanıyla falan da ben tanınm" "Gerekirse görüşücem edecem" "Orası çok önemli bir yer ve ucuza da alıcaz gibi" diyerek arsayla ilgili CD yi izlemesini söylediği, konuşmanın devamında bir başka konudan bahsederek, "Bir de Zahor bey dün bu şeyin ceylanların şeyleri için söyledi" "Onu birileri devreye girmiş herhalde" "Almak istemişler yok efendim orda bir kabadayılar çıkmış" "Kimse giremez edemez bilmem ne falan" "Ben de ortak olurum şirkete ben alırım sıkarsa gelsin kimse alsın benim elimden" dediği, tekrar Gebzede bulunan arsayla ilgili CD den bahsettiği ve "Gebze olursa Gebze benim bölgem" "Bizim çocuklar orada Belediye Başkanı İbrahim Gebze nin" dediği, Tape:1094 14.12.2007 tarihinde X Bayan/İ.Baruh/Zahor... ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "İsak bey ... şey diyecem bu şimdi şey geldi ben şimdi tekrar inceledim şimdi bu zincirlikuyudaki" "Şimdi burayı Milli savunma bakanlığı" "Tahsisli ya" "Burayı satışını yapıyor nasıl? niye yapıyor" "Milli Emlak kanalıyla yaptıracak bunu bu hadımköyde bir tesisler kuruluyor" "Komando bölük taburlan" "Burda diyor ben burayı kullanamam yerim de burası dar benim işime yaramaz burayı satıp bu parayla olduğu gibi" dediği, İsak'm "Süper bizim için daha iyi sayın paşam" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "yani parayı trink verince bu iş olacak gibi" "Şimdi ben salı günü Ankara'ya gönderiyorum" "Ankaradan ilgililerle görüştürecem " "Ona göre bi girişim yapacak bana haber verecek" dediği, daha sonra telefonu Zahor'un aldığı ve konuyu onada anlattığı, Zincirlikuyudaki arsayı Milli Savunma Bakanlığının sattığını, Hadımköyde araziler alındığını, Komando ^-\_ s~\ 87f;NYr ıY% r——

taburları kurulacağını söyleyerek "...buraanm satışından elde edilecek olduğu gibi oraya devredilecek" "Anlatabildim mi öyle talimat vermişler şimdi Ankarayla görüşüldü tekrar ben salı günü benim burdaki adamı Ankaraya gönderiyorum" dediği, Tape:1135 18.12.2007 tarihinde Mehmet GÜLKANAT ile görüşmesinde özetle; Mehmet'in "Akşam görüşcez zaten akşam yemeğinde görüşeceğiz" dediği, Veli'nin "İyi tamam bi görüşünde bana şey yaparsın ben ararım seni olmaz mı?" dediği, Mehmet'in "Ben orda sözleşmeyi imzalayım değil mi paşam?" dediği, Veli'nin "4200 metrekare şartlar nasıl olacak sözleşme ona göre imzalamamız lazım" dediği, Mehmet'in "Evet yani bunlar çıkarırsa biz bunu alacaz şeklinde bir sözleşme imzalayacağız taahhütte bulunacağız yani onların haklarını vermek üzere" dediği, Veli'nin "Ben ona göre sözleşme yapalım yapmayalım ayrıca söylerim ben sana" dediği, Tape:1113 18.12.2007 tarihinde X Bayan/Zahor ile görüşmesinde özetle; X BAYAN'ın "Vatan Madencilik" dediği, VELİ'nin "Merhaba kızım Zahor bey orda" dediği ve x bayanın telefonu ZAHOR'a verdiği, VELİ'nin ZAHOR'a hitaben "Merhaba şeyden sonra sizle görüştükten sonra beni aradılar İstanbul'dan, bu Ankara'ynan görüşün demiştim, görüşmüşler ilgili yerlerle" "Onlar bi gelin görüşelim demişler bugün göndercem akşam yemeğe oturalım demişler akşam yemekte beraber olacaklar benim adamımnan" "Benim burdaki müdür, İstanbuldaki müdür öbür destekleyen, bana dediki bi anlaşalım bu konuda bi sözleşme yapalım ben dedimki sözleşme yapmayın" "Önce biz bi bilelim, ne istiyolar nasıl olacak biz bi garanti isteyelim" "...şimdi burayı bi işte 30 milyon dolar civarmda falan gibi bi rakam söylüyorlardı, ben rakamı uygun bulmadım," "...yani 27 milyon dolar 28 milyon doları geçmesin istedim" "Uygun olur bence o 27-28 milyon dolara bağlarsak uygun olur" dediği, Tape:1015 08.01.2008 tarihinde Gürbüz..? ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Gürbüz cüm merhaba" "Bu bizim şey kayzer firmasının yetkilileri bunlar bu ingiliz firması burda benim ben de orda işte danışmanlık falan yaptım arkadaşlarım o gelen Zahor aslen Azerbaycan kökenli de Türkiye de yaşıyor bu şirketin başında" "Öbürü İshak ı getirecem İshak BARUH o şey bizim İstanbul lu Yahudilerden" "Bizim şirketin ortaklarından" "Bunlar bir Zahor şey Van da Erciş te bir maden ocağı açmış şimdi şey Zahor Zahor ABDULLAYEV cam ama cam değil cam gibi bir mermer çıkıyor cam" dediği, GÜRBÜZ'ün "Paşam bir de Erciş bize aittir" "Bütün orası benim amca çocuklarına aittir Erciş in..." dediği, Tape:1074 30.11.2007 tarihinde Haydar...?/Caner...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin Caner'e hitaben "Ne yaptılar, çözüyorlar mı olayı?" diye sorduğu, Caner'in "Geliyorlar komutanım. Bugün bekliyoruz şu anda onları." Dediği, Veli'nin "Çözecekler yani." "Ne yaparlarsa yapsınlar kendi aralarında" "Yani değilse söyle savcılığa müracaat edecem. Savcıya şikayet edicem hepsini. Benim adımı kullandılar çünkü." Dediği, Tape:1076 01.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Albayım ne yaptınız" diye sorduğu, X Şahsın "Şimdi Yddıray Mehmet le görüşecek yalnız önce Fikret i bulucam" "Fikret i bulucaz onunla bir görüşecek bu 120 nin çünkü Mehmet bey onun 5 yıllık alındığını bilmiyor olayı onunla konuşacak ondan sonra dönüp geleceğiz size" dediği, Veli KÜÇÜK'ün ne kadar süreceğini sorduğu, X Şahsın ".. Fikret i nerde bulucaz çıkıcaz burdan arabayla arıcaz adamı" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Yıldıray nerde şimdi" dediği, X Şahsın "Benim yanımda burda" "İşte beraber çıkıcaz şimdi" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Köymen in yanma mı çıkıyorsunuz siz beraber" dediği, X Şahsın "Önce şeyi bulucaz Fikret i bulucaz ondan sonra çıkıcaz ondan da dinlicez çünkü onun ifadesiyle burada konuşulanlar tutmuyor birbirini yarni 40 milyara bir tane iş 120 milyara çıkmış" "Yani 88 milyar fazla istiyorlar onu halledecekler biz diyor onu hallederiz diyor


ondan sonra şey Mehmet beyle gider şey yaparız diyorlar konuşuruz" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Bakın toplantıya gidecekler Mehmet beyler karşıda önemli bu iş için burda Paşa öbür yandan bastırıyor ne yaptınız diye bu akşam benim cemiyetim var" "Albayım o kadar uzatmaya gerek yok o zaman çıkın yukarıya" "Köymen'in yanma çıkın" dediği, X Şahsın "Tamam adamı alayım ki çıkayım adamı almadan ben tek başıma" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Onu bulur komutanım" "Onu o bulur bende oraya geleyim olmazsa" dediği, X Şahsın "Tamam biz toplanalım sana alo deyim ben veyahut da bu Fikret i bulduğum anda diyeyim ki bulduk gel diyeyim" dediği, Tape:1120 04.12.2007 tarihinde Levon AKÇA ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Öyle mi istanbul'da arkadaşlarla biz yemeğe oturdukta Levon buralardaysa gel diyecektim ya" dediği, Levon'un "İstanbula gelirsem mutlaka ararım Veli ağabeycim" dediği, Tape:1142 25.12.2007 tarihinde Levon AKÇA ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Levoncuğum noelini kutluyorum canım" "İstanbula geldik de şimdi Sevgiyi aradım oraya gideceğiz Patrikaneye gideceğiz" dediği, Tape:1075 27.11.2007 tarihinde Haydar...?/Yunus...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin Haydar'a hitaben "Mehmet bey orda mıydı?" diye sorduğu, Haydar'm "Mehmet bey dışarıda" dediği, Veli'nin "Caneri bi telefona çağır oraya çağır" dediği, Veli'nin telefonu Yunus'a hitaben "Hani ne oldu geldi mi?" diye sorduğu, Yunus'un "He odada konuşuyoruz komutanım şimdi" dediği, Veli'nin "Kim var yanında başka?" diye sorduğu, Yunus'un "Bi Halit Abi var şimdi Ersanlar geldi" dediği, Veli'nin "Ne diyor ne diyor peki?" diye sorduğu, Yunus'un "Halil Alsay kendi arasında lakap takmış hesapta Ümit Albaya Paşa diyormuş ona hep" demesi üzerine Veli'nin "Yalan söylüyor" dediği, Yunus'un "Doğrusu öyle komutanım, ben de dedim ki bu olaydaki mağduriyet kesinlikle giderilecek ben bu akşam Mehmet beyin yanına çıkıyorum olayın paranın biz de olmadığını bu olayların çözüldüğünü bu paraların ödendiğini söylüyorsunuz. Dekontları veriyorum. Mağdur olan insanların mağduriyetinin giderilmesini istediğimizi söylüyorum. Bizle hiçbir işi yok bu olaym diyorum" dediği, Veli'nin "Parayı aldığını kabul etmiyor mu?" dediği, Yunus'un "Etmiyo, ben de Ersan'ı çağırdım şimdi Ersan'm yazıhanesinde kabul ediyo ama diğer yerde kabul etmiyo burda buraya gelince Halit abiyle bizi başbaşa görünce kabul etmiyo şimdi Ersan geldi" dediği, Veli'nin "Nerdeymiş para?" diye sorduğu, Yunus'un "Parayı almışlar geri ödediklerini söylüyorlar bu teminat verdikleri yere teminat verilen yer de diyor ki bize para falan gelmedi" dediği, Veli'nin "Bak Yunus sen kendisine söyle, bu şeyden de Fahri'den de para almış" "Bunların hepsini çözmezse savcılığa başvuruyorum" "BENİM ADIMI KARIŞTIRDI TUTUKLATACAM." "VE ELİNDE NE VARSA ALDIRACAM." "Sen konuştuktan sonra Ersan'ı çağır da ben evdeyim benimle görüştür" "Öyle ortalardan kaybolmakla olmaz şeylerine de el koyarım" "Eczanelerine de el koyarım" dediği, Tape:1099 28.12.2007 tarihinde X Bayan/Kamil.... ile görüşmesinde özetle; X Bayanın Vatan Madencilik diye tanıttığı, daha sonra telefonu Kamil... isimli şahsın aldığı, Veli KÜÇÜK'ün "...bizim köydeki o fabrikanın özel idareye şeyi yapıldı bi 21 milyar para çıkması lazım dün ben orda arkadaşlara da söyledim Zahor'a falan da haberi var onu bi görüşün bi planlama yapın" ".. GÖLPAZARI BİLECİK.. TÜRKMEN BİLECİK ÇİMENTO İÇİN" "Oraya makinalan çıkarmıştık ben bir köydeydim sondajlar bitti imar planını hazırlıyorlar o imar planından sonra da tekrar MALİYE'YE Bİ 21 VERECEZ AMA O ŞİMDİLİK DURSUN YALNIZ BU BİRİNCİ PARTİYİ Bİ HAZIRLIK YAPIN OLDU" dediği, ^^ ^-> / *W. ^z^^^ /^ 875 » "•^Vf^f ^\7^

Tape:1018 14.01.2008 tarihinde Emin Caner YİĞİT ile Erdal SEÇKİN görüşmesinde özetle; ERDAL'm "Sevk edilmiş adli makamlara bundan sonra top diyor adliye de" "...Caner bunlar tutmuşlar tutanakları yollamışlar" dediği, E.CANER'in "Yav şimdi Erdal bir şey söyleyim sana eğer yapılan operasyonda 5000 litre mi yazıldı hepsi mi yazıldı anladın mı buna göre hareket etmemiz lazım anladın" "...şu adliyenin sonucunu öğren bana da ona göre arayayım orayı" "...kamyona yol verirse dedik kamyona yol vermedi ki o" dediği, ERDAL'm "O saate kadar kamyon yoktu ama işin içinde" dediği, E.CANER'in "O rakam olmasın yine de söyle vereyim" dediği, ERDAL'm "Neyse canım sen ayarlamayı yap ayarlamayı" "...ağanın eli tutulmaz ağabeycim" dediği, Tape:1019 14.01.2008 tarihinde Emin Caner YİĞİT ile Erdal SEÇKİN görüşmesinde özetle; CANER'İN "Süha ya ne vericez söyle bana" dediği, ERDAL'IN "Abi sen ayarla ne olur" dediği, CANER'İN "Ya ben ona göre 12.000 dolar alamayız oradan mal gitti çünkü" dediği, Erdal'ın "gitmez dedi çünkü sebebini söyledi biliyor musun" "bu konularda dedi geri veriyor çünkü faturalı beyan" dediği, caner'in "fatura yok ki oğlum orda vermedi ki faturayı" dediği, ERDAL'IN "Geçmiş olsun dedim Nadir e" "...adama aynen şunu söyledi orada bir başçavuş vardı ben dedi ki sana bir şey soruyorum dedi şoför ne durum da komutanım bıraktık dedi tamam mı yani adam bunu benim yanımda yaptı" dediği, CANER'İN "yav şoför gitti de mal gitti mi gitmedi mi" "bekliyoruz ya gitmezse 12.000 alacaz başka bir şey yok" dediği, Tape:1020 14.01.2008 tarihinde Emin Caner YİĞİT ile Erdal SEÇKİN görüşmesinde özetle; ERDAL'IN "...Şöyle bir şey söyledi oğlum dedi mal orada kalsa bile dedi bir müddet sonra biz onu alırız oradan.." "Oğlum dedi bu adamlar böyleyse dedi iş yapmayın söyle dedi arkadaşınıza yapmasın dedi" dediği, CANER'İN "...bugün adliyeye sevk olmadı mı" "kamyonu bıraktılar mı bırakmadılar mı bunu öğrenmek istiyoruz" dediği, ERDAL'IN "abi aramadı orayı aramıyor anladın mı diyor ki oğlum diyor ismimiz bu kadar zikir olmasın oralarda diyor" "bir de kalktı ne dedi orada bana biliyor musun" "emaneti getirdin mi dedi vallah ya ben bunları anlamıyorum bunlarla iş yapmayalım caner ya" dediği, CANER'İN "yollarız onu bugün konuşuruz" dediği, ASKERİ ŞAHISLARLA İRTİBATI İLE İLGİLİ TAPELER Tape:1476 04.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün İl Jandarma Komutanlığını aradığı, çıkan şahsa, "Ben istanbul'dan arıyorum emekli general Veli KÜÇÜK" "Alay komutanınızla görüşebilir miyim yavrum" dediği, X şahsında Alay Komutanı İ. Albay'm yerinde olmadığını, onun yerine Y. U. Albay'm vekil olarak baktığını söylediği, Veli KÜÇÜK'ün de telefon numarası vererek aramasını istediği, Tape:1091 13.12.2007 tarihinde X Şahıs/Hüîya/Hacı AY ile görüşmesinde özetle; arasındaki telefon görüşmesinde özetle; X Şahsın "İstanbul Jandarma" diye tanıttığı, Veli KÜÇÜK'ün kendisini tanıttıktan sonra "Bölge komutanı orda mı Osman Paşa acaba" diye sorduğu, X şahsın da telefonu Hülya... isimli sekretere bağladığı, Hülya'nm O. Paşa nm olmadığını, denetlemede olduğunu söyleyerek H. A. Albayı telefona bağladığı, Veli KÜÇÜK'ün "Bir saat sonra bir saate kadar bir şeye revire bir uğrıcam gelsem bir şey görüşecektim seninle" dediği, Hacı AY'm da "Komutanım buyurun" diyerek davet ettiği, Tape:1097 27.12.2007 tarihinde Metin ALIŞ ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Metin hocam" dediği, Metin ALIŞ'm "Komutanım bir sıkıntıyla İstanbul'dan Ankara'ya tayinimiz çıktı ben de Anıttepe'de dispansere jandarma Dispansere Ankarada


.«J**-1

başladım" dediği, Veli KUÇUK'ün "iyi Ankara'ya gelince ben seni bi görürüm uğrarım" dediği, Tape:1098 27.12.2007 tarihinde X Bayan/Uysal... ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "U. Binbaşının evi mi" dediği, X Bayan'ın da telefonu Uysal.... isimli şahsa verdiği, Veli KÜÇÜK'ün "bu şeyi aradım... Ümit paşa da şeydeynıiş izindeymiş herhalde" dediği, Veli KÜÇÜK'ün ".. .kim yapıyor sizin taburun yemeği... bizim arkadaşlar geldiler bu işin şeyleri bu ihalelere giriyorlarmış gireceklermiş bu askeriye yemeği böyle ihaleye veriliyormuş ya yeni mi oldu bu" diye sorduğu, U. Binbaşının da, ihale olmadığı, yemeği Taburda kendilerinin yaptığını, askerlerin yaptığını, ancak Tugay da böyle bir çalışma olabileceğini söylediği, Tape:1011 02.01.2008 tarihinde X Şahıs/Eyüp MENAY ile görüşmesinde özetle; X ŞAHIS'm "Kurmay Jandarma " diyerek telefonu açtığı, V.KÜÇÜK'ün "...ben emekli general Veli KÜÇÜK" "Alay komutanınızla görüşecektim" "Ama kimdi alay komutanı" dediği, X ŞAHSIN "Kurmay albay E. M., dedikten sonra telefonu E.M'a bağladığı, EYUP'ün VELİ'ye hitaben "Komutanım saygılar sunuyorum" dediği, VELİ'nin "Valla ya çok yoğunum ben ya emekli olduk ama yeniden artık orduya alırlarsa" "Yüzbaşılıktan devam ederim yani.... çok yoğunum ya bir sürü işe bulaştık Eyüp senden bir şey soracam ya" "Bizim İsmail in İsmail BOYNER in oğlu ordaymış Oğuz Ahmet BOYNER" "Orda kısa dönem eğitim görüyor dedi" "Anladım şimdi peki bunları nasıl dağıtım yapıyorsunuz" "Bu çocuğu nereye verirsin peki" dediği, EYUP'ün "Komutanım nereyi emredersiniz" dediği, VELİ'nin "Estağfirullah merkezde tutarsan olur ya Oğuz Ahmet BOYNER" "Bu bizim Cem in de amcasının oğlu" "Cem BOYNER in" "Sen telefonumu vereyim bak buralar da bir sıkıntın olursa İstanbul da" "Şeyi vereyim ben şirketi vereyim 0 212 452 66 88" "O benim güvenlik şirketi ordakiler zaten hepsi subay astsubay jandarma" dediği, Tape:1006 11.01.2008 tarihinde Ahmet Melih İŞCAN ile görüşmesinde özetle; AHMET'in "...bir Hakim Albay var di avukat şuanda da İlyas diye aynı zamanda Kocaeli milletvekili adayı idi" "İlyas Aktaran diye komutanım bizim devreden o sizle bir konu görüşmek istiyordu..." dediği, Tape:1021 15.01.2008 tarihinde H. A. ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "...Abdullah ŞAHİN diye bir çocuk geldi Çanakkale den asker" "Benim dayımın torunu bu" "Yani akrabam bunu şoför moför yapıyorlarmış bu şoförlük falan yapamaz ya şeydeynıiş Maslak taymış il jandarma da" "Sen bir devreye girde onu Kartal a falan versinler ya dağıtım etsinler" dediği, HACI'mn "Komutanım tamam ben bakayım durumuna" "Emredersiniz emredersiniz komutanım tamam komutanım" dediği, Tape: 1026/1027 22.01.2008 tarihinde O...? ile görüşmesinde özetle; Beşiktaş ta bulunan Jandarma Komutanlığında O ....? isimli şahısla görüşme yaptığı, Veli KÜÇÜK'ün O.... diye hitap ettiği şahsa "Şimdi ... sizin bilginiz olsun merkez komutanlığının da, genel komutanlığının da bilgisi olsun, evime geldiler sabah 6'ya doğru polisler, mahkeme kararı var arama yaptılar, BİZİM DOSYALAR, Özel Klasörler, Şüpheli Gördükleri Şeyleri Aldılar, şimdi emniyete gidiyorum" dediği, O'ın da Personel Başkanını arayarak bilgi vereceğini söylediği, Veli KÜÇÜK'ün de "Ankara'yı bi ara" dediği, ADLİ VE İDARİ GÖREVLİLERLE İRTİBATI(İLE İLGİLİ TAPELER)

Tape:1118 04.12.2007 tarihinde D. G. ile görüşmesinde özetle; Dündar'ın "Paşam merhaba D. G" dediği, Veli'nin " merhabalar sayın valim, merhabalar" "Alo

(^i>&

s^' 877 |: «YİT Yh-T »r ^ V *\ »v %/ ı.*V

D... bey ses çok kesik geliyo arabadayım da" "Şöyle bi yarım saat sonra daha şey olur arabada şey yapıyor çok şey yapıyor, Oldu mu" dediği, Tape:1119 00.00.2007 tarihinde D. G... ile görüşmesinde özetle; Önceki konuşmalarda, Dündar GÜLTEKİN'in vali (emekli) olduğu anlaşılmaktadır. D.G. iş için sahibi Urfalı olan Bengi Grup isimli şirkete başvurduğunu, bu şirketin bölge müdürünün emekli bir subay olduğunu, referans için Veli KÜÇÜK'ün ismini verdiğim söyleyerek Veli KÜÇÜK ten yardım istediği anlaşılmaktadır. Tape:1475 10.12.2007 tarihinde Z. Ç. ile görüşmesinde özetle; Z.Ç.'m kendisini Denizli Cumhuriyet Savcısı olarak tanıttığı, kayın biraderi Tolga ERDOĞMUŞ'un Astsubay İstihkam Üstçavuşu olduğunu, subaylık sınavlarına girdiğini, tekrar mülakata alınacağım anlatarak "Sayın paşam sizden istirhamımız bu sınavda mülakatta tabiki tanıdık olanları bildik olanları etkin olanları sizin gibi şey yapıyorlar onların sözü geçiyor efendim" diyerek yardım istediği, Veli KÜÇÜK'ün de yardımcı olacağını söylediği tespit edilmiştir. Tape:1108 10.12.2007 tarihinde Z. Ç. ile görüşmesinde özetle; ZEKERİYA'nm "Alo iyi günler Veli paşam yine sizi mi aradım kusura bakmayın" dediği, VELİ'nin "Hayır bu numara benim numaram" "Bu numarayı siz şeyinize kardeşinize verin" "Beni bu numaradan arasın ben ondan bilgiler alayım" dediği, Tape:1109 10.12.2007 tarihinde Tolga ERDOĞMUŞ ile görüşmesinde özetle; TOLGA'nın "Ben Z. Ç.'m kayınbiraderiyim Tolga, Tolga ERDOĞMUŞ Komutanım" dediği, VELİ'nin "Şimdi enişten anlattı da, savcı bey anlattı da, bana bi daha izah et, nereye gidiyorsun, ne yapıyorsun sen şimdi?" dediği, TOLGA'nın "Sayın komutanım şimdi Perşembe günü 6 aralık itibari ile bu astsubaylıktan subaylığa geçiş sınavı vardı komutanım" "Evet komutanım, sınava girdik komutanım, şimdi bu puanlama, çok da burda çalışma imkanımız olmadı, Kandıra duymuşsunuzdur belki, Kandırada görev yapıyorum ben" dediği, VELİ'nin "Tamam ben yardımcı olurum canım, Tolga sen şimdi ne zaman mülakata giriyorsun?" "Ha o sınavın başardı olman da şeye bağlı, yani yazılı sınava girdin demi" "Yazılı sınava pek bi şey yapabileceğimi, ben şimdi açık konuşan bi insanım Tolga, yazılı smava artık girmişsin, imtihan bitmiş, bu şeyler okunmuş falansa pek bişey yapamayız gibi geliyor bana" dediği, TOLGA'nın "Sayın komutanım daha okunmamıştır, çünkü daha perşembe girdik" dediği, VELİ'nin "Peki neresi bakıyor bu yazılı sınava, kim ilgileniyo" dediği, TOLGA'nın "Personel Başkanlığı bakıyo sayın komutanım" dediği, VELİ'nin "Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı" dediği, TOLGA'nın "Evet komutanım, son hakkımdı saym komutanım bu sınav" dediği, VELİ'nin "Sen şey yapma ben bi bunu bi ordaki ama bunu herkese şey yapma çünkü oğlum bu yazılı puanı yükselteyim falan diye, ben araya birilerini koyum, bi görüşeyim ben, tamam mı Tolga" dediği, TOLGA'nın "Saym komutanım faydanız olursa ömür boyu vefa" dediği, Tape:1083 11.12.2007 tarihinde A. Ç. ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Sayın Valim saygılar Veli Paşa" diyerek nerede olduğunu sorduğu, A.Ç.'in de otelde olduğunu söylediği, Veli KÜÇÜK'ün ".. Hakkı duruşmaya gitti" "Şeyde nerde Bayram şey ne o şey var ya ya yeni bir adliye ta orda" "Yenibosna nın orda bir şey var" "Oraya gitmiş ben aradım öğleden sonra yetişmeye çalışacak olmazsa ben yarın mutlaka görüşecem çağıracam yani" dediği, A.Ç.'in de "Komutanım çok makbule geçecek" dediği, TapedllO 11.12.2007 tarihinde A. Ç. ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Saym Valim nerdesiniz?" "...oteldeyseniz bi uğrayım diyecektim” dediği, AYHAN'm "Yok Küçükçekmece'deydim, görüşme yaptık mı?" dediği VELİ”nin Yok, yok yarın şey


yapacaz uğramadı, gelemedi o, tamam" dediği, AYHAN'in "Ben sizden haber bekliyorum yarın" dediği, Tape:1112 12.12.2007 tarihinde A. Ç.ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Ha Sayın Valim merhaba..." dediği, A.'m "...hareket ediyorum şimdi ben Beşiktaş'tan" "Ankara'ya dönüyorum" dediği, VELİ'nin "Tamam Ankara'ya, ben görüştüm, çağırdım cuma günü gidecekler görüşecekler" dediği, A.'m "Ben cuma sonuçtan haberdar olur muyuz" dediği, Tape:1477 21.12.2007 tarihinde H. Ü. K. ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Savcı bey" dediği, HAMDİ'nin "...Yalova'dayım" dediği, VELİ'nin "...köydeyiz Bilecikteyiz Gölpazarı'ndayız" "...gelecem çok özel gelecem sana" dediği, HAMDİ'nin "Bekliyorum mutlaka bekliyorum" dediği, Tape:1883 26.12.2007 tarihinde Hakkı KURTULUŞ ile görüşmesinde özetle; V.KUÇUK'ün "Hakkıcığım merhaba" "Ne yaptın görüşebildin mi" dediği, H.KURTULUŞ'un "Görüştüm ilettim ben sizin şeyinizi" dediği, V.KUÇUK'ün "Ne dedi bir şey söyledi mi" dediği, H.KURTULUŞ'un "Yok bir şey söylemedi selamları var sadece size bir şey demedi" dediği, V.KUÇUK'ün "Bu benim işim değil benlen alakası yok" "Sen öyle bir iki hafta geçtikten sonra ben değil de Vali soruyor de ne yapacaz de" "Tamam mı" dediği, H.KURTULUŞ'un "Tamam komutanım" dediği, V.KUÇUK'ün "Tamam oldu sıkboğaz etmeyin çocuğu orda zaten sıkıntılı" dediği, H.KURTULUŞ'un "He he tabi sıkıntılı" dediği, Tape:1884 26.12.2007 tarihinde A.Ç. ile görüşmesinde özetle; V.KUÇUK'ün "Sayın Valim" dediği, A.Ç.'in "Komutanım dinliyorum" dediği, V.KUÇUK'ün "Söylemiş görüşmüş dedim tamam demiş bir bakayım ben demiş herhalde bişeyler inceleyecekler bi hafta sonu tekrar görüşün bana haber verin dedi önümüzdeki görüşmede bana tekrar haber verecekler diyor bi önümüzdeki görüşmede tekrar görüşecekler" dediği, A.Ç.'in "Tamam komutanım ben şeyi söyledim size çok makbule geçecek inşallah" dediği, V.KUÇUK'ün "Tamam demiş bi bi bakayım hele falan demiş yani durumu nedir o kendi inceleyecek herhalde" dediği, Tape:3251 31.12.2007 tarihinde Osman Metin ÖZTÜRK ile görüşmesinde özetle; Osman Metin ÖZTÜRK W, "KOMUTANIM BURASI SİZİN EMRİNİZDE VE HİZMETİNİZ DE ONU ÖZELLİKLE ARZ EDEYİM", "BENDEN NE EMREDERSENİZ", "HER ZAMAN EMRİNİZDE HİZMETİNİZDEYİM" DEDİĞİ Tape:1152 31.12.2007 tarihinde Osman Metin ÖZTÜRK ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün Giresunda görevli olduğu dönemde, Osman Metin ÖZTÜRK'ün Kırıkkale Üniversitesinden Doçent olarak geldiğini anlattığı ve kendisini tanıttığı, o dönemle ilgili "SİZİN GÜZEL BİR JESTİNİZLE ORDA KALDIM İKİ GÜN EFENDİM, ŞİMDİDE ALLAH BİZE NASİP ETTİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNİN REKTÖRÜ OLDUM EFENDİM" "...kendimi unutturmayayım efendim size tekmil vereyim" dediği, Veli KÜÇÜK'ünde Karadenize geleceğini sösylediği, Osman Metin ÖZTÜRK'ün üniversite bünyesinde bir Osman Ağa sempozyumu hazırlayacaklarını söyleyerek davet ettiği ve "Ben o konuda sizin izniniz olmadan bir adım atmayayım dedim" "Her zaman emrinizde hizmetinizdeyim" dediği, Veli KÜÇÜK'ün de ziyaretine geleceğini söylediği, Tape:1014 03.01.2008 tarihinde A.Ç. ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Sayın valim saygılar" "Sayın valim buyrun o öbür konu için değil mi” "Onu bugün veyahutta /


yarın bana haber gelicek görüşmeye gidecekler tekrar dile getirecekler" "Oldu mu ben takip edecem onu" dediği, Tape:1473 04.01.2008 tarihinde Orhan ....? ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Orhancım bu şey N. H. emekli olmamış ..Bakırköy adliyesinde görevliymiş" ".. Bilecikten sordum Adliyeden adalet şeyden sordum savcılıktan sordum" dediği, Orhan'ın "He savcılıktan sordun onun karısı şeyde Bakırköy adliyesinde o da oraya mı gelmiş" "BİZİM ŞEYİMİZ Mİ BU BİZİM ARKADAŞLARIMIZDAN MIYMIŞ" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "BİZİM ARKADAŞLARIMIZDAN ALDIĞIMIZ BİLGİ ÖYLE"dediği, Tape:1472 04.01.2008 tarihinde Metin ? ile görüşmesinde özetle; Bir süre selamlaşıp sohbet ettikten sonra, Veli KÜÇÜK'ün "... Metincim N. H. var burda Hakim" "Ağır Ceza Reisiydi tayini çıkmış" "Nasıl birisiydi o bizim görüşümüzde olan birisi miydi" dediği, Metin'in "... hemen araştırabilirim hiçbir samimiyetim olmadı hakimlerle falan çok fazla şey yapmadım bu arada" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Anladım oldu sen bi haberin olsun da bi şey aklında olsun" dediği, Tape:1470 07.01.2008 tarihinde Semih YAVUZ ile görüşmesinde özetle; Semih YAVUZ'un kendisini avukat olarak tanıttığı ve Gölpazarlı Sibel GENÇ isimli bayan arkadaşının Hakimlik sınavlarını kazandığını, kazananlardan bir kısmının alınacağını bir kısmının eleneceğini söyleyerek "250 kişi elenecek o da şimdi korkuyor tabi bu işlerde parti işleri falanda devreye giriyor da yani belki dedik sizin o F. K. falan varya bir faydası olurmu diye düşündük paşam" dediği ve bu konuda yardım istediği, Veli KÜÇÜK'ünde Sibel GENÇ ile görüşeceğini söylediği tespit edilmiştir. Tape:1005 10.01.2008 tarihinde Mete..? ile görüşmesinde özetle; METE'nin "Şimdi Ayhan Çevik aradı beni" "Vali Bey İstanbuPdaymış" "...illa yarın görüşmek istiyorum sizinle dedi dedim valla sayın valim böyle aklınıza estiği zaman geliyorsunuz Gel diyorsunuz İstanbul burası dedim ya bir işimiz var biri dağı da biri bayırda yarın çok doluyum ben hafta sonu dedim filan" "Ya dedi beni dedi atlatıyorsunuz gibi geliyor falan Ya ne münasebet sayın valim dedim ya iş hayatına sizin hürmetiniz vardır" dediği, VELİ 'nin "Mete sen şey yapma ben onu teskin ederim..." dediği, METE'nin "Gereken her şeyi yaptım geçen sefer de arkadaşı ile geldi iki gün o otelde ağırladım her şeylerini yaptım yani" dediği, VELİ'nin "Ya onun başka sıkıntısı var siz bilmiyorsunuz..." dediği, Tape: 1023 11.01.2008 tarihinde A.Ç. ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Sayın valim günaydın" dediği, A.Ç.'m "Günaydın ben sizi bekliyorum alıcak mısınız nasıl yapalım" dediği, VELİ'nin "Ben gelicem oraya geleyim çocuklar gelmedi benim korumalar sizi gelip alacam..." dediği, A.Ç.'m "...dokuzda gelsek sizinle beraber olsak yarım saat bir saat yeter..." dediği, Tape:1024 12.01.2008 tarihinde Ayhan ÇEVİK ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Sayın valim ne yaptınız" "Ben vakıftayım yemeğe gel yukarı gel sayın valim" dediği, Aın "Komutanım oraya çıkmayalım biz ama bir görüşelim" dediği, VELİ'nin "Tamam geldiğinde içeri ben haberim olsun..." dediği, A'm "...o bizim milletvekilimiz de gelsin size bir allahısmarladık diyecek tamam" dediği, Tape:1025 14.01.2008 tarihinde A.Ç.ile görüşmesinde özetle; Ayhan ÇEVİK'in "Komutanım Allaha şükürler olsun iyiyim şimdi o gördüğünüz Ertan vardı ya. Ertan eeee bana bir şeyden bahsetti ben onun numarasını size versem de yani sizin onu bu tespit etmeniz lazım İsviçreyle ilgili bir şeyler söyledi. Ertan ALTUNKAYA. Bir finans kaynağı varmış. Ee işte şimdi ben telefonda çok detay vermek istemiyorum da." dediği, Veli KÜÇÜK'ün "E siz verin numarasını ben ardayım." Dediği ve "0533 417 69 47" " * S t»

880 (ffjrflf

numaralı telefonu aldığı, A.Ç.'in "Ben kendisine de haber edeyim siz onu bir ararsanız bi davet edin bi sözlü bilgi alın." dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Sayın valim öbür konuyla ilgili biz bir çalışma yaptık. Yalnız eee adamlar yani buu bizim söylediğimiz gibi o rakam böyle bir şey yok diyorlar böyle bir teklif te yok böyle bir bilgi de almmadı diyorlar ve ciddiye de almamışlar açık söyleyeyim. Ben işte bu gün öğleden sonra tekrar görüşecek Ayca hanımla da görüşülecek. Şeylen de Ömer beyin kızıymış Ömer beyle de görüşecekler ama böyle almışlar. Sonra o rakam çok abartılı ben size söyledim yani mümkün değil. Ben takip ediyorum o konuyu." dediği, A.Ç. "O benim benim şeyle ilgili konu. İnşallah hayırlı haberler bekliyoruz komutanım" dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği, Tape:1009 16.01.2008 tarihinde Ayhan ÇEVİK ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "...sayın valim saygılar sunuyorum nasılsınız" dediği, AYHAN'm "İstanbul'a gelmeme gerek var mı" dediği, VELİ'nin "Yok şuanda yok bir şey yapıyorlar haber verecekler" dediği, İŞ TAKİBİNE İLİŞKİN GÖRÜŞMELER Tape:1038 14.11.2007 tarihinde Mehmet EYMÜR ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Mehmetçim merhaba. Vakıftayım ya Türk Dünyasındayım, sen ne...?" dediği, Mehmet'in "İş ihtiyacı olan kimse var mı?" "Ya bizim Sönmez beyin bi işi var da. Sönmez KÖKSAL'ın. Onda çalışacak birini şey ediyoruz ..." "...Erkek de yani birazcık bu şey banka alacaklarıylan ilgili çalışacak." "Muhasebe filan değil. Daha çok istihbarata yönelik." dediği, Veli'nin "Tamam, anladım ben. O vakit bizim emeklilerden birini bulmam lazım sana." dediği, Mehmet'in "Ya biraz da genç olursa daha iyi olur." dediği, Veli'nin "Genç işte emekli derken, Binbaşılıktan falan ayrılmış bu işi girebilecek." dediği, Mehmet'in "SENİN ESKİ KONUNA GİRDİĞİ İÇİN, onun için aklıma geldin." dediği, Tape:1129 08.12.2007 tarihinde Mehmet EYMÜR ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Hayri BAŞBUĞ tanıyosun?" "Şu zazalarla ilgili bi kitap falanda yazmıştı" "Hatırladın mı?" dediği, MEHMET'in "Hayal meyal" dediği, VELİ'nin "Onu bi şey yapsan hele" dediği, MEHMET'in "Bir öğrenmeye çalışalım kim" dediği, Tape:1048 17.11.2007 tarihinde Erdal...? ile görüşmesinde özetle; Erdal'ın "Paşam Bursa'dan Metin Bey geldi." dediği, Veli'nin "He ben Yenipazar'dayım gelecem. Yarım saat sonra çıkıyorum." dediği, Tape:1049 17.11.2007 tarihinde Osman...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "...Sizin orda Yalçınlar Tekstil diye bi yer varmış." "Orda Organize Sanayi Bölgesinde." "Kestel'de, kimdir bunlar?" dediği, Osman'ın "Yalçınlar Tekstil, neyine bakalım onun?" diye sorudğu, Veli'nin "Bide Cisi Cisiy." dediği, Osman'ın "He Çisiy Tekstil. Tamam biliyorum o şeyli Hakkâri Yüksekovalı o." dediği, Veli'nin "Ben sana birisini gönderiyorum." "Metin ŞENGÜLER diye bi çocuk gönderiyorum." "ONLARLAN GÖRÜŞTÜRÜN. Bİ TERSLİK Bİ YANLIŞ BİŞEY YAPMASIN." dediği, Osman'ın "Çisiy Tekstille bide Yalçınlar Tekstil değil mi?" diye sorduğu, Veli'nin ise "HE HE, İKİSİ DE AYNI ŞAHISLARIN ZATEN." dediği, Tape:1050 18.11.2007 tarihinde Sedef...? ile görüşmesinde özetle; Sedefin "...Filizde kalıyorum bende, boşandık Volkan'la." dediği, Veli'nin "Volkan söyledi de. Bende merak ettim, nedir ne oldu gene?" "Geldi bana geldi." "Onunla Bilal Albay, Kemal Albay falan geldiler." "Ne iş yapar o Kemal Albay?” dediği Sedef in "Ne yaptığı belli değil. Mafyalara falan karıştı bi ara, bişeyler yaptı” “Para paracı bi adam yani." "Yani bana çok şey gelmiyor. Görüştüğü adamlar pek tekin adamlar değil yani." dediği, f^I^-======^-~ y^~" 881 ' ' "-;

Tape:1057 21.11.2007 tarihinde Necati...? ile görüşmesinde özetle; Necati'nin "Efendim sizin talimatınızı bekliyoruz biz." dediği, Veli'nin "Yarın orda toplantılarım var. Bilahare görüşürüz. Oraya İstanbul'a döndükten sonra tamam." dediği, Tape:1060 29.11.2007 tarihinde Alpaslan...? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Ya duydum da, şey, ben farkında değildim ya." "Kafanı takma hiç yav. Biliyorsun benlen nasıl uğraşıyorlar. Benlen nasıl şey yapıyorlar basın..." "Her zaman her zaman yanındayız." Dediği, Alpaslan'ın "Sağol amca sağol, teşekkür ederim." dediği, Veli'nin "Kafanı takma, her şeyden önce. Sakın ha, tamam mı? Alpaslan biz biliyoruz." "Zamana bırak işi." dediği, Tape:1102 03.12.2007 tarihinde Fahrettin ÖZTOPRAK ile görüşmesinde özetle; FAHRETTİN'in "Nasılsınız paşam?" dediği, VELİ'nin "Yav şeyden Şarkışlayla görüştüm Ordaki Jandarmaya şey yaptım" "Tamer Üsteğmene baktı gitti" "Şubeyle inceledi bakaya kalmış" "Yav geç gönderecek değil yakalama emri çıkar şimdi bunun geçi var mı" dediği, FAHRETTİN'in "Hemen gidip teslim olsun mu?" "Yani siz halledebilir misiniz?" dediği, VELİ'nin "Gidip teslim olacak hemen sevk edecekler ben kendisiyle bi konuşayım Atillayı sen bu akşam sen bana gönder eve gönder bizim" dediği, FAHRETTİN'in "Dersinki şimdi benim lafımı dinlemiyor o hocam bana dedi dersin Turan hoca bana dedi kontrol et dedi bende kontrol ettim de" "Turan hoca Atila'nm askerlik durumunu bi kontrol et dedi dedi dersiniz" dediği, Tape:1103 03.12.2007 tarihinde Atilla Turan ÖZTOPRAK ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Sen bizim eve bi gel şu şeye bi bak bakalım bilgisayara" dediği, ATİLLA'nın "Tamam geleyim hemen" dediği, Tape:1104 03.12.2007 tarihinde Turan..? ile görüşmesinde özetle; TURAN'in "Bu Atilla'yı ne yapacaz" dediği, VELİ'nin "Atilla ben ona evde eve çağırdım" "Bilgisayara bak falan diye bu bakaya kalmış Şarkışlaylan konuştum kendi biliyo belki de Şarkışlaylan görüştüm Sivastan" dediği, TURAN'm "Şimdi gönderirsek normal olur mu cezasız falan" dediği, VELİ'nin "Ben yarın tekrar görüşecem Sivaslan Askerlik Dairesiylen" "Ben Turan hoca hoca bana şey yaptı ben onun üzerine araştırdım diyecem haberin ola" dediği, Tape:1077 04.12.2007 tarihinde Emel MÜFTÜOĞLU ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Emelcim merhaba Veli paşa" "Sen hiç o kadar şey yapmana gerek yok çocuğun ismini ver bana ne istiyor ben bir telefonla telefonu ver ben bir arayayım" dediği, Emel MÜFTÜOGLU'nun "Ben ne istiyor biliyor musunuz paşam buralara bir yere aldırabilir miyiz Mersin nüfuslu" "Kısa devre mi olacak diye bir sınava girdi" "İmtihana girdi pazartesi günü sonucu belli olacak ve dağıtılacaklar" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Onu bana daha önce bir şey yapsalardı ya neyse kısa devre olur inşallah Emel cim e sonra sınıfı belli olacak şeyi belli olacak" dediği, Emel MÜFTÜOGLU'nun "evet Serdar TAÇ adı" dediği, Tape:1117 04.12.2007 tarihinde Emel MÜFTÜOĞLU ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün Türk Dünyasında olduğunu, nezaman müsait olacağını sorduğu, Emel MÜFTÜOGLU'nun da "...paşam, kızımın sözlüsü Mersinli, çocuk askerliğe müracat etti, şimdi sınava girdi" diyerek damadının askerliğiyle ilgili yardım istediği, Veli KÜÇÜK'ünde bu konuyu yarın görüşürüz dediği tespit edilmiştir. Tape:1081 04.12.2007 tarihinde Müfit .... ile görüşmesinde özetle; Müfıt'in "Şu an da şeydeyim Kalp Vakfındayım" dediği, Veli KÜÇÜK'ün de Bağlarbaşmda olduğunu ve atölyeye uğrayacağını söylediği, Müfıt'in "... uğra Savaş orda" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Seyhan ın çocuğunla ilgili bir şey yapalım ne yapacaz onu nasıl yapacaz" dediği,

Müfit'in "Ya bir iş bulalım ona ya o çocuğa" dediği, Veli KUÇUK'ün "Mehmet SEYİTALİOĞLU" dediği, Müfit'in "Mehmet SEYDİALİOĞLU ŞEYDİ ALİOĞLU" "İki yıllık ee kamu" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ben şimdi alay komutanını aradım o dışandaymış" "Diyarbakır İl Jandarma Komutanı onunla görüşecem ona söylicem bir göndericem oraya bir baksm bulursa o bulacak alay komutanı bulabilir" dediği, Tape:1121 04.12.2007 tarihinde Emel MÜFTÜOĞLU ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "Ben görüştüm telefon ettim" "Konuştum kendisiyle pazartesi günü tekrar beni arayacak veyahutta ben ararım duruma göre bakacam oldu mu canım" dediği, Emel'in "Tamam paşam sağolun" "Nerdesiniz?" dediği, Veli'nin "EMİNÖNÜNDE HAMDİDEYİZ" dediği, Tape:1122 05.12.2007 tarihinde Turgay..? ile görüşmesinde özetle; Veli'nin "...beni şeyden aramışın ama bana tam anlatamadı şey" "Benim ordaki şey çocuk" dediği, Turgay'm "Efendim Orhan TÜRDOĞAN" "Bu zaza Türkleri konusunda bir iki yayını çıkan soyadı BOZKURT olan bir vatandaş var" "He şimdi bu bizim Turhan hocanın ordada çıkmış bunun kitabı" dediği, Veli'nin "Bu kimin bu şey ya Orhan hocanın görüşmek istediği şahsın mı?" "Güvenç olmaz kim BOZKURT acaba ismini ben sen tanıyorsan ben bulurum ama" dediği, Turgay'm "He ben şimdi 15 dakka sonra arayım" dediği, Tape:1123 05.12.2007 tarihinde Can..? ile görüşmesinde özetle; Çan'ın "Hayri BAŞBUĞ paşam" dediği, Veli'nin "Hayri BAŞBUĞ kim bu?" dediği, CAN'm "İşte bu Turhan hocada bunun Yezidi Türkler diye bir kitabı çıkmış bi de Zaza Türkler diye de var etrafta internette falan dolaşan" "Yani bu arkadaş söylenen o ki MİT'te görevliymiş o bölgedenmiş işte buna bu kitapları yazmış" dediği, Veli'nin "Ben arkadaşlara sorarım MİT'tekiler de bilir ... sorarım bakalım" dediği, Tap:1124 05.12.2007 tarihinde Kerim KANAT ile görüşmesinde özetle; Kerim'in "Bizim yeğen sınava girdide paşam demiştik ya Balıkesir'de" "Girdi aday numarası varmış onu verdiler bana" dediği, Veli'nin "Sen beni bi arar mısın dışarıdayım ben de not alacak durumda değilim" dediği, Tape:1082 11.12.2007 tarihinde Tülay/Saadet... ile görüşmesinde özetle; Tülay isimli bayanın Türk Dünyası diye tanıttığı, Veli KÜÇÜK'ün ".. Atilla ve Fahrettin" isimli şahıslan sorduğu, Tülay'm da Atillanm olmadığını, Fahrettinin olduğunu söylediği, Veli KÜÇÜK'ün de Saadet isimli bayanı istediği, Veli KÜÇÜK'ün "Bugün şeye gidecekti o gitti mi ya kaçıyor bu seferde bu yav" dediği, Saadet'in "... kışlaya faks çekildi dedi faksın sonucunu bugün verecek" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Tamam faks çekildi biz şeye Amasya ya planladık onu" dediği, Tape:1085 12.12.2007 tarihinde Serdar TAÇ ile görüşmesinde özetle; Serdar TAÇ'm ".. Burdur a çıktım Paşa oraya gidiyorum bugün teslim olucam" "..kısa dönem" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Sen Burdur a gittiğinde taburunu bölüğünü bir de komutanların isimlerini falan bana mutlaka bir bildir yada" "Emel şeye bildir de Emel o bana bildirir" dediği,

Tape:1143 25.12.2007 tarihinde Turgay TÜFEKÇİOĞLU ile görüşmesinde özetle; TURGAY'm "Paşam cumartesi günü Turhan hocamın oraya geleceksin inşallah" "Şey var Faruk Arif BUNAK" "Şimdi bu Hayri BAŞBUĞ hani ulaşmak için o gün aramıştınız" "Yalnız bunun iki Türk boyu Zaza ve Kurmançlar diye fevkalade bir kitabı geçti elime eski baskı hatta orda bu arkadaş diyor ki Zaza tarihini de hazırlıyorum diyor" "İki tane takdim edeyim size" "Bide bu kitabın içinde özelikle demiş ki bu kitap hazırlamakta olduğum Zaza tarihine bir ön çalışmadır" dediği VELİ'nin "Geldiğinde bi olmazsa ben bir arkadaşı da bu işe görevlendirdim o takip ediyordu" "MİT' ten onla bi şey yapalım" dediği,

Tape: 1002 25.12.2007 tarihinde Sebahattin KAYA ile görüşmesinde özetle; SEBAHATTİN'in "...Muzaffer Yüzbaşı mı ne yapacak attık içeri komutanım" "Muzaffer Tekin vardı ya komutanım" dediği, VELİ'nin "Bir şey olmaz bir şey olmaz merak etme" dediği, SEBAHATTİN'in "...Hacı Albayı mı da gönderdik şeye Elazığı da" dediği,

Tape:1101 28.12.2007 tarihinde Tevfik.... ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Senin bu eskilerden kalan sağlık bakanlığında adamların vardır" "... GÜMRÜKÇÜOĞLU VARMIŞ MÜSTEŞAR TANIR MISIN" dediği, Tevfık'in de "Tanımam" "Bunlar hep yeni Gümrükçüoğlu kimin adamıdır sana söyleyiyim mi CENGİZ CEL... adamıdır Müsteşar oldu o şimdi" "O Cihangirin abisi var ya Cengiz kardeşi Cengiz" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Bu Zonguldakta bi hastane Baştabibi arkadaş var bana arkadaşlar geldiler burdan da" ".. işte ordan alma malma bilmem ne falan şey yapıyorlarmış da devreye birilerini sokmamız lazım diye düşündüm sen aklıma geldin" dediği, Tevfık'in "Ama o Müsteşar pek birşey yapar mı bilmiyorum bakanın şeyinde onlar" dediği, Veli KÜÇÜK'ün "Ben sana bi şey isim verecem ben sana bi şey yapalım bi onu bi inceleyim oldu" dediği, Tape: 1148/1149/1150 30.12.2007 tarihinde Lütfü TÜRKKAN ile görüşmesinde özetle; LÜTFÜ'nün "KOMÜNİSTLER MOSKOVA'YA DİYE BAĞIRDIK TÜM ZAMANLARDA. BAKTIK Kİ YEŞİL KOMÜNİSTLER İŞBAŞINDA, BİZ DE BURAYA GELDİK. İYİ SENELER DİLİYORUM. MOSKOVA'DAN SELAMLAR. LÜTFÜ TÜRKKAN" şeklinde mesaj gönderdiği,

Tape :1154 31.12.2007 tarihinde Mustafa ....? ile görüşmesinde özetle; Veli KÜÇÜK'ün "Bugün beni şey aradı ordan, Rektör ..o yeni gelen çocuk aradı" dediği, Mustafa'nın "... Osman Metin ÖZTÜRK mü?" diye sorduğu, Veli KÜÇÜK'ün de doğrulayarak kendisini iyi tanıdığını söylediği ve üniversitede yapılacak sempozyumdan bahsettiği, Mustafa'nın da "Ne kadar güzel olur paşam ya, sen bi gel de şu belediye seçimi de konuşuruz, işi yaparız, alalım şunlardan belediyeyi" dediği,

Tape: 1012 02.01.2008 tarihinde Muzaffer..? ile görüşmesinde özetle; VELİ'nin "Muzaffer hocam" "Şimdi bu Oğuz un şeyini görüştüm..." "O alay komutanıymış tanıdığım bir çocuk" "...söyledim ne yapayım nereye vereyim dedi bende sizden İsmail le konuşmadığımız için merkezde tut dedim" "Tamam merkez de tutacak" dediği,

Tape: 1007 14.01.2008 tarihinde Erem..? ile görüşmesinde özetle; EREM'in "CNR dan ayrıldım evdeyim şimdi CNR dan ayrıldım yani" dediği, VELİ'nin "Bu Özbek Dilaver diye birisi var" "Ceyda hanımın yanma gelip gidiyormuş oralarda şey yapıyormuş kim bu adam ya" "...benim adımı da kullanmış bir iki yerde de" dediği, EREM'in "Ya bu çocuk yani bir şeyi yok bir özelliği yok belki bir yani bir ara bu Afganistan tarafında filan galiba bir kullanmışlar veyahut da bir şey olmuş yani yani o dönemlerde onun haricinde burda fazla bir şey yok yani öyle bir" "...Zeytinburnu tarafında oturuyor" "Özbekistan'a falan da gidip geliyor bir ara bir televizyon melevizyon kurucam diyor oralarda radyo kuracağım diyordu öyle anlatıyordu" "Ceyda hanımın yanında işte geldi oraya oturdu bir oda vermişler ona biz geldiğimizde orda bulduk orda oturuyordu..." "Yok değil yok ayrıldı" dediği, VELİ'nin "Şimdi bizim arkadaşa gelmiş bizim şirket de beraber olduğumuz arkadaş var elektronik işi yapıyor" "Ona gelmiş Azerbaycan da demiş ben Bakünün demiş valisi ile görüştüm bilmem nesinin emniyet müdürünü tanırım görüştüm ettim orada demiş şehrin demiş ...nıobil kamera sitemi ...olur sana yaptırırım maptırırım falan diye" dediği,

Tape: 1008 15.01.2008 tarihinde Habip..? ile görüşmesinde özetle; HABİP'nf'Bu sizin orda memleket de Gölpazarı'nda tanıdık var mı paşam" "Benim teyzemin oğlu orda da şimdi" "Şuan orda dağıtımı var 15 gün oldu dağıtımı" dediği, VELİ'nin "Onu sen gitmeden bana haber verseydin ya ben Uysal'a oranın tabur komutanı Uysal Yarbaya söylerdim ya" "...o gittiği yerde ben yardım edeceğim en azından time sokmazdık" "Bilgisayara yüklendi gitti Ankara'ya gitti Asava gitti genel komutanlığın bilgisayarlarına girdi dağıtım bile yapmıştır yeri bile bellidir onların" "Dağıtımdan sonra şey yapalım oldu mu Habip" dediği,

Tape: 1028 22.01.2008 tarihinde Nevzat ? ile görüşmesinde özetle; Bir süre jandarmaların evin çevresinde olduğunu ve arama yaptıklarından bahsederek, Veli KÜÇÜK'ün "Önemli değil oğlum yatarım ben gider yatarım bu vatan için herşeyi yapıcam siz merak" "üzülmeyin ben herşeyi göze aldım zaten, bunu şimdiye kadar konuşmadım hep vatanım milletim konuşmadım bundan sonra bağırıcam arasınlar" dediği,

e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;

(zafer kod) Muzaffer TEKİN ile irtibatları; dosyada mevcut deliler ve inceleme tutanaklarına göre

Şüpheliler Muzaffer TEKİN ve Veli KÜÇÜK'ün basın açıklamalarında birlikte olduğu

1-09.03.2006 Tarihinde Hukukçular Birliği ve çeşitli dernekler adına Kemal kerinçsiz'in Van Cumhuriyet Başsavcılığı ili ilgili yaptığı basın açıklamasında Muzaffer TEKİN ve Veli KÜÇÜK'ün bulunduğu, 2-Basmdan elde edilen görüntülerde bir basın açıklaması sırasında (zafer kod) Muzaffer TEKİN 'in şüpheli Veli KÜÇÜK ün elini öperken görüldüğü, 3- Milli güç Platformu ve Hukukçular Birliği'nin Patrikhanenin Yunanistan' a gönderilmesi konulu basın açıklamasında şüpheliler (zafer kod) Muzaffer TEKİN,Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz, Zeki Yurdakul Çağman, Oktay YILDIRIM Muammer KARABULUT un birlikte oldukları tutanaklardan tespit edilmiştir. Veli küçük isimli şahsın bilecikteki ikamatinde yapılan aramada elde edilen CHROM-GRAPH yazısı ile başlayan kareli okul defterinin "1. Sayfasmda-em.yzb muzaffer tekin şeklinde kayıt bulunduğu, Dosyada mevcut telefon görüşmesinde birşahsm Veli KÜÇÜKe Muzaffer TEKİN yüz başım ne olacak halen çıkmadı demesi üzerine şüphelinin de düzelir şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. TELEFON İDTİBATLARI (aynı numarayla görüşmeler diğer sim karta aittir) -Sedat Peker' in kullandığı 0535 7615190 nolu GSM hattı ile 2 kez görüştüğü, -Sedat Peker' in kullandığı 0535 8771551 nolu GSM hattı ile 1 kez görüştüğü, -Sami Hoştan' m kullandığı 0532 6376537 nolu GSM hattı ile 33 kez görüştüğü, -Sami Hoştan' in kullandığı 0532 6376537 nolu GSM hattı ile 9 kez görüştüğü, -Sami Hoştan' m kullandığı 0532 6682176 nolu GSM hattı ile 12 kez görüştüğü, -Boğaç Kaan Murathan' m kullandığı 0537 4090697 nolu GSM hattı ile 6 kez görüştüğü, -Boğaç Kaan Murathan' m kullandığı 0535 5056666 nolu GSM hattı ile 1 kez görüştüğü, -Mete Can Kurt' un kullandığı 0533 5193535 nolu GSM hattı ile 12 kez görüştüğü, -Fuat Turgut' un kullandığı 0542 2037816 nolu GSM hattı ile 2 kez görüştüğü, -Fuat Turgut' un kullandığı 0506 5059163 nolu GMS hattı ile 2 kez görüştüğü, -Cemal Yiğit' in kullandığı 0216 3599226 nolu Sabit hattı ile 2 kez görüştüğü,

-Muzaffer Tekin' in kullandığı 0532 2919293 nolu GSM hattı ile 5 kez görüştüğü, -Ertuğrul Çakır' in kullandığı 0532 3482757 nolu GSM hattı ile 1 kez görüştüğü, -Muammer Karabulut' un kullandığı 0542 8221246 nolu GSM hattı ile 7 kez görüştüğü, -Emin Şirin' in kullandığı 0532 2626884 nolu GSM hattı ile 107 kez görüştüğü, -Emin Şirin' in kullandığı 0532 2626884 nolu GSM hattı ile 11 kez görüştüğü, -Kemal Kerinçsiz' in kullandığı 0532 2143354 nolu GSM hattı ile 65 kez görüştüğü, -Kemal Kerinçsiz' in kullandığı 0532 2143354 nolu GSM hattı ile 10 kez görüştüğü, -Kemal Kerinçsiz' in kullandığı 0533 2949190 nolu GSM hattı ile 41 kez görüştüğü -Kemal Kerinçsiz' in kullandığı 0533 2949190 nolu GSM hattı ile 54 kez görüştüğü, -Mecnun Odyakmaz' m kullandığı 0533 2711435 nolu GSM hattı ile 33 kez görüştüğü-Mecnun Odyakmaz' m kullandığı 0533 2711435 nolu GSM hattı ile 2 kez görüştüğü, -Emin Gürses' in kullandığı 0532 2066768 nolu GSM hattı ile 11 kez görüştüğü, -Sevgi Erenerol' un kullandığı, 0532 3678060 nolu GSM hattı ile 69 kez görüştüğü, -Sevgi Erenerol' un kullandığı, 0532 3678060 nolu GSM hattı ile 2 kez görüştüğü, -M. Zekeriya Öztürk' ün kullandığı 0532 3412902 nolu GSM hattı ile 39 kez görüştüğü, -Vedat Yenerer' in kullandığı 0532 2457989 nolu GSM hattı ile 122 kez görüştüğü, -Vedat Yenerer' in kullandığı 0532 2457989 nolu GSM hattı ile 71 kez görüştüğü, -Güler Kömürcü' nün kullandığı 0532 2136100 nolu GSM hattı ile 414 kez görüştüğü, -Güler Kömürcü' nün kullandığı 0532 2136100 nolu GSM hattı ile 24 kez görüştüğü Şüpheli Veli KÜÇÜK'ÜN katılmış olduğu örgütsel içerikli eylemler; 1-28.10.2005 günü saat 11.00 sıralarında Fener Rum patrikhanesi önünde Milli Güç Platformu, Hukukçular Birliği, Milliyetçi İşadamları Derneği, Türk Ortodoks Kilisesi, Noel Baba Vakfı tarafından "Patrikhane Yunanistan'a" konulu protesto eylemi yapıldığı, Fener Rum patrikhanesi önündeki topluluğa önce Kemal KERİNÇSİZ tarafından kısa bir konuşma yaptıktan sonra, Noel Baba Vakfı Başkanı Muammer KARABULUT'UN basın açıklamasını okuduğu, Patrikhane kapısına "Patrikhane Yunanistan'a, Hukukçular Birliği ve Milli Güç Platformu" yazılı siyah çelenk bırakıldığı, Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Se vgi ERENEROL, Zeki Yurdakul ÇAĞMAN isimli şahısların katıldığı, 2-10.11.2005 saat 08.30 da Fener Rum Patrikhanesi önünde Hukukçular Birliği, Milli Güç Platformu, MHP İstanbul İl Başkanlığı, İşçi Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Noel Baba Vakfı, Bağımsız Türk Ortodoks Vakfı, Muharip Gaziler Derneği, Yeniden Kuvay-i Milliye Derneği ve Şehit Aileleri Derneği tarafından "Fener Rum Patrikhanesinin Lozan'a ve Atatürk'e,Türk milletine meydan okuduğu ve Rum metropolitanlarının Ekûmenik iddiası ile Balat'taki patrikhanede toplanmasının 10 Kasım Atatürk'ün ölüm yıl dönümüne rastlanmış olmasını protesto etmek" basın açıklamasını Kemal KERİNÇSİZ okuduğu,Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Muammer KARABULUT isimli şahısların katıldığı, 3-09.03.2006 saat 12.00 sıralarında Beyoğlu Galatasaray Meydanı önünde Hukukçular Birliği, Türkiye Harp Malulleri Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği tarafmdan "Org. Yaşar BÜYÜKANIT ve diğer komutanlar hakkında Van C. Savcısı Ferhat SARIKAYA'nm hazırladığı iddianameyi" protesto etmek için basın açıklaması düzenlendiği, Kemal KERİNÇSİZ tarafından basın açıklamasının okunduğu, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM'm katıldığı, 4-2007/1536 nolu soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan Veli KÜÇÜK isimli şahsın bilgisayarından elde edilen "2006 YILI KUVVACISI" Ödül Törenine ait olduğu tespit edilen fotoğraflardan törene Veli KÜÇÜK, Kemal KERİNÇSİZ, Vedat YENERER, Emin GÜRSES isimli şahısların katıldığı da tespit edilmiştir.



i:»(f% j/^7 886

5-25.02.2007 günü Taksim Gezi Parkında Azerbaycan Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen ve dernek başkanı Timur SELÇUK'un katıldığı basın açıklamasına; Veli KÜÇÜK, Av. Kemal KERİNÇSİZ, Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi ERENEROL, Muzaffer TEKİN, Semih Tufan GULALTAY ile Rafet ARSLAN, Emre GULALTAY isimli şahıslann katıldığı mevcut incelem tutanaklanndan anlaşılmıştır. Firari şüpheliTuncay GÜNEYin şüpheli Veli KÜÇÜK ile alakalı video kaydındaki anlatımlarına bakıldığında; Veli KÜÇÜK'ün ERGENEKON ve LOBİ adı verilen örgütsel yapılanması, bu faaliyetleriyle ilgili bağlantılı olan şahıslar ve olaylar hakkında bilgiler verdiği. Tuncay GÜNEY'in anlatımlanndan 1992 yılından beri Veli KÜÇÜK'ün yanında bulunduğu, Veli KÜÇÜK adına bir çok görüşmeye katılarak bilgi ve belgeleri Veli KÜÇÜK'e ilettiğini anlattığı. Tuncay GÜNEY kendisini Veli KÜÇÜK'ün "MUTEMEDİ", Veli KÜÇÜK'ü ise, ERGENEKON bünyesindeki "HÜKÜMET SÖZCÜSÜ" olarak tanımlamaktadır. 1976-77 yılında Mukavmiye Teşkilatı olarak, "Ordu" içinde ERGENEKON adıyla bir "cunta" kurulduğunu, bu örgüt içinde askeri ve sivil üyelerinin olduğunu, Amerika'nın örgütleyip NATO'nun komünizmle mücadele zamanında kurmuş olduğu bu örgütün, Kıbrıs harekatından sonra bölündüğünü, Veli KÜÇÜK'ün de içinde bulunduğu ERGENEKON'un ayrı bir gurup olarak devam ettiğini, (12) kişilik bir yönetici üyeden oluştuğunu, Veli KÜÇÜK'ün bu gurubun "HÜKÜMET SÖZCÜSÜ" olduğunu, Evinde yapılan aramada LOBİ ve ERGENEKON isimli belgelerin çıktığını, bu belgelerin ERGENEKON örgütünün yeniden yapılanmasının bir tasanmı olduğunu, Doğu PERİNÇEK in "Yeniden Yapılanma" diye bir teorisinin olduğunu, Veli KÜÇÜK' nın onu genişleterek tasan haline getirdiğini, LOBİ çalışmalarını, Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OGUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisinin de katıldığı bir ekibin yaptığını, son şeklini ise Veli KÜÇÜK'ün verdiğini, ERGENEKON'un yeniden yapılanmasıyla ilgili tezi, Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile, Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN ile birlikte Bilecik'te hazırladıklarını, Lobi faaliyetleri çerçevesinde; MAFIA, MEDYA, IŞ-TICARET, BANKA, SANAT gibi kollarda faaliyet gösterilmesi, örgüte gelir temin etmek için bunlardan yararlanılması çalışmaları yapıldığını, Veli KÜÇÜK'nm "Mustafa Kemal bu ülkeyi Çeteler le kurdu" diyerek örgütlenmesini savunduğunu, anlattığına göre; Mustafa Kemalin kurduğu örgütlerden birisinin adının karakol cemiyeti olduğu, aynca Müdafa-i Hukuk, Kuvvayı Milliye gibi başka başka örgütlerin olduğunu, bütün bu örgütlerin halen devlet içinde devam ettiğini söyleyerek "çeteler le başardı bir araya gelişi" dediğini, Veli KÜÇÜK'ün de halen bahsedilen yöntemle hareket ettiğini, Sedat PEKER gibi guruplan kontrolü altında tuttuğunu, aynca iş adamlannı örgütlediğini ve soldaki örgütleri kontrol altına almaya çalıştığını, yine birbiriyle zıt gibi görünen guruplarla ilişki içinde olduğu, ,/% W

Veli KÜÇÜKün en önemli özelliklerinden birinin, kendisine çalışan elemanlarını kontrol etmek amacıyla, özellikle gurup içinden bir şahsı kendisine bağlayarak diğerleri baklanda istihbarat aldığını, Örgütün devamlılığının sağlanabilmesi için, uyuşturucu-silah gibi herşeyin mubah görüldüğünü, bunu Veli KÜÇÜK'le birlikte olduğu dönemde fark ettiğini, Veli KÜÇÜK'ün hücre yapılanmasını çok iyi bildiğini ve çok temkinli olduğunu, başkaları ile paylaştıklarını kendisi ile, kendisi ile paylaştıklarını başkaları ile paylaşmadığını, Korkmaz YİĞİT gibi birinden birşey almayı düşündüğünde, mafia olarak SEDAT PEKER'i, gazeteci olarak ta kendisini şahsın üzerine saldırtarak, para koparacağı şahsı sıkıştırıp istediğini aldığını, Veli KÜÇÜK'ün tayinle bir yere gideceği zaman kendi ekibini kaydırdığını, fakat bu olayı çok dikkatli yaptığını, bu nedenle hiç kimsenin fark etmediğini, mesela İzmit Alay dan Giresun'a giderken İzmit Alaydaki adamlarını değil de Kars'ta ki yada Ankara' da ki adamlarını kaydırdığını, Ergenekon yapılanması içersinde Veli KÜÇÜK'ün yanında, Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT, Tuncay GÜNEY, Levent....? (Ülkü ocaklarında), Turan YAZGAN, Necdet SEVİNÇ (Kurultayın genel yaym yönetmeni), Zekai ÖKTE (Türk Tarih Dergisi), Timur KILIÇ, Atilla TUNÇ isimli şahısların olduğunu, Bunların yanı sıra ERGENEKON yapılanmasının; MAFİA, MEDYA, İŞ ve TİCARET camiası, Sanat ve Şarkıcı camiası, TERÖR ÖRGÜTLERİ, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARI ve değişik Dernek kuruluşları ile bağlantılarının olduğu, MAFİA grupları içersinden, Sedat PEKER, Ali YASAK (Drej Ali), Sami HOŞTAN ve Mahmut YILDIRIM (YEŞİL) ile irtibatlı olduğu, MEDYA kuruluşları içersinden, Aydınlık Dergisi, Akşam Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi ve Ulusal TV ile irtibatlı olduğu, İŞ ve TİCARET camiasından, Kemal ÖZDEN'in başkanlığını yaptığı Ulusal Saniyiciler İş Adamları Derneği (USİAD), Ali Avni BALKANER, Korkmaz YİĞİT, Adnan POLAT ile irtibatlı olduğu, SANAT ve ŞARKICI camiasından, Seda SAYAN (Drej Aliyle tanışık), Ajda PEKKAN, İbrahim TATLISES (Veli paşayla samimidir) irtibatlı olduğu, TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN, BİZBULLAH, DHKP-C (Bedri YAĞAN gurubu) ile irtibatlı olduğu, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI olaylarında; JİTEM, Mesut BARZANİ, Amerikan CAT şirketi bağlantısı olduğu, DERNEKLER içersinden; Kemalist hareket, Ulusal Gençlik Birliği, Atatürkçü Düşünce Derneği ile irtibatlı olduğunu beyan ettiği. MEDYANIN ELEGEÇİRİLMESİ VE KONTROLÜ Samanyolu Televizyonundan ayrıldıktan bir süre sonra, Veli KÜÇÜK'ün kendisine, HBB Televizyonunda Bülent ÖZTÜRKMEN ve Behiç KILIÇ ile görüşme yapmasını, Behiç KILIÇ in oradan ayrılarak Akşam Gazetesine geçeceğini, oraya Selahattin SADIKOGLU nu getireceklerini söyleyerek HBB TV ye gönderdiğini, orada Behiç KILIÇ ve Selahattin SADIKOGLU ile tanıştığını, Behiç KILIÇ'ın "Veli abi bahsetmiştir, Akşam Gazetesine

böyle bir operasyonumuz var, orda güzel bir gazete yapacağımız inancındayız" dediğini, şahısla konuşmasından sonra, Akşam gazetesinde işe başladığını, Akşam gazetesi sahibi Mehmet Ali ILICAK'ın Veli KÜÇÜK'ün kontrolünde olduğunu, gazeteye geçtikten sonra Veli KÜÇÜKyla oturup, gazeteden kimlerin tasfiye edileceğini konuştuklarını ve bazı kişileri tasfiye ederek gazetenin kontrolünü ellerine aldıklarını, Aslan BULUT, Alev ÇUKURKAVAKLI gibi bazı gazetecilerden ekip kurduklarını, gazetede çıkacak bir çok haberde Veli KÜÇÜK'ün onayının alındığını, Akşam gazetesinde çalıştığı dönem içersinde, kendileriyle ilgili diğer gazetelerde haberlerin çıkması üzerine, Veli KÜÇÜK ile bir toplantı yaptıklarını, Veli KÜÇÜK'ün "Doğu PERİNÇEK le ilişki kuralım Adnan AKFIRAT - Ferid İLSEVER le falan bu arkadaşlara kaynaklar çok akıyor bunlardan yönlendirirsek daha iyi olur" dediğini, bunun üzerine Doğu PERİNÇEK'le irtibat kurduğunu, Ferid İLSEVER, Adnan AKFIRAT ile görüştüğünü, Aydınlık gazetesinden ve diğer yerlerden aldıkları tüm bilgileri yayınlamadan önce Veli KÜÇÜK'e gönderip onaylattığını, Yine Adnan AKFIRAT'm kendilerine yazılar hazırladığını ve bazı belgelerle birlikte verdiğini, CİA nm güneydoğuda faaliyetleriyle ilgili bazı bilgileri bu şahıstan aldığını, Veli KÜÇÜK'nm bu şekilde basında örgütlendiğini, Doğu PERİNÇEK ile Veli KÜÇÜK'ün görüşmediklerini, ancak Adnan AKFIRAT Ferid İLSEVER Ankara da Hasan YALÇIN Paris te Özcan isimli şahısların, Akşam gazetesinin mutemet elemanları gibi olduğunu, bu şahısların Doğu PERİNÇEK le birlikte hareket ettiklerini, Hasan YALÇIN İstihbarat Genel başkan yardımcısı, Ferid İLSEVEN'in Aydınlığın ve Ulusal TV nin genel yayın yönetmeni, Adnan AKFIRAT m partinin... disiplin kurulu üyesi olduğunu, Doğu PERINÇEK'in, Gülay GÖKTÜRK, Nuri ÇOLAKOGLU, Faik BULUT, Cengiz ÇANDAR gibi şahısları gazetecilikte yetiştirdiğini, Tuncay ÖZKAN'm Doğu PERİNÇEK in adamı olduğunu ve bu şahsı Doğu PERİNÇEK'in yönlendirdiğini, Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK'i rahatlıkla kullandığım, Doğu PERİNÇEK'in Hukuk profesörü olduğunu ve ailesinde siyasetçi, askerlerin bulunduğunu, babası Sadık PERİNÇEK'in Adalet Partisi kurucularından olduğunu, görünenin aksine Doğu PERİNÇEK'in Türkiye nin içindeki Nato örgütünde askerlerin bir numaralı adamı olduğunu, Türkiye deki askerlerin içindeki Amerikancı kesimle beraber hareket ettiğine inandığını, bir dönem Doğu PERİNÇEK'in İsraille anlaştığı şeklinde haberlerin çıktığını, Doğu PERİNÇEK'in Amerikan düşmanı olmadığını, İsraile bölgesel hizmet ettiğine inandığını, Kendisinin Doğu PERİNÇEK ile halen birlikte olduğunu, ancak hücre yapılanması olduğu için haber kaynaklarını bilemediğini, bu konuda tek yetkilinin Adnan AKFIRAT -Ferid İLSEVER olduğunu, Bir dönem Aydınlık Dergisinin İngiltere muhabiri, Hasan YALÇIN'm danışmanı ve tercümanı Doğan DUYAR ile K.Irak'a gittiklerini, ancak Habur gümrükteki polis kontrolünde pasaportunda sorun çıktığını, bunun üzerine Silopi Tugay komutanı Tuğgeneral Nejat MÜLDÜR ün bu konuyla bilfiil ilgilenerek yanma bir yüzbaşı verdiğini, daha sonra K.Irakta Komünist Parti başkanı ile görüştüklerini, Susurluk olayından sonra, Radikal Gazetesinin, Veli KÜÇÜK hakkında "Nerede Faili Meçhul Orda Veli KÜÇÜK" diye manşet attığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK'ün "Doğu PERİNÇEK gitsin Aydın DOĞAN ile görüşsün" dediğini, Doğu PERİNÇEK'in Aydın DOĞAN ile bu konuda görüştüğünü, Aydm DOĞAN'm bundan sonra Milliyet Gazetesinde falan haber yapmamaya gayrete edeceğini, Radikali de damadıyla görüşüp etkileyeceğini" anlatarak "Veli KÜÇÜK'ya söyleyin Hürriyet Gazetesi her ne kadar bende görünse de Hürriyet Gazetesi benim değil KOÇ' UN dediğini,


Bu gelişmeler üzerine Veli KÜÇÜK'ün, Marmara Denizinde bulunan KOÇ'UN adasını taciz etmeye başladığını, adanın fotoğraflarının çekildiğini, bunu Behiç KILIÇ'm organize ettiğini, bu gelişmeler üzerine Rahmi KOÇ'un, Mesut YILMAZ'in danışmanı vasıtasıyla Veli KÜÇÜKyla yemek yiyelim diye haber gönderdiğini, Veli KÜÇÜK'ün Number One TV ve radyosu sahipleri Ömer KARACAN'a destek verdiğini ve bir gazete çıkarma teorilerinin olduğunu, Ali KARACAN'm bir gazette kurması konusu gündeme geldiği, ancak Veli KÜÇÜK'ün daha sonra bu şahsa desteği kestiğini, CUMHURİYET GAZETESİNİN ALINMAYA ÇALIŞILMASI; Basında kuvvetli bir şekilde yer alabilmek için Cumhuriyet gazetesinin alınmasını düşündüklerini, Özdemir SABANCI suikasti sonrasında Veli KÜÇÜK'ün Şevket SABANCI'ya olaylar hakkında bilgi vermesi nedeniyle bir güven oluştuğunu, bu nedenle Cumhuriyet Gazetesininin Gürbüz ÇAPAN'ın elinden alınması için, Şevket SABANCFnm Mete AKYOL aracılığı ile Veli KÜÇÜK'e teklif yaptığını, Sabancıların bu iş için 5 milyon dollar vereceklerini söylediklerini, Veli KÜÇÜKnm Cumhuriyeti almak için Gürbüt ÇAPAN la görüşmesi talimatı verdiğini ve "yukarının emri var dersiniz" dediğini, bunun üzerine Doğu PERINÇEK'e giderek "Hüseyin KIVRIKOGLU nun emri olduğunu, Veli KÜÇÜKnm böyle söylediğini" anlatarak Gürbüz ÇAPANLA bu konuyu görüşmesini söylediğini, ilerleyen günlerde İlhan SELÇUK'un da "ekarte edilmesi"nin konuşulduğunu, gazetenin alınması için Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği başkanı Kemal ÖZDEN isimli şahıstan 3 Milyon Dollar para alınmasını görüştüklerini, konulann Gürbüz ÇAPAN ve Kemal ÖZDEN ile görüşüldüğünü, Başkanlığını Kemal ÖZDEN'in yaptığı Ulusal Saniyiciler İş Adamları Derneğinin çırağan sarayında, kapalı kapılar ardında bir toplantı yaptığını, bu toplantıya 10 kişilik elit iş adamının katıldığını, toplantıda Veli KÜÇÜK'ün "arkadaşlar grup örgütlenmesine gitmeliyiz, yani iş adamları örgütlenmesine gitmeliyiz" diyerek LOBİ'nm özetini anlattığını, bu lobi içinde "bir gazete bir tanede televizyon lazım" dediğini, televizyonu organize edebileceklerini, çünkü Doğu PERİNÇEK'in elindeki televizyonu alacaklarını ve normal televizyon hattına çevireceklerini, ancak bir gazeteye de ihtiyaç olduğunu anlattığını, bunun üzerine Kemal ÖZDEN "Cumhuriyet'i düşünüyoruz" dediğini, öbür iş adamlarının da bunu desteklediğini, Veli KÜÇÜKnm "mutlaka basın olmalı basma girmeliyiz güçlenmek için basın olmalı en büyük eksiklik şimdi basın" dediğini, Bu gurup için Cumhuriyet Gazetesinin alınmasının çok önemli olduğunu, çünkü Cumhuriyet Gazetesinin kaynaklan ve ilişkileri bakımından çok iyi olduğunu, bu ilişkinin "Cumhuriyet demek derin devlet demek, İttihat Terakki çiler demek, Alman devletinden para almak demek" şeklinde özetlenebileceğini, Konuyla ilgili ENKA tesislerinde general Veli KÜÇÜK, Gürbüz ÇAPAN, Ferid İLSEVER, Kemal ÖZDEN ve Gürbüz ÇAPAN'ın Esenyurtta bloklarını yapan Müteahhit Ümit ÜLGEN in birlikte yemek yediklerini ve hisseler konusunda görüşüldüğünü, görüşmeler sonunda Cumhuriyet gazetesinin başına Mete AKYOL, gelirler giderler müdürlüğüne Ümit ÜLGEN ve Kemal ÖZDEN'in getirileceği, içerdeki kadrolaşmayı da Doğu PERİNÇEK ile Mete AKYOL'un yapacağının kararlaştınldığı, Bu dönem içersinde Doğu PERİNÇEK'in Ulusal TV için Avprupadan 500 Milyar para getirdiğini, bu paranın bulunabilmesi için Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Haluk ŞAHİN (ARENA programından) gibi şahıslann, Almanya -Fransa gibi ülkelere iki kere tur yaptığını, Avrupada PKK ve İslami kesimin para toplayabileceğini ancak Doğu PERİNÇEK'in toplayamayacağmı, bu parayı nasıl topladıklarını bilmediğini, bu şekilde Ulusal TV nin deneme yayınlarına başladığını,

TİCARİ FAALİYETLER Veli KÜÇUK'ün lobi faaliyetleri çerçevesinde, Kemal ÖZDEN, Ali BALKANER, Korkmaz YİĞİT, Adnan POLAT gibi işadamları ve yöneticilerden yararlandığını, Ulusal İş Adamları Derneği (USİAD)'ı, TÜSİAD gibi yapmak için çalıştığını, bu nedenle USİAD la periyodik olarak sık sık toplantılar yaptıklarım, USİAD içersinde Kemal ÖZDEN, Ümit ÜLGEN, Musa TANRIKULU, Adnan POLAT , amcaoğlu Zeki POLAT gibi şahısların olduğunu, ancak Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇUK'ün sitem etmeleri sonrasında, Başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olan Zeki POLAT'm USİAD dan atıldığını, Veli KÜÇUK'ün Zeki POLAT hakkında MİT ten olduğunu söylediğini, MAFİA BAĞLANTILARI SEDAT PEKER; Sedat PEKER'in 23 yaşında, Ali İhsan USKOL vasıtasıyla Veli KÜÇÜK ile tanıştığını, Sedat PEKER'in ilk dönemler sokak kabadayısı olduğunu, Veli KÜÇÜK ile tanışmasından sonra, örgütlenmeye başladığını, Sedat PEKER in örgütlenmesinin öbür mafya gruplarına benzemediğini, her kurumda ve farklı konumlarda adamlarının olduğunu ve çevreye yüklü miktarlarda para dağıttığını, Veli KÜÇUK'ün "mafia" yapılanması olarak ilk sıraya Sedat PEKER'i koyduğunu, çünkü Sedat PEKER'in laftan çıkmayıp söz dinleyen, Veli KÜÇÜKnm bir dediğini iki yapmayan, oğlu gibi sevdiği bir kişi olduğunu, Sedat PEKER'in adamı olan Mecnun ODYAKMAZ'm örgütü elinde tuttuğunu, Veli KÜÇÜK ile Balmumcu Merkez Komutanlığmdaki evinde çalışma odasında otururlarken, SİMTEL (SİMENS de olabilir)'i Sedat PEKER'e aldıklarını, orada iyi bir organizasyon gerçekleştireceklerini anlattığını, Sedat PEKER'in "deprem zedelere yardım etmesi gibi" halka bazı yardımlarda bulunmasının, Veli KÜÇUK'ün teorisi olduğunu, Sedat PEKER'in de bu teori üzerinden hareket ettiğini, Veli KÜÇUK'ün Sedat PEKER gibi bir çocuğu yirmi üç yaşından beri yürüttüğünü, kendisinin Veli KÜÇÜK'le birlikte olduğu dönemde Ergenekon - Lobi yi çözdüğünü, ancak mafyada ki insanları yönetirken nasıl kendini kamufüle edebildiğini çözemediğini, SAMİ HOŞTAN;_ Veli KÜÇÜK ve JİTEM'in yaptığı uyuşturucu trafiğinde yer aldığını, ALİ YASAK (DREJ ALİ); Ali YASAK susurluk kazasında, Veli KÜÇÜK tarafından kullanıldığını, Susurluk kazası sonrası olay yerine ilk giden kişilerden olduğunu ve kaza yapan araçtaki çantayı drej Ali'nin aldığını, ayrıca cenazeleri de Drej Ali'nin aldığım, MAHMUT YILDIRIM (YEŞİL); 1993 yılında Silopi Haç Konaklama tesislerine yakın Botaş'da bulunduğu bir sırada, Ali YILDIZ ve Yüzbaşı Sebahattin....? (Zahoda Kızılay Hilal Akmerde Tim görevlisi) isimli şahıslarla sohbet ettiğini, YEŞİL den bahsedildiğini, bu şahsın itirafçı olduğu, JİTEM'in içinde görevli olduğu, memur statüsünde olmadığı, YEŞIL'in Veli KÜÇUK'ün adamı olduğunun anlatıldığını, Sebahattin Yüzbaşının İzmit'te Veli KÜÇUK'ün yanma gelip gittiğini, yine İzmit Jandarma Alay Komutanlığında ve Giresun'da Veli KÜÇÜK le beraber olan Yüzbaşı Mustafa ? nm kendisine anlattığına göre; 1998 yılında Veli KÜÇUK'ün Giresun'da Tugay Komutanı olduğu dönemde, YEŞİL'in gelip gittiğini anlattığını, kendisinin bu konuyu Veli KÜÇÜK'e sorduğunda, "YEŞİL'in kendi elemanı olduğunu, örgüte kendisinin aldığını, bir dönem birlikte çalıştıklarını, Mehmet EYMÜR'ün de YEŞİL ile çalıştığını, ancak YEŞİL ile çalışmak için kendisine yetki verildiğini" söylediğini,

Veli KUÇUK'ün, YEŞIL'in karıştığı olaylarla ilgili MIT-Mehmet EYMUR'ü suçladığını, MİT'in YEŞİL'i yanlış kullandığını anlattığım, SEMİH TUFAN GÜLALTAY; PKK'nın K.Irakta Celal TALABANİ ile uyuşturucu işi yaptığım, PKK nın yanında yer alan Akın BİRDAL'm vurulması emrini (YEŞİL) Mahmut YILDIMM'in verdiğim, Yeşil'in Veli KÜÇÜK'ün adamı olduğunu, Yeşilin adamının da Cengiz Astsubay olduğunu, Semih Tufan GÜLALTAY'm Akın BİRAL'ı vurmaktan yakalanıp ceza evine konulduğunu, Bir dönem Semih Tufan'm kardeşi Emre GÜLALTAY'm Korkmaz YİĞİT'i sıkıştırdığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK'ün Emre yi yanma çağırdığını, Emre GÜLALTAY'm Veli KÜÇÜK'ün karşısında "iki büklüm oturarak" bir emri olup olmadığım sorduğunu, Bunların haricinde, Veli KÜÇÜK ile ilişkili mafia gurupları olarak; altıncı filodaki Havacı OĞUZ'un olduğunu, ayrıca Şenol ACAR'm olduğunu, Şenol ACAR'm Sedat PEKER'e düşmanmış gibi bir hava vermesine rağmen böyle olmadığını, yine Veli KÜÇÜK'ün Ali İhsan USKOL'un oğlu, Levent USKOL aracılığı ile Kürşat YILMAZ'la görüştüğünü, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE BAĞLANTILARI; Veli KÜÇÜK'ün İranla arasının çok iyi olduğunu, İran da MOD isminde bir örgüt olduğunu, bu örgütün İran'ın Gladyosu olduğunu, MİT yada Polis'in uyuşturucu işi yapamayacağını ancak JİTEM'in çok rahatlıkla uyuşturucu işi yaptığım, CAK (CAT) isminde bir Amerikan Şirketinin bulunduğunu, bu şirketle ilgili geniş bir araştırma yapıldığını, Doğu PERİNÇEK'in şirketle ilgili bilgileri Veli KÜÇÜK'e verdiğini, CAK şirketinin uyuşturucu işi yaptığım, Mesut BARZANİ'nin de uyuşturucu işi yaptığını, ancak BARZANİ'nin aldığı uyuşturucuyu İsrail-Türkiye paralelinde CAK firmasına verdiğini, Celal TALABANİ'nin de o bölgede uyuşturucu ticareti yaptığını, TALABANİ'nin uyuşturucuyu Afaganistan'dan alarak Fransa-Almanya-Hollanda üçgenine verdiğini, bu ticareti Kürt iş adamları vasıtası ile yaptığım, PKK terör örgütünün de TALABANİ'ye uyuşturucu verdiğini, Celal TALABANİ'nin ayrı örgütlerle uyuşturucu işi yapmasından dolayı sevilmediğini, İlerleyen dönem içersinde CAK firması, uyuşturucu kaçakçılığı konusunda Türkiye'yi yani askerleri ekarte ederek uyuşturucuyu kaynağından almaya başladığını, Afganistan'dan ek olarak uyuşturucu alınması, Burhanettin RABBANİ ile anlaşılması için, İran'ın onayının gerektiği, İran olmadan bu çalışmanın yapılamayacağını, bu yüzden CAK firmasının bu şekilde anlaşma yaparak Türkiye'de ki uyuşturucu bağlantısını aradan çıkardığını, bu yüzden Askerlerin CAK firmasıyla uyuşturucu konusunda sürtüştüğü (anlaşamadıkları), Veli KÜÇÜK'ün CAK firmasıyla ilgili ayrıntıya girmeden haber yapılmasını söylediğini, kendisinin de Akşam gazetesinde "kısır" ayrıntıya girmeden bir haber yaptığını, Ayrıca Çekiç Güç subaylarının Adana'dan yönlendirilmesiyle ilgili fotoğrafların kendilerine geldiğini, bu fotoğraflarda, Amerikan askerlerinin, KJrak ta sözde Peşmergeler için ev-kamp yaptığı, ancak bu kampları PKK terör örgütünün kullandığının yer aldığı, bu haberi Akşam Gazetesinde yayınladığını, Veli KÜÇÜK'ün bu haberleri yayınlatmasının sebebinin ise, Amerikan CAK firmasıyla ilgili Uyuşturucu dan kaynaklanan sorunlar olduğunu, ana meselenin bu olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün bu şekilde basın yoluyla Amerikalılara saldırarak uyuşturucudan gelen gelirin tamamını kaybetmemeye çalıştığını, bu olay sonrasında Amerikalılar Afganistan'dan İran'dan mal aldıkları için, Türkiye ile de iyi geçinmek zoranda kaldıklarını uyuşturucudan gelen gelirin, eskisi kadar olmasa da devam ettiğini,

Hüsamettin TÜRKMEN'in Kerküklü olduğunu ve Veli KÜÇÜK ile beraber çalıştığını, Kuzey Irak da yaşadığını, geçmişte İstihbaratlada çalıştığını, bunların içinde Amerikaya yerleşen Aziz.... isimli bir şahsında bulunduğunu, Veli KÜÇÜKnm bunları kullandığını, Hüseyin TÜRKMEN ile yaptığı sohbetlerde, K.Iraktan toplanan uyuşturucuyu İskenderunda serbest bölge limamma götürdükleri sırada Polis tarafından durdurulduğu, bunun üzerine Veli KÜÇÜK'ü aradığı, onunda Diyarbakırdan Eşref HATİBOĞLU olabilir, bazı subayları göndererek "malı" aldırıp İskenderun'a götürdüğünü, uyuşturucunun miktarını bilmediğini ancak uyuşturucunun Sami HOŞTAN'a ait olduğunu, Doğu PERİNÇEK'den Sami HOŞTAN'm HAP işi yaptığını öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK'in isteği üzerine bu konuyu Veli KÜÇÜK'e anlattığını, onunda "ben herzaman bunun dosyasını temizleyemem, Sami'yi Ömer Lütfü TOPAL' m yerine koyarak biz hata yaptık' dediğini, Veli KÜÇÜK'ün bilgisi dahilinde, Sami HOŞTANLA ilgili olarak, Fransız İstihbaratı (OJD) Türkiye sorumlusu ile görüştüğünü, görüşme talebinin OJD den geldiğini, Doğu PERİNÇEK, Doğan DUYAR (Hasan YALÇIN'm yardımcısı ve Paris muhabiri) vasıtası ile Palas Otelinde bir görüşme yaptıklarını, Fransız İstihbarat sorumlusunun, "Sami HOŞTAN'm uyuşturucu işi yaptığı, Veli KÜÇÜK'ün de uzun zamandır buna sahip çıktığı, askerlerin uyuşturucu işine yıllardır yol verdiği, JİTEM'in uyuşturucu trafiğinde yer aldığını' anlatarak Sami HOŞTAN ile görüşmek istediğini, kendisinin de Sami HOŞTAN'm telefonundan aradığını, fakat Sami HOŞTAN'm kendisine kızarak "Veli abiye sor eğer bir şey varsa Veli abi açıklasın' dediğini, bu görüşmeden sonra şahısların yanından ayrılarak Drej Ali'nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuklarını ve konuyu anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK'e bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK'ün de "Sami HOŞTAN'a görüşme yapmamasını' söylediğini, kendisine de "Doğuya söyle fransız istihbaratından gelenleri yönlendirsin(oyalasm), askerlik yapmıyor desin' dediğini, Güneydoğudayken, Veli KÜÇÜK'den sonraki yetkili kişinin, Diyarbakır'da alay komutanı Eşref HATİPOĞLU, Tunceli bölgesinde Halil İbrahim AKAR olduğunu, uyuşturucu temasında işlenen bütün yolların Eşref HATİPOĞLU na yansıdığını, hatta Diyarbakır da bazı ihalelere Drej Alinin girmesi için, Eşref HATİPOĞLU tarafından ihaleye fesat karıştırıldığını, HATİPOĞLU'nun bir kaç defa ihaleleri iptal ettiğini, Veli KÜÇÜK'ün Karadeniz Bölge Komutanı olmasından sonra, bütün uluslar arası uyuşturucu merkezleri- istihbaratları, trafiğin Karadeniz'e geçtiğini, buradaki işaretin Veli KÜÇÜK olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün dört-beş tane dil bildiğini, Fransız istihbaratı OJD'nin bir çok defa Jitem uyuşturucu yapıyor diye belgeler (rapor) yayınladığını, Yine Nejat TAŞ ve JİTEM'in ortak olduğu uyuşturucunun Kısmetim-1 isimli gemide olduğu, Askerlerden de yüzbaşı Mustafa nın Nejat TAŞ'm yanında olduğu, ancak polisin bu gemiye operasyon yaptığını, bunun üzerine Nejat TAŞ'm Vali Hayri KOZAKÇIOĞLU ve Emniyet Müdürü Necdet MENZİR ile anlaşarak bu mala ortak olduklarını, Kısmetim-1 de bulunan uyuşturucunun yerine ulaştırıldığını, fakat geminin batırılmış gibi yapıldığını, oysa batan geminin içinde uyuşturucu olmadığını, o süreçte Nejat TAŞ, vali Hayri KOZAKÇIOĞLU, Necdet MENZİR ve yüzbaşının oturup anlaştıklarını, bu yüzden Hayri KOZAKÇIOĞLU, Necdet MENZİR'in JİTEM ile aralarının bozulduğunu, Veli KÜÇÜK'ün anlatımlarından, Necdet MENZİR ile aralarının açık olduğunu anladığını, Veli KÜÇÜK'ün bu konulardan bahsederken yanında yüzbaşı Mustafa nında olduğunu, Nejat TAŞ ile yüzbaşı Mustafa çok sık görüştüğünü, bankaları kumarhaneleri olan Sedat ÇOLAK'm da Nejat TAŞ la arasının iyi olduğunu,

SİLAH KAÇAKÇILIĞI VE BAĞLANTILARI

Veli KÜÇÜK'ün komutan ELÇİBEY'e çok önem verdiği, ELÇİBEY in kendisinin akrabası olduğunu söyleyerek ölmeden öncede Bilecik te onun adına yemek verdiği, GATA da tedavi ettirdiği, ELÇİBEY'e silah gönderdiğini, Yine bir dönem K.Irak'a gitmek üzere Ayşe ÖNAL, Bengüç...?, Doğan DUYAN (Aydinlik Dergisi Paris muhabiri) isimli şahıslarla Habura gittiklerini, altlannda Beş yirmi (5.20) İ BMV koyu yeşil cırtlak bir araba olduğunu, haburda Gümrük Baş Muhafızı Müdürü Cemal ? in adamlarının kendilerini karşıladığını, daha öne gümrükte Veli KÜÇÜK'ün adamı ve Jitemde çalışan Ali Balkan METE olduğunu, aynca Veli KÜÇÜKnm Cemal ?'i de tanıdığını, arkadalarında konteynırlı iki arabanın daha olduğunu, bunlarm içinde silah olduğunu Habur Hac konaklama tesislerinde Yaşar....? isimli şahıstan öğrendiğini, JİTEM den gelen elemanlarında yanlarında olduğunu, araçlara arap plakası takıldığını, Gümrük Müdürü Cemal'in pasaport işlemlerini hallettiğini, K.Irak'a geçtikten sonra Zahoya, daha sonro Dohok'a gittiklerini, bir hafta kadar kaldıklannı ve Erbile geçtiklerini, orada altlannda bulunan BMW'nin alındığını, başka bir araç verildiğini, Kürdistan Başkanı Kosret RESUL ile görüştüklerini, orda kaldığı dönemlerde, Jitem subaylarıyla silahlardan onikibin (12000) adetini Barzaniye, (12000) adetinin Talabaniye verildiğini, ancak Kosret RESUL'un kendilerine altı bin (6.000) adet silah verildiğini söyleyerek "Tamer hep bize böyle şeyler yapıyor" dediğini, geriye kalan altı bin (6.000) silahın ise Talabaninin adamları ve Binbaşı Tamer ve diğer subayların, Kale Dizar denilen Komisin Parti binasında PKK'lı Cemil BAYIK'a teslim ettiklerini, Cemil BAYIK'm bu silahların, Doğu PERİNÇEK in organizesinde, yani üst kadro içindeki "cunta" hareketinden geldiğini bildiğini, K.Irakta muhatap olduğu şahısların kendisini "Doğu PERİNÇEK'in referansıyla Aydınlık Dergisinden geliyor" şeklinde tanıdıklarını, Binbaşı Tamer....? in soy ismini bilmediğini ancak uzun boylu sanşm bir şahıs olduğunu, Doğu PERİNÇEK'in bir dönem PKK ile ittifakı bozduğunu söylediğini, ancak bu ittifakın devam ettiğini, Türk gladyosunun içinde Doğu PERİNÇEK Ömer SÜRÇİ gibi, Irak Küdistan Kominist partisi ve PKK gibi örgütlerin ilişkilerinin devam ettiğini, Daha sonraki dönemlerde, Kırıkkale Silah Fabrikasında büyük bir patlama olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün bu patlamayla ilgili kendisine haber yapmasını söylediğini, Veli KÜÇÜK'ün, Çevik BİR paşayı CIA nın adamı olarak gördüğünü, bu yüzden talimattan ile bu patlama olayını Çevik BİR gurubunun üzerine yıktıklannı, bu yönde haber yaptıklannı, haberlerin kendi istekleri doğrultusunda Aydınlık ve Hürriyet gazetesinde çıktığını, neden bu şekilde haber yapıldığını bilmediğini ancak Veli KÜÇÜK'ün Karadeniz'den Elçibey'e giden silahların ortaya çıkmasmdan korktuğunu, Kuzey Irak'a giden silahlardan korkmadığını, çünkü orasının çok kanşık olduğunu, fabrikaya yapılan sabotajı kimin yaptırdığını bilmediğini,

TERÖR ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTILAR HIZBULLAH;

Veli KÜÇÜK le olan birlikteliği sırasında, şahsı anlamaya çalıştığını, Veli KÜÇÜKnm çok geniş kapsamlı ve profesyonel çalıştığını, Veli KÜÇÜK'ün anlaşılabilmesi için, Veli KÜÇÜK tarafından kendisine verilen ALAMUT KALESİ ve DAĞLARIN ŞEYHİ HASAN SABBAH isimli kitaplann okunması gerektiğini, şahısla birlikte olduğu dönem içersinde edindiği tecrübe ve bahsi geçen kitapları okumasından sonra Hizbullah'ın da Teoman KOMAN paşayla Veli KÜÇÜK tarafından kurduğunu anladığını, örgütlenmenin Teoman KOMAN paşa tarafından yapıldığını,

Bir dönem Doğu PERİNÇEK'in adamı olan ve Güneydoğu-Diyarbakır muhabiri Halit GÜNGEN'in, Jandarma Genel Komutanlığında Hizbullahçı İlimcilerle Menzilcilerin eğitilmesini fotoğrafladığını, Hizbulkontrayı ortaya çıkardığını, fotoğrafları Doğu PERİNÇEK'e gönderdiğini, ancak yayınlanmadan Halit GÜNGÖR'ün öldürüldüğünü, o dönemde Adnan AKFIRAT'm da Halit GÜNGÖR'Ü Türk Gladyosunun öldürdüğünü söylediğini, daha sonraki dönemde "Kemalist-Sosyalist" ismi ile bir ittifak yapıldığını,

PKK-KONGRA/GEL;

Veli KÜÇÜK'ün basında örgütlenmek için, bir çok kişiyle irtibata geçtiğini, Ferid İLSEVER ile görüşmesinde Veli Albayı anlattığını, Ferid İLSEVER'inde Veli KÜÇÜK'ü "Yüzbaşı MİT subayı" diye ilk keşfeden kişi olduğunu söylediğini, Doğu PERİNÇEK in yasaklı olduğu dönemde Sosyalist Parti nin Güneydoğu' da propaganda yaptığını, Ferid İLSEVER Sosyalist Parti başkanıyken Abdullah ÖCALAN ve Doğu PERİNÇEK'in ittifak yaptıklarını öğrendiğini, Veli KÜÇÜK'ün Karadeniz'de, Giresun'da görev yaptığı donem içersinde, DEHAP'ın Dursun KARATAŞ'la arasının iyi olduğunu, Abdullah ÖCALAN' la da arasının iyi olduğunu, bunun başında da Meral KIR' isimli bir bayanın olduğunu ve ceza evinde yattığını, bu bayanın kitaplarının da bulunduğunu, Veli KÜÇÜK'ün bu bayana haber göndererek "Meral, Dursun'a söyle, benim bölgemde PKK ile yapmış olduğu ittifakı bozsunlar" dediğini, Daha sonradan Veli KÜÇÜK'ün kendisine; Meral KIR'in Dursun KARATAŞ'a mektup göndererek, "Dursun, Veli KÜÇÜK'ün olduğu bölgede ben eylem yapmam. Siz bu hatayı Bedri YAĞAN ile beraber yapmıştınız, ben örgütümün helak olmasını istemiyorum" dediğini anlattığım, Veli KÜÇÜK ile Meral KIR'm sık sık görüştüğünü, Kendisinin bir dönem Suriye'ye gittiğini, Kilis Öncüpmar kapısından girerken polislerin kendisine ait çantayı aradıklarını ve Doğu PERİNÇEK ile Abdullah ÖCALAN' in birlikte çekilmiş fotoğraflarını bularak aldıklarını, bunları Hanefi AVCI'mn gazetelere verdiğini, Veli KÜÇÜK'ün, Hanefi AVCI'yı hiçbir zaman sevmediğini, Doğu PERİNÇEK ile PKK terror örgütünün ittifakının halen devam ettiğini, Abdullah OCALAN'ın Suriyeden çıkması sonrasında, onun avukatı olan Doğan ERBAŞ'm Doğu PERİNÇEK'e gelerek Türk Askerleriyle işbirliği yapmak istediğini ve Apo'nun teslim olacağını söylediği, Doğu PERİNÇEK'in de bunu kendisine anlattığını, kendisinin bu konuyu Veli KÜÇÜK'e ilettiğini, Veli KÜÇÜKnm talimatı ile İşçi Partisi lideri Doğu PERİNÇEK'in odasında Doğan ERBAŞ la görüşme yaptıklarını, bu görüşmede Adnan AKFIRAT'mda bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK'in kısa bir sure kaldığını, bu görüşmede Abdullah OCALAN'ın hangi şartlarda teslim olacağının konuşulduğu, Avukatla üç kez görüşme yaptıklarını, hatta teslim olduktan sonra Abdullah OCALAN'ın sorgusuna kimin gireceği, sorguda Doğu PERİNÇEK ve diğer birçok ilişki konusunda temkinli davranılması konularının konuşulduğu, Abdullah OCALAN'ın General Veli KÜÇÜK'e iletilmek üzere "bir muhatap arıyorum" isimli kitabının verildiğini, kitabın en arkasına basılmış vaziyette Veli KÜÇÜK'e bir mektup olduğunu söylediklerini, Abdullah ÖCALAN'm şartları arasında; -Avrupa dan barış heyetleri gelecek, bunların kabul edilmesi, -Kuzey Irak tan bir kısım gerillanın bir kısmı itirafçı olarak gelecek, bunlara göz yumularak köylerine dönücekler, -Murat KARAYILAN, Cemil BAYIK gibi üst düzey yöneticiler, yurt dışına gidecekler, -Yurt dışında teröre silahlı propagandaya karışmamış öbür eğitim gönüllüleri Türkiye ye barış gönüllüleri adı altında teslim olacaklar, -Kampların kısaltılacağı, İran da bir kampın kalacağı, Suriye deki kampı, FKÖ ye Filistin Kurtuluş Örgütü ne verileceği, -PKK nm Kuzey Irak ta kalması, bu üyelerin, Türkiyenin üçüncü kol gücü olarak faaliyetine devam etmesi, -Talabani ve Barzani ye kurulan seyyar karakollara, silahlı gerilların yerleşmesi,


-Silahlı gerilla sayısını üç bin (3000) e düşürülmesinin teklif edildiğini, bu görüşmeleri Veli KÜÇÜK'e ilettiğini, onunda yukarıyla bu konuyu görüşeceğini söylediğini, ilerleyen dönemde Veli KÜÇÜKnm, bu işi Doğu PERİNÇEK'in takip etmesini, Doğan ERBAŞ'm MİT ve Özel Kuvvetler tarafından takip edildiğini anlattığım, kendilerinin geri çekildiğini belirtmiştir. DEVSOL - DHKP-C; Dev-Sol'da Yağan grubu ve Dursun KARATAŞ gibi iki ayrı gurubun bulunduğunu, askerlerin Bedri YAĞAN grubunu desteklediğini, çünkü YAĞAN gurubunu daha düzgün gördüklerini, Dursun KARATAŞ'ı ise, o dönem alevi Emniyet Müdürü olan Hüseyin KOCADAĞ'm desteklediğini, Bedri YAĞAN ile Dursun KARATAŞ kapıştıklarında, askerler Bedri YAĞAN'I, polisler ise Dursun KARATAŞ'ı desteklediğini, askerlere göre Dev-Sol'dan DHKP-C'ye geçiş döneminde DHKP-C'nin bütün MKYK kadrolarında polisin olduğunu düşündüklerini, Bir dönem DHKP-C'lilerin Harbiye Orduevi'ne roket attığını, daha sonra aynı roket'in Terörle Mücadelede Reşat ALTAY'a atıldığını, Reşat ALTAY'a atılan roketi askerlerin misilleme olarak attırdığını duyduğunu, Aynı dönemde kendisinin Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK ile oturup konuşurken, sohbetleri esnasında DHKP-C nin MKYK üyelerinin polislerden oluştuğunu duyduğunu, SUSURLUK KAZASI VE ORTAYA ÇIKAN BAĞLANTILAR Askerler ve Polis arasında, Dev-Sol terrör örgütündeki ilişkilerinden kaynaklanan bir sorun olduğunu, Dev-Sol'da Yağan grubu ve Dursun KARATAŞ gurubunun bulunduğunu, askerlerin Bedri YAĞAN grubunu, o dönem alevi Emniyet Müdürü olan Hüseyin KOCADAĞ'm ise Dursun KARATAŞ'ı desteklediğini, Susurluk kazası olmadan önce, Askeri gruplar arasındaki konuşulanlardan, Genelkurmay'm bunlara (Hüseyin KOCADAĞ) karşı bir operasyon yapacağını duyduğunu, Kaza öncesinde Mehmet AĞAR'ın ayrı, Veli KÜÇÜK'ün ayrı bir grubu olduğunu, bütün gruplann Veli KÜÇÜK le arasının açık olduğunu, Mehmet EYMÜR ile Veli KÜÇÜK'ün arasının iyi olduğunu, guruplar içersinde en güçlüsünün Veli KÜÇÜK olduğunu, Veli KÜÇÜK'le bağlantılı olan Drej Ali'nin kendisine, Abdullah ÇATLI'yı getirdiği ve bu şahsa Mehmet ÖZBAY kimliğinin verildiğini, Mehmet AĞAR'ın bunu bildiğini anlattığını, Veli KÜÇÜK'ün İzmit'te alay komutam olduğu dönemde, Abdullah ÇATLI'nm gelip gittiğini, Abdullah ÇATLI'nm Veli KÜÇÜKLE ilişkisi olmasına rağmen, susurluk öncesi Mehmet AĞAR'ın yanma gittiğini ve işbirliği yaptığını, bu konuyu Doğu PERİNÇEK'in aydınlık gazetesinin "TİP lilerin katili Türkiyede" diye yazdığını, Veli KÜÇÜK'ün bu konuyu Doğu PERİNÇEK le konuşacağını söylediğini ve Abdullah ÇATLI'dan bahsederken "ben buna yıllardır sahip çıktım, bırakıp gitti" diye konuştuğunu, Kaza öncesinde Veli KÜÇÜK'ün Teoman KOMAN paşa ile birlikte olduğu, Mehmet AĞAR ile kapıştıklarını, 28 Şubat sürecine kadar askerlerin metropollerde bulunmadığını, ancak 28 Şubat süreci sonrasında şehirlere geldiklerini, Veli KÜÇÜK'mn Sedat BUCAK'la arasının iyi olduğunu, ancak Mehmet AĞAR'ı Sedat BUCAK aracılığı ile kontrol edemediği için rahatsız olduğunu, Veli KÜÇÜK konuşmalarında, Abdullah ÇATLI'nın Mehmet AĞAR ile birlikte hareket ederek yanlış ata oynadığını, Tansu ÇİLLER'in de yanlış ata oynadığını anlattığını, Bu dönem içersinde, ele geçirdikleri Akşam gazetesinde işlerin çok iyi olduğunu, fakat 3 Kasım 1996 da Susurluk olayı meydana geldiğini, Susurluk dan sonra Veli KÜÇÜK'ün sineye çekildiğini, olayla ilgili adı çıktığı için sıkıntıya düştüğünü, Veli KÜÇÜK'mn Giresun'da olduğu dönemde, birlikte oturup sohbet ettiklerini, yanlarında oranın Kurmay Başkanı, bir de Albayın bulunduğunu, televizyonda Veli h :f(r^\ •* ı^ ^—T—


KÜÇÜKLE ilgili bir haber dinlediklerini, daha sonra Veli KÜÇÜK'ün "Mehmet AGAR'da ölecekti biliyorsun, o gün onlar oteldeydiler, bunlar aslında hep beraber gitmeleri, o kazada olmaları gerekiyordu, bizimkiler öbür arkadaki arabadaydılar, Allah' tan o çantayı Drej Ali aldı, bunu ben kendi başıma mı yapmışım, bu kadar işi Veli KUÇUK olarak tek basma mı yapmışım, yani eğer beni gönderirlerse, ben de konuşacağımı konuşurum" dediğini, Veli KÜÇÜK'ün bu olayda "Genel Komutan" ile yetkili olduğunu, Rasim BETÜL yada Teoman KOMAN paşayı taktığına pek inanmadığını, o dönemde Veli KÜÇÜK'ün Hüseyin KIVRIKOĞLU, İsmail Hakkı KARADA Yi ile arasının çok iyi olduğunu, Susurlukta meydana gelen kaza sonrasında, Veli KÜÇÜK ve yanmdakilerle yaptıklan görüşmelerde, Mehmet AĞAR'ın da bu kazada gidiyor olması gerektiği, ancak Mehmet AĞAR'ı Sami HOŞTAN in uyandırmış olabileceğini anlattıklarını, Mehmet AĞAR'ın olmayışından dolayı rahatsızlık duyulduğunu, olayda Mercedesle çarpışan kamyonun sürücüsü Deniz GOKÇE'nin de kurulduğunun (kaza için özellikle ayarlandığının) ima edildiğini, Kaza yerine ilk giden şahsın Drej Ali olduğunu, Veli KÜÇÜK'nın orada bulunan görevlileri arayarak, cenazenin Drej'e teslim edilmesini söylediğini, Veli KÜÇÜK'ün olay sonrasında "Allahtan biz o çantayı şey yaptık, eğer çanta başkalarının eline geçseydi mahvolurduk, bizi bertaraf ederlerdi" dediğini, Drej Ali ile bu konuda sohbet ettiğini, Drej Ali'nin "Abdullah ÇATLI yemek yediğimiz faturalardan harcadığımız fişlere kadar notlarını tutardı" diyerek bütün belgelerinin çanta içersinde olduğunu, çantayı "yukarıya abiye gönderdim" diyerek Veli KÜÇÜK'e gönderdiğini ima ettiğini, Yine aynı şekilde bu olayla ilgili Doğu PERİNÇEK ile de sohbet ettiğini, Doğu PERİNÇEK'in "Müttefik Kuvvetler, yani Genelkurmay'm içinde kendisi ile birlikte hareket eden grubun, Mehmet AĞAR ve Abdullah ÇATLI'yı tasfiye operasyonu" olduğunu anlattığım, konuşmalardan susurluk kazasında oto içersinde bulunan şahıslar ölmezse, onlara sıkacak elemanların olduğunu, bu elemanların kaza yapan otoyu arkadan takip ettiklerini "Veli paşaların, TSK'nın" takip ettiğini, şahıslara suikast yapılacağını anladığını, Kaza sonrasında, değişik basm kuruluşlarını, kendi doğrultularında yönlendirdiklerini, Veli KÜÇÜK' ün, bu olayın askerlerin üzerinden çıkartılıp, Emniyet'in üzerine yüklenmesini istediğini, Doğu PERİNÇEK'in, Türk Silahlı Kuvvetlerine, Müttefik Kuvvetler dediğini, çünkü ona göre Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içinde bir Amerikan Grubunun bulunduğunu, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Özel Harp Dairesini sevmediğini, Veli KÜÇÜK ile yaptığı sohbetlerde, Veli KÜÇÜK'ün "ben iki kere darbe yedim üçüncüsünü kaldıramayız arkadaşlar, birincisi bu Özal Kürdü bir gecede teşkilatımı (JİTEM) örgütümü fes etti beni de sürdüler, ikincisi Susurluk" dediğini, O dönemden sonra Mehmet Ali ILICAK'm televizyon kampanyasını başaramadığını, ancak çok büyük bir para kaldırdığını, Mehmet Ali ILICAK'm bu parayı tek başına yediğine inanmadığını, Susurluk olayından sonra, dengesiz bir havanın estiğini ve Akşam gazetesindeki işlerinin bozulduğunu, bunun üzerine gazeteden ayrıldıklarını, Gazeteden ayrılmadan önce, Akşam Gazetesinde çalışan Haluk .... isminde bir fotoğrafçının Abdullah ÇATLI, İbrahim ŞAHİN gibi bazı şahısların birlikte çektirmiş olduğu fotoğrafların dialarmı getirdiğini, Veli KÜÇÜK'e telefon açarak konuyu söylediğini, onunda hemen fotoğrafları getirmesini istediğini, ancak Haluk'un yüklü miktarda para istemesinden sonra, fotoğrafları almaktan vazgeçtiklerini, bu fotografların Tuncay ÖZKAN'a satıldığını, resimlerin satılmasıyla kendisinin bir ilgisinin olmadığını, hatta MİT'in de bu

-/#%

■■t 's> 3


konuda kendisinden bilgi aldığını, MİT le ilişkisinin Mehmet EYMUR döneminde olduğunu, daha sonra olmadığını, Selahattin ÖZKAN ile birlikte Levent'e giderek, bir şahıstan Susurlukla ilgili Ahmet BAHADIRLI, Cavit KAVAK, Mesut YILMAZ, Adbullah ÇATLI mn birlikte çekilmiş resimlerin dialannı aldığını, Adnan AKFIRAT, Nuri ÇOLAKOĞLU nun NTV den bir kadına bu resimleri kendisi vasıtası ile gösterdiğini, ancak parada anlaşamadıklannı, bu şekilde değişik yerlere gösterdiklerini, resimleri Doğruyol Partisinin milletvekilli Nevzat AKKUŞ'a 5 milyar TL ye sattıklarım, ancak daha sonra bu filmlerin fotomontaj olduğunu öğrendiklerini, Ayrıca Mehmet Ali BİRAND'm Susurlukla ilgili haber yapması üzerine, Veli KÜÇÜK'ün haber göndererek, kendileri ve Mehmet EYMÜR le ilgili haberleri kesmesini istediğini, bunun içinde Ümit OĞUZTAN dan aldıkları, Ömer KARACAN'ın travestilerle çekilmiş fotoğraflarını kullandıklarını, Mehmet Ali BİRAND'm Ömer'in babasıyla çekilmiş fotoğraflarının olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün susurluk komisyonuna da ifade vermediğini, komisyon başkanı Elkatmış'm çağırma talebine karşı, komisyonun çağırmadığını, Veli KÜÇÜK'ün gizli diplomasilerinin bulunduğunu, bir keresinde "beni çağıramazlar, Elkatmış oradan konuşsun dursun, ben komisyona gitmem" dediğini, Evinden ELDE EDİLEN DELİLERE GÖRE Aramalarda ele geçirilen Toplantı: İSTANBUL-17 Ağustos 2002, Toplantıya Katılanlar, Askeri Personel olduğu söylenen Çevik BİR kontrolünde Kazım ANAT, İsrailli General Gabriel LİBRAİDER, (MOSSAD), Ali ERTEN, Batmanlı Ömer, Murat URSAVAŞ, Aşağıda isimleri belirtilen kişilere çeşitli yöntemlerle SUİKAST/EYLEM düzenleneceği. Planın CİA-MOSSAT Türk işbirlikçileri ile müştereken yapılacağı: Ahmet CİNALİ (Şahin Bey), Emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, Kemal ŞAHİN (HOCA), Tacikistan Genel Kurmay Başkanı, Ticaret Bakanı Mehmet EMİNOF, (dokümanın alt kısmına farklı el yazısı ile düşülen notta: "Ahmet CİNALİ getirdi. (Giresundan) Bu bilgileri veren Murat URSAVAŞ'm arkadaşı imiş, benimle görüştürecekler, Ahmet CİNALİ'ye telefon edeceğim" yazıyor. Bahse konu doküman soruşturma kapsamında gözaltına alman şüpheli KEMAL ŞAHİNin ikametinde yapılan aramada ve Ahmet CİNALİ isimli şahsa yönelik olarak Ankara Emniyet müdürlüğü'nce yaplan operasyonda şahıstan elde edilmiştir. Bu durum şüpheliler arasındaki ilişki ve irtibatı ortaya koymaktadır. Aynı belgenin hem Veli KÜÇÜK'ün ikametinden, hem kemal Şahin in ikametinden, hem de Ahmet CİNALİ den çıkması ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN farklı alanlarda farklı kişiler olarak görüküp aynı amaca hizmet için hücre yapılanmasına gittiklerini de göstermektedir. Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ten elde edilen 28.02.2003 tarihinde 0-212-5800869 nolu telefondan fakslanan "ÇÖZÜM: YENİDEN KUVAYI MİLLİYE" başlıklı yazı.

Yazı içeriği incelendiğinde Türkiye'nin şuan içinde bulunduğu durum "boğaziçinin hasta adamına" benzetilerek bu görüntüsünden kurtulabilmesi ve iktisadi-siyasi konularda köklü çözümün Yeniden Kuvayı Milliye hareketi olacağı belirtilmiştir.bu belgenin de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN genel söylemlerini yansıtmaktadır.

Evinden Elde Edilen 2 sayfalık "Büyük Türk Milletinin şerefli paşası ve milletimizin namus müdafi cephesinin büyük komutanı, gurur duyduğumuz insan Veli paşa" ibaresiyle başlayan ve Amerika'da Güney Azerbeycan'm tanınması amacıyla Amerikan Stratejik Araştırmalar Merkezi Kafkas Projesi Sorumlusu Zeynep BARAN ve Ceyhan bey MOLLAZEDE, Azerbaycan Dostluk Derneği Başkanı mütercimliğinde yaptıkları çalışmaların anlatıldığı, Beyaz Saray'da Bush'un İran Rusya ve Kafkas Bölge sorumluları, Pentegan, FBI ve diğer yetkiler ile görüştüğünü bertiğine dair rapor olduğu değerlendirilen bilgisayar çıktısı dokümanın son paragrafında Turan YAZGAN isimli bir şahsa selam söylediği.

f)-Diğer şüpheli beyanları;

l.Sami HOŞTAN'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde;

Enver YAYLACI ile Hollanda da tekstil işi yaptığını, 1986 yılında Enver ile birlikte Edirne'ye gittiklerini, orada Enver'in arkadaşı Mustafa BİLGİN ile tanıştığını, bir ortamda Veli KÜÇÜK ile de tanıştıklarını, o dömem Veli KÜÇÜK Edirne'de Alay Komutanı olduğunu, daha sonra Hollanda'ya gittiğini,Uzun yıllar Veli KÜÇÜK ile hiçbir görüşme yapmadığını, Seneler sonra İstanbul'a geldiğinde arkadaşı Enver YAYLACI'nm Çiftkurtlar oto galerisine gittiğinde tesadüfen Veli KÜÇÜK ile karşılaştığını, mesafeli bir konuşmalarının olduğunu, sadece bayramlarda ve özel günlerde tebrikleşme amacıyla telefon ile görüştüklerini, Veli KÜÇÜK'ün açmış olduğu güvenlik şirketinin açılışına gittiğini,

2- Ümit OĞUZTAN'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde;

Tuncay GÜNEY isimli şahsı 1998-1999 yıllarında Strateji dergisini yayınladığı sırada tanıdığını, Tuncay GÜNEY' in görevi gereği siyasi ve aktüel haberler yaptığını hatta bir muhabire göre iyi haberler getirdiğini, o dönemde Tuncay GÜNEY' de tüm kamu oyu tarafından bilmen ve sıkça admdan bahsedilen VELİ KÜÇÜK ile çok rahat iletişim kurabilmesinin dikkatini çektiğini, istediği zaman kolaylıkla Veli KÜÇÜK' ü arayıp sohbet edebildiğini, soru sorabildiğim, Veli KÜÇÜK dışında herhangi bir resmi şahısla sohbetini veya ilişkisini görmediğini, Tuncay' m o dönem getirdiği haberlerin herkesin elde edemeyeceği, önemli ve haber değeri olan bilgiler olduğunu, kendisine bu bilgilerin kaynağını sorduğunda çoğunlukla Veli KÜÇÜK' ü haber kaynağı olarak gösterdiğini, O dönem Veli KÜÇÜK popüler bir isim olduğu için ve Tuncay' la sık sık görüştüğü için birçok gazeteci gibi kendisinin de Veli KÜÇÜK ile tanışmak istediğini ve tanıştırması için Tuncay' a iki kez ricada bulunduğunu, fakat olumlu bir dönüş olmayınca Veli KÜÇÜK' ün tanışmak istemediğini düşündüğünü ve bir daha teklif de etmediğini ve Veli KÜÇÜK le tamşamadığım, Ancak Tuncay' m bazı gazetecileri Veli KÜÇÜK ile tanıştırdığını bildiğini, hatta o dönem gazetecilerin Veli KÜÇÜK' e ulaşmak için Tuncay GÜNEY' i aracı yapmaya çalıştıklarını, bildiği kadarıyla Nokta Dergisinin Genel yayın yönetmeni olan Ayşe ÖNAL' m Tuncay aracılığı ile Veli KÜÇÜK ile tanıştığını, Veli KÜÇÜK' ü tanıyan tüm gazetecilerin Tuncay vesilesi ile tanıştığını düşündüğünü, 2001 yılında alman ifadesinde "Tuncay GÜNEY'in iş adamları ile kuzey Irak'a giderek Barzani ve Talabani ile görüşmeler yapacağını, kendisinde iş adamları ile birlikte Kuzey Irak'a gideceğini söylediğini, 15 gün sonra şahsın geri geldiğinde kendisine Veli KÜÇÜK isimli şahsın görüşmelerde bazı yardımları olduğunu söylediğini" belirttiği konu ile ilgili olarak; O tarihte vermiş olduğu ifadesinin Tuncay' m kendisine aktardığı şeyler olduğunu, Tuncay' ın Akşam gazetesinde çalıştığı dönemde görev gereği Kuzey Irak'a gidip geldiğini anlattığını, sohbetlerinden birinde böyle bir konuya değindiğini ancak Veli KÜÇÜK' ün Kuzey Irak'daki bağlantıları hakkında kendisinin hiçbir bilgisi olmadığını, ancak Tuncay'ın kendisine anlattığı bu konu yani kuzey Irak ta bazı görüşmeler yapması için Veli KÜÇÜK ten


^ 899 U « 1UV $«  «~f «—T™


yardım aldığı konusunun doğru olabileceğini, Tuncay ile giden diğer gazetecilerinde aynı doğrultuda şeyler anlattıklarını beyan etmiştir. Şüpheli Ümit OGUZTAN'ın alınan ifadesinde ; Tuncay GÜNEY in VELİ KÜÇÜK ile çok rahat iletişim kurduğunu, İstediği zaman Veli KÜÇÜK' ü arayıp sohbet edebilen bir şahıs olduğunu, Tuncay GÜNEY in yanında çalıştığı dönemlerde getirdiği haberler herkesin elde edemeyeceği, önemli ve haber değeri olan bilgiler olduğunu, kendisine bu bilgilerin kaynağını sorduğunda çoğunlukla Veli KÜÇÜK' ü haber kaynağı olarak gösterdiğini, Tuncay GÜNEY'e Veli KÜÇÜK ile kendisini de tanıştırmasını istediğini, ancak bu şahısla tanışamadığmı, bir çok gazetecinin Tuncay güney sayesinde Veli KÜÇÜK ile tanıştığını, Tuncay GÜNEY'in akşam gazetesinde çalıştığı dönemde, görev gereği Kuzey Irak' a gidip geldiğini anlıttığım, sohbetlerinden birinde böyle bir konuya değindiğini, Veli KÜÇÜK' ün Kuzey ırak daki bağlantıları hakkında bilgisinin olmadığını, ancak Tuncay'ın anlattığına göre kuzey Irak ta bazı görüşmeler yapması için Veli KÜÇÜK ten yardım aldığını, bu konunun doğru olabileceğini, Tunay ile giden diğer gazetecilerinde aynı doğrultuda şeyler anlattıklarını, 3-Ali YASAK'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde : Veli KÜÇÜK'ü 1999 yılında Eminönünde bulunan Hamdi Et Lokantasında yemek yediği sırada . Lokantanın sahibi olan Hamdi ARPACI isimli şahsın o an lokantada yemek yiyen Veli KÜÇÜK ile tanıştırdığını. Veli KÜÇÜK ile KENDİSİNİ tanıştırırken Veli Paşa diye tanıştırdığını, daha sonra kendisini senelerdir görmediğini, ancak 1-2 sene sonra tesadüfen İstinye'de bulunan Avcılık Atış Kulübünde kendisi ile bir kere karşılaştığını ve selamlaştığım, başka da Veli KÜÇÜK ile ne telefonda ne de yüz yüze görüşmediğini, Veli KÜÇÜK ile arasında hiçbir ticari bir faaliyetinin olmadığını beyan etmiştir. 4- Şüpheli Emin Caner YİĞİT in babası Cemal YİGİT'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alman ifadesinde ; Oğlu Emin Caner YİGİT'in 2004-2005 yıllarında Veli KÜÇÜFün şoförlüğünü yaptığını, halen gözaltında bulunan şahıslardan Veli KÜÇÜK'ü tanıdığını diğer şahıslan tanımadığını, Veli KÜÇÜK'ün şoförlüğünden ayrılmasından sonra görüşmeye devam ettiğini, Veli KÜÇÜK in oğluna ihtiyaç duyduğunda yanma çağırdığını ve şoförlüğünü yaptırdığını, halen de hem kendisi ile görüşüp şoförlüğünü yaptığını, 5-şüpheli Doğu PERİNÇEK'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde: 2003 yılında yapılan İstanbulda'ki Kıbrıs mitinginde Veli KÜÇÜK ile karşılaştığını, bunun dışında yüz yüze görüşmediğini, 2003 yılı Temmuz ayında AKP iktidannm meclisten "İKİZ İHANET SÖZLEŞMELERİ" ni geçirmesi sonrasında, İstanbul İl merkezinden dört kez arayarak bu yasalarla ilgili bilgi aldığını, emekli Generallerle toplantı halinde olduklannı, kendisinin o dönem Çankaya'da Cumhurbaşkanı ile görüşerek bu yasalarla ilgili sözlü açıklama yaptığım ve bir dosya verdiğini okuduklannı anlattığını, bu olalyla ilgili değerlendirmesini sorduğunu, kendisinin de Türkiye de etnik gruplan ve cemaatlere ayn devlet kurma, ayn eğitim sistemi kurma gibi Türkiye yi bölmeye yönelik haklar tanıdığını anlattığını, bu şekilde Cumhurbaşkanına verdiği dosyanın bir örneğini Veli KÜÇÜK'e gönderdiğini, bu olayda olduğu gibi gazetelerden de izleyerek General Veli KÜÇÜK'ü Türkiye'nin toprak bütünlüğünü, ABD ve AB devletlerine karşı savunan konumlarda olduğunu gördüğünü, (. 1 ~ St \ f.' . s* "


Aydınlık Dergisinin 25 Ağustos 1996 tarihli sayısının kapağında Veli KUÇUK ün "Eşref BİTLİS'İ ABD öldürttü" şeklindeki açıklamalarına yer verdiklerini, ancak 10 yıl ismini sakladıklarını, kamu oyuna açıklamadıklarını, Eşref BİTLİS'İ kimin şehit ettiğini içeren açıklamanın komutanların emri olmadan yapılmayacağını bildiklerini, açıklama çeşitli televizyonlarda ısrarla dile getirmesine rağmen Genelkurmay tarafından yalanlanmadığını, bu olguda açıklamanın üst komutanların bilgisi dahilinde yapıldığını gösterdiğini, bu nedenle Atlantik devletleri tarafından mimlenen generallerden biri olduğu kanısında olduğunu, basında ABD ve AB yanlısı kiralık kalemlerin sürekli Veli KÜÇÜK'e saldırmaları dikkatini çektiğini bunun dışında Veli KÜÇÜK'le hiçbir görüşme ve ilişkisinin olmadığını, Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile Abdullah ÖCALAN'ın avukatı Doğan ERBAŞ ile ilgili yaptıkları iddia edilen görüşmeyi Adnan AKFIRAT'm bileceğini, kendisinin odasında kesinlikle görüşme yapılmadığını, Veli KÜÇÜK'ün Ulusal Kanal ve Cumhuriyet gazetesinin alınmasıyla ilgili yaptığı çalışma sorulduğunda; Bu yönde görüşme yapmadığını, ancak USİAD başkanı Kemal ÖZDEN'in Ulusal Kanal'in yüzlerce ortağından biri olduğunu, Cumhuriyet gazetesiyle ilgili İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN ile ortak bir televizyon kanalı kurulmasını görüştüklerini, fakat bunun olmadığını, Ferid İLSEVER'in Kemal ÖZDEN le bir yemekte konuşulduğu, bu yemeğe Veli KÜÇÜK'ün de katıldığını anlattığını, Veli KÜÇÜK ile hiçbir zaman hiyerarşik yapı içinde olmadığını, kendisinin "ikiz ihanet yasalan" ile ilgili mektubu dışında Veli KÜÇÜK' e hitaben yazılmış bir yazısının olmadığını beyan ettiği. 6- Şüpheli Emin Caner YİĞİT'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde: Kendisini 2004 yılı Kasım ayında İlyas TOPSAKAL ve Ahmet Hoca isimli şahıslar Veli KÜÇÜK ile tanıştırdığını. İlyas TOPSAKAL'm Türk Dünyası Araştırma Vakfında editörlük yapan bir şahıs olduğunu, İlyas TOPSAKAL kendisine "Veli Paşa bir güvenlik şirketi açacak, burada eğitim ve iş verilecek, sende ona yardım et, sertifikanı alıp bir yerde güvenlik şirketinde başlarsın" dediğini, kendiside bunun üzerine teklifini kabul ettiğini, kendisini İlyas TOPSAKAL ve Ahmet Hoca..? isimli tanıdıkları Türk Dünyası Vakfına beni davet ettiklerini. Bahse konu yere gittiğinde Veli KÜÇÜK'te orada olduğunu gördüğünü, kendisi ile görüştüğünü, Bu görüşmede Veli KÜÇÜK'ün yeni kurulacak olan güvenlik şirketi ile ilgili ofisboy olarak çalışacağını ve bu şirketten güvenlik sertifikası alacağını konuştuklarını ve bu şekilde işe başladığını, Çalıştığı zaman zarfında Veli KÜÇÜK'ten yaptığım hizmete karşılık 600 YTL para aldığını, Veli KÜÇÜK'ü ile sayede tanıdığını, Bayram ve özel günlerde kendisi aradığını, Veli KÜÇÜK ile en son 10-15 gün evvel telefon ile görüştüğünü, Veli KÜÇÜK'ün kendisini telefonla aradığını ve kendisini kullanmış olduğu 34 SB... plakalı Kia Sorento marka aracının asker korumaları tarafından lastiğinin patlatıldığım, ve lastiğin yarıldığını söylediğini ve lastik bulmak için yardım istediğini, Kendisinin de bulduğu lastikleri Veli KÜÇÜK'ün Gayrettepe'de bulunan evine götürdüğünü, lastikleri korumalara teslim ettiğini, Veli KÜÇÜK ile en son görüşmesinin bu şekilde olduğunu beyan etmiştir. Bayram ve özel günlerde kendisini aradığını, başka bir ilişkisinin olmadığını,. Veli KÜÇÜK ile Sedat PEKER ve Boğaçkaan MURATHAN arasındaki ilişki sorulduğunda; şahıslar arasındaki ilişkiyi bilmediğini. fazla samimiyetinin olmadığını, Veli KÜÇÜK'ün yanma Sedat PEKER vasıtasıyla girmediğini 7- şüpheli Emin GÜRSES'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde Veli KÜÇÜK'ü öncelikle görevlerinden ve yaklaşık 6 yıl kadar önce Kaymakam Kemal Bey'i anma törenlerinden tanıdığını, Ancak daha önce Veli KÜÇÜK'ü basından tanıdığını, Zaten bu şahıslarla genel olarak tanışmamın kaynağı ve başlangıç noktası bu olduğunu, Veli KÜÇÜK'ü vatansever bir asker olarak tanıdığını, Veli KÜÇÜK ile herhangi ortak bir ticaretinin olmadığını, En son ne zaman görüştüğümü tam olarak hatırlamadığını, Ancak ara sıra kendisini aradığını, Kendisinde Veli KÜÇÜK'ün telefon numarasının olmadığını, Ancak Veli KÜÇÜK'ÜN kendisinin telefonumu bulup aradığını, Kendisini bir kraç kez de Sakarya Üniversitesindeki birkaç öğrenciye burs ve yurt konusunda yardım etmesi için aradığını, Ayrıca isminin burada geçmesini istemediği ve armatör olan bir yakınım kendisini, kendilerinden para (haraç) istenildiğinden ve bu olayda Veli KÜÇÜK isminin de geçtiğinden bahsettiğini, kendiside bu olayı başka biri aracılığı ile Veli KÜÇÜK'e ilettiğini ve kendisinin bu iletim sonrasında olayın çözüldüğünü, Olayın çözülmesinden sonra teşekkür amaçlı Veli KÜÇÜK'ün yanma gittiğini, Görüşmelerinde Veli KÜÇÜK bana adının kullanıldığını söylediğini, ve hatta bu şahıslara Veli KÜÇÜK'ün küfür bile ettiğini, Çöregani isminde, İran Azerbayca'nmda yaşayan Azeri bir profesörün olduğunu, bu şahsın Veli KÜÇÜK'le aralannm iyi olduğunu, son zamanlarda şahsın CIA ile bağlantılı olduğunu bildiği, İran Azerbayca'nmda bağımsız bir Azerbaycan devleti kurma faaliyeti içinde olduklarını duyduğunu, bunun Azerbaycan'daki Azeri Türkleri için sıkıntı olacağını her yerde söylediğini, Veli KÜÇÜK de Azerbaycan meselesiyle yakından ilgilendiği için Veli KÜÇÜK'le irtibat kurduğu ve son zamanlarda aralannm açık olduğunu herkes tarafından sorulduğunu, Bülent isimli şahısla yaptığı görüşmede, Bülent'in Veli KÜÇÜK'ün on numaralı adam olduğundan bahsettiği, bir numaranın Şener ERUYGUR olduğunu, listede Abdullah OCALAN'ın da bulunduğunu, Mehmet AGAR'ın da listede üç veya dördüncü şahıs olduğunu, "... yalnız bunları topyekün çıkartsınlar Doğu PERİNÇEK'in anasını ağlatacaklar." Şeklinde beyanlarda bulunduğu hatırlatılarak, Bülent'in bu bilgileri nereden temin ettiği, neden kendisine bildirdiği, ismi geçen şahısların operasyon kapsamında irtibatları hakkında bilgisi sorulduğunda; Görüşme yaptığı kişinin Bülent AKKAR olduğu, Sakarya Otobüs terminalinde büfesi olduğunu, Bülent AKAR'm bu bilgileri Mehmet AĞAR'm yanındaki, Mustafa...? isimli şahıstan almış olabileceğini, Bülent AKKAR'm Doğu PERİNÇEK'i sevdiğini, bu yüzden Ergenekon'la ilgili bütün suçlann Doğu PERİNÇEK'e yüklenebileceğini, bu şekilde Doğu PERİNÇEK'e zarar verilebileceği düşüncesiyle beyanlarda bulunduğunu, belirtmiştir. 8-Ferid İLSEVER İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde Çırağan sarayında yapıldığı söylenen ve kendisinin de katıldığı söylenen bir toplantının olmadığını ve doğru olmadığını, Ancak daha sonra Akatlar'da yapılan Gürbüz ÇAPAN, Veli KÜÇÜK ve Kemal ÖZDEN'in katıldığı bir akşam yemeğine USİAD Başkanı Kemal ÖZDEN'in davetlisi olarak katıldığım, Veli KÜÇÜK ile bu toplantı dışında başka bir görüşmesinin olmadığım, Toplantının konusunun o zaman zor durumda bulunan Cumhuriyet gazetesine destek olmak olduğunu, Bu toplantı geçtiğimiz haftalarda basında Cumhuriyet gazetesini satın almak ve bir ulusal medya grubu kurmak şeklinde yer aldığı. Bunu tamamen yalan olduğunu, Basında bu toplantıya katıldığı söylenen Ümit ÜLGEN 13 Mart 2008 tarihinde tüm basma yaptığı açıklama ile toplantıyı yalanladığını, Aynca Gürbüz ÇAPAN'nm da 14 Mart tarihinde yaptığı basın açıklaması ile haberin tamamen yalan olduğunu ifade ettiğini ve Ferid İLSEVER'in Veli KÜÇÜK ile bir medya grubu olduğu haberinin uydurma olduğunu söylediğini,. Çapan aynca bu toplantıda Kemal ÖZDEN’e sahip olduğu Cumhuriyet

II „ fil S \ '-  !İ ¥t İ (

hisselerini satmayı teklif ettiğini onun da bunu kabul etmediğini söylediğini, kendisinin Cumhuriyet gazetesini satın alarak Gürbüz ÇAPAN'la, Veli KÜÇÜK ile birlikte kuracağım medya grubunun olmadığını, olamayacağını, Bu haberlerin cumhuriyet gazetesi ile aralarını açmak için uydurulmuş haberler olduğunu, bilginin tamamen yalan olduğunu, Kendisinin aksine İlhan SELÇUK ile Cumhuriyet ve Ulusal Kanalın olanaklarını birleştirerek bir Cumhuriyet televizyonu yapılması fikrini birkaç kez görüştüğünü, Maddi güçleri el vermediği için bu projeyi gerçekleştiremediklerini, Savcılığın Tuncay GÜNEY gibi CIA'nm hizmetine girmiş bir elemanı tanık göstermesi utanç verici olduğunu, Tuncay GÜNEY'in kendisinin de söylediği gibi yurt dışına çıkış yasağı olduğu halde ABD'den 10 yıllık vize aldığını, ve ABD'ye giderek CIA Newyork İnstute adlı internet sitesinin başına şef editör olarak oturtulduğunu, buradan yaptığı yayınlarla da Türklüğe ve Müslümanlığa hakaretlerde bulunduğunu, Hıristiyanlığa ve Yahudiliğe övgüler yağdırdığını, Türk'ler Ermenileri baltalarla kestiği, Şeklinde yalanlar uydurduğunu, Fatih ALTAYLI'ya da açıkladığı gibi iftiharla Haham olduğunu ifade ettiğini beyan etmiştir. 9-Güler KÖMÜRCÜ İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde : Veli KÜÇÜK' ü 2000 yılında düzenlenen bir panelde tanıdığını, Veli KÜÇÜK'ile herhangi bir vasıta ile tanışmadığını, Panel de direk tanıştığını, Veli KÜÇÜK' ün kendisinin haber kaynağı olan birisi olmadığını, Gazeteci kimliği ile görüşlerine başvurduğu birisi olmadığını, Ancak tanıştıktan sonra ailesi ile de tanıştığını, Yılbaşı ve bayramlar veya özel günlerde telefon açıp tebrik ettiğini ve ailesi ile görüştüğü kişi olduğunu. Başka herhangi bir ilişkisinin olmadığını, Ve ayrıca Veli KÜÇÜK ve Sedat PEKER' in birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını bilmediğini, Ancak medyadan kendilerinin tanışık olduğunu okuduğunu, Bu şekilde öğrenmiş olduğunu, İkisini bir arada da görmediğini, İsmini vermek istemediği bir arkadaşının kendisine evinin içersinin dinlendiğini söylediğini. Kendisinin de bunun üzerine güvenlik şirketinden yardım almak üzere bu konuda çevresi olduğuna inandığı Veli KÜÇÜK'ten bilgi istediğini, Veli KÜÇÜK'ün de kendisine bir güvenlik şirketi önerdiğini ve gelip evde arama yaptıklarını, ve herhangi bir şey bulamadıklarını, kendisinde bilgiyi ciddiye almakla beraber emin olduktan sonra güvenlik güçleri ve adiliye müracaat etmeyi düşündüğünü, ancak asılsız çıktığı için de bir müracaatta bulunmadığını beyan etmiştir. Veli KÜÇÜK ve ailesi ile de yılda birkaç kez görüştüğünü beyan etmiştir. 10-Hayrettin ERTEKİN Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde : Veli KÜÇÜK' ün evini bilmediğini aynı zamanda karşılaşmadığını, Veli KÜÇÜK'ü kimsenin sevmediğini, Veli KÜÇÜK'ün Örgüt kuracak bir kapasite de olmadığını, Silahlı kuvvetlerde sevilen bir kişi olmadığını, Nasıl general olduğunu hala anlamış olmadığını beyan etmişsede 22/01/2008 günü saat 12:26 da KÜRŞAT isimli şahısla yaptığı görüşmede, KÜRŞAT PAŞA emekli general KÜRŞAT ATILGAN'dır, kendisi halen MHP Adana milletvekilidir, kendisi ile yaptığımız samimi bir görüşmedir dedi. Konuşmanın içeriğinde "ELLİ ALTMIŞ KİŞİ ALDILAR, KEMALİ FALAN ALDILAR, HİÇBİR ŞEY OLMAZ, ÖYLE BİR ÖRGÜT MÖRGÜT YOK, ŞİMDİ NE OLACAK... KAFALARINA GÖRE ŞEY ÇİZİP GİDİYORLAR... VELİ KÜÇÜK SİLAHLI KUVVETLERDE ÇOK SEVİLEN BİR ADAM DEĞİLDİR... KENDİ BAŞINA ÇALIŞIYOR" şeklindeki sözleri ile neyi kastettiği sorulduğunda; "KEMAL olarak bahsettiğim medyadan eylem falan yapan ve memleketi meşgul eden KEMAL KERİNÇSİZ'i kastediyorum, bunlar akıllı adamlar değiller, örgüt olamazlar, olsa olsa mafya olabilirler, onu kastediyorum, MİLLİTETÇİLİĞİ KENDİ KAFALARINA GÖRE YAPIYORLAR diyorum, aslında milliyetçilik| vatana ve millete faydalı olmakla olur


t  ! f \ ' 2i •v^ 903j ««■>/(( LLJ ,finx"~~" f Jpi^ A

demek istiyorum, benim Silahlı Kuvvetlerden görüştüğüm ve aldığım izlenime göre VELİ KÜÇÜK'ün SEDAT PEKER le şunla bunla, illegal işlerle uğraşan kişilerle meşgul olan bir kişi olarak bir generale yakışmayacağını düşündüğüm tavır içinde olduğunu değerlendirdim, onun için bu şekilde söyledim" dediği. HAYRETTİN ERTEKİN  : (ARKA PLANDA: İsmail'in soyadı neydi?) HAYRETTİN ALP : Efendim H.ERTEKİN : Alo Reisim selamünaleyküm Hayrettin ben nasılsın? H.ALP  : Aleykümselam Aleykümselam Allaha şükür sen nasılsın? H.ERTEKİN : Valla iyidir be uğraşıyoruz keyfin nasıl? H.ALP : Allaha hamd olsun sen nasılsın ağam H.ERTEKİN : İyiyim bizde uğraşıyoruz hamdolsun yaramaz birşey yok H.ALP : Nasıl gidiyor? H.ERTEKİN : İyi izledin mi haberleri ne o milleti toplamışlar H.ALP : Onları izliyorum H.ERTEKİN : Ya ne oluyor Drej Mirej H.ALP : Valla Hayrettin bey bak sana da gelirler ha H.ERTEKİN : Bana da yakında bana da gelirlerde bana uzak uzak kalıyorlar biraz onlar bilirler onlar bilirler kime gideceklerini H.ALP : Ha Teyet geçerler diyorsun H.ERTEKİN : Bizden ... H.ALP : Nedir bu sence? H.ERTEKİN : Bu bu şeydir ya bu operasyon iki tane ayağı var eee bir örgüt kurmuşlar sözüm ona bunlar Malazgirt şeyi Kuvayi Milliye diye bu ikisinin işte Türkiye'de örgütlenmeye çalışıyorlar parti olacaklardı bunlar parti kuracaklardı H.ALP : Hı H.ERTEKİN : O parti işte bazı para kaynaklan şunlar bunlar 7-8 aydır takip ediliyorlardı ama Drej'in Mrej Sami HOŞTAN'm falan işi ne onu anlayamadım H.ALP : Şey mi var o tahsilat işleri de mi var? H.ERTEKİN : Tahsilat işleri de herhalde ordan geçiyor bildiğim kadarıyla onun için böyle birbirlerine ... H.ALP : Örgüt mü kurdular acaba? H.ERTEKİN : Ya işte böyle bir sistem ... H.ALP : Haram parayla helal iş yapılmaz kardeşim H.ERTEKİN : Aynen öyle aynen bunlar H.ALP : ... H.ERTEKİN : VELİ KÜÇÜK ZATEN KAFAYI YEMİŞ YANİ VELİ PAŞAYA KAÇ KERE İKAZ ETTİK DEDİK Kİ YA BIRAK BU İŞLERİ YANINA ALDIN BUNLAR OLMAZ SEN ASKER ADAMSIN DİNLEMEDİ BAKALIM H.ALP : Paşalar ikaz etmedi mi bunu? H.ERTEKİN : Yav çağırdılar korumalarını aldılar rütbeni sökeriz sıfıra düşürürüz dediler ikaz etti Genel Kurmay Ordu Evlerine sokmayız dedi git dedi Bilecekte evinde otur orda dediler BU Bİ ARA ÜÇ AY DÖRT AY TAKILDI SONRA YİNE BAŞLADI H.ALP : Evini de bitirdi ne güzel otursaydı H.ERTEKİN : Bitiriyordu orda çiftlik kurmuş H.ALP : Emekliliğin sefasını sürseydi ne işin var abicim H.ERTEKİN : Ya söyledim ona Bilecik'te otur be kardeşim dedim, 22/01/2008 tarihinde 13:47de HAYRETTİN ALP ile yaptığı görüşme okundu, soruldu; #/".o *?*\ i U  ! \  %


HAYRETTİN ALP Bakırköy sahiline giderken Yedikule'de Onbaşılar Ocak Salonu isminde kebap salonu işleten şahıstır, onla yapmış olduğumuz görüşmede "REİSİM" şeklinde birbirimize hitap ederiz, ikimiz aynı yaşlardayız, yani REİSLİKTEN kasıt ben Belediye Başkanlığı olarak anlıyorum, ben DREJ ALİ'yi SAMİ HOŞTAN ı gazeteden okudum, kendilerini tanımam, VELİ KÜÇÜK'ün uyarılmasını ben İKAZ ETTİK şeklinde söylemiş isem de Genelkurmay'dan düzgün insanların kendisini ikaz ettiğini ima etmek istiyorum, yoksa benim kendisini ikaz etmem söz konusu değildir, bizim televizyonun yönetim kurulu toplantısı sırasında emekli paşaların kendisini ikaz ettikleri konusu açılmıştı, o zaman böyle bir konu konuşulduğunu duydum, yoksa benim kendisini ikaz etmem uyarmam söz konusu değildir, görüşme içinde geçen insan kaçakçısı İSMAİL işyeri sahibi olup, benim yanımda çalışan NİLÜFER ismindeki kız o yeri müşterisine kiralamak istemiş, onla ilgili araştırma yaparken oradakiler insan kaçakçısı İSMAİL demişler, öyle bir konuşma geçmiş dedi. Ben VELİ KÜÇÜK'ün normal insanlarla gezmediğini, MUZAFFER TEKİN'le, SEDAT PEKER'le illegal işlerle uğraşan kişilerle adının anıldığını gördüğüm için o şekilde konuştum. Şeklinde yaptığı görüşmeden de Veli KÜÇÜKTe irtibatlarının olduğu ve bunu gizleme ihtiyacı duyduğu anlaşılmaktadır. 11-Mehmet Fikri KARADAĞ'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde: Veli KÜÇÜK ile 1992 veya 1993 yılında Ağrı İl Jandarma Alay Komutanlığına atandığı zaman tanıştıklarını, Veli KÜÇÜK'ün Alay komutanı olarak geldiğini, . Hatırladığı kadarıyla o zamanki rütbesinin yarbay olduğunu, Yaklaşık 1 veya 2 yıl birlikte terörle mücadele kapsamında görev yaptıklarını, Eşref BİTLİS'in şehit olduğu dönemde beraber olduklanm, Eşref BİTLİS'in arkasından ağladığını gördüğünü, Komutanlıklannm aynlmasmdan sonra Veli KÜÇÜKTe hiç görüşmediğini, Veli KÜÇÜK ile herhangi özel bir amaçla görüşmediğini, Ancak görev amaçlı görüşmelerinin olmuş olabileceğini, Özel günlerde kutlama amacıyla görüşmüş olabileceklerini, Aynca emekli olduktan sonra Türk Dünyası Araştırma Vakfmdaki konferanslarda merhabalaştıklanm, Bu görüşmelerin 5-10 kez olduğunu, Tarihten bir ay kadar önce aynı vakıfta karşılaşıp selamlaştıklannı, Ancak özel bir görüşmelerinin olmadığını, Hatta kendisinin Kuvvayı Milliye çalışmalan ile ilgili de herhangi bir beyanda bulunmadığını, Veli KÜÇÜK'ün terörle mücadeledeki görevlerinde çok başanlı birisi olduğunu beyan etmiş isede Gizli Tanık 17 beyanında bizzat Veli KÜÇÜK'ün kadıköydeki Kuvayı Milliye Derneği (1919) ne gelip sol gruplarında aynı amaca hizmet eden kardeşleri olduğunu bu sebeple onlarla birdaha sürtüymemelerini beyan etmiştir. 12-Muammer KARABULUT'un İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde: Veli KÜÇÜK'ü, kendisi tarafından önerilen ve başlatılan Fener Rum Patrikhanesinin Yunanistan"a taşınması ile ilgili patrikhanenin önünde 2005 yılında yapılan basın açıklamasında gördüğünü, Daha sonra Finansbank"m Yunan milli bankasına satılmasında Fener Rum Patrikhanesini sponsor olarak gördüğü ve Gima"nm Finansbanka ait bir kuruluş olmasından dolayı yine Gima"nın güvenlik işinin Veli KÜÇÜK tarafından yapılmasından dolayı arama gereği duyduğunu, Bunun üzerine Sevgi ERENEROL"dan telefonunu alarak Veli KÜÇÜK ile görüştüğünü, Finansbank ve sahibi Hüsnü ÖZYEGIN olayını anlattığını, Satışla ilgili yazdığım makaleleri kendisine faksladığını, 2006-2007 yılında Veli KÜÇÜK'ün kendisini Antalya Jandarma kampına davet ettiğini ve Finansbank üzerine konuşup yemek yediklerini, Daha sonra bir kez telefonla konuştuklannı ancak konusunu hatırlamadığını, Veli KÜÇÜK ile görüşmelerinin hep Finansbank"ın satılması ile ilgili olduğunu, /:#% ^ *J>\.,


En son yaklaşık 2-3 ay kadar önce Veli KÜÇÜK'ü basında hakkında çıkan yazılar ile alakalı aradığını ve fikir aldığını, bir müddet konuştuklarını ve bir daha görüşmediklerini beyan etmiştir. 13-Vatan BÖLÜKBAŞOĞLU'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde : e-mail incelemesi neticesinde coco isimli şahısla sanal ortamda görüşmesindeki geçen Ramazan AKYÜREK'e yapılacak olan suikast ili ilgili soru sorulduğunda Veli KÜÇÜK'ü tanımadığını. Kendisine hiçbir kimse bu konuda herhangi bir talimat vermediğini. Kendisinin de zaten böyle herhangi bir şey düşünmediğini . Görüşme yaptığı şahısların kendisi ile dalga geçeceklerini bildiği için bu şekilde görüşme yaptığını beyan etmiştir Şüpheli İzzet YILMAZ'ın alınan ifadesinde ; Veli KÜÇÜK ismini ilk defa Vatan BÖLÜKBAŞOĞLU dan duyduğunu, Vatan'm kendisine, bu şahsın Paşa olduğunu ve görüştüğünü anlattığını, başka bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. 14-Vedat YENERER'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde : Veli KÜÇÜK ile 2003 yılında tanıştığını, kendisinin o dönemde Habertürk Televizyonunda haber programlan yaptığını, Veli KÜÇÜK'ün bu dönem içerisinde posta yoluyla Kuvai Milliye isimli dergiyi ve kartvizitini gönderdiğini, Veli KÜÇÜK'ü programa katılması için telefonla aradığını, ancak şahsın katılmadığını, 2004 yılı içerisinde Veli KÜÇÜK'ün daveti üzerine Gima'nm Ümraniye de bulunan genel merkezine gittiğini, o sırada Veli KÜÇÜK'ün Gimanın yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2004 yılı içerisinde Veli KÜÇÜK'ün kurduğu ve Şirin Evlerde faaliyet gösteren Profesyonel Güvenlik isimli iş yerine, daveti ile gittiğini, Veli KÜÇÜK'ün özel güvenlik alanında Çinlilerle bir anlaşma yaptığını anlattığını, bu konuyu Yeniçağ gazetesinde haber yaptığını, İlerleyen dönem içerisinde, Veli KÜÇÜK ile Türk Dünyası Vakfının yapmış olduğu bir toplantıda karşılaştığını, ayrıca 2006 yılında Pusu Hikayeleri isminde bir kitap hazırlamaya başladığını, Güvenlik güçlerinin anılarını hazırladığını, Veli KÜÇÜK'ü emekli olan bir general olarak bildiği için onunla bu konuda görüşme yapmak üzere Kadıköy Bağlar Başında bulunan ve Veli KÜÇÜK'ün ortak olduğu Alfa İthalat İhracat şirketine daveti ile gittiğini, oraya emekli General Nejat MÜLDÜR'ün de geldiğini, anılarını dinlediğini, 2004-2005 ve 2006 yıllarında sahibi olduğu internetajans.com internet sitesi adına, Türkiyenin ulusal bütünlüğü, bayrak sevgisi gibi konularda medyada yer almış isimlere Yılın Kuvvacısı adı altında bir heykeltraşa hazırlattığım ödülleri dağıttığını, her yıl 20/25 kişiye bu ödüllerden verdiğini, 2006 sonuna kadar toplam 75 kişiye ödül verdiğini, bunların içinde Veli KÜÇÜK, Avukat^ Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL, Rauf DENKTAŞ, Burhan ÇÖMEZ, Emin GÜRSES, Yaşar Nuri ÖZTÜRK gibi siyasi, akademisyen ve gazetecilere ödül verdiğini, Veli KÜÇÜK'ün zaman zaman kendisini telefonla arayarak, basında çıkan haberleriyle ilgili tebrik ettiğini, Kendisinin herhangi bir partiye üyeliğinin olmadığını, ancak Veli KÜÇÜK'ün MHP nin içinde bulunduğu durumla ilgili serzenişte bulunduğunu, Veli KÜÇÜK'ün Devlet BAHÇELİ den hoşlanmadığı için Ümit ÖZDAG'm onun yerine gelmesini istediğini, bu yönde görüşmelerinin olduğunu, Ümit ÖZDAĞ'm 21. yy Türkiye Entstitüsü'nün başkanı olduğunu, Enstitü'nün Ankara da bir genel merkezi olduğunu, ayrıca İstanbul Ata Şehir de Ata Şehir Rezidans 22. katta bir ofisi bulunduğunu, zaman zaman tanınmış profesör ye gazetecilerle burada toplantı yaptıklarını, Türk Time internet sitesinde, Star gazetesinden alıntı yapılarak, Ergenekon operasyonu ile ilgili çıkan haberler de, bombalama ve bazı eylemlerle ilgili kararların Ata şehir GJ**— X7 .9061 - - v&^sd" C^P-^--

semtinde bir evde alındığını, orda toplantılar yapıldığının yazıldığını, bu konuyu Ümit ÖZDAĞ ile görüştüğünü ve yapılan bu operasyon konusunun ofise ve enstitüye bulaştırılmak istendiğini anlattığını, ancak bahsi geçen toplantılara Veli KÜÇÜK ve diğerlerinin katıldığını görmediğini beyan etmiştir. Veli KÜÇÜK ile Koray AYDIN'm yargılanması konusunda ellerinde herhangi bir belgenin olmadığını, Ancak Veli KÜÇÜK'ün bu görüşmede bu konu ile alakalı yorum yapmış olabileceğini, bu konulan Veli KÜÇÜK ile yapmalarının sebebinin ise, Veli KÜÇÜK'ün Devlet BAHÇELİ'den hoşlanmadığı için bu türlü konuşmalar yaptığını, Gazeteci olarak ta kendisinin de konuştuğu ve yorumlar yaptığını ve bu konuda Veli KÜÇÜK'ün haber yapmasını istemediğini beyan etmiştir.. 15-Yakup Kürşat YILMAZ' alınan ifadesinde; VELİ KÜÇÜK' ü tanımadığını, VELİ KÜÇÜK ' ü ALİ BALKANER' in oğlunun cenazesinde gördüğünü kendisine geçmiş olsun demek istediğini ilettiklerini bunu kabul etmediğini, onun deyip demediğini de bilmediğini beyan etmiştir. 16-Mehmet ÖZCAN in alman ifadesinde; VELİ KÜÇÜK' ü gıyaben tanıdığını, İzmitte Alay komutanlığı yaptığını, kendisi ile 1996 yılında bir olay sebebiyle arandığı için teslim olmak sebebiyle birkaç sefer telefon görüşmesinin olduğunu, ancak hiçbir zaman yüz yüze bir görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir. 17-S. Tufan GÜNALTAY in alman ifadesinde; VELİ KÜÇÜK' ü basından tanıdığını, kendisi ile ne yüzyüze ne de telefonla görüşmüşlüğünün olmadığını, ancak Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı' nın bir toplantısında karşılaştığını, ancak kendisi ile konuşmadığını, kardeşi olan EMRE GÜLAYTAY' m kendisi ile bir tanışıklığı olduğunu bilmediğini, hatta böyle bir şey olduğunu bilse kendisine uzak durmasını telkin edeceğini, çünkü VELİ KÜÇÜK' ün Kocaeli' nde alay komutanlığı yaptığı dönemde bir kısım kişiler ile ilişkilerde bulunduğunu, bu nedenle kendi dönem arkadaşları içerisinde dahi kabul görmediğini, bunları kendisinin dönem arkadaşı olan bir askerden duyduğunu, Veli KÜÇÜK' ün ajandasında kendi ismimin geçtiğini şu anda öğrendiğini, ne şekilde geçtiği konusunda bilgi sahibi olmadığını, kendisinin Veli KÜÇÜK' ü tasvip etmediğini herkesin bildiğini, Tuncay GÜNEY' in Yozgat Cezaevinde iken kendisini ziyarete geldiğini, Kendisini binbaşı olarak tanıttığını, Özel Harp Dairesinde görev yaptığını söylediğini, hatta kendisinin VELİ KÜÇÜK' ün emrinde çalışan istihbarat görevlisi olduğunu söylediğini, Kendisinin MEHMET FİKRİ KARADAĞ' ı Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı' nın bir toplantısında VELİ KÜÇÜK ile yanyana ve samimi bir şekilde gördüğünü, şu anda anlatamayacağı şekilde o dönemde lideri bulunduğu partiyi ele geçirme veya kontrol atlına alma çabalarının olduğunu, kendisinin onlara fırsat vermediğini, aynı dönemde VELİ KÜÇÜK' ün kendisinin de tanımış olduğu bir kısım siyasetçilere kendisi için bir suç örgütü lideri olduğu yönünde ve siyasi kimliğinin olmadığı şeklinde beyanlarda bulunduğunu duyduğunu, bütün bunlardan, lideri olduğu siyasi hareketi ele geçirilemeyince yanma gönderilen ESRA FERİDE GÖKÇİMEN ve kocası MUZAFFER GÖKÇİMEN' in iftiraları ile tutuklattınldığını düşündüğünü beyan etmiştir. 18- Sedat PEKER in alınan ifadesinde; VELİ KÜÇÜK' ü babasının arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını, 1992 yıllarından beri kendisi ile tanışıp zaman zaman görüştüğünü, kendisi ile ALBAYLIK ve PAŞALIK dönemi de dahil hem telefonla hem de yüz yüze görüşmelerinin olduğunu, Kocaeli'nde Alay'a zaman zaman gittiğini, VELİ KÜÇÜK'le irtibatlarının bundan ibaret olduğunu, bunun dışmda VELİ KÜÇÜK'le arasında herhangi bir ilişki olmadığını, kendisinin



çürük raporu almasında VELİ KÜÇÜK'ün herhangi bir etkisi olmadığını, VELİ KÜÇÜK'e ayrı bir sempatisi olduğunu, kendisinin Devlet hizmetinde bulunmuş, küçük çocuğunun da Ermeni ASALA örgütü tarafından da öldürüldüğünü bildiği için kendisine daha fazla saygı duyduğunu, Devlet için çalışan birisi olarak bildiğini, bu sebeple kendisine saygı duyduğunu, VELİ KÜÇÜK ile arasında para alış verişi, şirket bazında bir birlikteliğinin olmadığını, EMİN CANER YİĞİT'i tanımadığını, arkadaşı BOĞAÇ KAAN MURATHAN ve YENER KESKİN' in tanıdığı olarak bildiğini, o dönem itibariyle VELİ KÜÇÜK lojmandan çıkarıldığı için ve koruması kaldırıldığı için, bu nedenle kendisine kiralık ev bulması için yardımcı olduğunu, kendisine yardımcı olunsun diye BOĞAÇ KAAN ve birkaç kişiye söylediğini, ancak CANER'i bizzat tanımadığını, ancak geçmiş tarih olduğu için maaş verilip verilmediğini hatırlayamadığını, VELİ KÜÇÜK İzmit Alayında iken altına özel araç tahsis etmediğini, cep telefonlarını ödemediğini, ancak öyle bir şey teklif etmiş olsaydı ödeyeceğini, geçmiş tarihli olduğu için tam olarak hatırlamadığı, ancak VELİ PAŞA'nm arkadaşı olduğunu bildiği ve maddi durumu iyi olmayan birine borçlarını ödemesi için o dönem 75 bin dolar para yardımında bulunduğunu ve bu parayı da şahsm durumu müsait olmadığı için geri almadığını, VELİ KÜÇÜK ile irtibatlı olduğu dönemde ERGENEKON ve mafyanın yapılanması hakkında herhangi bir şey duymadığını, o dönem itibariyle VELİ KÜÇÜK' ün SAMİ HOŞTAN ile tanıştığını bildiğini, VELİ KÜÇÜK' te bulunan mafyanın yeniden yapılanması ve tekelde toplanması ile alakalı dokümanlardan haberi olmadığını, böyle bir faaliyet içinde bulunmadığını, VOLKAN GEZMİŞ' i tanıdığını, VELİ KÜÇÜK, EMİN CANER YİĞİT ve MUSTAFA OK' un ailesine maaş ödenmesi konusunu hatırlamadığını, söylemiş olabileceğini, ancak CANER YİĞİT'e maaş gidip gitmediğini hatırlamadığını, 04 Eylül 2003 tarihinde GÜLER KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşmede polisler hakkında şikayetçi olduğu konusunu konuştuğunu, polis yetkilileri hakkında dava açtığını, "VELİ ABİ' ye söylersin" demesindeki kastın VELİ KÜÇÜK'ün de olayı bilmesini istemesinden dolayı olduğunu, çünkü kendisinin baba dostu olduğunu, 03/08/2004 tarihinde VELİ KÜÇÜK' le yapmış olduğu görüşmeyi kabul ettiğini, kendisine ÜMİT ÖZDAĞ' la yeni bir oluşum yaptıklarını Erzurum' dan YILMA DURAK' m Yeniçağ gazetesinden HAYRİ KÖKLÜ, Ortadoğu gazetesinden ZEKİ SARAÇOĞLU, GÜVEN SAZAK ve MERAL AKŞENER ile VELİ KÜÇÜK görüştüpnü söylediğini, bu oluşum MHP'ye karşı veya MHP' ye alternatif bir oluşum olursa kamuoyunda yanlış anlaşılabilir şeklinde fikir beyan ettiğini, zaten böyle bir oluşumun gerçekleşmediğini, VELİ PAŞA ile bu tür şeyleri paylaştığını, normal muhabbet konulan olduğunu ve ayrıca ÜMİT ÖZDAĞ' m MHP Genel Başkanlığına aday olup olmadığı konusunu bilmediğini, MİLLİ YOL' u KORKUT EKEN' in başkanlığında kurmayı düşündükleri bir oluşum olarak duyduğunu, hatta dergide çıkarıldığını, 21/07/2004 tarihinde GÜLER KÖMÜRCÜ ile yaptığı görüşmede bahsettiği olayın bu olduğunu, bu konuşmada geçen 22 yaşında iken VELİ KÜÇÜK ile KORKUT EKEN'i barıştırma çabalarını YAVUZ ATAÇ'ın da gayret sarfettiğini anlattığını, olayın anlattığı gibi olduğunu, , - - -

VELİ KÜÇÜK' ü babasının dostu olması nedeniyle tanıdığı sevdiği görüştüğü, KORKUT EKEN'i de Emniyet Genel Müdürlüğü Danışmanlığı yaptığı dönemde tanıyıp sevdiğini, YAVUZ ATAÇ'ı da MİT'te görev yaptığı sırada tanıdığını, sevdiği insanlar oldukları için kendilerinin küs olmalarını istemediği için barıştırma çabalarında bulunduğunu, FERİDUN ÖNCEL' in Şanlıurfa MHP Eski İl Başkanı olduğunu, 21/07/2004 tarihinde yapmış olduğu görüşmede VELİ PAŞA' nın kendisine KORKUT EKEN'e dikkat et deyip demediğini hatırlamadığını, eski bir konuşma olduğunu beyan etmiştir. 19-Yaşar ÖZ alınan ifadesinde; VELİ KÜÇÜK'ü ilk defa SUSURLUK olayından sonra medyada ismi çıkınca duyduğunu ve kendisi ile sadece bir defa 2005 yılında PARK PLAZA'da kendi ofisinin 7-8 kat üzerinde onun sahibi olduğu güvenlik şirketinin şubesi biçiminde faaliyet göstermekte olan yerde bir nedenle uğradığında otururken uzaktan gördüğünü ve kendisi ile herhangi bir görüşmesinin olmadığını, merhabalaşmasının bile olmadığını, daha sonra gördüğü o kişinin VELİ KÜÇÜK olduğunu ZİYA BANDIRMALIOĞLU' nun söylemesiyle anladığını, VELİ KÜÇÜK' ü başkada bir yerde görmediğini ve karşılaşmadığını beyan etmiştir. 20- Şüpheli Sevgi ERENEROL'ım alman ifadesinde ; 2005 yılında Beyazıt Meydanında yapmış oldukları basın açıklamalarında tanıştıklarını, çok sık görüşmese de Türk Ortodoks Patrikhanesinde yapmış olduğu bayram törenlerine katıldığını, 21-Şüpheli Kemal ŞAHİN'in alman ifadesinde ; Ankara Emniyet Müdürlüğünün yapılan çalışmalarda ele geçen el mahsulü dokümanın içeriğinde "17.08.2002 tarihinde istanbul ilinde yapıldığı belirtilen bir toplantıya ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılan A4 ebadına el yazısı ile şematik bir biçimde düzenlenmiş evrak içeriğinde; askeri personel Kazım BANAT, israilli general Gabriel Libraider (mossad), Ali Erkan, Batmanlı Ömer isimli şahısların bir toplantı yaptıkları, bu toplantı içeriğinde Şahinbey kod adlı Ahmet Cinali, Emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, hoca kod adlı Kemal ŞAHIN ve tacikistan Genel Kurmay Başkanı ile ticaret bakanı Mehmet EMINOF'A suikast veya eylem planı yaptıkları belirtilmiş, toplantıya katılan şahıslardan askeri personel Kazım BANAT'ın ve Hizbullahhn E.Orgeneral Çevik BIR'in kontrolünde olduğu belirtilen bir işaretleme yapılmış, ERGENEKON'un org. Murat Hoca ile görüştüğü botaş'ta görevli Refik NUHOGLU'nun Şahin beyin (ahmet cinali) nerede olduğunu araştırdığına ilişkin notlar ayrıca Murat hoca isimli şahsın 0533 523 20 07 ve Refik NUHOĞLU isimli şahsın kullandığı 0505 602 26 86 numaralı telefonlara ilişkin bilgiler yer aldığı anlaşılmıştır." Konu sorulduğunda; daha önceden polis memuru Birol ABANOZ vasıtası ile tanıdığı Ahmet Cinali'ye telefon açarak görüşmek istediğini, bu şahısla buluştuklarında yanlarına gelen Ali... isimli şahsın, eski istihbaratçı olduğunu, Almanya'da T.C. hükümeti adına çalışırken Alman İstihbaratı tarafından yakalanarak işkence gördüğünü, 7 yıl cezaevinde yattığını, bu şahsın İsviçre'de cezavinde olduğunu öğrendiğini, bu şahsın Ahmet Cinali'ye İstanbul'da Ahmet CİNALİ, Emekli Tuğ General Veli KÜÇÜK, Tacikistan Genel Kurmay Başkanı ve Ticaret Bakanı, Kemal hoca isimli bir kişiden bahsederek bu şahıslara karşı Mordzat Generali Gabriel Libraider komutasında CIA destekli suikast düzenleneceğini anlattığını beyan etmiştir. g) tanık beyanları 25.02.2008 günü Tanık Zihni ÇAKIR' in alınan ifadesinde özetle; 1995 yılında Ankara da Milliyetçi Sanayici İş adamları ve yöneticileri Derneğinin Basın müşavirliği yaptığını, Taner ÜNAL' ı derneğe üye yapmak için davet etmeye gittiğinde /'/^™"5A-- '"; Yi ^~" —- X"~^ , 9091 « w / ı f s \ •<«  v, €. I i. '. 5 ' İ & #T" ~-# i

tanıdığını, kendisinin derneğe üye olmadığını, farklı bir dernek de lider olma düşüncesinde olduğunu, TÜRKELİ gazetesini yayınlamaya başladığını, gazetenin 3. sayısından sonra yazı işleri müdürlüğü görevine başladığını, bu şekilde TANER ÜNAL ile sıkı bir diyoloğa girdiğim, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL, Ahmet CİNALİ, Fuat TURGUT, Halit BOZKURT, Nihat GÜRKAN ve Sevgi ERENEROL'u tanıdığım GİRDAP operasyonuna konu olan, Veli KÜÇÜK' ü, Muzaffer TEKİN' i TÜRKELİ gazetesinin sahibi Taner ÜNAL yakın görüşmelerinden dolayı tanıdığını, Taner ÜNAL ile 1998 ılmda TURAN YAPI A.Ş ve TÜRKELİ A.Ş isimli şirketleri kurduklarını, kendisiyle 5 yıl birlikteliklerinin, 2 yıl da ortaklıklarının olduğunu, Ahmet CİNALİ' nin Taner ÜNAL' m çok yakın dostu olduğunu, hemen hemen her gün üçü birlikte görüştüklerini, kendisinin TÜRKELİ gazetesinin İstanbul dağıtımını organize ettiğini, karanlık bir kişi olduğunu, 1997 yılında Ortadoğu gazetesinin bir sorunu ile ilgili Ankara'dan İstanbul'a geldiklerini, geri dönerken kendisi, Taner ÜNAL ve Ahmet CİNALİ' nin korumalığını yapan ismini Cem olarak bildiği kişi ile Ahmet CİNALİ' nin kullandığı beyaz renkli Mercedes marka plakasını hatırlamadığı otoyu Bolu gişelerinde polisin durduğunu, kimlik sorup arama yapmak istediklerini, Ahmet CİNALİ' nin kendi fotoğrafının yapışık olduğu Jandarma amblemi bulunan bir kimlik gösterdiğini, bu kimliğin JİTEM kimliği olduğunu söylediğini, polisin bagajı açıp kapattığını, çünkü bagajda muhtelif marka ve çapta silahlar ile el bombaları olduğunu görünce şok olduklarını, kendisinin gazeteye emekli askerleri getirip Taner ve kenisiyle tanıştırdığını, Ahmet CİNALİ' nin askerlik yıllarında Hasan KUNDAKÇI' nin terörle mücadele ekibi içersinde yer aldığını anlattığını, bu görev sırasında Şahin YÜKSEL (ŞAHİN BEY) (KOD ADI) kullandığını, Veli KÜÇÜK ile irtibatının askerlikten sonra Hasan KUNDAKÇI vasıtasıyla başladığını, Veli KÜÇÜK ile Giresun da görevli olduğu döneme denk geldiğinden bahsettiğini, Giresun da birçok eylem yaşandığını, yanındaki adamlann çatışmaya katıldığını, bu adamlann teslim olmadan kaçıp Ankara'da gizlendiğini, başkalannm bu olayın faili olarak verildiğini duyduğunu, Veli KÜÇÜK' ün bölge de görev yaptığını öğrendikten sonra ilişkilerinin sadece bir JANDARMA görevlisi ve haber elemanı çerçevesinde kaldığını tahmin ettiğini, Ahmet CİNALİ' nin zaman zaman yaptığı telefon görüşmelerinden sonra Veli KÜÇÜK ile görüşmeye gideceğini söylediğini, Fuat TURGUT' u 1996-1997 yıllannda Taner ÜNAL vasıtası ile tanıdığnı, Taner ÜNAL' m çok yakın arkadaşım diyerek TURAN YAPI A.Ş ve OSMANLI YAPI A.Ş'ye ait büroda görüştüklerini, kendisini avukat olarak tanıdığını, o dönemde ideolojik nedenlerden dolayı İzmir barosundan atmaya çalışıldığından bahsettiğini, operasyon yapıldıktan sonra ERGENEKON ile bağlantısının olduğunu öğrendiğini, Nihat GÜRKAN' m Taner ÜNAL' m TÜRKELİ gazetesinin bütün faaliyetlerinde yer olan birisi olduğunu, hatta Ahmet CİNALİ ile birlikte gazetenin İstanbul dağıtımında etkili birisi olduğunu, Ülkü ocaklan ve MHP'nin gazeteye olan tepkisini ortadan kaldırmak için partide ve ocakta sürekli LOBİ çalışmalın yapan bir kişi olduğunu, Taner ÜNAL' ı askerler ve bazı üst düzey yargı mensuplanyla tanıştıranlardan biri olduğunu, Nusret DEMİRAL'in Taner ÜNAL ile tanıştıranların Ahmet CİNALİ ve Nihat GÜRKAN olduğunu, aynı zamanda Nihat GÜRKAN' m dernek çalışmasında da etkili olduğunu, Sevgi ERENEROL' u Taner ÜNAL vasıtasıyla tanıdığını, Sevgi ERENEROL' un bazı konularda kendisinin görüşünün alınarak gazetede yazılmasını istediğini, özellikle Ermeni meseli, terör konuları ve ekümelik konularında telefon açarak bilgi aldıklarını, yada Ahmet CİNALİ' nin İstanbul'a geldiğinde kendisinden gazete de yayınlanmak üzere yazılar getirdiğini, kendilerinin de Sevgi ERENEROL' un demeç vermiş gibi gazetede yayınladıklarını, kendisiyle AYMA otelde yüz yüze görüştüklerini, X

Yine soruşturma da ismi geçmeyen, ancak yapılanma içersinde olduğunu düşündüğü avukat İbrahim GÜL' ün ülkü ocaklarının bir çok çek senet tahsilatına yönelik olaylarda yer aldığını, 1997 yılı bahar aylarında BİR NUMARANIN ve Taner ÜNAL' m yanında çalışan Mustafa'nın ülkü ocaklarının yönetiminde olduklarını, ülkü ocaklarının yönetim kurulu toplantısını teybe kaydettirdiği süreçten sonra BİR NUMARA ile sık sık gördüğü kişi olduğunu, Mustafa'nın toplantıyı kayda alması durumunda BİR NUMARANIN yardımı ile üniversiteden mezun olacağını, toplantının kayda alındıktan sonra BİR NUMARANIN Taner ÜNAL' a "İŞTE ŞİMDİ OCAĞI KUCAĞIMA ALDIM" ifadesini kullandığını, bu olaydan birkaç gün sonra Taner ÜNAL ile BİR NUMARAYI Ankara Kızılay Mediha Eldem sokaktaki otelde ziyaret ettiklerini, bu ziyarette İbrahim GÜL' ü Danıştay saldırısından sonra gözaltına alman dönemin ülkü ocakları yönetiminde bulunan avukat Tarkan TOPERİ ile toplantı halinde gördüğünü, Girdap operasyonu kapsamında Koray ÇETİNKAYA' yi da Türkeli gazetesine başlamadan yaklaşık 2 ay sonra tanıdığını, bazı ticari sıkıntılarından ve alacak verecek davalarından dolayı Hadi ÖZCAN ile Taner ÜNAL' m karşı karşıya geldiğini, burada Koray ÇETİNKAYA' nm devreye girerek ikili arasındaki çatışmayı sonlandırdığmı, TÜRKELİ gazetesine gelen ve emekli tuğgeneral olarak tanıtılan Ahmet CINALİ, Taner ÜNAL ve adını hatırlamadığı bazı astsubayların direk BİR NUMARA diye hitap ettiklerini, bazı görüşmelerde DOĞU BEY, HAYRETTİN BEY ve SADULLAH BEY gibi isimler kullanan şahıslar vasıtasıyla Taner ÜNAL' m gazeteciliğinin yanında bir vakıf yada dernek kurması görüşünün ağırlık kazandığını, BİR NUMARA ve Ahmet CİNALİ' nin etkinlerini ve nerelere nüfuz edebildiklerini özellikle 28 Şubat sürecinde çok iyi gördüğünü, BİR NUMARANIN kendisine bilgisayar ortamında yazdırdığı ve kendi el yazısından çıkma bazı metinlerin o dönem yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantılannda görüşülmüş konular olarak bildiri metnin de yer aldığını, BİR NUMARANIN 60-65 yaşlarında, sarı saçlı, göçmen tipli, saçları seyrek, sert mizaçlı, bıyıksız, sakalsız,nizami her gün traş olan birisi olduğunu, kendilerinin KOMUTANIM diye hitap ettiklerini, hiçbir gazete de resmini görmediğini, telefon kullandığını, ancak kendilerine telefon numarasını vermediğini, telefon makinelerini Taner ÜNAL' m alıp verdiğini, Muzaffer TEKİN' e benzediğini, ancak Muzaffer TEKİN' den daha zayıf olduğunu, 2 kızının olduğunu, 1997 yılında kızlarının birinin üniversite de okuduğunu, ancak hangi bölümde olduğunu bilmediğini, diğer kızının ise Dikmen'de lise 2. sınıf da okudğunu, Dikmen Öveçler'de birapartmanm giriş katında oturduğunu, 1998 yılı Şubat veya Mart ayında evini taşıyacağından dolayı hamal olarak 3 kişiyi araba ile götürüp bıraktığı için bildiğini, evini il dışına taşıyacağını söylediğini, Yine 1997 yılı Ocak ayında BİR NUMARAYI Ankara Bahçelievler 7. cadde girişindeki benzin istasyonuna götürdüğünü, 3-5 dakikalık beklemeden sonra telefonundaki sim kartını değiştirip bir telefon açarak "BEKLİYORUZ PAŞAM" deyip telefonu kapattığını, kısa bir süre sonra spor giyimli birisinin otoya yaklaştığını, BİR NUMARANIN hızlı bir şekilde otodan inip karşıladığını, BİR NUMARANIN daha önce kendisine yolda bazı şeyleri duymaması gerektiğini, ulusal basında çok iyi bir yere gelebileceğini, bunun için çok büyük bir destek verebileceğini, yapmamış olduğu askerlik mükellefiyetinde yardımcı olabileceğini, devletin asker istihbaratında görevli gibi gösterip dışarıda işlerini yürütmesini sağlayacağını, kışlaya gitmeden terhis olabileceğini söylediğini, otoda PAŞAM diye hitap ettiği şahsa önceden hazırlamış olduğu bir dosya teslim ettiğini, bu dosyanın TAKUNYALILARIN önüne atıldığında bütün dirençlerinin kırılacağını söylediğini, daha sonra bu olaylardan aslında gazetecilik değil Taner ÜNAL ve Ahmet CİNALİ'nin ilişkileri ile o dönem ordu'nun istihbarat değerlendirme birimi gibi çalışan Batı Çalışma Grubuna raportörlük yaptıklarını, BİR NUMARANIN görüştüğü kişinin ise DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI GÜVEN ERKAYA olduğunu, vermiş olduğu dosyayı ise daha önceden okuduğunu, içersinde; - -



Dönemin iktidar mensubu olduğu siyasi partinin il ve ilçe teşkilatlarının bazı faaliyetleri ve Milli Gençlik Vakfının muhtelif il ve ilçelerde yaptığı panel ve rapor niteliğinde iktidara atfen kaleme alınmış irticai faaliyet olarak yer aldığını, Ergün POYRAZ' in bazı gazetelerdeki yazılarının yer aldığını, ayrıca o dönem ulusal ve lokal basında iktidar aleyhinde yapılan haber yorumları ve söyleşilerin yer aldığını, bu konuşmaların oto içersinde gerçekleştiğini, Kızılay Bakanlık kavşağına geldiklerinde sola dönmesini istediklerini, Meşrutiyet Caddesi dönüşünü geçer geçmez BİR NUMARA ve Güven ERKAYA' yi indirip gazeteye döndüğünü, 1998 yılında Taner GÜNAL' m kendisiyle ortağı olduğu şirketlerdekimi zaman ekonomik kriz baş gösterdiğini, ancak krizlerin Ahmet CİNALİ ve BİR NUMARA' nm girişimleriyle bertaraf edildiğini, BİR NUMARANIN direktifleri doğrultusunda hareket edilmesi durumunda devletin örtülü ödeneğinden para alınabileceğinin konuşulduğunu, ancak örtülü ödenekten para alınılmasım hiç görmediğini, tanık da olmadığını, ancak Almanya'dan ismini şuanda hatırlamadığı ancak belgesini sunabileceği bir vakıf kanalıyla 1997 yılı Mayıs ayında 10.000 markın üzerinde para yardımı altında Taner ÜNAL' a İstanbul'daki bir bağlantı vasıtasıyla gönderildiğini, hatta dekont da Taner ÜNAL yerine Tamer ÜNAL yazılı olduğunu gördüğünü, bir fotokopisinin de kendisinde mevcut olduğunu, Ekonomik kriz sürecinde BİR NUMARA' nm ve Ahmet CİNALİ' nin de bulunduğu Taner ÜNAL' in özel olarak götürüldüğü AYMA OTEL deki bazı toplantılar da Veli KÜÇÜK' ün özellikle sıkıntıları ortadan kaldırmak için dernek yada vakıf adı altında yapılanmaya gidilmesi gerektiğini, MHP de aktif bir şekilde siyaset yapılması zorunlu olduğunu dile getirdiğini, 1998-1999 Mayıs ayındaki Türkçülük Bayramına katıldığını, bu toplantıya Veli KÜÇÜK, Ahmet CİNALİ, Taner ÜNAL ve BABA diye hitap ettikleri Nusret DEMİRAL ile birlikte 9-10 kişinin katıldığını, ancak BİR NUMARA' nm toplantıya katılmadığını, bunun sebebinin ise hepsinin üzerinde olmasından dolayı olduğunu, herkesin onun elini öptüğünü, mayıs ayından sonra Haziran ayında da İstanbul da toplantı yapıldığım, Veli KÜÇÜK' ü Taner ÜNAL ile birlikte 20'den fazla gördüğünü, Muzaffer TEKİN' i ise 5-6 defa gördüğünü, hatta Taner ÜNAL' m Dikmen caddesindeki Şekerbank Şubesinin olduğu apartmanda yer alan bürosunda samimi olarak gördüğünü, AYMA OTEL' in sahibinin Ahmet CİNALİ' nin çok yakın dostu olduğunu, toplantıların gündüz hafta sonları ve öğleden sonra gündüz yapıldığını, genelde otelin lobisinde bir araya geldiklerini, otelde geceleyip gecelemediklerini bilmediğini, 2003 yılı Nisan ayında Dikmendeki bürosuna yakın bir caddedeki sokak da bir dükkan kiralayıp Türkeli dergisini bu ofiste çıkaracağını söylediğini, ofisin alt tarafında yer alan depo halindeki kapalı alan bir anfiye dönüştürüldüğünü, dinleyici ve konuşmacı yerlerinin sabitlendiğini, bu mekanda bir oluşuma başvurduklarını, Taner ÜNAL' in kendisinden bu oluşum içinde yer alması gerektiğini söylediğini, oluşum içersinde HASAN KUNDAKÇI, VELİ KÜÇÜK, DOĞU PERİNÇEK, HİKMET ÇİÇEK' in destek verdiklerini, maddi hiçbir sıkıntılarının olmayacağım, istediği kadar maaş verebileceklerini söylediğini, Hasan KUNDAKÇI, Veli KÜÇÜK'ün de yer aldığını, Ahmet CİNALİ' nin bu ikiliye yakın resimlerinin olduğunu, hatta Muzaffer TEKİN' in de resimlerinin olduğunu gördüğünü, GİRDAP ve ERGENEKON operasyonlarında ortaya çıkan bulguları bir araya getirdiğinde, bir üst yapılanma olan ERGENEKON örgütünün alt kollarından Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ile bu yapının içinde bulunduğunu düşündüğünü, Taner ÜNAL' in bu şekilde bir yapılanmaya gitmesi için etkileyenlerin sadece Ahmet CİNALİ ve Veli KÜÇÜK değil, ordu içersinde görev aldığını bildiği isimlerini anımsayamadığı bir çok subay ve astsubayın olduğunu, Taner ÜNAL' ın 12 Eylül 1980

askeri müdahalesine zemin oluşturan terör ve anarşi ortamını sık sık anlattığını, Adana Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisi iken katıldığı birçok eylemi iştahla anlattığını, hatta dönemin Emniyet Müdürlerinden Cevat YURDAKUL' u ortadan kaldıran süikastin hazırlanmasında yer aldığını söylediğini, Taner ÜNAL ile yaklaşık 5 yıl birlikte çalıştığını, 1998 Kasım ayında ortak olarak inşaatım yürüttükleri bir kooperatiften doğan alacakları düzenli tahsil edemedikleri için kendisinin keşide ettiği çeklerin Savcılığa intikal ettiğini, çek bedelleri ödenmeyince karşılıksız çek keşide etmek suçundan 6 ay tutuklu kaldığını, bu nedenle Taner ÜNAL ile irtibatının koptuğunu, bir süre sonra Girdap operasyonunda tutuklanan Yasin ALPARSLAN ile karşılaştığını, Taner ÜNAL' m kendisiyle mutlaka görüşmek istediğini söylediğini, kendisinin görüşmek istemediğini söylediğini, Yasin' in Taner'in ekonomik olarak rahatladığını, onun için nerede ne varsa ödemek istediğini, bu nedenle kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini, kendisinin de ödenmeyen çeklerden dolayı vicdan azabı çektiğinden dolayı kabul ettiğini, Taner ÜNAL ile Kızılay Fevzi Çakmak 1. sokak da yer alan ofis de ve Dikmen deki ofis de müteakip kereler görüştüğünü, bu görüşmelerde Taner ÜNAL' in bir yapılanma içersinde olduğuna tanık olduğunu, 08.02.2008 günü eski Genel Kurmay Başkanı Org. Hüseyin KIVRIKOGLU' nun Kıbrıs da düzenlenen süikastin ERGENEKON'un SOL KANADI tarafından planlandığı yönünde haberler yayınlandığını, 1998 yılında BİR NUMARA' nın kendisine ORDU İÇERSİNDE BİR MEZHEP YAPILANMASINDAN söz ettiğini, 1997 yılı Ocak ayında TSK' da mezhep yapılanması başlıklı 40 sayfalık rapor getirdiğini, bu raporda tek tek isimlerin yer aldığını, belgeye göre en tepede DOĞU AKTULGA'nın yer aldığını, 1997 yılı Haziran ayında Marmaris AKSAZ Deniz Üs Komutanlığında bir toplantı yapıldığını, bu toplantıya Ordu da komuta kademesi ve istihbarat birimlerinde yer alan bazı isimlerin katıldığını, Güven ERKAYA ve Doğu AKTULGA ile bir tartışmanın yaşandığını BİR NUMARA' nın söylediğini, bu tartışmadan sonra Ankara Çayyolu semtinde bir evde 1998 yılı Ağustos ayında şekillenecek olan komuta kademesini etkileyecek bazı kararlar alındığını, bu kararların 05.11.1997 tarihinde yapılan TOROS-2 tatbikatında uygulanmak istendiğini söyleyerek, Albay Vural BERKAY' a isabet eden kurşunun asıl hedefinin Hüseyin KIVRIKOGLU olduğunu, amacının KIVRIKOGLU' nun yerine aynı mezhepten ve aynı kanada bağlı bir ismin Genelkurmay Başkanı yapılması olduğunu anlattığını, tatbikatta seken kurşun olarak anlatılan merminin bir M-16 dan çıkmış olsa bile etkili menzilinin 500 metre olduğunu, tatbikat alanı ile izleyici çadırlarının ise 1.500 metre olması nedeniyle söz konusu merminin ancak bir suikast silahından çıkmış olabileceğini, BİR NUMARA' nın 1997 yılında çok gizli bir görev için(dönemin başbakanı Necmettin ERBAKAN' m gizli bir görüşmesini kayda almak amaçlı) Antalya'da bulunması gerektiğini, bunun için bir otel organize edilmesini Taner ÜNAL ve Ahmet CİNALP nin kendisinden istediğini, Antalya Side Karagöl mevkiinde bulunan KAYA OTEL' de muhasebede çalışan tanıdığını arayark rezervasyon yaptırdığını, konaklama ücretini TURAN YAPI yada TÜRKELİ şirketlerine fatura edilerek Taner ÜNAL tarafından ödendiğini, BİR NUMARANIN gerçek kimliğini, Taner ÜNAL, Ahmet CİN ALİ ve Nihat GÜRKAN' m kesin olarak bildiklerini tahmin ettiğini, GİRDAP operasyonu ve ERGENEKON operasyonu kapsamında yazdığı kitaplardan dolayı hedef olacağı endişesi taşıdığını, hatta Taner ÜNAL' m tutukluğu sona erdikten sonra Star gazetesi muhabiri Erdal ŞİMŞEK ve kendisini hedef aldıklarını, her türlü kötülü yapacaklarını duyduğunu beyan etmiştir. 21.02.2008 tarihinde Tanık Şamil TA YY AR 'ın alınan ifadesinde özetle;

23 yıldır gazetecilik yaptığını, son olarak Star gazetesi Ankara temsilcisi olduğunu, Sincan F tipi Kapalı Cezaevinde 06.02.2008 günü saat:15.00-16.55 arasında Danıştay saldırısı sanığı Osman YILDIRIM ile avukat Mehmet ENER'in yaptıkları görüşmeyi yazdığını, avukat Mehmet ENER' in gazeteye gelerek Osman YILDIRIM' in "bildiğim çok şey var konuşmak istiyorum, ancak beni engelliyorlar, mesela Cumhuriyet Gazetesine bomba atılmadan önce 27 Nisan 2006 tarihinde İstanbul Ataşehir'de bir evde gizli bir toplantı yapıldı, o toplantı da VELİ KÜÇÜK ve MUZAFFER TEKİN'de vardı, Cumhuriyet Gazetesinin bombalanması kararı o evde verildi, bende bu toplantıya katıldım, ayrıca Cumhuriyet Gazetesine atılan bombaları VELİ KÜÇÜK'ün bombaları bize verdiğini Mahkemede söylesem" dediğini anlattığını, kendisinin de mahkemede bunları anlat dediğini, Ayrıca Osman YILDIRIM' in, Alparslan ARSLAN' dan dert yandığını, kendisinin Alparslan ARSLAN' m altında biriymiş gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu, hatta "NECİP HABLEMİTOĞLU cinayetini çok iyi biliyorum" dediğini, ancak kimler tarafından yapılığı hakkında herhangi bir bilgi vermediğini, JİTEMCİLER ile arasının iyi olduğunu, MİT' den kimseyi tanımadığını, Alparslan ARSLAN ile tahsilat işi yaptığını, ATV'den 5 Milyon dolar, Mustafa SÜZER' den 500 bin dolar alacağı olduğunu, bu tahsilat işlerinde Ankara'dan iki astsubayın kendilerine yardım ettiğini, ancak isimlerini vermediğini, Tuncay ÖZKAN' m MİT' in gizli tarihi isimli kitabım okunduğunda oradaki isimleri ulaşılabileceğini anlattığını, Osman YILDIRIM' in kahvecilik yaptığını, aynı zamanda çek senet tahsilatı işiyle uğraştığını, illegal yoldan Alparslan ARSLAN ile bu işleri yürüttüğünü de anlattığını, 11.02.2008 günü Taraf gazetesinde Neşe GÜZEL ile yapmış olduğu röportajda geçen Vatansever Kuvvetler Güç Birliği ve Kuvva-i Milliye Derneklerinin kuruluşuna ilişkin elinde ciddi belge olmadığını, ancak GİRTAP, ÜMRANİYE ve ERGENEKON operasyonlarıyla ilgili edinmiş olduğu bilgiler olduğunu, hatta Halil Behiç GÜRCİHAN' m acikistihbarat.com sitesindeki yeni milis yazısından 2023 yılında her şeyi yeniden yapılandıracaklarını, her şeyin çoktan bitmiş olacağına ilişkin faaliyetlerinin bulunduğunu anladığını, bu yazıda "kanımızın son damlasına kadar değil beynimizin son hücresine kadar savaşmak lazım" şeklinde hedefe götürücü işler yapılması gerektiğini söylediklerini, zaman zaman yazdıklan yazılar ile ilgili değişik şahısların kendilerine "siz böyle yazıları niye yazıyorsunuz, zaten Türkiye'de yakında darbe olacak siz de bu yazdıklarınızdan pişman olacaksınız" gibi sözler söylediklerini, hatta Alparslan ARSLAN' m bir duruşmasında gazetecilere hitaben "zaten yakında darbe olacak 3 gün sonra serbest kalacağım" diye söylediğini, bu şeklide söylemesinin bu tür örgütlerle işbirliği yapan şahısların beyinlerine işlendiği, kendi kanaatince darbe girişiminde aktörlük yapan, tetik çeken kişilerin cezaevinden alınarak kahraman ilan edilecekleri şeklinde yönlendirme yaptıklarını düşündüğünü, Malatya Üniversitesi rektörü Fatih HİLMİOĞLU' nun 22 Temmuz seçimlerinden önce "AKP %95 oy alsa bile iktidara getirilmez, gerekirse darbe yapılır" sözlerinin, üniversiteler arası kurulun YÖK için önerdiği Prof.Dr. CELAL ŞENGÖR'ün darbe çağrışımı yapan açıklamaları, son dönemlerde Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından organize edilen bir panelde "Gerekirse hukuk dışına çıkılarak darbe yapılabileceği" şeklinde resmi paneller bile düzenlendiği, bununla ilgili halen adli mercilerin işlem yapmadıklarını merak ettiğini, çünkü Türkiye de İHTİLAL yapmanın en ağır bir suç olduğunu, Örneğin Danıştay Saldırısı faili Alparslan ARSLAN ile ilgili davayı çok yakından takip ettiğini, Alparslan ARSLAN' m babasının olaydan sonra mahkemeye sunduğu dilekçede, "ALPARSLAN ARSLAN'm son zamanlarda tuhaf davranışlar gösterdiğini, VELİ KÜÇÜK, MUZAFFER TEKİN gibi isimlerle irtibatlı olduğunu, bunun üzerine ALPARSLAN ARSLAN ile konuşup kendisine bu adamların görüşleri ile bizim görüşlerimiz uyuşmaz, bunlardan uzak dur şeklinde uyardığını, bu cinayetin aydınlanması için bu insanların üzerine gidilmesi gerektiğini" "Benim kızlarım başlarını

örtmez ve ALPARSLAN bir defa bile kız kardeşlerine başınızı örtün şeklinde bir telkinde bulunmadı, türban yüzünden bir cinayet işleyeceğini sanmadığını" belirten dilekçesinin olduğunu, ancak daha sonradan Alparslan ARSLAN' m tüm kardeşlerinin başörtülü olarak görüldüğünü, Kanal 24 televizyonunda sunduğu bir programdan sonra Selçuk Üniversitesi öğretim görevlisi Şaban ÇALIŞ ile yaptığı bir sohbette kendisine, tarihten 2 yıl önce Muzaffer TEKİN' in 2 yıl önce ziyaretine gelip "BİZ YENİ BİR SİYASİ HAREKET BAŞLATIYORUZ, BU HAREKETİN LİDERİ OLURMUSUN" şeklinde liderlik önerdiğini, Şaban ÇALIŞ' m da "BEN BÖYLE İŞLERİN İÇİNDE OLMAM" şeklinde teklifi reddettiğini, hatta Selçuk Üniversitesindeki bazı öğrencilerin Davutpaşa Kışlası ve Kıbrıs'a eğitime gönderildikleri, bu ekipten olan bir gencin ayağından kurşun yarası ile döndüğünü anlattığını, bu anlatılanları 04.02.2008 günü yayınladıktan sonra söylediklerini reddettiğini, bu görüşme sırasında ODTÜ Öğretim üyesi Prof.Dr. İhsan DAĞI'mn da olduğunu beyan etmiştir. 12.03.2008 tarihinde Ankara Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi' nde tutuklu bulunan Osman YILDIRIM' m tanık olarak alman ifadesinde; Veli KÜÇÜK ile irtibatı ve Necip HABLEMİTOGLU' nun öldürülmesi konusunda; Veli KÜÇÜK'ü 1993 yılından beri tanıdığını, kendisini İbrahim GENÇ'in Sirkeci ve Mecidiyeköy'deki yazıhanelerine gelip giderken gördüğünü, ancak çok samimiyetinin olmadığım, Veli KÜÇÜK ile eski suç ortağı olan Osman GÜRBÜZ'ün İstanbul Beyoğlu Sıraselvilerde bulunan yazıhanesinde Habil KÜÇÜK'e tahsis etmiş olduğu yazıhanede gördüğü zamanlarda samimi olmaya başladığını, Veli KÜÇÜK' ün kendisine İbrahim GENÇ'in Osmanbey'deki Sadıklar Pasajmdaki veya Piç Hüseyin'den kiralamış olduğu aynı cadde üzerindeki yazıhanelerinden birinde tam olarak hangisi olduğunu hatırlayamadığı 2002 yılı Aralık ayının başında Veli KÜÇÜK, İbrahim GENÇ, Esen TÜRKYILMAZ, Muzaffer TEKİN ve Osman GÜRBÜZ olduğu halde kendisine Osman GÜRBÜZ' ün Necip HABLEMİTOGLU' nu öldürüp öldürenıeyeceğini sorduğunu ve bunun karşılığı olarak bir milyon dolar teklif ettiklerini, kendisinin de Necip HABLEMİTOGLU' nu tanımadığını söylediğini, ve kim olduğunu sorduğunda bu kişinin yazar olduğunu ve öldürülmesi gerektiğini söylediklerini, kendisinin o zamanlar yeni askerden terhis olduğu ve aynı zamanda askeri cezaevinden yeni çıktığı için paraya ihtiyacının olduğunu bildikleri için bu teklifi yaptıklarını düşündüğünü ancak kendisinin bu teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine Veli KÜÇÜK' ün Osman GÜRBÜZ'e dönerek ve ona "Osman bu iş gene sana düştü." dediğini, daha sonra basından Necip HABLEMİTOĞLU'nun öldürüldüğünü duyduğunu, ancak kimin öldürdüğünü bilmediğini, ancak İzmir'de iş yapan ve kendisine göre iş adamı olan Çerkez İbrahim lakaplı İbrahim ÇİFTÇİ' nin Osman GÜRBÜZ' e ait Balat'ta yıkılmış bir harabenin karşısında bulunan, Haliç Köprüsüne yaklaşık 500-1000 metre mesafedeki yazıhanesine o tarihlerde sık sık gelip gittiğini, olaydan yaklaşık 6-7 ay sonra İstanbul Sultanbey'de işlettiği Boy Kıraathanesinin açılışı için hazırlattığı davetiyeleri vermek için gittiği Şirinevlerin üst tarafmda bulunan Nargile Yakup isimli kulüpte karşılaştığı Osman GÜRBÜZ' ün kendisine yanında Esen TÜRKYILMAZ' m da olduğu halde "HABLEMİTOĞLU'nun parasını masalarda bitirdik." dediğini, Esen TÜRKYILMAZ' m Bahçelievler'de gayri meşru işlerle uğraşan birisi olarak bildiğini, bu olanlardan sonra kendisinin Osman GÜRBÜZ' ün Hablemitoğlu' nun öldürülmesi olayına karıştığını ve aldığı parayı da kumarda bitirdiğini anladığını, beyan etmiştir. / * ,




Malkara' da Turgut BÜYÜKDAG isimli şahsa ait Turgut Gıda Sanayi isimli sıvı yağ fabrikasının bu şahsın elinden tehdit ile alındığı konusunda; Turgut BÜYÜKDAG' m Malkara'da bulunan Turgut Gıda Sanayi isimli sıvı yağ fabrikasının sahibi olduğunu ve İsmail ÖZDEN'den faizle para aldığını, Veli KÜÇÜK' ün kendisine Bakırköy'de İstanbul Caddesinde bir restorantta birlikte yemek yerken İsmail ÖZDEN' in Turgut BÜYÜKDAĞ'dan genel vekaletname almasını, alırken de herhangi bir bankadan kredi çekeceğini söylemesini, İsmail ÖZDEN' in Turgut BÜYÜKDAG' dan sekiz milyon dolar alacağı olduğunu, kendisinin de bu sözleri İsmail ÖZDEN'e Mecidiyeköy'de Şişli Emniyet Müdürlüğünün aşağısmdaki Polat Holdingin önünde arabanın içinde Veli Paşanın talimatları olarak anlattığını, Onun da bir hafta sonra genel vekaletnameyi alarak geldiğini, Veli KÜÇÜK paşaya verdiğini, Veli KÜÇÜK ve beraberindekilerin de Kent Bank ve Toprak Banka fabrikayı ipotek ettiklerini, Elli Milyon Dolar aldıklarını, kendisinin de bu olaydan dolayı Beş Milyon Dolar aldığını, bu parayı kendisine İsmail ÖZDEN' in verdiğini, kendisinin de bu işin içinde olduğu için, kendi hakkı olarak beş milyon dolar aldığını, paranın kalan kısmının Çevik BİR, Veli KÜÇÜK, Hasan ÖZDEMİR, İsmail ÖZDEN, Hüseyin ÇİL arasında paylaşıldığını, bu parayı İsmail ÖZDEN' in paylaştırdığını beyan etmiştir. Danıştay Saldırısı ve Veli KÜÇÜK ile Muzaffer TEKİN irtibattan konusunda; Bu olayları Süleyman ESEN'in avukatı olan Mehmet ENER'e de anlattığını ve kendisine "mahkeme başkanı bana Veli KÜÇÜK' ü Muzaffer TEKİN'i sorsun. Bende bu olayları mahkemede anlatayım" dediğini, son duruşmada Avukat Mehmet ENER' in bazı konularda tevsi tahkikat talebinde bulunduğunu bunun üzerine duruşmaya, on dakika ara verildiğini, bunun kendisi ile ilgili tevsi tahkikat talebi olduğunu düşündüğünü, ara bittikten sonra içeri girdiklerinde tevsi tahkikat talebinin reddine mahkemece karar verildiğini, kendisine de bu konularda soru sorulmayınca bu olayları anlatmadığını, ancak şimdi anlattıklarını tüm samimiyetiyle anlattığını, daha önce bahsettiği Ataşehir'deki toplantıda el bombalarını kendisine Muzaffer TEKİN' in verdiğini, Veli KÜÇÜK' ün o toplantıda bulunmadığını, ancak kendisinin Veli KÜÇÜK' le Alparslan ARSLAN'm Üsküdar'da Katibim Restoran'ın yanındaki çay bahçesinde buluştuklarını bildiğini, zaman zaman kendisinin de yanlarında bulunduğunu beyan etmiştir. Osman YILDIRIM' m 13.03.2008 tarihinde alman ek ifadesinde; Veli KÜÇÜK ile irtibatı konusunda; ...o yıllarda kendisinin İbrahim GENÇ ve Ziya AYCAN'm Mecidiyeköy'deki factoring şirketine gidip gelirken Veli KÜÇÜK'ü ve Muzaffer TEKİN'i de orada gördüğünü, Zaman zaman gidip geldiklerini, İbrahim GENÇ ve Ziya AYCANTa sıkı bir dostluklarının olduklarını, ...İbrahim GENÇ' in Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Özer ÇİLLER ve Ziya AYÇAN isimli şahıslarla yoğun ilişkiler içersinde olduğunu, bunlann yanı sıra etrafından bir yığın mafya gruplannm bulunduğunu, bu gruplan yönlendirdiğini ve birçok cinayetler işlettiğini beyan etmiştir. İdris ARSLAN 20.05.2006 günü Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünde bilgi sahibi olarak verdiği ifadesinde Danıştay eylemini gerçekleştiren Alpaslan ARSLAN'm babası; Alpaslan'ın yakın arkadaşı avukat Teoman'ın kendisini cep telefonundan aradığını, geçmiş olsun dileklerinden sonra kendisine Alparslan'ın nasıl böyle bir şey yapabileceğini sorduğunu, telefonla konuşurken medyada yer alan ve yakalandığında üzerinde çıktığı

söylenen Ulusal Haber Kimlik kartı ve Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi kartvizitini ona sorduğunu, çünkü bu kartların kafasını karıştırdığını, daha önceden de bu kimlik kartını ve Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi kartvizitini cüzdanında gördüğünü, hatta "oğlum senin bu insanlarla ne işin var, bizim yapımıza ters insanlar bunlar" diye tepki verdiğini, çünkü oğlunun üniversitede iken sol gruplarla değil, daha çok ülkücü çevre içinde olduğunu, hatta reislik bile yaptığını, Teoman'ın da kendisine Alpaslan'ın bu kimliği bazı yerlere rahat girmek için kullandığını ve bir arkadaşının temin ettiğini söylediğini, Teoman'la telefonla konuşurken kendisine oğlunun 4-5 aydır Ulusal Haber ve Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ile irtibatı olduğunu, hatta Adana, Mersin ve İstanbul İllerinde adı geçen derneğin toplantılarına birlikte gittiklerini, bu derneğin Genel Başkanı Taner ÜNAL ile tanıştıklarını, ayrıca VeU KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN isimli şahıslarla bu dernek vasıtasıyla tanıştıklarını kendisine anlattığını, bunun da kendi kafasında bir takım şüphelere neden olduğunu, kızlarının da aynı konuya vakıf olmaları sebebiyle oğlunun, yukarıda ismi geçen dernek ve şahısların baskı ve tehdidi ile ancak böyle bir cinayet işleyeceğine kanaat getirdiklerini, beyan etmiştir. 12.03.2008 tarihinde Ankara Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi' nde tutuklu bulunan Ahmet CİNALİ' nin alman tanık ifadesinde; Veli KÜÇÜK ile irtibatı konusunda; Veli KÜÇÜK Paşa'yi Giresun Bölge Komutanlığı yaptığı dönemden tanıdığını, bölgedeki DHKP-C ve TİKKO'nun faaliyetlerine karşı jandarma ile irtibatlı olduğu için kendisi ile tanıştığını, bir kez de 3-4 yıl önce İstanbul'da Dudulu Gima'da kendisini ziyaret ettiğini, yakalandığı zaman Giresun'da ki yazıhanesinde çıkan bir suikast konusu ile ilgili evrakı kendisine vermek için gittiğinde görüştüğünü, başkaca bir ilişkisinin olmadığını, kendisine bu dokümanın Beykoz tarafında oturan Karsh Ali (zayıf yapılı 1.75 boylarında Almanya'da bir süre yaşamış MİT ile ilişkilerinin olduğunu beyan eder) isimli bir şahıs tarafından verildiğini, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alman şahıslardan sadece Veli KÜÇÜK 'ü tanıdığını, beyan etmiştir. Mehmet EYMÜR, 17,06,2008 tarihinde tanık olarak alınan İfadesinde; şahıslardan Veli KÜÇÜK'ü de tanıdığını ilişkilerinin olduğunu, bu ilişkisinin ve şahıs hakkında bildiklerinin ise ; 1983 yılında Mardin'de görevli olduğu sırada Veli KÜÇÜK'ün Nusaybin Hudut Tabur Komutanı olduğunu, O zaman tanıştıklarını, Daha ziyade görevsel ilişkilerinin olduğunu, ara sırada yemeklerde bir araya geldiklerini, Veli KÜÇÜK'ün Ermenice konuşabildiğini doğuda görev yaptığı köy halkından öğrendiğini söylediğini, daha sonraki dönemde Veli KÜÇÜK'ün Edirne'ye kendisinin de Ankara'ya tayin olduğunu, zaman zaman bayramlarda birbirlerine kart yollayıp irtibatlarını devam ettirdiklerini, kendisinin 1998'de emekli olup Antalya'ya yerleştiğini, o tarihlerde Veli KÜÇÜK'ün de yeni kurulmuş olan Jandarma İstihbarat biriminin başına geçirildiğini, bir defa kendisini Ankara'ya gidişinde Aydmlıkevler'deki iki katlı bir ev olan işyerinde ziyaret ettiğini, bir ara Van'a tayin edildiğini bildiğini, Veli KÜÇÜK ile en çok İzmit'de Alay Komutanı iken görüştüklerini, kendisinin zaman zaman İzmit'te bulunan Tüpraş tesislerine gittiğini, yeğeninin eşinin oranın genel müdürü olduğunu bu nedenle bazen İstanbul'dan annesi ve yakmlan oraya gelip orda buluştuklannı, bu vesileyle Veli Paşa'yı da gördüğünü, birkaç göreve Ankara'ya geldiğinde eşli veya baş başa yemek yediklerini, bazen kendisine Kuzey Irak'a giden ve kendisine bilgi getiren kişilerin Jandarma Genel Komutanlığına ilettiği raporların bir suretini yolladığını, Cem ERSEVER'in ölümünden sonra bazı kişilerin kendi hayatına da kastedebileceği endişesi taşıdığını, yargısız fi «* J*^X. «v  %» "" K


911U *, » j) \ix- fi

infaz edilen bazı kişilerin (Behçet CANTURK, Savaş BULDAN vb,) cesetlerinin kendi bölgesine atılmasından şikayet ettiğini, kendisine o tarihlerde Abdullah ÇATLPlarm kendisiyle görüşmek istediğini ancak görüşmediğini görüşmeyi kendisinin kabul etmediğini beyan ettiğini, Paşalığa terfi etme ümidi olmadığını ve emeklilikten sonra bir iş bulma arayışı içerisinde olduğunu, O zamanlar bir dostu vasıtasıyla Ali Balkaner'in yanında Veli KÜÇÜK ün çalışması için söz aldıklarını, Ali BALKANER'in Veli KÜÇÜK'e maaş bağladığı yönünde bir duyumunun olduğunu, Veli KÜÇÜK emekli olduktan sonra Gima'da yönetim kurulunda yer aldığını, Gima'nm sahiplerinin Hüsnü ÖZYEĞİN ile bacanağı Tunç ÇAPA olduğunu, Tunç ÇAPA'nm babası olan Vecdi ÇAPA'nm kendisinin yakın aile dostu olduğunu, Vecdi ÇAPA avcı olduğu için eski tarihlerde yine avcı olan Veli KÜÇÜK ile kendisini kendisinin tanıştırdığını, Veli KÜÇÜK'ün Tunç ÇAPA ile ve dolayısıyla Hüsnü ÖZYEĞİN ile tanışıklığının babasından dolayı olduğunu, kendisinin duyduğu kadarıyla Veli KÜÇÜK işyerine şoförlü bir Mercedes ile gelip giderken şoförünün polislerce aranan şahıslardan olmasından dolayı gözaltına alındığını, şoförün Sedat PEKER'in adamı olduğu Mercedes otonun da Sedat PEKER tarafından Veli Paşa'ya tahsis edildiğini öğrendiğini, daha sonra Veli KÜÇÜK'ün bu aracı iade ettiğini duyduğunu, Ali YASAK, Sedat PEKER, Sami HOŞTAN ile ilişkileri olduğunu bildiğini, zaman zaman bir araya geldiklerini bildiğini, Bu Ulusalcılık ve Öztürkler hareketi sırasında kendisinin ABD'de olduğunu Sedat PEKER'in içerisinde olduğu bu harekette eski Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin FÜSUNOĞLU ve Veli Paşa'nm böyle bir oluşumda yer almasını hoş karşılamadığını ve internette yazdığı yazıda da belirttiğini, Türkiye'ye döndükten sonra bir kez Ankara'dan İstanbul'a gelirken Veli Paşanın Bilecik'teki köy evine uğradığını, Yemek yeyip yola devam ettiğini, onun dışında da birkaç kez Veli KÜÇÜK'ün kendisinin bürosuna geldiğini, son geldiğinde Maslak'ta İngilizlerle bir iş yapacağını kendisine büro araba tahsis edeceklerini söylediğini, Veli KÜÇÜK'ün galiba kendi köyünde çimento fabrikası kuracak olduğunu, bir keresinde de PERİNÇEK ile olan ilişkilerini tenkit ettiğini, Veli KÜÇÜK'ün Doğu PERİNÇEK ile Ulusalcılık faaliyetleri içerisinde basma yansıyan PERİNÇEK-Veli Paşa işbirliği nedeniyle duyduklarından dolayı rahatsızlığını kendisine anlattığını Veli KÜÇÜK ün de kendisine "her şeye rağmen en Milliyetçi bu PERİNÇEK çıktı" dediğini, 1991 yılında Milliyet yayınlarından çıkmış olan Analiz isimli kitabında Doğu Perinçek'ten fabrikatör olarak bahsetmiş olduğunu, bunun sebebi İstihbarat dilinde fabrikatör maksatlı yalan haber üreten istihbarat elemanlanna verilen isim olduğunu, o bakımdan fabrikatör kelimesini PERİNÇEK için kullandığını, Mit'e haber elemanı olarak çalışan Tank ÜMİT kaçınldığmda, İstanbul Jandarma İstihbarat'ta çalışan Astsubay Seyit Ahmet ALTUNTAŞ bu soruşturma ile alakalı MİT görevlileri ile de görüşmek suretiyle epey yol aldığını, hatta Polis Memuru Ziya BANDIRMALIOGLU ve Ayhan AKÇA hakkında elde etmiş olduğu bilgiler ışığında ifadelerine başvurmak istediğini ancak konu dönemin Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim ŞAHİN'e intikal ettiğini, hatta Astsubay Ahmet ALTUNTAŞ İbrahim ŞAHİN'e kendisinin de ifade vermesi gerektiğini söylediğini kendisinin bunu bizzat İbrahim ŞAHİN'den duyduğunu, ancak İbrahim ŞAHİN'in kendisine Tank ÜMİT'in kaçınlması ile alakalı herhangi bir şey söylemediğini, soruşturmayı yürüten Astsubay Ahmet ALTUNTAŞ'm Diyarbakır iline tayin edildiğini, neden tayin edildiği hakkında bilgisinin olmadığını ancak bu Astsubay'm yapmış olduğu çalışmalarla alakalı konuşma konusunda çok tedirgin olduğunu öğrendiğini, Diyarbakır'dan sonra Giresun ilinde Bölge Komutanı olan Veli KÜÇÜK'ün emrine atandığını bildiğini, Veli KÜÇÜK'e bu durumu sorduğunda "evet benim emrime atadılar" dediğini, Tank ÜMİT'İ Divan Pastanesi'nden alıp götüren kişilerden bir tanesinin Ziya BANDIRMALIOGLU olduğunun tanık beyanları ile anlaşıldığını, daha sonra Ziya BANDIRMALIOĞLU'nun Veli KÜÇÜK'ün güvenlik şirketinde çalıştığını duyduğunu,

Tarık ÜMİT'in amcası Cemalettin ÜMİT bu olayda Veli PAŞA'nm bilgisi olduğunu o tarihte kendisine söylediğini, kendisi de "Veli KÜÇÜK bizim dostumuzdur öyle bir bilgisi olsa bana söylerdi" dediğini, ancak son dönemde edindiği izlenimlerden sonra Veli KÜÇÜK'ün bazı kişilerin yanında yer alması ve yukarıda belirttiği sebeplerin kendisini de şaşırttığını, Veli Paşa'nm Azerbaycan ve Irak'ta bazı yapılanmalara gittiği, Dışişleri Bakanlığı ve Mit'in bundan rahatsız olarak dış ilişkilerimizi bozduğu gerekçesiyle kendisini ikaz ettiklerini Veli Paşa'dan ve bazı arkadaşlarından duyduğunu, bu yapılanmalann Azerbaycan'da Aliyev karşıtı kişilerin yüksek makamlara gelmesi, Irak'ta Kerkük'ün Türk kimliğinin korunması gibi çalışmalar olduğunu, özellikle Kerkük'te Yusuf Ziya ARPACIK gibi bazı milliyetçi savaşçı diye tabir edebileceği kişilerle irtibatı olduğunu, bu ilişkilerin devletin üst kademelerini rahatsız ettiğini duyduğunu, kendisine bir kez beraber olduklarında "Paşam bu Türk'leri bir araya getirmeyi bırak Türkiye elden gidiyor onu kurtarmak lazım" dediğini, kendisinin Azerbaycan'da ve Kerkük'te ki faaliyetleri ile ne amaçladığını tam olarak bilmediğini, Veli KÜÇÜK ile yukarıda safahatını anlattığı gibi tanışmışlığının olduğunu, kendisi ile telefonla da görüşmüş olduğunu, Veli KÜÇÜK ile görüşmelerinin iş ilişkileri ve arkadaşlık ilişkileri içerisinde cereyan ettiğini, Susurluk kazasından sonra Veli Paşa'nm Balıkesir Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN'ı arayıp "Abdullah ÇATLI bizim adamımız iki kişi yolluyorum onların naaşlarmı alsınlar" dediğini o tarihte Başbakan olan Mesut YILMAZ'm kendisine söylediğini, naaşları almaya giden kişilerden birinin Sami HOŞTAN diğerinin de eğer hafızası kendisini yanıltmıyorsa Mehmet ŞEHİRLİ isimli bir gazeteci olduğunu hatırladığını, kendisi bu konuyu Veli Paşa'ya da ilettiğini,, Mesut YILMAZ'a da bu bilgiyi Nihat CAMADAN bildirdiğini, beyan etmiştir.

h)-Hukuki durumunun Değerlendirilmesi;

Dosyada mevcut bilgi, belge, tanık beyanları ve deliller göz önüne alındığında,

1-ÖRGÜTTEKİ KONUMU Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli üst düzey yapılanması ile gizli sivil yapılanması olan LOBİ bölümü arasında köprü elemanı olarak görev yaptığı, köprü elemanı demek; ERGENEKON terör örgütünün hem üst yapılanmasını bilip bu yapılanmada alman kararlann uygulanmasının temini için Ergenekon terör örgütünün Lobi yapılanmasına getirip uygulanmasını sağlayan kişidir. Bu konumda olan insanlar ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN tüm yapısını ve işleyişini bilip ona göre diğer alt birimleri ve kendisine bağlı örgüt üyelerini organize etme konumunda olduklanndan, ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN içinde önemli bir konuma sahip bulunmaktadırlar. Şüpheli Veli KÜÇÜK'te diğer örgüt üyelerinden ele geçirilen örgütsel içerikli dökümanlann neredeyse tamanmın bulunması şüpheli Veli KÜÇÜK'ün köprü eleman konumunda olmasından kaynaklanmaktadır. Aynca bu dökümanlann tamamının bu şüpheli de bulunması hatta bazı belgelerin Veli KÜÇÜK'te bulunan orijinal örgütsel dokümanlardan çekilen fotokopiler olduğunun anlaşılması da bu dökümanlann Veli KÜÇÜK tarafından diğer örgüt üyelerine verildiği kanaatini oluşturmuştur. ERGENEKON dokümanında: 4/2-a).KÖPRÜ PERSONEL BAŞLIKLI bölümde: ... yetenekli, eğitimli ve donanımlı personel arasından seçilecek 3 kişi Ergenekon içinde (üniteler arası) ve örgüt dışında örgütü temsilen hareket edebilmeli ve teması


sağlamalıdır. Bu kişiler örgüt içinde görev almamalı, örgüt dışında legal bir işte istihdam edilmelidir. Böylece güvenlik sağlanmış olacaktır. Zaman içinde bu personel arasından Ergenekon bünyesinde gerekli olacak çok başarılı yöneticiler yetişecektir. 4/2-g)İLLEGAL İŞLER bölümünde, Türkiye silah üreten bir ülke durumunda olmadığından, jeo/stratejik açıdan kaçınılmaz olarak ve iradesi dışında zorunlu olarak uyuşturucu satışında köprü durumundadır. Uyuşturucu ticaretini denetim altına almalıdır. Türkiye'nin bir başka şansı da kimyasal silah üretimi olabilir. Çünkü bu alanda başarılı sonuçlar elde edebilecek insan kaynaklarına ihtiyaç vardır illegal işlerin en önemli sorunu, faaliyetlerin gizliliğidir. Bu alandaki faaliyetleri bilenlerin sayısı mümkün olabildiğince az olmalıdır. Sivil yapılanmanın prensiplerinin belirtildiği LOBİ isimli dokümanın 4.Bölüm 7.maddesinde; BOLÜM: IV 7) KADRO Organizasyonunda yalnızca sivillerin yer alacağı bu örgütlenme, köprü eleman ile Ergenekon'a bağlı olarak faaliyet gösterecektir. Organizasyonun merkezinde görev alacak beş sivil personel ile köprü personel görevini üstlenecek iki sivil, Ergenekon tarafından belirlenerek atanmalıdır. Birim başkanları ile örgütün kuracağı vakıf ve ticari şirketlerin yöneticileri ve sahipleri ise; merkezde yer alan yönetim personeli tarafından seçilmelidir. Böylelikle gizlilik esasının korunması sağlanmalıdır. 7/a). ELEMAN PROFİLİ başlıklı bölümünde ise, Lobi örgütlenmesi içinde yer alacak elemanların çağa ayak uydurabilecek donanım, bilgi ve deneyime sahip olması esası aranacağı gibi, gereğinde her tür eleman profilinden yararlanılmasından kaçınılmamalıdır. Özellikle sistemle barışık olmayan, aradığını bulamamış yapıdaki kişilikler seçilmelidir. Çünkü, bu türden kişiler sistemin boşluklarını, mekanizmanın işleyişini, oyunların kurallarını ve zaaflarını çok daha iyi bilmektedirler. 7/c). KÖPRÜ PERSONEL Ergenekon tarafından atanacak iki sivil, mutlaka başka kuruluşlarda görevli olanlar arasından seçilmelidir. Böylece gizliğin sağlanması korunmuş olacaktır. Bu kişilerin yeterli bilgi ve deneyim sahibi olmalarından sonra, organizasyonun merkez yönetiminde yer almaları sağlanmalı, organizasyonun merkez başkanı bu kişiler arasından seçilmelidir, şeklindedir. Yukarıda ayrıntıları anlatılan ERGENEKON ve LOBİ dokümanlarında geçen örgütün gizli hiyerarşik yapısında bulunan kişilerle alman kararların uygulamaya sokulup, örgütün alt kademesiyle irtibatları sağlayacak ve yine MAFİANIN Yeniden Yapılanması (reorganizasyonu) dokümanında mafyanın başına sivil bir şahsın getirilmesinin kararlaştırıldığı, belirtilmiş olup, şüpheli Veli KÜÇÜK'ün hem asker kökenli oluşu, yukarıda ayrıntıları verilen görüşme tutanaklarında hem örgüt üyeleriyle, hem suç örgütü liderleriyle, hem sivil toplum kuruluşlarıyla, hem iş dünyasıyla, hem de askeri ve idari görevlerde bulunan kamu görevlileriyle irtibatları ile geçmişte Jitem'in kuruculuğunu yapmış olması, her kesimle irtibata geçme kabiliyeti ve geçmiş tecrübeleri göz önüne alındığında, ERGENEKON terör örgütü yapılanması içerisinde KÖPRÜ ELEMAN görevini şüpheli Muzaffer TEKİN ile birlikte yürüttükleri, bu iki şüphelinin de geçmişte asker kökenli olmaları, hiçbir sivil toplum kuruluşuna üye olmamaları, suç örgütü liderleriyle olan yakın ilişkileri göz önüne alındığında KÖPRÜ ELEMAN görevini yürüten örgütün üst düzey ve alt düzey elemanları arasındaki

örgütsel irtibatları sağlayan kişiler oldukları açıkça anlaşılmaktadır. Tuncay GÜNEY beyanında şüpheli Veli KÜÇÜK'ün Ergenekon terör örgütünün genel sekreterliğini yaptığını söylemiştir. Bu çerçevede bakıldığında; 1-Şüpheli Tuncay GÜNEY'den ele geçirilen dokümanlar ve bu dokümanlarla alakalı olarak yaptığı anlatımların doğru olduğu, Tuncay GÜNEY'in beyanlarından itibaren (7) yıl geçmesine rağmen örgütün belgelere uygun olarak eylem ve faaliyetlerini sürdürdüğü, Tuncay GÜNEY'den ele geçirilen dokümanlann tamamının ve daha fazlasının Veli KÜÇÜK'de ele geçirilmiş olması ve Veli KÜÇÜK'ten ele geçirilen dokümanlann orijinal suretler olduğu, hatta yeşil ve mavi kâğıda basıldığı Veli KÜÇÜK'ün bu dokümanlann bir kısmını Tuncay GÜNEY'in getirdiğini, bir kısmını Mehmet PERİNÇEK'in getirdiğini, bazılannm da kendisine değişik seminer ve toplantılarda verildiğini beyan etmiştir. Örgütsel dokümanlann yazıldığı tarih itibariyle Veli KÜÇÜK'ün görevli paşa olduğu ve emekli olduktan sonra da örgütsel irtibatlarını devam ettirdiğinin anlaşıldığı, her ne kadar ifadesinde dokümanlann hiçbirini açıp okumadığını beyan etmişse de, dokümanlann içeriğindeki örgütsel yapılanmalara uygun olarak hareket ettiği, diğer şüphelilerle irtibatlanna bakıldığında üst düzey yönetici olduğu, örgütün askeri kanadıyla sivil kanadı arasında köprü eleman vazifesi olarak belirtilen konumda bulunduğu, Şüpheli Veli KÜÇÜK ifadesinde Tuncay GÜNEY ile her ne kadar 1992 tarihinden beri tanıştığını, ... menfaatçi bir tip olduğunu anlayınca yanından uzaklaştırdığını söylemiş ise de, kendi el yazısıyla yazdığı ajandasmdaki notlarda Tuncay GÜNEY ile sürekli görüştüğü, Tuncay GÜNEY'in birçok konuda kendisine bilgi getirdiği, örgütsel içerikli bilgileri kendisinin el yazısıyla not ettiği, bu notlar içerisinde 1992 tarihli bir notta Tuncay GÜNEY'in Kuzey Irak'a gittiğinin belirtildiği, yine diğer notlarda: 18 Şubat 1998 Çarşamba tarihli sayfasında; Turgut BÜYÜKDAĞ "Arkamda Veli Paşa var şeklinde konuşmuş İst. Em. Md. Konuyu biliyor emniyet o nedenle ellemiyor" (Tuncay) 20 Şubat 1998 Cuma tarihli sayfasında; Yalçın TANFER Kürşat YILMAZ' a benim adımı kullanarak ceza evine mektup yazmış. Mektubu Ömer P.me halen Kırşehir veya Nevşehirde görevli olabilir. Turgut BÜYÜKDAĞ' in benim adamım olduğu bu nedenle üzerine gitmememi istemiş (Tuncay)" şeklinde bilgiler verdiğini not ettiği anlaşılmıştır. Buradan da Şüpheli Veli KÜÇÜK'ünTuncay GÜNEY ile sürekli irtibat halinde olduğu anlaşılmaktadır. Şüpheli Ümit OĞUZTAN beyanında Tuncay GÜNEY'in Veli KÜÇÜK'le birçok gazetecinin irtibatını sağlayan kişi olduğunu Veli KÜÇÜK'ün medya ile irtibatlannı Tuncay GÜNEY üzerinden yaptığını ve Veli KÜÇÜK'le görüşecek tüm gazetecilerin önce Tuncay GÜNEY'le irtibata geçip sonra Veli KÜÇÜK'le görüştüklerini anlatmıştır. Buradan da Tuncay GÜNEY'in anlattığı olaylan bizzat Veli KÜÇÜK ve çevresi ile yaşadığı ilişkilerden öğrendiği irtibattan anlattığı anlaşılmaktadır. Yine Tuncay GÜNEY'in bilgisayannda daha sonra yapılan incelemede Veli KÜÇÜK'ün Giresun'da çalıştığı, görev yerine ait fotoğraflannm bulunduğu, görevden aynlana kadar Tuncay GÜNEY ile irtibatlı olduğunun anlaşıldığı, Tuncay GÜNEY'in 1992 yılında Ağn Alay Komutanıyken yanma geldiğini beyan ettiği ve Tuncay GÜNEY'in askerlik işini bizzat şüpheli Veli KÜÇÜK'ün hallettiği göz önüne alındığında Tuncay GÜNEY'in anlatımlannm doğru olduğu kanaatine vanlmştır.

2-Şüpheli Tuncay GÜNEY'in Beyanları ve Diğer Deliller Yapılan soruşturmada sadece Tuncay GÜNEY'in beyanlarıyla yetinilmemiş, Tuncay GÜNEY'den elde edilen dokümanların incelenmesinden de açıkça ERGENEKON isimli bir

yapılanmanın olduğu, örgütün yapısının tüm ayrıntılarının bu dokümanlarda bulunduğu, şüpheliler Sevgi ERENEROL, Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Orhan TUNÇ ve Erkut ERSOY'dan çıkan ERGENEKON LOBİ isimli dokümanın Tuncay GÜNEY'den elde edilen dokümanlann devamı niteliğinde olduğu, daha sonra Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ten çıkan dokümanlann da aynı örgütsel mantık ve silsile içerisinde yazıldığının anlaşıldığı, Şüpheli Tuncay GÜNEY'den çıkan ERGENEKON isimli dokümanın daha sonra sadece Veli KÜÇÜK'te çıkması, dokümanın önem ve gizliliğinin göstergesi olduğu, böyle önemli bir belgenin Tuncay GÜNEY'de bulunması da, beyanında dediği gibi kendisinin bilgisayannm iyi olması ve Veli KÜÇUK'ün sekreteryasmı yaptığı ve yazdığı her evrakın da bir suretini gazeteci olması sebebiyle ERGENEKON terör örgütünün en önemli dokümanı olduğu anlaşılan ERGENEKONUN YENİDEN YAPILANMASI isimli dokümanın sadece Veli KÜÇÜK'te çıkması hem dokümanın önemi hem de Veli KÜÇUK'ün örgütteki üst düzey konumda görevli olduğunu göstermektedir. 3-MAFYA BAĞLANTILARI Yukanda sımflandınlan telefon görüşmelerinde şüpheli Veli KÜÇUK'ün mafya olarak bilinen ve bu hususlarda haklannda açılmış çeşitli davalan bulunan Sedat PEKER, Osman YILDIRIM, Ali YASAK, Susurluk sanığı olarak bilinen Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN, Ali Fevzi BİR, Ziya BANDIRMALIOĞLU ve Yaşar ÖZ ile sıkı irtibatlarının bulunduğu, Şüpheli Semih Tufan GÜLALTAY ile her ne kadar tanışmadığını beyan etmişse de, Semih Tufan GÜLALTAY'm ceza evinde olduğu dönemde Tuncay GÜNEY'i ziyaretine göndererek "kendisine bazı eylem ve fiiller yaptırtmak istediğini anlaması üzerine Veli KÜÇÜK adına gelen Tuncay GÜNEY'i cezaevinden kovduğunu" beyan etmiştir. Dosyada mevcut ifadelere göre Semih Tufan GÜLALTAY'la cezaevindeyken ilk zamanlar şüpheli Muzaffer TEKİN'in ilgilendiği daha sonraki dönemlerde de Muzaffer TEKİN'in talimatıyla Mete YALAZANGİL'in ziyaret ettiği ve kendisiyle ilgilendiği anlaşılmaktadır. ERGENEKON terör örgütünün mafyanın kontrol altına alınması yönündeki kararlann örgüt üyelerince bizzat uygulandığı anlaşılmaktadır. Aynca şüpheli Muzaffer TEKİN'in Savcılığımızda alman beyanında; Semih Tufan GÜLALTAY'ı Akın Birdal suikastından sonra cezaevine girdiği dönemde maddi ve manevi yardımda bulunduğunu beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY anlatımlannda Emre GÜLALTAY'm Korkmaz YİĞİT'i tehdit ettiğini, bunun üzerine Veli KÜÇUK'ün devreye girerek Emre GÜLALTAY'a talimat vererek durumu hallettiğini, Şüpheli Emin GÜRSES'in dosyada bulunan 22.01.2008 tarihli görüşmeyle alakalı olarak; kendisinin VELİ Paşayı cepten aradığını ancak kendisinin çıkmadığını, çünkü VELİ Paşa'nm kendisini aradığını, numarayı kendisinin aradığı numarayı kaydettiğini, bir süre sonra aradığında ise aynı numaranın cevap vermediğini, kendisinin SÜREKLİ NUMARA DEĞİŞTİRDİĞİNİ, kendisinin bu görüşmede VELİ KÜÇÜK'e kefil değilim, ama SEVGİ'ye kefilim derken Veli KÜÇÜK'ü iyi tanımadığı için söylediğini, görüşmede geçen "VELİ paşanın büyük işlerle uğraştığı, büyük para işlerinden kasıt VELİ KÜÇÜK' ün burada değişik şekillerde para toplayıp, Azerbaycan ordusunun toparlanması için oraya gönderdiği, orada orduyu toparlamak için para topladığı, aynı görüşmedeki "yaa bizimkilerden bile rüşvet istemişler, armatörlerden, yaa Veli Paşa bu işin içindeydi, tabi 7 milyon $ istediler. Gitti Veli Paşa ile konuşayım jigdlm ki Genel Kurmay Başkanına (Kıvnkoğlu) söyleyeyim. Yoksa siz mi halledersiniz dediğini bir hafta içinde işi çözdüğünü, Berber YAŞAR'm bunlarla beraber çalıştıkları.. .şeklindeki konuşmanın da doğru olduğunu,

Bu konuşmada "benim tersanecilik yapan yeğenlerim var. Bunlardan SAMI HOŞTAN ve Berber YAŞAR denilen şahsın Kilis'M bir iş adamı adına bu parayı istediklerini duyduğunu, kendisinin bunu Veli Paşaya söyleyince birden sinirlendiğini ve bir daha adamları yeğenlerimi aramamış" dediğini beyan etmiştir. Buradan da Veli KÜÇÜK'ün illegal kişilerle irtibat kurduğu ve yeraltı dünyası olarak bilinen ve örgütün uluslar arası kaçakçılık işlerini yapıp, uluslararası alanda örgüte istihbarat toplayıp örgüte gelir elde etmek amaçlı olarak ERGENEKON ve MAFİANIN Yeniden Yapılanması(reorganizasyonu) isimli dokümanlarda MAFİA'nm çökertilmesi yerine reorganizesinin yapılıp kontrol altına alınarak uluslararası MAFİA'yla da organize olması planlanmış olup Veli KÜÇÜK'ün Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN, REİS (Kod) Sedat PEKER, Semih Tufan GÜLALTAY, Yaşar ÖZ gibi organize suç örgütü liderleri ile ilişki kurduğu, bu ilişki düzeyi de günlük hayatın olağan akışına uygun olmayıp örgütsel içerikli bir birliktelik ve hiyerarşik yapı gereği emir komuta zincirinin oluştuğunu göstermektedir. Şüpheli Emin GÜRSES'in Veli KÜÇÜK'e şikayet etmesi üzerine Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'm bir daha akrabalarından para isteme işinin olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut GİZLİ TANIK... in Savcılığımızda alınan beyanmda Veli KÜÇÜK'ün Kocaeli'de Alay Komutanlığı yaptığı dönemde askerliğini yaptığı, bu sırada Veli KÜÇÜK'ün daha sonra adını Susurluk olayı sebebiyle Sami HOŞTAN olarak öğrendiği şahsm zaman zaman Alayda bulunan kamelyaya gelip bazı işadamlarıyla birlikte mangal partisi yaptıkları, bu partilere bazı şahısların ailecek katıldığı, böyle ortamlarda Sami HOŞTAN'm sürekli bulunduğu, kendisinin nöbet tuttuğu için bu durumu gördüğü, ayrıca Sedat PEKER'le de sürekli telefonla görüşmeler yaptığını duyduğunu beyan etmiştir. Buradan da şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ifadesinde beyan ettiği gibi Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'la sık görüşmediği ve uzun zamandır görüşmediği şeklindeki beyanının delillerle örtüşmediği, şüphelinin hem görevi döneminde hem de görevinden sonra Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'la sık sık görüştüğü, hatta bazı konulan yüzyüze görüştükleri, Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN'm 1,5 Milyon dolar para kaybettiğini söylemesi üzerine de "oturur konuşuruz, hallederiz" şeklinde Veli KÜÇÜK'ün teskin etmeye çalıştığı tespit edilmiştir. Şüpheli Hayrettin ERTEKİN'in dosyada mevcut; 22/01/2008 tarihli Hayrettin ALP isimli kişiyle yaptığı telefon görüşmesinde; H.ERTEKİN: İyi izledin mi haberleri ne o milleti toplamışlar H.ALP : Onları izliyorum H.ERTEKİN: Ya ne oluyor Drej Mirej H.ALP : Valla Hayrettin bey bak sana da gelirler ha H.ERTEKİN: Bana da yakında bana da gelirlerde bana uzak uzak kalıyorlar biraz onlar bilirler onlar bilirler kime gideceklerini H.ALP : Ha Teyet geçerler diyorsun H.ERTEKİN: Bizden... H.ALP : Nedir bu sence? H.ERTEKİN: Bu bu şeydir ya bu operasyon iki tane ayağı var eee bir örgüt kurmuşlar sözüm ona bunlar Malazgirt şeyi Kuvayi Milliye diye bu ikisinin işte Türkiye'de örgütlenmeye çalışıyorlar parti olacaklardı bunlar parti kuracaklardı H.ALP : Hı H.ERTEKİN: O parti işte bazı para kaynaklan şunlar bunlar 7-8 aydır takip ediliyorlardı ama Drej'in Mrej Sami HOŞTAN'ın falan işi ne onu anlayamadım

H.ALP : Şey mi var o tahsilat işleri de mi var?


H.ERTEKİN: Tahsilat işleri de herhalde ordan geçiyor bildiğim kadarıyla onun için böyle birbirlerine ... H.ALP : Örgüt mü kurdular acaba? H.ERTEKİN: Ya işte böyle bir sistem ... H.ALP : Haram parayla helal iş yapılmaz kardeşim H.ERTEKİN: Aynen öyle aynen bunlar H.ERTEKİN: VELİ KÜÇÜK ZATEN KAFAYI YEMİŞ YANİ VELİ PAŞAYA KAÇ KERE İKAZ ETTİK DEDİK Kİ YA BIRAK BU İŞLERİ YANINA ALDIN BUNLAR OLMAZ SEN ASKER ADAMSIN DİNLEMEDİ BAKALIM H.ALP : Paşalar ikaz etmedi mi bunu? H.ERTEKİN: Yav çağırdılar korumalarını aldılar rütbeni sökeriz sıfıra düşürürüz dediler ikaz etti Genel Kurmay Ordu Evlerine sokmayız dedi git dedi Bilecekte evinde otur orda dediler BU Bİ ARA ÜÇ AY DÖRT AY TAKILDI SONRA YİNE BAŞLADI Ya söyledim ona Bilecik'te otur be kardeşim dedim Şeklindeki görüşmeyle alakalı olarak beyanında; "Sen VELİ KÜÇÜK'ün normal insanlarla gezmediğini, MUZAFFER TEKİN'le, SEDATPEKER'le illegal işlerle uğraşan kişilerle adının anıldığını gördüğüm için o şekilde konuştum" şeklinde beyanda bulunduğu buradan da şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ERGENEKON ve LOBİ dokümanında geçen illegal kişilerle irtibat işlerinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün Organize Suç Örgütü Lideri Sedat PEKER ile irtibatına bakıldığında; REİS (Kod) Sedat PEKER, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Organize Suç Büro Amirliği'nde 21.08.1998 tarihinde vermiş olduğu dosyada sureti mevcut ifadesinde; Uyuşturucu kaçakçılığından dolayı mahkemeye getirildiği esnada firar eden Nejat DAŞ isimli şahsın yakalanabilmesi için kendisine askeri görevlilerin gelerek yardım istediklerini, kendisinin muhbir olmadığını söylemesi üzerine ikna etmek için Albay Veli KÜÇÜK'ün yanma götürdüklerini beyan etmiştir. Şüpheli Veli KÜÇÜK, soruşturma kapsamında alman ifadesinde; "Sedat PEKERi tanıdığını, aslen Adapazan'lı olan babası Ahmet PEKER vasıtası ile tanıyor olduğunu, babası rahmetli olduktan sonra, bir kaç kez Kocaeli'nde kendisini ziyarete geldiğini ve görüştüğünü, başka herhangi bir bağlantı ve ilişkisinin olmadığını..." belirtmesine rağmen yine aynı ifadesinin devamında organize suç örgütü lideri ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinden beyanlarında samimi olmadığını, emekli olduktan sonra da halen görüştüğü anlaşılmaktadır.. Ayrıca iletişim tespit tutanaklarından anlaşılacağı gibi şüpheli Veli KÜÇÜK'ün şoförlüğünü Sedat PEKER liderliğindeki suç örgütü içerisinde yer alan şüpheli Emin Caner YİĞİT'in yaptığı ve Sedat PEKER'in talimatıyla bu kişinin maaşının ödendiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut delillere göre; Şüpheli Sedat PEKER tarafmdan 22 Mayıs 2002 tarihinde İstanbul-Hilton Hotelde düzenlenen "Turan Gecesi'"ne 1500 davetlinin katıldığı, Kızıl Elma ülküsünün anıldığı gecede yaşayan Türk'çüler olarak Susurluk Davasından hükümlü Korkut EKEN ile şüpheli Veli KÜÇÜK, Muhittin FİSUNOĞLU ve Abdulhaluk ÇAY'a plaket verildiği,

Şüpheli Veli KÜÇÜK beyanında; şüpheli Doğu PERİNÇEK'in oğlu Mehmet PERİNÇEK ile kızıl elma birleşmesi olarak anılan birleşmenin de kendi tavsiyesi üzerine yapıldığını anlatmıştır. Geceye siyaset, sanat ve spor camiasından da bir çok şahıs katılmıştır. Soruşturma kapsamında halen tutuklu bulunan şüpheli Emin GÜRSES'in ifadesinde belirttiği Veli KÜÇÜK ile irtibatlı İran Azerbaycan'ın da yaşayan Azeri bir profesör olan Prof. Dr. Mahmut Ali COHREGANİ'nin de katıldığı anlaşılmıştır. REİS (Kod) Sedat PEKER beyanında "VELİ KÜÇÜK'e İzmit Alayında iken altına özel araç tahsis etmediğini, cep telefonlarını ödemediğini, ancak öyle bir şey teklif etmiş olsaydı ödeyeceğini, geçmiş tarihli olduğu için tam olarak hatırlamadığı, ancak VELİ PAŞA'nm arkadaşı olduğunu bildiği ve maddi durumu iyi olmayan birine borçlarmı ödemesi için o dönem 75 bin dolar para yardımında bulunduğunu ve bu parayı da şahsın durumu müsait olmadığı için geri almadığını... VELİ KÜÇÜK ile irtibatlı olduğu dönemde ERGENEKON ve mafyanın yapılanması hakkında herhangi bir şey duymadığını, o dönem itibariyle VELİ KÜÇÜK' ün SAMİ HOŞTAN ile tanıştığını bildiğini..." Beyan etmiş ise de; hem şüpheli Veli KÜÇÜK ile irtibatları hem de aralarındaki telefon görüşmelerinden şüpheli Veli KÜÇÜK'ün siyasi partilerin başkanlarının seçtirilmesi için dahi şüpheli REİS (Kod) Sedat PEKER'e görev verdiği REİS (Kod) Sedat PEKER'in de bu görevi yerine getirdiği anlaşılmakatadır. Dev-Sol ve DHKP/C terör örgütleri içerisindeki faaliyetlerinden dolayı yakalanarak tutuklanan Semih GENÇ isimli kişinin 08.04.2008 tarihinde alman ifadesinde aynen; "Ben Romanyada bulunduğum dönemde şu anda ERGENEKON da ismi geçen Sedat PEKER'in Romanya'ya gelip gittiğini biliyorum. Kendisi örgütün hedefleri arasındaydı, bunla ilgili olarak Romanya'da bulunduğum sırada Sedat PEKER'in Türkiye'de arandığı dönemde Romanya'ya kaçtığını ve oradan GOLDEN FALCON isimli restaurantm sahibi Cemil isimli şahıs tarafından saklandığını öğrendim. Cemil isimli şahıs Romanya'da Bükreş'te hem Golden Falcon isimli restorantm hem de Golden Falcon isimli kuyumcu dükkanının sahibidir. Bu kişiden PKK ve DHKP/C örgütleri haraç alıyorlardı Bu kişinin Bükreş'te herkes tarafından bilinen lüks bir restorantı vardı, yine büyük çapta uyuşturucu kaçakçılığı yapan Fırat ....lakaplı Tunceli'li gerçek ismini hatırlamadığım bir şahısta Romanya'ya geldiğinde mutlaka bu şahsın yanma gelirdi. Cemil Fırat lakaplı bu kişiyi misafir ederdi çok iyi dostlukları vardı. Sedat PEKER 1999 senesinde Türkiye'de firari duruma düşünce Romanya'ya bu Cemil İsimli şahsın yanma geldi, Cemil Sedat PEKER'e villa ayarladı ve uzun bir süre orada saklanmasında yardımcı oldu, hatta Sedat PEKER oradayken dönemin Anavatan Partisi Bakanlarından Ülkü GÜNEY ve bir milletvekili Bükreş'e geldiler Bükreş'te göl kenarında LEBADA Otelinde Sedat PEKER'le görüştüler, Sedat PEKER Türkiye'de onların bir işini halledecekmiş bunun karşılığında da Sedat PEKER'in Türkiye'ye gelip teslim olmasını ve kısa bir sürede serbest bırakılması garantisini vermişler. Yani yaptıkları görüşmede bu işin pazarlığını yapmışlar. Ben bu olayı duyunca devlet görevlileri ile bir mafya liderinin pazarlık yapması olayından dolayı bu işlerde karanlık noktalar olduğunu düşündüm. O görüşmeden kısa bir süre sonra Sedat PEKER Türkiye'ye geldi teslim oldu 3-4 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldığını öğrendim. Bana olayın karanlık gelen çarpıcı yanı ise; yukarda bahsettiğim Tunceli'li Fırat lakaplı kişi uyuşturucu kaçakçısıdır. O dönemde Bakırköy’de bulunan Hasan ERKUŞ ff t»


(uyuşturucu kaçakçısı Sivaslı) ile ortak oldukları, Abdullah ÇATLI'nın da hisse sahibi olduğunu bildiğim Star Gazinosu'nda eroin işi yapıyorlar. Türkiye'de Abdullah ÇATLI ile eroin işini yapan Fırat lakaplı kişi yurt dışında da DHKP/C ve PKK örgütü mensupları ile uyuşturucu kaçakçılığını devam ettiriyor. Yukarıda bahsettiğim Romanya'daki lokantada Fırat lakaplı şahıs, yanında oranın ileri gelen işadamları ile oturduğu sırada ben ve Şemsi Şafak BAHSİ birlikte içeriye girdik. Ş.Şafak BAHSİ; yurtdışında DHKP/C örgütü içerisinde faaliyet yürüten, bir dönem Hollanda'da sorumluluk yapan daha sonra Bulgaristan'a gelerek örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyetlerine devam eden, Türkiye'ye gönderilmek üzere Bulgaristan'daki Alaydan silahları çıkarttığı sırada yakalanarak tutuklanan kişidir. Birlikte içeri girdiğimizde uyuşturucu kaçakçısı Fırat lakaplı kişi ayağa kalkarak Ş.Şafak BAHŞİ'ye hürmet gösterisinde bulundu. Bu olay çok dikkatimi çekti. Biz ayn bir masada oturarak yemek yerken ben "bu şahıs kelli felli insan, uyuşturucu kaçakçısı sana bu şekilde saygılı davranmasının sebebi nedir?" Diye sordum. Cevaben "bu kim ki, Hollanda'da bizim denetimimiz ve emrimizde olan birisidir. Bunun gibi daha niceleri bizim kontrolümüzdedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Gizli tanık Dilovası, 17.05.2008 tarihli ifadeside aynen; "1992 yılında DEV-SOL örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğüm dönemde örgüt kanalıyla bana Gebze-Dilovası'nda Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi isimli firmada bulunmam talimatı verildi. Bu firma Dilovası Diliskelesi limanlarından gemiden karaya-karadan gemiye yük taşımacılığı yapmaktaydı. Burayla ilgilenmemi isteyen örgüt bana burada bulunan kişiler hakkında bilgi vermemişti. 1992-1995 yıllarında burada bulundum. Dikkatimi çeken şey; eski Dev-Yol örgütü mensupları, Mafya tabir edilen gruplar, Dev-SoPla ilgili şahıslar, Jandarma görevlileri gibi aslında bir arada bulunmaları mümkün olmayan kişilerin birlikte aynı firmaya ortak olarak iş yapıyor olmalarıydı. Asıl ilginç olan ise ERGENEKON operasyonunda yakalanarak tutuklanan VELİ KÜÇÜK isimli kişinin yanında istihbarat subaylarıyla birlikte bahsettiğim Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne gelip gidiyor olmalarıydı. Veli KÜÇÜK o dönem Kocaeli il Jandarma Alay Komutanıydı, Veli KÜÇÜK ve yanındaki subayların firmaya kağıt üzerinde ortaklıkları yoktu ancak net olarak bu kişilerin oradan belli bir pay aldıklarıydı, bu firmada genellikle Rusya ve Afrika'dan gelen kömür ve orman ürünleri, içinde çeşitli eşyalar olan konteynerler gemilerden alınarak firmaların depolarına tır ve kamyonlarla götürülüyordu. Tonlarca yük gelirdi ancak küçük bir kısım gümrüklü olarak çıkar diğer kalan kısım ise sallama denen tabirle başka kapılardan gümrüğe bildirilmeden kaçak olarak çıkarılırdı. Yapılan bu kaçakçılık işlemlerinden Veli KÜÇÜK ve yanındaki subayların bilgileri vardı. Gebze'de o dönemde kooperatifte Veli KÜÇÜK, Hadi ÖZCAN, Kürşat YILMAZ, Ahmet Tekin BAYKAL, Dev-Yolcu Mehmet TERZİOĞLU (İstanbul Dev-Yol davasından yargılandı, cezaevinde yattı), Dev-Yolcu Emin ALKILIÇ (Dev-Yol örgütüne silah temin eden kişidir), Dev-Yolcu Ali ATEŞ (İstanbul Dev-Yol davasından yargılandı, cezaevinde yattı), Dev-Yolcu Engin ... (Ege Dev-Yol davasından yargılandı), şirket ortağı Cemil ATA, Nurettin ATA (Jandarma istihbarat binbaşısıydı, Cem ERSEVER'in itiraflarında JİTEM'in kurucuları arasında geçer, şirket ortağı Cemil ATA'nın abisi), Hasan TORLAK (Gebzede Başkomiser) Dev-Sol örgütünü temsilen ben vardım.


Yukarıda bahsettiğim Hadi ÖZCAN, Kürşat YILMAZ, Mehmet TERZİOGLU, Emin ALKILIÇ, Ali ATEŞ, Cemil ATA isimli kişiler civarda bulunan benzer şirketlere baskı yapıyorlardı, ellerinden nakliye imkânlarını alıyorlardı, şirket sahipleri ve çalışanlarını darp ediyorlardı ancak jandarma tarafından korunuyorlardı. Gözaltı yaşamıyorlardı ya da silahı ile birlikte alınıp yine silahı ile bırakılan kişiler bile vardı. Jandarmanın bu kooperatife en büyük destek görüntüsü ve derin bağlantısı ise etraftan böyle algılanıyordu. Bu şahısların yaptıkları yanlarına kalıyordu. Dev-Sol örgütünün Veli KÜÇÜK'le bağlantılı olan bu kooperatifle ilişkisini ilk kuran kişi Zeynel ÖZARSLAN'dı. Zeynel ÖZARSLAN isimli kişi DHKP/C örgütünün Karadeniz Kırsal Sorumlusu Hüseyin ÖZARSLAN'ın abisidir. Mehmet TERZİOGLU ve Emin ALKILIÇ isimli kişiler Zeynel ÖZARSLAN'ı tanıdıklarından Dev-Sol örgütünün de kooperatife katılmasını istediklerinden ortak olmaları için teklif getiriyorlar. Örgüt onayladıktan sonra kooperatifte faaliyetlerimiz başladı. Ancak Zeynel ÖZARSLAN'ın resmi olarak hiçbir yerde kaydı olmadı. Örgüt kendi menfaati olduğu zaman herkesle ilişkiye geçer. Bunun en canlı örneği ise 1990 yılında Küçük Armuflu'da örgüt mensuplarından birisini vuran Ülkücü mafya tabir edebileceğimiz şahıslardan iki tanesi Bayrampaşa cezaevine konuldular. Bu arada cezaevinde örgüt mensupları da yatmaktaydı. Cinayeti işleyen ülkücülerin cezalandınlması için örgüt üyeleri ile Adli bölümde gasp suçundan yatan sol görüşe sempati ile bakan mafya mensubu Yakup SÜT arasında bir görüşme gerçekleşti ve örgüt Yakup SÜT'ten cezalandırmayı yapmasını istedi ancak öldürülmesini istemedi sakat kalmalarını ve böylece dışarıya bir mesaj vermeyi planlamıştı, Yakup SÜT ve adamları tarafından bu kişilerin kulakları kesilip, ayaklarından vurularak cezalandırılmışlardır. Yukarıda ismi geçen Ahmet Tekin BAYKAL'ı DEV-YOL'cu olarak bilirim. Kendisi 1990'lı yılların başından itibaren İzmit, Derince, Hereke civarında gayri meşru alemde bilinen birisidir. Polis ve Jandarma'nm o dönemde bu şahsın arkasında olduğuna dair söylentiler çıkıyordu. Bu şahsın Dilovası motorlu taşıyıcılar kooperatifini ele geçirmeye yönelik girişimleri oldu. Aramızda silahlı çatışmaya varan tartışmalar oldu. Bu tartışmaları bitirmek amacıyla kooperatifin yöneticileri olan Mehmet TERZİOGLU, Emin ALKILIÇ, Cemil ATA ve soy ismini hatırlayamadığım Mehmet EYMÜR'ün hazırladığı söylenen MİT raporunda adı geçen Süleyman.... Ve daha sonra öğrendiğim kadarıyla Veli KÜÇÜK'ün araya girmesi ile Tekin BAYKAL ile olan ilişkimiz normale döndü. Ben bugüne kadar yaşadıklarım ve yaptıklarımı zaman zaman gözden geçiririm. Bir örgüt adına faaliyette bulundum. Hatta çok uzun bir süre cezaevinde yattım, ülkede eşitlik, adalet, özgürlük olsun diye mücadele ettim. Bu mücadelenin içerisinde iken yaptıklarımın ve düşündüklerimin doğru olduğuna inanarak yaptım. Ancak daha sonra kendimi örgütü yaşadığım süreci gözlemlediğimde örgüt içerisinde çok ciddi çelişkiler gördüm. Bugüne kadar karşısmda durduğum bazı çevreler ile örgütün birbirini karşılıklı olarak kullandığını anladım." Şeklindeki beyanları göz önüne alınarak şüpheli yeli KÜÇÜK'ün illegal kişilerle resmi görevi gereği değil ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN kendi kararları ve çıkarlarının korunması için görüştüğü anlaşılmaktadır. 4-TERÖR ÖRGÜTLERİYLE OLAN BAĞLANTILARI

Yukarıdaki bir kısım ifadeler de geçen terör örgütü ile ilgili irtibatları, yine Gizli Tanıklar ve Tuncay GÜNEY beyanları göz önüne alındığında şüpheli Veli KÜÇÜK'ün hem görevli olduğu dönemde bir çok terör örgütü mensubuyla ilişki içinde olduğu, bazılarının cezaevinden firarlarında etkili olduğu, kendisinin JİTEM'i kurduğu dönemden itibaren olan dönemde özellikle terör örgütü mensuplarının çeşitli ceza evlerinden firar edip birçok emekli askeri şahısı öldürmeleri ve bu terör örgütü mensuplarının öldürülecek emekli askeri şahıslarla alakalı bilgileri Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde çalışan askeri görevlilerden almış olmaları ve bazı eylemlerde kullanılan patlayıcı maddeleri yine bu askeri görevli şahıslardan alınarak yapılmış olması, hususları bir dönem Türkiye de görevli birçok devlet görevlisi ve askeri şahısların DHKP/C tarafından acımasızca şehit edilmeleri ve birçoğunun firar edip yeniden eylemlere katılmalan arkalanndaki ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli yapılanması sebebiyle her türlü eylemi yapmalan, Yine, şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ajandasında bulunan not ve ifadesine göre, DHKP/C terör örgütü üyelerince cezaevlerinde F tipi ceza evlerinin protestoları için açlık grevleri yapılması eylemleri sürecinde Avukat olan Behiç Aşçı'nın aynı amaçla yaptığı açlık grevinde ölüm noktasına gelmesi sonucu kendisine ulaşılması üzerine devreye girerek, tanıdığı üst düzey devlet görevlileriyle görüşüp, bu konulan düzenleyen yetkili makamlann açlık grevine ilişkin konularda geri adım atmalan konusunda girişimleri sonuç vererek, açlık grevleri sürecinde terör örgütlerinin amaçlanna kısmen uluşmalanm sağlamıştır. Tuncay GÜNEY in bu konulardaki beyanlan ve Veli KÜÇÜK'ün kendi beyanlan ile Gizli Tanık beyanlan göz önüne alındığında şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlan arasında bulunan Terör örgütü kurup yönetmek, gerektiğinde yabancı istihbarat örgütlerinin bu alanda kurguladıkları oyunlann içinde mutlaka yer almak şeklindeki prensipleri doğrultusunda hareket edip türk halkının ve devletinin başına bela olan terör örgütleriyle irtibattan sürdüren kişi olarak da görevli olduğu, bu irtibatlann askeri görevli olduğu dönemde ve görevi bittikten sonraki sivil hayatında da devam ettirdiği anlaşılmaktadır. 5- İSTİHBARAT İLİŞKİLERİ DEVLETE AİT GİZLİ BİLGİLERİN TOPLANMASI Ergenekon terör örgütünün yazılı dokümanlanndan olan ERGENEKON ve LOBİ dokümanlannda belirtilen özel güvenlik şirketi kurulması ve bu yolla istihbarat elde edilip birçok kişi ve kurumun giremeyeceği yerlere örgütün yetiştirdiği istihbarat amaçlı olarak kullanılan özel güvenlik görevlilerin girip her türlü belge ve bilgiye rahatlıkla ulaşabilecekleri belirtilmiş olup, şüpheli Veli KÜÇÜK'ün bizzat kurup yönettiği Stratejik Güvenlik A.Ş. isimli şirketin bir çok kamu kurumu ve özel fabrika ile bazı üniversitelerin özel güvenlik işlerini alıp, özel koruma sağladıklan ve bu yolla da örgütün istihbarat ihtiyacının giderilmesine katkı sağladıklan anlaşılmaktadır. Aynca birçok şüphelide ele geçirilen devlete ait gizli bilgi ve belgeleri ele geçirip örgüt adına kullanma ve bu bilgileri belli kişilerde depolamak suçlanm da işledikleri anlaşılmaktadır. Şüpheliler Veli KÜÇÜK, Tuncay GÜNEY ve Doğu PERİNÇEK'ten den elde edilen ERGENEKON dokümanında "ERGENEKON benzer bir örneği kendi içinde JİTEM gerçeği ile yaşayarak yeterli deneyim elde etmiştir." ibaresi yer almaktadır. Şüpheli Veli KÜÇÜK 25.01.2008 tarihli beyanında aynen: "Ben Jandarma istihbarat Gruplar komutanı olarak Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yaptım. Halk arasında yanlış bir deyim olarak benim komutanlığıma JİTEM denildi. Bu görevdeyken çeşitli yerlerden istihbarat amaçlı bilgi belge ve dosyalar bana bağlı istihbarat gruplarından ve timlerinden sık. Sık geliyordu. Bu


/^\ 928

teşkilatlanma tüm Türkiye yi kapsıyordu birçok belge bilgi ve dosyayı yetkili birimde inceletiyor birimin yetkilisinin vereciği bilgi neticesinde gerekli işleme tabi tutuyorduk. Ancak birçoğunun da istihbari bir değeri olmadığına karar verirsek envantere ve işleme sokmadan kaldırıyorduk. Belki bu kesin olmamakla beraber, bu bilgi dosyalarının resmi ve istihbari değeri olmadığını değerlendirdiklerimizin, bu belirttiğiniz dosyalar içersinde olduğunu değerlendirmekteyim. Sormuş olduğunuz bu en son dokümanda bunlardan birisi olabilir. " Şeklinde beyanda bulunmuştur. Buradan da JİTEM olarak bilinen istihbarat biriminin başında şüpheli Veli KÜÇÜK'ün kendisinin bulunduğu, Dolayısıyla ERGENEKON Terör örgütünün temel dayanağı olan dokümanda belirtilen ERGENEKON benzer bir örneği kendi içinde JİTEM gerçeği ile yaşayarak yeterli deneyim elde etmiştir." İbaresinden de ERGENEKON terör örgütünün kurucuları ve yöneticileri arasında jitemde görev almış kişilerin de bulunduğu ve örgütsel faaliyetlerinde devlete ait kurumların örgüt amaçlan doğrultusunda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün görevli olduğu dönemde Türk Silahlı Kuvvetleriyle alakasının bulunmadığı belirtilen ERGENEKON terör örgütüyle daha Jitem olarak anılan devlete ait kurumda görevli iken irtibatlı olduğu ve tıpkı Susurluk çetesi gibi devletin ve kanunların kendisine görev gereği vermiş olduğu yetkileri örgütsel amaçlı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Yine şüphelinin emekli olmasına rağmen birlikte çalıştığı kişilerin hala kendisi görevdeymiş gibi bazı istihbari amaçlı bilgi ve raporları kendisine göndermeleri de örgütsel konumu gereği gönderildiğini göstermektedir. Evinde ele geçirilen "Avşar" imzalı ve üzerinde sicil yazılı askeri kurum içindeki olayları anlatan rapor buna örnek oluşturmaktadır. Şüpheli Veli KÜÇÜK' ten elde edilen dokümanlarda; Mehmet DAYI tarafından (212 591 18 47 - 505 616 93 87) mehmet.dayi@mynet.com ibaresinin bulunduğu mesaj kısmında "sayın komutanım" diye başlayan "Arz ederim emirlerinizi bekliyorum" diye biten içeriğinde Osman BAYDEMİR ve onun gibilerine cevap vermek için sabırsızlıkla beklediğini beyan eden ifadelerin bulunduğu e-mail çıktısı, Bahse konu dokümanın Eyüp ARSLAN isimli şahsın şüpheli Veli KÜÇÜK'e hitaben yazmış olduğu mektup olduğu içeriğinin ise "Vatan millet için birşeyler yapabilmek uğruna bildiklerini Veli KÜÇÜK ile paylaşmak "amacı ile yazıldığı anlaşılmıştır. Örgüt mensupları kendilerinin devlet adına faaliyet gösterdikleri propagandasını yaptıkları için zaman zaman kendi ile barışık olmayan, toplumda kendine yer edinememiş, hayattan beklentisi kalmamış şahısların devlet adına hareket etmeyi bir çıkış yolu olarak gördükleri ve böylece önemli bir iş yaptıklarına kendilerini inandırarak kişilik ve kimlik kazanmaya çalıştıkları bu tip kişilerime her türlü eylemde kullanılmaya müsait kişiler oldukları anlaşılmıştır. 6-SİYASETLE İRTİBATLARI ERGENEKON terör örgütünün yazılı dokümanlarında eleman profili başlıklı bölümünde toplumla ve sistemle barışık olmayan kişilerin seçilip ERGENEKON terör örgütüne kazandırılması benimsenmiştir. Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün devlette hiçbir resmi görevinin olmamasına rağmen etrafına topladığı aksiyon meraklısı gençleri de örgüte kazandırıp yeri geldiğinde sansasyonel eylemlerde kullanmayı planladığı anlaşılmaktadır,




Şüpheli Veli KÜÇÜK'ün operasyonla yakalanıp tutuklanmasının ardından kendine bağlı faaliyet gösteren eylem hücresi kurmakla görevli şüpheli Vatan BÖLÜKBAŞOĞLU'nun Veli KÜÇÜK'ün talimatıyla Başbakan ve Ramazan AKYÜREK'in öldürülmesi için tetikçi ve temiz silah teminine çalıştığı tespit edilmiştir. ERGENEKON DOKÜMANINDA: ...Dünyada var olabilmiş tüm sistemler, ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasileri engellemiştir. Bunun ise iki yolu vardır: 1-Suikast 2-Dez-enformasyondur. Kaçınılmaz olarak 21. Yüzyıla adım atmakta olan Türk insanı, kültürel anlamda dünya görüşü gelişmediği, okumadığı, matbaa makinesi ile icat edilmesinin üzerinde 900 yıl geçtikten sonra tanışabildiği için; kolayca yanıltılabilmekte ve her an kandırılmaya açık beklemektedir. Bu nedenle dez-enformasyon ya da bir başka anlatımla 'kara propaganda' sonuçlan bakımından negatiftir. Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mubah sayabılen siyasilerin engellenebilmesi için; geriye kalan tek yol SUİKASTTIR. SUİKAST OPERASYONLARINA GEREK DUYULMAMASI İÇİN, SİYASİ PORTRELER ÇOK CİDDİ BİÇİMDE ANALİZ EDİLMELİ, ortak, ideallere uygun siyasilerin secim kampanyaları organize edilerek parlamentoda etkin ve güçlü bir biçimde yer alabilmeleri sağlanmalı, bu ve benzeri faaliyetler, tüm dünyada istihbarat örgütlerinin varlık ve görev nedenleri arasında yer alır.

İÇTE VE DIŞTA ORTAK VE BENZER İDEALLER DOĞRULTUSUNDA FAALİYET GÖSTEREN ULUSAL VE ULUSLARARASI LEGAL VE İLLEGAL ÖRGÜTLER İLE İŞBİRLİĞİNE YÖNELMEK KAÇINILMAZ BİR ZORUNLULUKTUR.

Şeklinde olup şüpheli Veli KÜÇÜK'ün siyasi parti üyesi olmamasına rağmen ERGENEKON ve Lobi belgelerindeki siyasetçileri önceden seçmek veya yönlendirmekle alakalı bölümlerdeki örgütün amaç ve hedeflerine ulaşmak için belirtilen yollan takip ettiği, partileri bölmeye veya üst yönetim kadrosunu değiştirmeye yönelik çalışmalar yaptığı bu çalışmaları anayasal olan parti kurma ve siyasal faaliyette bulunma hakları çerçevesinde kullanmayıp örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda örgütün talimatları ve menfaatlerine uygun olarak yaptığı açıkça anlaşılmaktadır.

Bu faaliyetler içinde zaman zaman zaman mafya ile ilişkilerini kullanıp istediği yöneticileri parti başkanı yapmayı amaçladığı, bazende Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ten elde edilen MHP kongresinde kavga ve kargaşa meydana getirip kongrelerde meydana gelecek kaos ortamından kendi adaylarını tehditle partinin genel başkanı yapmayı amaçladıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca dosyadaki belgelerde, birçok şüpheliler de siyasi partiler ve miletvekilleriyle ilgili ayrıntılı fişlemelerin bulunduğu, bazı parti milletvekillerinin ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusuna ankete alınarak bu kişilerin partilerinden ayrılıp ayrılmayacakları konusunun tespit edilip yazıldığı görülmüştür.

7- CUMHURİYET GAZETESİNE ATILAN BOMBALAR VE DANIŞTAY OLAYINDAKİ ROLÜ,

DOSYADA mevcut delillere göre Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalar ve akabinde meydana gelen Danıştay saldırısı eylemleri öncesi bizzat eylem kararının alındığı toplantıda şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ve Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN'in hazır bulunduğu ve bu eylem için talimatları bizzat Veli KÜÇÜK'ün verdiği ve bu iş karşılığında eylemi yapacak olan Osman YILDIRIM'a 500 bin ABD doları taahhüt edildiği, yine aynı beyanlarda Necip HABLEMİTOGLU'nun öldürülmesi için Veli KÜÇÜK tarafından Osman YILDIRIM'a para teklif edildiği kendisinin kabul etmemesi üzerine bu eylemi Veli KÜÇÜK'ün başka bir örgüt üyesine havale ettiği, tanık beyanlarından anlaşıldığı, şüpheli Veli KÜÇÜK'ün hem Cumhuriyet gazetesine atılan bombalardan hem de Danıştay eyleminden sorumlu tutulmasının zorunlu olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ERGENEKON terör örgütünün üst düzey gizli yapılanmasında yönetici konumunda olduğu, üst yöneticilerden şüpheli Doğu PERİNÇEK'le irtibatlarını sürdürdüğü gibi, Ergenekon terör örgütünün LOBİ yapılanması yöneticilerinden, Sevgi ERENEROL ve Kemal KERİNÇSİZ'le doğrudan irtibatlı olduğu, aynı yapılanma içinde şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün de Veli KÜÇÜK'ün işlerini perde arkasmdan takip ettiği, bu ilişkilerini aynı konumda olan şüpheli Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN ile birlikte yürüttükleri, Paşa (Kod) M. Fikri KARADAĞ'ın da bu işlere yardımcı olduğu anlaşılmıştır.

Şüpheli Veli KÜÇÜK Ergenekon terör örgütünün Lobi yapılanması ile üst gizli yapılanma arasında köprü eleman vazifesini şüpheli Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN ile birlikte yürüttükleri, hem mafya temsilcileriyle hem adli, askeri hem de siyasi kesimlerle irtibatlarının bulunması, yurt dışı faaliyetleri, tanık beyanlarma göre yabancı ülkelerin firmalarına danışmanlık yaparak stratejik öneme sahip yerlerde fabrika açmaları için önayak olması, örgütün illegal kesimiyle doğrudan irtibatları ve ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNE ait tüm örgütsel içerikli belgelerin orjinallerinin şüphelinin evinde çıkması,

Cumhuriyete atılan bombaların ve Danıştay eyleminin Ergenekon terör örgütünün amaç ve ilkelerine aykırı davrandıklarını düşündükleri yönetimleri askeri bir müdahalenin sağlanmasını temin edip hukukdışı yoldan yönetimden uzaklaştırmak amacına yönelik olarak bu şüphelinin talimatlarıyla yapılması verdiği talimatlarla eylemlerin yapılması akabinde Türkiye Cumhuriyeti üst düzey yöneticilerine karşı ciddi bir saldırılar yapılıp toplum içinde yuhalanarak küçük düşürüldüğü ve ayaklanmaya yönelik eylem ve yürüyüşlerin yapılması hususları göz önüne alındığında,

ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN nihai amacına ulaşmak için ülkede oluşturulacak kargaşa ve kaos ortamı sonucu halkın tahrikiyle Ordunun da bu tahriklere kapılıp Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ilgaya teşebbüs suçlarını işlediği ve bu suçlar için elverişli nitelikleti eylem ve kalkışma suçları olarak mahkemece kabul edilen Cumhuriyet gazetesinin bombalanması eylemleri ile Danıştayda Görevli Üyenin şehid edilmesi bazılarınmda yaralanması suçlarının talimatlarını bizzat verdiği,

Yine kendine örgüt silsilesi içinde bağlı örgüt üyelerinin ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları gereğince yeri geldiğinde kullanılmak için saklanmış elbombalara patlayıcı maddeler ve suikast silahlarndan ve diğer tüm suçlardanda ayrıca sorumlu tutulmasının zorunlu bulunduğu anlaşılmakla,

Sonuç olarak şüpheli Veli KÜÇÜK'ün ERGENEKON terör örgütünün üst düzey yöneticisi olduğu, örgütün kuruluş aşamasından beri içindeki tüm faaliyetlerinde yer aldığı, bu nedenle eylemlerine uyan TCK'nun 314/1, 312/1, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması,

Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesine atılan bombaların azmittiricisi olduğu anlaşıldığından;

TCK'nun 82/l.a-g, 38/1 - TCK'nun 82/l.a-g, 38/1, 35 ( 4 kez) - TCK'nun 174/1,2 - TCK'nun 170/1-c, 38/1 (3 kez), TCK'nun 151/1, 38/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince,

Ayrıca, Şüpheli Veli KÜÇÜK, ERGENEKON terör örgütünün yöneticisi konumunda olup, 5237 Sayılı TCK'nun 314/3. maddesi "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır" ve TCK'nun 220/5. maddesi de "Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırıhr" hükmü gereği, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan dolayı sorumlu tutulmasının yasal zorunluluk olduğu anlaşıldığından;

1- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Muzaffer TEKİN, İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Kemal KERİNÇSİZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK, Fikret EMEK'in işlemiş oldukları; Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçundan dolayı TCK'nun 327/1. maddesi gereğince (8) SEKİZ KEZ,

2- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK ve Fikret EMEK'in işlemiş oldukları; Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanmak suçu nedeniyle: TCK'nun 326/1. maddesi gereğince, (6) ALTI KEZ,

4- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Gazi GÜDER, Ayşe Asuman ÖZDEMİR, Halil Behiç GÜRCİHAN, İsmail YILDIZ, Kemal ŞAHİN, Mehmet Murat YÜCEL, Feridun Refik NUHOĞLU, Ergün POYRAZ, Fikret EMEK, Doğu PERİNÇEK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Sevgi ERENEROL, Habip Ümit SAYIN, Hikmet ÇİÇEK, Kemal KERİNÇSİZ, Nusret SENEM, Erkut ERSOY ve Murat ÇAĞLAR'in işlemiş oldukları, Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetmek suçu nedeniyle; TCK'nun 135/2-1,43/2. maddesi gereğince (18) ONSEKİZ KEZ,

5- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Oktay YILDIRIM, Mehmet DEMİRTAŞ ve Fikret EMEK'in işlemiş oldukları, silahlı terör örgütüne ait silahları depolamak suçu nedeniyle; TCK'nun 315 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,

6- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Ayşe Asuman ÖZDEMİR ve Halil Behiç GÜRCİHAN'in işlemiş oldukları, Adil Yargılamayı Etkileme suçu nedeniyle; TCK'nun 288. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,

7- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Fikret EMEK, Hayrettin ERTEKİN, Hikmet ÇİÇEK, Halil Behiç GÜRCİHAN, Hayati ÖZCAN, Ergün POYRAZ, Nusret SENEM ve Doğu PERİNÇEK'in işlemiş oldukları; Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçu nedeniyle, TCK'nun 334/1 maddesi gereğince (8) SEKİZ KEZ,

8- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: İsmail YILDIZ, Bekir ÖZTÜRK, Hüseyin GÖRÜM ve Fuat ERMİŞ'in işlemiş oldukları; Askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe teşvik etmek suçu nedeniyle, TCK'nun 319/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (4) DÖRT KEZ,

9- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Mehmet Fikri KARADAĞ, Hayrettin ERTEKİN ve Muhammet YÜCE'nin işlemiş oldukları; Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçu nedeniyle, TCK'nun 284/1 maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,

10- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheli Muzaffer ŞENOCAK'ın işlemiş olduğu; Ruhsatsız patlayıcı bulundurmak suçu nedeniyle, TCK'nun 174/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/2. maddeleri,

Şüpheli Ergün POYRAZ'ın işlemiş olduğu; Yasaklanan bilgileri açıklamak suçu nedeniyle TCK'nun 336. maddesi,

Şüpheli Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hayrettin ERTEKİN'in işlemiş olduğu; Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek veya aşağılamak suçu nedeniyle TCK'nun 216/1. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,

Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ve Aydın YÜKSEK'in işlemiş olduğu 2863 Sayılı yasalara muhalefet etmek suçu nedeniyle, 2863 Sayılı Kanunun 73. maddesi (2) İKİ KEZ,

Şüpheli Hayrettin ERTEKİN'in işlemiş olduğu 2813 Sayılı Kanuna muhalif olarak ruhsatsız telsiz kullanmak suçu nedeniyle 2813 Sayılı Kanunun 32/a maddeleri gereğince ayrı ayrı CEZALANDIRILMASI talep edilmiştir.